{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                       T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2026/46<br>KARAR NO\t \t: 2026/191<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2025/841<br>KARAR NO\t\t: 2025/817<br>DAVA TARİHİ\t: 29/08/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 11/09/2025<br>DAVA\t\t: Alacak (Eser  Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 12.02.2026<br>KARARIN YAZ. TARİHİ\t: 12.02.2026<br><br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.09.2025 tarih ve 2025/841 Esas, 2025/817 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında İhale Kanunu kapsamında 13.08.2021 tarihli 2021/336224 ihale kayıt numaralı sözleşme imzalanmış olup davalı şirketin, müvekkiline ait .... İli, ....İlçesinde bulunan arsada Süt İşleme Fabrikası Binası yapım işini üstlendiğini, sözleşmenin 9.2. maddesine göre, yüklenicinin işi 180 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorunda olduğunu, arsanın, davacı firmaya 20.08.2021 tarihinde teslim edilmiş olmasına göre 20.02.2022 tarihinde geçici kabule hazır hale getirilmesi gerekirken bugüne kadar işin %77'sinin tamamlandığını, eksik ve hatalı işler yapıldığının tespit edildiğini, tutanakla işin tamamlanması konusunda 140 gün süre uzatımına gidildiğini, ancak .....'in tutanağı müvekkili adına yetkilendirilmiş başka bir yetkili olmadan imzalamasının 25.12.2019 tarihli şirket yönetim kurulu kararına aykırı olduğunu, sözleşme konusu beş adet yapısı bulunan fabrikanın her bir yapısı için 26.10.2023 tarihinde iş bitirme tutanaklarının usulsüz ve gerçeğe aykırı bir şekilde düzenlendiğini, müvekkili tarafından 13 adet hak ediş raporu ile davalı şirkete 20.225.000,00.-TL ödenmesi gerekirken hiçbir hukuki dayanak olmadan 43.501.773,54-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından yapılması gereken birçok işin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, usulsüz ve gerçeğe aykırı iş bitirme tutanakları, hak ediş raporları ve faturalar sebebiyle davalıya sözleşme bedelinin çok daha üzerinde ödemeler yapılmış olması sebebiyle müvekkili şirketin ağır mağduriyetler yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini, bu durumla ilgili müfettiş tarafından hazırlanan 10.03.2025 tarihli rapora istinaden istinaden ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, raporda; yüklenici firmaya gereğinden fazla ödeme yapıldığının, fiyat farkı hesaplarının hatalı yapıldığının, yeni birim fiyatların ve mukayeseli keşiflerin onaysız olduğunun, iş kapsamında bulunan bazı imalatların yüklenicinin sorumluluğundan çıkarılarak idare tarafından yaptırıldığının, geçici kabul ile ilgili idarece gerekli süreçlerin yürütülmediğinin, söz konusu işte müşavir firma olmasına rağmen işin büyük çoğunluğunda müşavir firma denetimi ve onayı olmadan imalat ve ödeme yapıldığının ve yüklenici tarafından yapılan işlerin bedelinin ilk sözleşme bedeline oranının %82,06 olduğunun tespit edildiğini, davalı ortaklığın, müvekkiline karşı sorumluluğunun kesin olmakla birlikte İzmir BB Teftiş Kurulu Tevdi Raporunda belirtilen sorumluların ortaya çıkan zarardan sorumlu olup olmadıkları, sorumlulukları varsa ne kadarından sorumlu olduklarının ceza yargılaması sonucunda anlaşılacağını, eksik ve hatalı işler ile yolsuz yapılan ödemeler nedeniyle davalı ortaklığa 16.586.427,03.-TL ve 2,985,556.86.-TL KDV olmak üzere toplam 19.571.983,89-TL haksız fazla ödeme yapıldığını, sözleşmenin 25. maddesi gereği 250 günlük gecikme cezasından sonra 27.06.2023 tarihi itibari ile işin otomatik olarak feshedilmesi gerektiğini, bu kapsamda sözleşme bedeli olan 20.250.000,00-TL nin % 15'i tutarı olan 3.037.750,00-TL cezai şartın da 27.06.2023 tarihlerinden itibaren ticari işlere uygulanan reeskont faizi ile ödenmesini isteme gereği doğduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, müvekkilin dava süreci sonunda alacağını tahsil etmekte sorun yaşamasının kuvvetle muhtemel olup davalı ortaklığın tasfiye haline girmesi, iflas etmesi halinde müvekkilinin alacağını alamayacağını bildirmiş, davalı adi ortaklık ile ortakların ayrı ayrı adına kayıtlı araç, taşınmaz ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile menkullerinin haczi ve muhafazası için teminatsız olarak, ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı yüklenici ortaklığa 16.586,427,03-TL fazla ödeme tutarı ile 2.985.556,86-TL KDV toplamı olan 19.571,983,89-TL'nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 20/b. maddesine göre toplam 3.037.750,00-TL cezai şartın 27.06.2023 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden karar verildiğinden, davalı yanca cevap dilekçesi sunulamadığı dosya ve UYAP kapsamından anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 11.09.2025 tarih ve 2025/841 Esas, 2025/817 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirilmediği gibi davanın, taraf sıfatı ve dava ehliyeti bulunmayan adi ortaklığa karşı açılması nedeniyle her iki yasal sebeple davanın usulden reddi zorunlu olup, 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2. fıkrasında aranan prosedürün adi ortaklığı oluşturan ortaklar hakkında yerine getirilmemesine bağlı olarak davacı tarafın, adi ortaklığın, ortakları hakkındaki zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartını yerine getirmemiş olması nedeniyle öncelikle TTK'nun 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 01.12.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Yerel mahkemece verilen karara gerekçe olarak \"davacı tarafın, adi ortaklığın, ortakları hakkındaki zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartını yerine getirmemiş olması\"nın gösterildiğini, ancak davalı ortaklığın \"... & ... .... Şti. Adi Ortaklığı\" adı altında 0101812566 Vergi Kimlik numaralı bir ortaklık olduğunu, dolayısıyla tek bir ad ve vergi kimlik numarasına kayıtlı olan davalı ortaklığa karşı taraflarınca huzurdaki dava açılmadan önce 14.08.2025 tarihinde Ticari Uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/129253 dosya numaralı dosyası kapsamında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamadığını, dolayısıyla taraflarınca zorunlu arabuluculuk sürecinin dava açılmadan önce tamamlandığını, <br>-Ayrıca ve önemle, davaya konu \"Süt İşleme Fabrikası Binası Yapılması işi” ihalesine ilişkin 13.08.2021 tarihli Sözleşmenin müvekkili şirket ile yüklenici ....- .....Şti. iş ortaklığı arasında imzalandığını, dolayısıyla huzurdaki davanın davalısının .... & .... Şti. Adi Ortaklığı olduğunu, bu kapsamda davacı şirket ile işbu ortaklık arasında dava açılmadan önce zorunlu arabuculuk sürecinin tamamlandığını, ancak bu hususların yerel mahkemece göz ardı edildiğini, <br>-Ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davaya adi ortaklığın tüm ortaklarının dahil edilmesi gerektiği düşünülse dahi yerel mahkemece kendilerine süre verilerek ortakların davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanmasının gerektiğini, yerel mahkemece bu yönde süre verilmeden davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ekonomisine aykırılık teşkil ettiği gibi davalı ortaklığın eylemleri sebebiyle zarara uğrayan müvekkili şirketin daha da mağdur olmasına dolayısıyla adil yargılanma ilkesinin zedelenmesine sebebiyet verdiğini, <br>-Yerel mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen kararın yasaya ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, işbu sebeplerle yerel mahkemece verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, <br>Yukarıda açıklanan nedenler ve re'sen dikkate alınacak hususlar ışığında; istinaf başvurularının kabulü ile, İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.09.2025 Tarih, 2025/841 E.-2025/817 K. sayılı kararının kaldırılarak esastan incelemeye geçilmesi için dosyanın yerel mahkemeye iadesine, aksi kanaatte ise davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinin eksik ve ayıplı ifa edilmesi nedeniyle fazla ödemenin ve KDV' nin iadesi ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK 620/1. madde). Ortaklığın kararları, bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Sözleşmede kararların oy çokluğuyla alınacağı belirtilmişse çoğunluk, ortak sayısına göre belirlenir (TBK 624. madde). Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar (TBK 638. madde). Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır (TMK 701. madde). Elbirliği mülkiyetinde, ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır (TMK 702. madde). Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder (HMK 60/1).<br>Davacı tarafça davanın “...-.... Şti. Adi Ortaklığı” aleyhine açıldığı, dosyaya adi ortaklığı oluşturan ... vekili ve.... Şti. Vekili olarak Av..... tarafından ayrı ayrı vekaletname sunulduğu görülmüştür. Davacı tarafça davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunda da davalı adi ortaklığı temsilen aynı avukat Av. ....'in arabuluculuk görüşmelerine katıldığı görülmüştür.<br>Adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Adi ortaklığı oluşturan gerçek kişi ve tüzel kişilerin ayrı ayrı davalı olarak gösterilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Eldeki davada, davalı tarafın yanlış gösterilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4. maddesi uyarınca, kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmakta olup davadan önce arabuluculuğa ilişkin dava şartı da tamamlandığı anlaşıldığından Mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesi ve duruşma gününün iş ortaklığını oluşturan gerçek kişi ve tüzel kişiye tebliğ edilmek suretiyle husumetin yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması ve tarafların bildireceği deliller toplandıktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar verilmesidir.(Yargıtay 22 HD'nin 2016/30144 Esas ve 2020/3450 Karar sayılı kararı)<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile,<br>2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.09.2025 tarih ve 2025/841 Esas, 2025/817 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, <br>5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine, <br>6-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddeleri gereğince, kesin olmak üzere, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6342d46d6fff1c8b","SID":"a10278c74c8a8f2f"}}