{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1654 Esas<br>KARAR NO: 2026/628 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 02/04/2026                          <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Madeni yağ üretimi ve satımı faaliyetlinde bulunan müvekkili şirketin davalı şirketin gemisi için 21/04/2020 tarihinde sattığı yakıt karşılığı ... seri numaralı 6.449,96 USD bedelli fatura biri de,, ...... seri numaralı 1.104,00 TL bedelli fatura olmak üzere iki adet fatura kesmiş olduğunu, ürünlerini davalı şirkete ....Bölge Gümrük Müdürlüğü'ne  bağlı ...limanında eksiksiz olarak teslim edilmiş olduğunu, bu eksiksiz teslimatın gerek gümrük müdürlüğü eşya teslim listesinde gerekse sevk irsaliyelerinde davalı şirket tarafından tasdik edildiğini, ürünlerin eksiksiz teslim edilmesine rağmen müvekkili şirkete ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle İstanbul ...  İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, yapılan icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmesi akabinde takibin durduğunu belirterek; öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, sonrasın da İstanbul ...  İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan  itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20 si oranında  hes-aplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben dava dilekçesini hazırladığının görüldü-ğünü, yetki itirazında bulunduklarını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6. Maddesi uyarınca Genel Yetkili Mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, yetkili olan mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, taraflarına dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, faturaya dayanarak gerek teminatlı gerekse teminatsız ihtiyati haciz kararı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu edilen faturaların 3. kişi adına kesildiğini, davalıdan talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı aleyhine % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davacının talepleri nin zamanaşımına uğradığını, arabuluculuk görüşmelerinin temel ilkesi olan gizliliğin hilali hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek, itirazın iptali davasının reddi ile takibin iptalini, davacı aleyhine % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ücret-İ vekalet ve yargıla -ma giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 29/09/2022 tarih ve 2021/200 Esas- 2022/562 Karar sayılı kararında;\".....Davacının madeni yağ emtiasının üretim işi ile uğraştığı, davacının , davalının gemisi için 21/04/2020 tarihinde sattığını iddia ettiği yakıt karşılığı ... seri numaralı 6.449,96 USD bedelli fatura biri de .........numaralı 1.104,00 TL bedelli fatura olmak üzere iki adet fatura kestiği , davalı taraf her ne kadar davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ve davacıya herhangi bir borucunun bulunmadığına yönelik beyanlarda bulunmuş ise de dosyada yazılı bir satım sözleşmesi bulunmamasına karşın taraflar arasındaki iletişimi gösterir e posta kayıtlarının incelenmesi ile taraflar arasında bir alım satım ilişkisinin kurulduğunun anlaşıldığı, Yargıtay 19. HD. 14.4.2015 Tarih, 29/5420 sayılı kararı gereğince davacı taraf malları teslim ettiğini ispatla mükellef olduğu , dosya kapsamından ....... Gümrük Müdürlüğü'nce düzenlenen Deniz ve Hava Taşıtlarına İhracat Hükmünde Yapılan Eşya Teslim Listesinde fatura konusu malların 30.4.2020 tarihinde teslim edildiği bilgisinin yer aldığı, ayrıca ....... Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü'ne verilen muhteviyat  beyanna-mesi ve beyanname içeriğinin gemiye teslimini gösterir belge de dosya muhteviyatında yer aldığı, böylece davacının satım  sözleş-mesinin kurulduğunu ve sözleşmeye konu olan malları karşı tarafa teslimini ispatladığı davalının ise malların bedelini ödediğini kanıtlayamadığı, davalının inceleme günü muavin kayıtlarını ibraz etmediği , davaya konu emtianın satımı karşılığı bedelinin  öden-diğine ilişkin dosyaya başkaca herhangi bir delil de sunmadığı, davaya konu olan faturaların düzenleme tarihinin 21.04.2020 olduğu BK 149 gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabi olduğu , zamanaşımının, alaca ğın muaccel olmasıyla işlemeye başladığı, davacı tarafından davalıya çekilen ihtarnamede alacağın 15.09.2020 tarihinde muaccel olacağının bildirildiği böylece davaya konu alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmış, yukarıda detaylaca izah edilen  sebepler le davacının davasında haklılığına kanaat getirilerek asıl alacak gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davaya konu alacağın fatura alacağı olup likid ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, <br>''Davacının davasının Kısmen KABULÜ ile İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin asıl alacak 6.449,96.USD ve 1.104,00.TL üzerinden DEVAMINA, USD yönünden temerrüt tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya  ÖDENMESİNE,<br>2-Navlun bedeli olarak 1.104 TL'nin  temerrüt tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren  işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,<br>3-Davacı vekilinin  icra inkar tazminatı talebinin (usd yönünden) kabul ile asıla alacağın %20 si oranında hesap olunan 10.278,26.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>4-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin (TL yönünden) kabul ile asıla alacağın %20 si oranında hesap olunan 220,80.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, usulüne uygun uygun ön inceleme duruşması yapılmadığını, tarafına cevap verme hakkı ve delillerini sunma hakkının tanınmadığını, faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmeyeceğini, bu sebeple ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, dava konusu faturaların 3. kişi adına kesildiğinden bedelinin davalıdan talep edilemeyeceğini, faturaların dosyaya sunulmadığını, davacıdan 6.449,98USD miktarlı herhangi bir ticari alışverişi bulunmadığını, asıl alacağı da kabul etmemekle birlikte, davacı vade farkı, işletilen faiz gibi farklı kalemlerde hukuka aykırı taleplerde bulunduğunu, davaya konu kesilen faturalarda müvekkilin veya yetkilisinin imzası bulunmadığı gibi müvekkile teslim edilmiş herhangi bir mal da bulunmadığını, alacağın yazılı deliler ile ispat edilemediğini, Mahkemece davanın reddine ve davacı aleyhine % 40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, reddedilen kısım yönünden lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, arabulucuk görüşmelerinin temel ilkesi olan gizlilik ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle ilk derece mahkeme kararı hukuksuz olduğunu ortadan kaldırılması gerektiğini, davacı, dilekçesinde ihtarnameyi tebliğ ettiğini ancak Arabulucudan Haricen Öğrendiği Bilgiye binaen arabulucuk davetinin Tebligat Kanunu 35/2 göre tebliğ edildiğini bu durumun İİK. 257. maddesi  uyarınca belirtilen şüpheli eylem olarak değerlendirilerek  ihtiyati haciz verilmesi talebinin başlı başlına hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece yargılamanın başlangıcında davalı adına dava dilekçesinin tebliğ edilmediğinin ve ön inceleme duruşmasının usulüne uygun yapılmadığının  anla -şılması üzerine 22/02/2022 tarihli duruşmada dava dilekçesinin davalı vekiline elden tebliğ edildiği ve yeni ön inceleme  duruşması günü verildiği, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulduğu, 08/03/2022 tarihinde tarafların katılımı ile yeni ön inceleme  duruş-masının usulüne uygun olarak yapıldığı, Mahkemece 14/10/2021 tarihli duruşmada davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği ve dosyada başkaca bir ihtiyati haciz kararının görülemediği, davacı vekilinin arabuluculuk  görüşme leri sırasında davalıya tebligatın Tebligat Kanunu'nun 35/2 maddesine göre tebliğ edildiğine ilişkin beyanının gizliliğin ihlali niteliğinde olmadığı ve esasa etkisinin bulunmadığı, taraflar arasında yapılan mail yazışmaları incelendiğinde bizzat davalı tarafından dava konusu ürünlerin sipariş edildiği, davacı tarafından fiyat bilgisi verildiği, davalı tarafından faturaların düzenleneceği şahıs bilgilerinin verilmesi üzerine davacının dava konusu faturalardan 1.104,00 TL bedelli faturayı davalı adına, 6.449,96.USD faturayı ise mailde belirttiği dava dışı şahıs adına düzenlediği, davalı tarafından faturalara konu yağ emtiasının teslim edileceği gemi adını ve İMO numarasını belirttiği ve emtianın belirtilen gemiye teslim edildiğinin kararda açıklanan resmi belgeler ile sabit olduğu, faturalara konu emtialara ilişkin satış sözleşmesinin taraflar arasında akdedildiği, taraflar arasındaki mail yazışmalarından davalının üçüncü kişinin temsilcisi olarak hareket ettiğine dair bir savunma ve delilin bulunmadığı ve satış sözleşmesinin sonuçlarından davalının sorumlu olduğu (TBK 40/2), faturanın davalının talimatı ile başkası adına düzenlenmesinin ve emtianın istediği yere teslim edilmesinin tek başına hukuki işlemin sonuçlarının o kişi nezdinde doğduğu anlamına gelmeyeceği ve davalı tarafından bu hususun ileri sürülmesinin TMK 2 maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece vade farkı ve işlemiş faiz taleplerinin reddine karar verildiği, Mahkemece reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı talebi hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi yerinde olmamış ise de davacının kötü niyetinin ispatlanmaması ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmaması sebebiyle bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.585,95 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 897,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.688,95 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.   <br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a642047547ac2b76","SID":"82fa9d7c2e038993"}}