{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/2058 <br>KARAR NO\t: 2026/733<br>KARAR TARİHİ: 09/04/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/02/2024<br>NUMARASI\t: 2024/64 2024/140<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki davada Bakırköy12. Asliye Hukuk Mahkemesi ile  Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R<br>Bakırköy\t12. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"...Somut olayda, davacının tacir olduğu, davalıya ait kazaya karışan aracın kamyon vasfında olduğu, celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının yıllık gayri safi iş hasılatının 2021 yılı için geçerli olan 150.000 TL nin üzerinde olduğu, bu nedenle davalının da tacir sıfatını haiz olduğu,...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir.\t      <br> Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...Davalı ...'un tacir olmadığı, işletme usulüne göre defter tuttuğu, 2. Sınıf tüccar (esnaf) olduğu, defter tutmadığı, ticaret odası kaydının bulunmadığı ve geçmiş tüm dönem beyanlarının Vergi Usul Kanunu' nun 177. maddesindeki hadleri aşmadığı....\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı ve araç mahrumiyet zararına ilişkindir. Kazaya karışan araçlar ticari olup her iki tarafın tacir olması durumunda tacirler arası haksız fiil nedeniyle görevli mahkeme ticaret mahkemesi olacakken; davalının iktisadi faaliyetinin esnaf olması durumunda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olacaktır.    Türk Ticaret Kanununun 11/1.maddesinde, \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.(2)Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.\" hükmünü amirdir.<br>Cumhurbaşkanı kararı yayınlanmadığından ötürü halen geçerli olan, Bakanlar Kurulunun Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 21/07/2007 tarihli kararı ile esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup dekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. <br>Buna göre, bir kişinin işletme hesabına göre defter tutuyor olması mutlak surette onun esnaf olduğu anlamına gelmemektedir. Bir kişinin esnaf sayılabilmesi için iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil bir iş yapması gerekmekte ve bu unsurlara ilaveten işletme hesabına göre defter tutanlardan, Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamının aşılmaması gerekmektedir.<br> GİB ve ticaret odası araştırmasına göre ticaret sicil kaydı olmayan davalının vergi mükellefiyet kaydının \"toptan atık ve hurda ticaretiyle\" ilgili olduğu görülmektedir. Vergi dairesinden gelen 07.07.2023 tarihli müzekkere cevabında ise, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve 2020 yılı alış ve satış tutarının sırasıyla  63.012,50 TL ve 150.000 TL olduğu bildirilmiştir. Bu durumda, davalının  alış ve satış tutarı, 2021 yılında işletme hesabına göre geçiş için defter tutma haddi olan VUK 177/1 maddede yazılı 300.000 TL alış ve 420.000 TL satış limitinin yarısının altında kalmakta olup davalı tarafın iktisadi faaliyeti esnaflık düzeyini aşmamaktadır.<br>O halde  davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait olmaktadır.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  Bakırköy\t12. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE   13/04/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23be4d0d04b24580","SID":"af6b659dcf52a5e4"}}