{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2025/1033 <br>KARAR NO: 2026/423<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/02/2025<br>NUMARASI\t: 2021/458 Esas, 2025/114 Karar<br>DAVA KONUSU: Gecikme tazminatı ve eksik iş bedeli <br>KARAR TARİHİ  : 02/04/2026<br>  Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; gecikme tazminatı ve eksik işler bedelinin  tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece; davacının gecikme cezası isteminin reddine, davacının eksik işler bedelinin kısmen kabulüne, ıslah ile artırılan fazla kısmın reddine,  dair  verilen karara karşı  davalılar vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirketin, davalı yüklenici ...’in verdiği 06.10.2009 tarihli ve 12.11.2009 tarihli muvafakatnameler ile arsa sahiplerinden ...A.Ş ve ...’dan tapuda pay satın aldığını,  05.06.2009 tarihli arsa karşılığında inşaat Yapım Sözleşmesi’nin tarafı haline geldiğini, taraflar arasında kararlaştırılan paylaşıma uygun olarak tapuda kat irtifakı kurularak; bağımsız bölümlerin, arsa payına uygun olarak, tapuda  davacı şirket adına kaydedildiğini, arsa sahipleri ile davalı yüklenici ... arasında akdedilerek; tapuya tescil edilen 05.06.2009 tarihli Düzenleme Şeklinde Arsa Karşılığında İnşaat Yapım Sözleşmesi’nin 3. Maddesinde inşaat süresinin, yüklenicinin işe başlamasından itibaren 30 ay olarak belirlendiğini, aksi halde; her bir bağımsız bölüm için aylık 1.000-USD tutarında kira bedelinin gecikme cezası olarak ödeneceğinin hükme bağlandığını, aynı hükme göre arsa sahiplerinden ...'ın hissesine düşecek bağımsız bölümlerin ise inşaat ruhsatının alındığı tarih olan 04.09.2008 tarihinden itibaren 30 ay içinde teslim edileceği, aksi takdirde cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini, 23.03.2012 tarihinde, arsa sahiplerinin “...” Projesinin bulunduğu mahalde, biraraya gelerek; inşaatın geç tesliminden ötürü her türlü yasal haklarını saklı tuttuklarını, teslim edilen bağımsız bölüm ve ortak alanların kabule hazır olup olmadığını tespit için ... A.Ş’yi, sözleşme’nin 21. maddesine istinaden teknik danışman olarak görevlendirdiklerini, davacı şirkete (müşterek malik olunan bölümler hariç olmak üzere) ...’dan satın aldığı ... paya karşılık, ... paya denk gelen 21 tam bağımsız bölüm, .... A.Ş’ den satın aldığı ... paya karşılık ... paya denk gelen 22 tam bağımsız bölüm isabet ettiğini, davacı şirketin, zemin katta bulunan 1, 2 ve 3 no’lu dükkan vasıflı bağımsız bölümlerde de ...oranında paydaş olduğunu, bu itibarla davacı  şirketin ...’dan satın aldığı paya tekabül eden 21 tam bağımsız bölümün her biri için 04.03.2011 tarihinden itibaren geçici teslim tarihi olan 25.05.2012 tarihine kadar aylık 1.000-USD’den, .... A.Ş’ dan satın aldığı paya tekabül eden 22 tam bağımsız bölüm için 05.12.2011  tarihinden itibaren geçici teslim tarihi olan 25.05.2012 tarihine kadar aylık 1.000-USD’den, zemin katta bulunan, davacı şirketin paydaş olduğu bağımsız bölümler için ise davacı şirketin payı olan ...’e oranında gecikme tazminatı alacağının tahakkuk ettiğini, davacı tarafından davalı Ortak Girişime keşide edilen Beşiktaş 12. Noterliği’ nin 10.08.2012 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile  tahakkuk eden gecikme tazminatı/cezai şartın ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı tarafından söz konusu bedelin ödenmediğini, belirterek;  geç teslimi nedeniyle şimdilik 10.000-USD’nin gecikme cezasının, tahakkuk ettiği, 21 adet bağımsız bölüm için 04.03.2011,  22 adet tam bağımsız bölüm ve müşterek mülkiyete tabii bağımsız bölümler için 05.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek ABD doları ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına ödenen azami faizi ile birlikte, ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davaya konu binanın 41. katında bulunan, tapuda 330, 331, 332, 333, 334, 335 no.da kayıtlı bağımsız bölümlerin kaba inşaat halinde bırakılması nedeniyle eksik işler bedeli olarak şimdilik 297.393-TL.’nin ihtarname tarihi olan 10.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir . <br>Davacı vekili 15/04/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde yer alan gecikme tazminatına ilişkin taleplerini 420,500-USD artırarak; toplam 430.500-USD;  davaya konu binanın 41. katında bulunan 330,331,332,333,334,335 numarada kayıtlı bağımsız bölümlerin kaba inşaat halinde  bırakılması nedeniyle eksik işler bedeli olarak; toplam 541.025,59 TL nin, ihtarname tarihi olan 10/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir. \t <br>Davalılar vekilleri; davacı şirketin, davalılar ile arsa sahipleri arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, ... Anonim Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketinin yüklenici sıfatıyla ile ...'ın arsa sahibi sıfatıyla, İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... ada, 28 parselinde kayıtlı 12.065 m2 arsa niteliğindeki taşınmazın üzerinde mevcut imar durumuna göre, müteahhit onaylı inşaat projesine ve teknik şartnameye göre uygun inşaat yapım işi ve yapılan binaların satılarak elde edilecek hasılatın taraflar arasında paylaşımına yönelik Kadıköy 6.Noterliğinin 01.07.2007 tarih ve ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesinin imzalandığını, davacının  22 tam bağımsız bölüm için 05.12.2011  tarihinden itibaren geçici teslim tarihi olan 25.05.2012 tarihine kadar gecikme tazminatı istediğini, ancak teslim tarihinden önce 22 adet bağımsız bölümü dava dışı 3. şahıslara sattığını, maliki olmadığı taşınmaz mallar için gecikme tazminatı talebinde bulunamayacağını, davacının kendisine ait bağımsız bölümlerin bir kısmını 3.kişilere satmış olmakla arsa sahibinden satın alarak devraldığı hak ve alacakları da yeni maliklere devrettiğini, davacının taşınmazı üçüncü kişilere satmak ile yükleniciden kendisine eser teslimi talep etme hakkı veren alacak hakkını da devrettiğini, davacının sattığı taşınmazlar yönünden iş bu davayı açmak hakkına sahip olmadığını, yüklenici ..., yasal süre içersinde bağımsız bölümleri teslim ettiğini, yüklenici firmanın gecikmede  kusurunun olmadığını, gecikmeye sebebiyet veren nedenler irdelendiğinde davacının ortak alınan kararlara iştirak ettiği bu kararlara itirazı olmadığının toplantı tutanakları ile sabit olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece 13.02.2025 tarihli  karar ile;  Davacı yanın; ... Ltd. Şti  05/06/2009 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi nin tarafı değil ise de; yüklenici şirketlerin muvafakatlerini/imzalarını taşıyan 06.10.2009 ve 12.11.2009 tarihli arsa paylı kat satım sözleşmesi ile taşınmaza ilişkin payları devir aldığını, yapılan bu devir ile 05/06/2009 tarihli inşaat yapım sözleşmesinin tüm vecibelerini yapılan satış sonucu aynı bedelle kabul edildiği, bu devir işleminin yükleniciler tarafından 06.10.2009 ve 12.11.2009 tarihli noter senedinde yer alan \"muvafakat\" beyanları ile onaylandığı, davacı şirketin, böylece sözleşmenin tarafı haline geldiği, davalı tarafın husumet/taraf dava şartı itirazı  kabul edilmediğini, daha önce  arsa sahipleri ve yükleniciler arasında işin gecikmesi sonucu; cezai şart istemleriyle İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2021/328 esas (eski 2012/241-2015/810) sayılı dosyasında dava açıldığı, İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi nin (eski 2012/241-2015/810) 2020/610 Esas, 2022/885 Karar ve 26.05.2022 tarihli  kararında;  gecikme cezası tazminatı istemlerinin reddedildiği ve kararın Yargıtay 6. HD nin 2022/4491 esas- 2023/3937 karar sayılı ve  28/11/2023 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, iş bu dosyada da davacının 21 bağımsız bölüm için 04.03.2011, 22 bağımsız bölüm ve müşterek mülkiyete tabi diğer bağımsız bölümler için 05.12.2011 tarihinden 19/01/2012 tarihleri arasında geçen süre için gecikme cezası talebinde bulunduğu, ancak açıklanan İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi nin (eski 2012/241-2015/810) 2020/610 Esas, 2022/885 Karar ve 26.05.2022 tarihli  kesin kararı ile teslimin gecikmesinde; davalı sözleşme yüklenicilere geç teslimde kusur yüklenemediği, mahkemenin de  kesin karar ile bağlı olduğu bu nedenle gecikme cezası isteminin reddine karar verildiği,  davacı şirketin davaya konu binanın 41. katında bulunan ve tapuda 330, 331, 332, 333, 334, 335 numaralı bağımsız bölüm olarak kayıtlı taşınmazların kaba inşaat halinde bırakılması nedeniyle eksik işler bedelinin tespiti ve  tespit edilen bedelin davalılardan tahsili isteminde ise; tespit raporu ve heyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından; Yüksek Mimar bilirkişi ...'dan alınan  10/12/2024 tarihli rapor ile dava konusu bağımsız bölümlerle ilgili tespit edilen %40 (Kaba Yapı) gerçekleşme oranı ve %60 eksik bırakılan (...) oranı doğrultusunda yapılan hesaplama ile, 41. Katta ince inşaat işleri eksik bırakılan 330, 331, 332, 333, 334, 335 numaralı bağımsız bölümlerin tamamlanması için dava tarihi itibariyle KDV dahil 308.426,04 TL, mutfak banyo, kapılar ve beyaz eşya ile ilgili olarak da 174.236,89 TL olmak üzere toplam olarak 482.662,93 TL alacak istenebileceğinin tespit edildiği, davacının eksik iş bedelinden dava dilekçesi ile istenen 297.393 TL nin dava tarihi 14/12/2012 tarihinden itibaren,  ıslah ile toplam 541.025,59 TL ye artırılan  kısımdan 185.269,93 TL nin ıslah tarihi 17/04/2015 den itibaren reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile artırılan fazla kısmın reddine, karar vermek gerektiği ancak davacı yan, davalıları 10/08/2012 tarihli ihtarname ile davalıların temerrüde düştüğünü iddia ise de incelenen 10/08/2012 tarihli temerrüd ihtarında işlerin aynen yapılması yada yaptırılıp bedelinin tahsil edileceğinin ihtar edildiği, ödenmesi istenen para miktarından bahsedilmediği,  dava ile istenen miktar yönünden geçerli bir temerrüd ihtarı bulunmadığı, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2012/68D.İş dosyasında tespit ek rapor tarihi 15/12/2012 olup, huzurdaki davanın 14/12/2012 de açıldığı, bu nedenle davalıların temerrüdünün 297.393 TL miktar yönünden dava tarihi ile başladığı, gerekçesi ile  davalıların husumet itirazının reddine, davacının gecikme cezası isteminin reddine, davacının eksik işler bedelinin 482.662,93 TL olduğunun tespiti ile tespit edilen eksik iş bedelinden dava dilekçesi ile istenen 297.393 TL nin dava tarihi 14/12/2012 tarihinden itibaren,  ıslah ile artırılan  kısımdan 185.269,93 TL nin ıslah tarihi 17/04/2015 den itibaren reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile artırılan fazla kısmın reddine, karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; 25.05.2012 tarihli geçici kabul tutanağının eksik işler için süre verilerek ve cezai şarta ilişkin haklar saklı tutularak imzalandığını, bilirkişi raporları ile cezai şartın hesaplandığını ancak mahkemece raporların aksine cezai şart alacağının reddedildiğini, maddi tazminatın reddi halinde AAÜT 13./4. Maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, gecikmede kusurun davalılarda olduğunun açık olduğunu, kararın gecikme cezası isteminin reddi ile ilgili kısmının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. talebi doğrultusunda istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalılar vekilleri katılma yolu ile  istinaf dilekçesi ile;  eksik işler bedeli bakımından hükme esas alınan 12.12.2024 bilirkişi raporu kapsamında eksik işler yönünden yapılan tespitlere ilişkin itirazlarının giderilmediğini, hükmün yapı denetim uygulama yönetmeliği’nin 27. maddesine  aykırı olduğunu, yargılama esnasında 16.05.2024 tarihli ara karar uyarınca tespit raporu (delil tespiti) ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi ve taraf itirazlarının karşılanması doğrultusunda dosyanın “eksik işler” yönünden mimar bilirkişi ... ...’e tevdi edilmesine karar verilmesine rağmen; söz konusu itirazların hiçbir zaman incelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda;  inşaatlarda, kaba inşaatın maliyetinin toplam inşaat maliyetinin %40’ını oluşturduğu ve ince inşaat imalatlarının ise %60 mertebesinde olduğu belirtilerek; bu yönde hesaplama yapılması gerektiği ifade edilerek; eksik işler yönünden 482.662,93 TL tutarında bir sonuç elde edildiğini,  inşaat maliyet hesabının; yapıda kullanılacak modele, niteliğe göre yapılması gerektiğini, bilirkişinin 41. katta bulunan 330, 331, 332, 333, 334 ve 335 numaralı bağımsız bölümlerin inşaat halinde bırakıldığını belirtmekle birlikte; altı adet bağımsız bölümün yapılmayan işlerinin maaliyetini “ortak alanlardaki imalatların tamamlanmış olması nedeniyle mevcut durumda çalışma zorluğu da dikkate alınarak m2 birim bedel esas alınarak, hesaplanan maliyete %25 oranında ilave imalat bedeli hesaplanmasının hakkaniyete uygun ve kadri maruf olduğu” görüşüyle %25 oranında farazi bir zam yaparak toplam olarak 482.662,93 TL olarak hesapladığını, ancak Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği’nin 27. maddesinde yüzdeye göre işler listelenmiş olup; ilgili yönetmelikte binanın kaba inşaatının bitmesi bakımından %60’a tekabül eden bir oranın söz konusu olduğunu, yönetmelikte, kazı ve temel üst kotuna kadar olan kısım bakımından %10, taşıyıcı sistem bölümü bakımından %40 ve çatı örtüsü, dolgu duvarları, kapı ve pencere kasaları, tesisat alt yapısı dahil yapının sıvaya kadar hazır duruma getirilmiş bölümü bakımından %20’lik bir oran öngörüldüğünü, dava konusu taşınmazların ise daire giriş kapısının dahi takıldığını, tüm bina ve daire cephesi bakımından doğramaların tamamlandığını, dairenin şapının atıldığını, daireye ait havalandırma, iklimlendirme, sıhhi tesisatın yapılmış olması değerlendirildiğinde, dairelerin teslim edildiği anda tamamlanma oranının en az %80’e tekabül ettiği, hiçbir şekilde %60 olarak belirlenemeyeceğinin açık olduğunu, nitekim söz konusu dairelerin yalnızca ince iş olarak nitelendirilen işlerinde  bir kısım eksiklikler olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.          \t<br>Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan  inşaat yapım sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yan arsa maliki savalı yan ise yüklenici adi ortaklardır.<br>Dava dışı arsa malikleri ..., .... A.Ş ve ... Tic Ltd. İle  yüklenici  .... Ltd.Şti.- ...Ltd. Şti. ortaklığı arasında;  05/06/2009 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi  akdedilmiştir.Arsa malikinden davaya konu arsayı satın alan ve dolayısı ile arsa payı inşaat sözleşmesinin tarafı haline gelen davacı vekili; davacı şirketin, davalı yüklenici ... verdiği 06.10.2009 tarihli ve 12.11.2009 tarihli muvafakatnameler ile arsa sahiplerinden ...A.Ş ve ...’dan tapuda pay satın aldığını, bu nedenle 05.06.2009 tarihli arsa karşılığında inşaat Yapım Sözleşmesi’nin tarafı haline geldiğini, taraflar arasında kararlaştırılan paylaşıma uygun olarak tapuda kat irtifakı kurularak; bağımsız bölümlerin, arsa payına uygun olarak, tapuda  davacı şirket adına kaydedildiğini, sözleşmesinin 3. maddesinde inşaat süresinin, yüklenicinin işe başlamasından itibaren 30 ay olarak belirlendiğini ve gecikme halinde her bir bağımsız bölüm için aylık 1.000-USD tutarında kira bedelinin gecikme cezası olarak ödeneceğinin hükme bağlandığını, aynı hükme göre arsa sahiplerinden ...'ın hissesine düşecek bağımsız bölümlerin ise inşaat ruhsatının alındığı tarih olan 04.09.2008 tarihinden itibaren 30 ay içinde teslim edileceği, aksi takdirde cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini, keşide edilen Beşiktaş 12. Noterliği’ nin 10.08.2012 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile  tahakkuk eden gecikme tazminatı/cezai şartın ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı tarafından söz konusu bedelin ödenmediğini, belirterek;  geç teslimi nedeniyle şimdilik 10.000-USD’nin gecikme cezasının, tahakkuk ettiği, 21 adet bağımsız bölüm için 04.03.2011,  22 adet tam bağımsız bölüm ve müşterek mülkiyete tabii bağımsız bölümler için 05.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek ABD doları ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına ödenen azami faizi ile birlikte, ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davaya konu binanın 41. katında bulunan, tapuda 330, 331, 332, 333, 334, 335 no.da kayıtlı bağımsız bölümlerin kaba inşaat halinde bırakılması nedeniyle eksik işler bedeli olarak şimdilik 297.393-TL.’nin ihtarname tarihi olan 10.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekilleri cevap dilekçeleri ile; davacı şirketin, davalılar ile arsa sahipleri arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, ... Anonim Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketinin yüklenici sıfatıyla ile ...'ın arsa sahibi sıfatıyla, İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... ada, 28 parselinde kayıtlı 12.065 m2 arsa niteliğindeki taşınmazın üzerinde mevcut imar durumuna göre, müteahhit onaylı inşaat projesine ve teknik şartnameye göre uygun inşaat yapım işi ve yapılan binaların satılarak elde edilecek hasılatın taraflar arasında paylaşımına yönelik Kadıköy 6.Noterliğinin 01.07.2007 tarih ve ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesinin imzalandığını, davacının  22 tam bağımsız bölüm için 05.12.2011  tarihinden itibaren geçici teslim tarihi olan 25.05.2012 tarihine kadar gecikme tazminatı istediğini, ancak teslim tarihinden önce 22 adet bağımsız bölümü dava dışı 3. şahıslara sattığını, maliki olmadığı taşınmaz mallar için gecikme tazminatı talebinde bulunamayacağını, davacının kendisine ait bağımsız bölümlerin bir kısmını 3.kişilere satmış olmakla arsa sahibinden satın alarak devraldığı hak ve alacakları da yeni maliklere devrettiğini, yüklenici firmanın gecikmede  kusurunun olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>Mahkemece; davacı yanın; ... Ltd. Şti  05/06/2009 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi nin tarafı değil ise de; yüklenici şirketlerin muvafakatlerini/imzalarını taşıyan 06.10.2009 ve 12.11.2009 tarihli arsa paylı kat satım sözleşmesi ile taşınmaza ilişkin payları devir aldığını, yapılan bu devir ile 05/06/2009 tarihli inşaat yapım sözleşmesinin tüm vecibelerini yapılan satış sonucu aynı bedelle kabul edildiği, bu devir işleminin yükleniciler tarafından 06.10.2009 ve 12.11.2009 tarihli noter senedinde yer alan \"muvafakat\" beyanları ile onaylandığı, davacı şirketin, böylece sözleşmenin tarafı haline geldiği, daha önce  arsa sahipleri ve yükleniciler arasında işin gecikmesi sonucu; cezai şart istemleriyle İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2021/328 esas (eski 2012/241-2015/810) sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece 2022/885 Karar ve 26.05.2022 tarihli  kararında;  gecikme cezası tazminatı istemlerinin reddedildiği ve kararın Yargıtay 6. HD nin 2022/4491 esas- 2023/3937 karar sayılı ve  28/11/2023 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği,  teslimin gecikmesinde; davalı sözleşme yüklenicilere geç teslimde kusur yüklenemediği, mahkemenin de  kesin karar ile bağlı olduğu bu nedenle gecikme cezası isteminin reddine karar verildiği,  davacı şirketin davaya konu binanın 41. katında bulunan ve tapuda 330, 331, 332, 333, 334, 335 numaralı bağımsız bölüm olarak kayıtlı taşınmazların kaba inşaat halinde bırakılması nedeniyle eksik işler bedelinin tespiti ve  tespit edilen bedelin davalılardan tahsili isteminde ise; tespit raporu ve heyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından; Yüksek Mimar bilirkişi ...'dan alınan  10/12/2024 tarihli rapor ile dava konusu bağımsız bölümlerle ilgili tespit edilen %40 (Kaba Yapı) gerçekleşme oranı ve %60 eksik bırakılan (...) oranı doğrultusunda yapılan hesaplama ile, 41. Katta ince inşaat işleri eksik bırakılan 330, 331, 332, 333, 334, 335 numaralı bağımsız bölümlerin tamamlanması için dava tarihi itibariyle KDV dahil 308.426,04 TL, mutfak banyo, kapılar ve beyaz eşya ile ilgili olarak da 174.236,89 TL olmak üzere toplam olarak 482.662,93 TL alacak istenebileceğinin tespit edildiği,  gerekçesi ile  davalıların husumet itirazının reddine, davacının gecikme cezası isteminin reddine, davacının eksik işler bedelinin 482.662,93 TL olduğunun tespiti ile tespit edilen eksik iş bedelinden dava dilekçesi ile istenen 297.393 TL nin dava tarihi 14/12/2012 tarihinden itibaren,  ıslah ile artırılan  kısımdan 185.269,93 TL nin ıslah tarihi 17/04/2015 den itibaren reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile artırılan fazla kısmın reddine, karar verilmiştir.<br>Somut olayda; arsa maliki davacı yanın, gecikme tazminatı ve eksik işler bedeli talebinde bulunduğu, dosya kapsamında, daha önce  arsa sahiplerinin  yüklenicilere karşı cezai şart istemleriyle İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/328 esas (eski 2012/241-2015/810) sayılı dosyasında dava açtıkları, mahkemece 2022/885 K. ve 26.05.2022 tarihli  kararı ile; yüklenicilerin gecikmeden kusuru olmadığı gerekçesi ile  gecikme cezası istemlerinin reddedildiği  bu  kararın Yargıtay 6. HD nin 2022/4491 esas- 2023/3937 karar sayılı ve  28/11/2023 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, iş bu dosyada da davacının 21 bağımsız bölüm için 04.03.2011, 22 bağımsız bölüm ve müşterek mülkiyete tabi diğer bağımsız bölümler için 05.12.2011 tarihinden 19/01/2012 tarihleri arasında geçen süre için gecikme cezası talebinde bulunduğu, ancak daha önce  kesinleşen karar ile  teslimin gecikmesinde; davalı yüklenicilere geç teslimde kusur yüklenemeyeceği anlaşıldığından; mahkemece gecikme cezası isteminin reddine karar verilmesi doğru olmuştur.<br>Davacı vekili; maddi tazminatın reddi halinde AAÜT 13./4. Maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek vekalet ücretini de istinaf etmiş ise de AAÜT 13/4 maddesi lafzından kastedilen maddi tazminatın, iş bu davaya konu eser sözleşmesinde kaynaklanan gecikme cezası  olmadığından, davacı yanın bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Ancak eksik iş bedeli hesaplaması yapılan raporda,  eksik iş bedelinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Birim Maliyet Cetveline göre hesaplandığı ancak eksik iş bedelinin; taşınmazın yapıldığı tarih veya teslim edilmemiş ise dava tarihi,  teslim edilmiş ise teslim edildiği tarihteki serbest piyasa rayicine göre hesaplanması gerekir. Bu nedenle mahkemece eksik iş bedeli hakkında verdiği karar doğru olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  <br>2-İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/02/2025 tarih, 2021/458 Esas, 2025/114 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, \t<br>4- Davalı tarafça  yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,<br>5- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,<br>6- Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcında peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile 116,60 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR İRADINA,<br>7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a26a31ff9f68cd12","SID":"8893c8cb0c2d4166"}}