{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/116 Esas<br>KARAR NO: 2026/729 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2022/510 Esas - 2025/736 Karar<br>TARİHİ: 01/10/2025<br>DAVA: Ticari Şirkete Temsil Kayyımı Atanması<br>KARAR TARİHİ: 09/04/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/384 Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören şirketin feshine ilişkin davada asli müdahil olarak yer alındığı söz konusu dosya üzerinden verilen karara karşı istinaf yoluna  başvur-ulması üzerine İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin 04/07/2019 tarih ve 2018/1199 Esas, 2019/962 Karar sayılı kararı ile TMK Madde 426 doğrultusunda davalı şirkete temsil kayyımı atanması gerekçesi ile dosyanın geri çevrildiği, bunun üzerine İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/384 Esas sayılı dosyası üzerinden oluşturulan 09/09/2021 tarihli ara karar ile davalı şirkete temsil  kayyımı atanması konusunda süre verildiği ve eldeki davanın bu nedenle açıldığı ileri sürülerek sonuçta davalı şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup Mahkememizin 2021/554 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda 17/11/2021 tarihinde verilen 2021/853 Karar sayılı kararla dava kabul edilerek davalı şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verilmiş olup, davalı adına yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 23/06/2022 tarihli ve kesin nitelikli 2022/602 Esas ve 2022/1012 Karar sayılı kararı ile davalı yönünden taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğinden bahisle istinaf başvurusu kabul edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın görülebilmesi için dosyanın Mahkememize gönderilmesi üzerine dosya bu kez Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilmiş olup, başlıktaki bu 2022/510 Esas üzerinden BAM karar gereği gözetilip taraf teşkili sağlanmak suretiyle aşağıdaki şekilde yargılama yürütülüp sonuçlandırılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/373 Esas ve 2023/82 Karar sayılı kararla feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmek suretiyle asli müdahil ... yönünden davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiği ve sonrasında ise tefrik edilen davanın süresinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve buna göre eldeki bu davanın yasal dayanağının kalmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 01/10/2025 tarih ve 2022/510 Esas - 2025/736 Karar sayılı kararında;\"......Eldeki bu davaya dayanak İstanbul 5. Asliye Ticaret  Mahke-mesi'nde görülen şirketin feshine ilişkin dava olup, davacısı...ve asli müdahil ise ... olup, davanın  görülebil-mesi için temsil kayyımı atanması yoluna gidilmiş olup bu süreç devam ederken davacının davadan feragat etmesi üzerine  davacı-nın davası hakkında feragat nedeniyle karar verilmiş ve eldeki bu davanın davacısı olup o davada asli müdahil olan taraf yönünden tefrik edilerek 2023/91 Esasa tevzi edilmiş ve 2023/91 Esas sayılı davanın da takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılarak  saf-ahattan geçmek suretiyle kesinleşmiş olduğu belirlendiğinden sonuçta davacı yönünden davayı sona erdiren taraf işlemi feragat ve eldeki bu davanın davacısı yönünden de açılmamış sayılan dava hakkında verilen açılmamış sayılma kararının kesinleşmiş olması karşısında eldeki bu dava yönünden devam eden bir hukuki yarar olmadığı sonucuna varıldığından hukuki yarar yokluğuna bağlı olarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, ''Hukuki yarar yokluğuna bağlı olarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davanın yerel mahkemece hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle reddedildiğini, işbu davanın halen derdest olarak İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2023/513 Esas sayılı dosyasında istinaf edilmiş durumdaki dava dosyasına istinaden açılmış olduğunun göz ardı edildiğini, söz konusu dava dosyasının İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/373 Esas sayılı dava dosyası olduğunu, bu dosya safahatı içinde 9.9.2022 tarihli ara kararı ile \"temsil kayyumu atanması\" kararı verildiğini, bu dosya safahatı içinde iş ve bu karara istinaden işbu davanın açıldığını, ara kararına istinaden işbu davayı açmış olan davacı asli müdahil müvekkil şirketin işbu davayı açmakta hukuki yararı olduğunu, davanın istinad ettiği İstanbul 2022/373 Esas sayılı (BAM 12. Hukuk Dairesinin 2023/513 Esas sayılı) davanın sonucunun beklenilmesinin hukuki yarar konusunun  değerlendiril-ebilmesi -nin asgari şartı durumunda olduğunu, yerel mahkemece bu yola gidilmeyerek usul hükümlerine aykırı hüküm verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 4721 sayılı TMK’nun 426.maddesi uyarınca şirkete temsil  kay-yımı atanması istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın hukuki yarar  dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda  bulunulmuş -tur.  Somut olayda davacı dava dilekçesi ile, dava dışı...ile davalı şirket arasında derdest İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/384 E. sayılı şirketin feshi davasında asli müdahil olarak yer almakta olduklarını,  bu davada verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk  Daire-sinin 2018/1199 E. 2019/962 K. sayılı 04/07/2019 tarihli hükmü ile TMK 426 doğrultusunda davalı şirkete temsil kayyumu tayini gerek-tiği gerekçesiyle dosyanın geri çevrildiğini ileri sürerek davalı şirkete bir temsil kayyımı atanmasına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 12/05/2022 Tarih ve  2022/185 Esas - 2022/695 Karar sayılı kararı ile; Dairenin 2018/1199 esas 2019/962 karar sayılı ve 04.07.2019 tarihli kararı ile; yargılama sırasında gerçekleştirilen genel kurul kararı ile davacının şirketin yönetim kurulu başkanlığına seçildiği, bu durumda davacı ile davalı şirket arasında menfaat çekişmesi ortaya çıktığı , davalı şirkete temsil kayyımı atanması gerektiği gerekçesiyle dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş olup,  mahke-mece davacı tarafa verilen süre içerisinde açılan davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/256 esas sayılı dosyasında açılan davada, mahkemece usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir dava dilekçesi ve yatırılmış harç bulunmadığı  gerek-çesiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davacı...vekili ise, 11.01.2022 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini, Diğer taraftan, davalı şirketin eski ortağı ...'a ait 850.000 adet payın mülkiyeti ihtilaflı olup, söz konusu  hisse-lerin mülkiyetinin asli müdahil ... şirketine ait olup olmadığı, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinde açılmış bulunan 2015/1617 esas sayılı davada tespit edilecektir. Bu dosyada kesinleşecek karar sonucunda, söz konusu hisselerin mülkiyetinin asli müdahile ait olup olmadığı, buna bağlı olarak da asli müdahilin davalı şirkette ortak sıfatının bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla işbu dava  bakım-ından aktif husumet ehliyetinin mevcut olup olmadığı tespit edilecektir. Bu nedenle mahkemece İstanbul 6. İcra Hukuk  Mahkemesin de açılmış bulunan 2015/1617 esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle asli müdahilin talebinin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmediği, ''gerekçesi ile Asli Müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2017 Tarih 2015/384 Esas 2017/871 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği kaldırılmasına karar verildiği, İstanbul BAM 12 HD. Kararı sonrası dosyanın İstanbul 5 ATM.nin 2022/373 Esas sırasına kayıt edildiği, mahkemenin 2022/373  E.sayılı dosyasında asli müdahil Private Inc. vekili tarafından dava takip edilmediğinden HMK 150 maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına,  asli müdahil açısından davanın bu davadan tefriki ile 2023/91 Esas  sırasına kayıt yapılmış, bu esas üzerinden yapılan yargılamada 03/05/2023 tarih ve 2023/91 Esas - 2023/342 Karar sayılı kararı ile; H.M.K.nın 150. Maddesi hükmü gereğince; işlemden kaldırıldığı tarihten  baş-layarak üç ay içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi sonucu  Dairemizin 2023/1844 Esas - 2024/61 Karar sayılı 25/01/2024  Tarihli kararımız ile; Asli müdahilin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay  11. Hukuk Dairesinin  2024/2191 Esas - 2024/2829 Karar sayılı  15/04/2024  Tarihli ilamı ile dairemiz kararı onanmış olup, onama üzerine hükmün  15/04/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hukukî yararın bulunması dava şartı, sadece dava açılırken değil, nihai karar  verilin -ceye kadar  mevcudiyetini devam ettirmelidir. (Arslan, Ramazan Yılmaz, Ejder/Ayvaz Taşpınar, Sema/ Hanağası, Emel: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2020, s. 316; Budak, Ali Cem/ Karaaslan, Varol: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2021, s. 176; Postacıoğlu, İlhan: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 1975, s. 204; Karslı, Abdurrahim: Medeni Muhakeme Hukuku, İstanbul 2012, s. 466; Alangoya, Yavuz: Medeni Usul Hukuku Esasları, İstanbul 2000, s. 170-178).Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, davacının asli müdahil olduğu  İstanbul 5 ATM.nin  2022/373  E.sayılı dosyasında davacı yönünden davanın  tefriki ile 2023/91 Esas sırasına kayıt edilen davanın  açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karar kesinleşmiş olmakla, davacının İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/384 E. Sayılı (Yeni Esas No: 2022/373 ) dosyası için davalı şirkete  temsil kayyımı atanmasına yönelik hukuki menfaatinin kalmadığı anlaşılmıştır.İlk Derece  Mahke-mesine sunulan deliller ve yukarıdaki tespitler doğrultusunda; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğin de mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi  gereğince esastan reddine karar verilerek  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b73fe6b230998436","SID":"670597bd706369e9"}}