{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/2067 - 2026/858<br>\t          T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ  <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2021/2067 <br>KARAR NO\t: 2026/858<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 24/12/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2017/898E., 2020/714K.<br><br>DAVA\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 15/04/2026\t     \t<br><br>\tTaraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili özetle: 27/05/2017 tarihinde Ankara ili genelinde gerçekleşen yoğun yağışlar esnasında, davacı nezdinde iş yeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan iş yerinin  ön kısmında göllenme yapan suyun iş yerine giriş kapısından içeri dolması sonucu teşhirde bulunan emtiaların, demirbaşların   sigortalı kıymetlerin hasarlandığını, yaptırılan ekspertiz sonucu dava konusu hasarın davalının sorumluluğunda bulunan yağmur suyu drenaj sisteminin çalışmaması ve yetersiz kalmasının sebep olduğunun tespit edildiği, dava konusu hasar sebebiyle ekspertiz raporu ile tespit edilen toplam 435,485,000 TL tazminat tutarın dava dışı sigortalıya ödediklerini öne sürerek 435.485,00 TL'nin 100.000 TL'sine ödeme tarihi olan  20/06/2017, 353.485,00 TL'sine ödeme tarihi olan 22/06/2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili özetle: Dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalı İdarenin kusuru ve sorumluluğu bulunmayıp davacının sigortalısı olan dava dışı şirketin kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacının talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"... 27/05/2017 tarihinde meydana gelen aşırı yağış sonucu, davacı nezdinde sigortalı iş yerinin bodrum katını su basması nedeniyle  tekstil emtiası ve demirbaşların hasar gördüğü , dava konusu hasarın meydana gelmesinde; mimari projesinde sığınak ve otopark olarak projelendirilen bodrum katın projeye aykırı olarak niteliğinin değiştirilerek satış ve teşhir  alanı olarak kullanılması nedeniyle dava dışı sigortalı şirketin % 50,  Meteroloji Genel Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında 27/05/2017 tarihinde meydana gelen yağını meteorolojik olarak doğal afet olarak değerlendirilebileceği bildirilmişse de davalı tarafça yeterli drenaj sistemi yapılmış olsa idi dava konusu su basması olayı meydana gelmeyeceğinden sorumluluğunda olan drenaj sisteminin yetersiz olması nedeniyle  davalı ...'nin % 50 kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı iş yerinde meydana gelen zarar tutarı 453.485,94 TL olup,  davacı  dava dışı sigortalısına toplam 453.485,00 TL ödeme yapan davacının, bu tutardan davalının kusuruna isabet eden 226.742,50 TL'yi ödeme tarihlerinden işleyecek avans faiziyle rücu talebinin TTK'nın 1472. maddesi gereğince yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne...\" karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun hasarın kök sebebine ilişkin eksik inceleme ile tanzim edildiği,  raporda kusur tenzili yapılırken kök sebebin dikkate alınmadığı, bodrum katın kullanım amaç ve şeklinin değiştirilmiş olmasının hadiseye etkisinin incelenmediği, burada önemli olan ve mahkemece değerlendirilmeyen noktanın; sigortalı tarafından mimari proje ile uyuşmayan şekilde bodrum katta yapılan bu değişikliğin hasarın esas meydana geliş sebebi ile bağlantısının bulunup bulunmadığı olduğu, raporda kusur oranlarının varsayıma bağlı olarak belirlendiği, denetime elverişli olmayan bu rapor doğrultusunda kurulan hükmün kaldırılması gerektiği, sigortalının sorumluluğunun, ihmalinin ve kusurunun idare ile aynı oranda olduğunun kabulünün somut veriler ve hayatın olağan akışı doğrultusunda mümkün  olmadığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Cevap dilekçeleri ve önceki beyanlarını tekrar ederek; dava konusu olayda idarelerinin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle idarelerinin %50 kusurlu olduğu şeklindeki değerlendirmeyi kabul etmedikleri, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aleyhlerine olan hususların usul ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi raporundaki idareleri aleyhine olan tespit, değerlendirme ve hesaplamaları kabul etmedikleri, usule ilişkin olarak hak düşürücü süre, zamanaşımı ve husumet itirazlarını yineledikleri, davacı heline 20.06.2017 - 22.06.2017 tarihlerinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, TTK m 1472 uyarınca,  iş yeri sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili taleplidir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ve davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-)Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,<br>\t2-) a)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın  davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t   b)Alınması gereken 15.488,78 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 3.872,20 TL harcın düşümü ile kalan 11.616,58 TL harcın  davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, <br>\t4-)\tHMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>\tdosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.  15/04/2026<br><br> Başkan                 Üye           Üye            Katip <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f66d53f3df7c73c","SID":"d64b5c3c2955ac8f"}}