{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/186 Esas<br>KARAR NO:2026/544<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:31/10/2023<br>NUMARASI:2021/377 E. - 2023/170 K.<br>ASIL DAVANIN KONUSU:Markanın Hükümsüzlüğü<br>BİRLEŞEN DAVA KONUSU:Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:ASIL DAVADA:Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; ...,... 2005 yılından bu yana ... unvanı altında ... Medya olarak haber, kültür, sanat, spor, hukuk, eğlence içerikli yayınlar yaptığını bunlara ek olarak hak mücadelesi anlamında Alevi vatandaşların özel günleri, hukuki mücadeleleri ve temsiliyetini yansıtan bilinen bir televizyon kanalı ve radyo frekansının mevcut olduğunu, 15 yıldır kesintisiz yayın yapmakta ve 15 yıldır hükümsüzlüğü talep edilen markanın ayırt edilemez benzerinden ibaret logoyu ve ismi kullanmakta olduğunu, bir çalışanlarının instagram hesabı üzerinden denk geldiği bir paylaşımda 15 yıldır kullandıkları RTÜK kayıtlarında da açıkça belli olunan logolarının ... isimli kişi tarafından kötü niyetli biçimde 2018 yılından itibaren 10 yıl süre ile tescil ettirildiğini fark ettiklerini, RTÜK kayıtlarında 15 yıldır aynı logoyu kullandıkları ve kendileri ile özdeş olduğunu, bununla ilgili 10 yıla ait ticaret sicil kayıtları ve logolu 10 yıllık yayın arşivlerindeki tüm kesitler CD olarak mahkemeye sunulduğunu, bu nedenlerle mahkemece resen dikkate alınacak sair hususlar nedeniyle ... tescil numaralı 19.11.2018 tarihli '...+şekil' markasının hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı yan asıl davaya cevap dilekçesi sunmadığı ancak 21/02/2022 havale tarihli dilekçesi ile davanın esasına ilişkin beyanda bulunduğu görülmüştür. Beyan dilekçesinde özetle; Müvekkilinin haklılığı ortaya koyacak koruma markalarına ilişkin başkanlık makamı olur özeti başlığı altında marka patent kurumu yazısını ekte sunduklarını, karşı davalının bilirkişi raporunda belirtilen tanınmışlık iddiasına rağmen TMPK 'nin yazısının aksine davrandığını, davalının kendi markasını koruma yoluna gitmediğini, RTÜK ihtar ve uyarıları, logonun müvekkil tarafından alındıktan sonra 2 aylık itiraz süresi içerisinde itiraz süresi içerisinde koruma girişimlerinin olmadığını, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere müvekkilinin davayı açıkça usulüne uygun aldığını hiçbir itiraza uğramadığını, dava dışı RTÜK ... televizyonunun bildirdiği logonun aksine logo kullanmasına sessiz kaldığını, bahsi geçen tanınmışlığın usulüne aykırı kullanımdan kaynaklandığını, ... TV'nin logosu bildirildiği logonun haricinde bir logo olduğu TPMK de beyan edilen hususta herhangi bir tanınmışlığı başvurusu olmadığını, açıklanan nedenlerle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN İSTANBUL 1.FSHHM'nin 2021/12 E. SAYILI DAVASINDA:Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, radyo ve televizyon yayın hizmetleri sınıfında 19.11.2018 tarihinde \"...\" logosunu tescil ettirmek için Türk Patent Enstitüsü'ne başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu ... numaralı başvurunun, Türk Patent Enstitüsü tarafından yapılan inceleme sonucunda 31.05.2019 tarihinde onaylanmış olduğunu, müvekkili markasının 38 sınıfta yer aldığını, müvekkili markasının izinsiz ve rızası dışında davalı şirket tarafından kullanılmakta ve bunun sonucunda haksız menfaat ve kazanç sağlanmakta olduğunu,davalı şirketin, müvekkili ile aynı alanda faaliyette (radyo hizmetleri) hizmette bulunmakta olduğunu ve müvekkili adına tescilli “...” logosunu marka olarak hizmetlerinde ve ürünlerinde alenen fiili olarak kullanmakta olduğunu, davalının, RTUK e bildirmiş olduğu logoyu kullanmayıp müvekkiline ait marka ve logoyu kullanmakta olduğunu, davalının radyo ve televizyon hizmetleri sınıfında tescilli markasının, müvekkilinin markası ile birebir aynı olduğundan; marka hakkını kullanamama ile karşı karşıya gelen müvekkilinin, ilgili markanın 6769 S. K. M. 29 ve ilgili yasal hükümler kapsamında marka hakkına tecavüz fiillerinin tespiti ile tecavüzün giderilmesini, davalıdan bu kapsamda maddi ve manevi tazminat talebi hususunda karar verilmesi ile zorunlu hale geldiğini dava şartı olarak arabulucuk süreci de tarafımızca başlatılmış olduğunu, davalı şirketin bu markayı ve logoyu kullanması tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Marka hakkına tecavüzün söz konusu olamayacağını, zira markanın müvekkilince yaratılmış ve kesintisiz 15 yıldır kullanılmakta olduğunu, davacı aleyhine açılan hükümsüzlük davasının derdest olduğunu, markanın gerçek sahibinin müvekkili olduğunu, bunu ispatlamak için 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2020/409 E. Sayısı ile açılan davanın derdest olduğunu, bu durumdan sonra davacı tarafından tazminat talepli bu davanın açılmış olduğunu, ...,... RADYO'nun, 2005 yılından bu yana ... ünvanı altında ...  olarak haber, kültür sanat, spor, hukuk, eğlence içerikli yayınlar yapmakta olduğunu, 15 yıldır kesintisiz yayın yapmakta ve 15 yıldır davacı tarafından haksız tazminata konu edilen markanın ayırt edilemez benzerinden ibaret logoyu ve ismi kullanmakta olduğunu, davacı ...' ın 38 nci sınıfta Radyo ve televizyon yayın hizmetleri, Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil), haber ajansı hizmetlerini kapsayan 18 adet marka tescili, başvurusu bulunduğunu, ancak sadece ...TV 'de çalıştığını öğrenebildiklerini, davalının kötü niyetli olduğunu, bir çalışanlarının instagram hesabında denk geldiği bir paylaşım ile 15 yıldır kullandıkları ve RTÜK kayıtlarında da açıkca kullandığı belli olunan logonun ... isimli davacı tarafından kötü niyetli biçimde 2018 yılından itibaren 10 yıl süreyle tescil ettirilmiş olduğunu fark etmiş olduklarını ve hükümsüzlük davası açmış olduklarını, RTÜK kayıtlarında da 15 yıldır aynı logoyu kullandıklarının ve artık davacı ile özdeş olduğunun ayan beyan ortada olduğunu, son 10 yıla ait ticaret sicil kayıtlarının ve logolu 10 yıllık yayın arşivine ait kesitlerin cd biçiminde mahkemeye sunulmuş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Tüm bu gerekçeler ışığında, SMK'nın 25/1 ve 6/3 maddeleri gereğince asıl davanın kabulü ile TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne, hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine ilişkin hüküm kurulması gerekmiştir. Asıl davanın hükümsüzlük istemi yönünden kabul edilmesi kapsamında, birleşen dosyada davacı adına tescilli markaya yönelik hükümsüzlük kararı geriye etkili şekilde hüküm ifade edeceğinden, davacı tarafın marka tescilinden kaynaklanan öncelik hakkının bulunmadığı sonucuna varılması gerekmiş olup sübut bulmayan birleşen İstanbul 1. FSHHM' nin 2021/12 esas sayılı dava dosyasının reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. <br>1-Asıl davanın KABULÜ ile TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne, hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine,  <br>2-Birleşen İstanbul 1 FSHHM' nin 2021/12 esas sayılı dava dosyasının REDDİNE,  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:Davalı- birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin \"... TV\" logosuna ilişkin müvekkili adına tescilli markanın hükümsüz kılınması kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...'nun söz konusu logoyu 2005 yılından bu yana kullandığını belirtse de bu kullanımın RTÜK, TÜRKSAT ve SMK mevzuatına aykırı ve usulsüz olduğunu, Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 21. maddesi uyarınca logo tescilinin zorunlu bulunmasına rağmen davacının RTÜK'e bildirdiği logo ile fiilen kullandığı logonun farklılık arz ettiğini, bu durumun 6112 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırıma tabi bir hukuksuzluk teşkil ettiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin medya sektöründeki uzun yıllara dayanan tecrübesinin ve halihazırda sahibi veya ortağı olduğu 5 adet televizyon kanalının göz ardı edilerek yalnızca marka başvuru sayısına değinilmesinin gerçeği yansıtmadığını, SMK'nın 5. ve 6. maddeleri uyarınca \"...\" ibaresi üzerinde öncelikli tescil hakkının müvekkiline ait olduğunu, tescil başvurusu yapılmış marka ... markasının müvekkili adına olduğunu, davacının 1999 yılından bu yana sahip olduğu marka tesciline rağmen dava konusu logo şeklini tescil ettirmeyip koruma sürelerini geçirmesinin kötü niyetli bir tutum olduğunu ve tescilli hak sahibi olan müvekkilinin korunması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl davanın konusu, TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü davası, Birleşen davanın konusunun ise davacı adına tescilli markanın izinsiz kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, 1.500.000 TL maddi, 1.500.000 TL manevi tazminatın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. TPMK kaydına göre, ... numaralı \"...\" ibareli şekil markasının 38. Emtia sınıfında 31/05/2019 tarihinden itibaren davalı ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.Birleşen davada alınan Marka uzmanı ...ve ...TV alanında uzman ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle;\" Davacının ... başvuru nolu 38. emtiada tescilli \"...\" şekil markası, davalının ... başvuru nolu 38.emtiada tescilli (07.10.1999 tescil tarihli) marka şekli ... TV  (... televizyon) markası olduğu davalının fiilen kullanımının ... tv şekil markası şeklinde olduğunu, davacı markası ile davalı fiili kullanımı, \"...\" kelimesinin ortaklığı ile logosunun birebir aynılığı dikkate alındığında yüksek derecede benzerlik taşıdığını, davalı tarafın ... tv marka şeklini 15 yıldır kullandığını, marka şeklinin asıl sahibi olduğunu beyan ettiğini, marka şeklini tescilsiz olarak kullanmakta olan davalının marka hakkına tecavüz konulu açılan davada önceye dayalı kullanımını defi olarak ileri sürme imkanı bulunduğunu, davalı tarafça sunulan delillerden ve yapılan araştırmadan davalının ... tv marka şeklini son 10 yıldır fiili olarak kullandığının anlaşılmakta olduğunu, davalı fiili kullanımının davacı tescil başvuru tarihinden daha önce olduğunu bu durumda marka hakkına tecavüz olgusunun gerçekleşmediği kanaatine varıldığı\" belirtilmiştir.Birleşen davada alınan bilirkişi heyetine ait ek raporda özetle; \"İncelenmiş olan video linkleri ve internet araştırma sonuçlarına göre davalı tarafın ... marka şeklini kanalın kuruluş yılı olan 2005 yılından bu yana fiili olarak kullandığının anlaşılmakta olduğu \" belirtilmiştir.Asıl davada marka bilirkişisi ... ve , sinema - TV alanında uzman bilirkişisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; \"Dosyadaki belgeler, Türk Patent ve Marka Kurumu yazıları, flash bellek, cd dosya içerisinde davalıya ait olan tescilli ürün ile davacının tanınmış tescilli ürününün karşılaştırılması ve değerlendirilmesi sonucunda; Nihai takdir ve değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere, ... tescil numaralı davalı ait markanın hükümsüzlüğüne dair  taraflarına tevdii edilen göreve ilişkin, davacı tarafça fiilen kullanıldığı görülen logonun, davalı tarafça tescil ettirilen logo arasında ... kelimesinin ortaklığı, logo üzerinde yer alan kalbi andıran şeklinin ciddi yüksek oranda benzerlik içerdiği, ortalama tüketici dikkate alındığında tarafların sektörlerindeki benzerlik de dikkate alınarak vs. nedenlerle karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, bu sebeple taraf marka şekillerinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bu nedenlerle 6769 sayılı SMK uyarınca marka hükümsüzlük koşullarının oluştuğu\" belirtilmiştir.Asıl davada ... - Radyo uzmanı ..., FSEK uzmanı ... ve sektör bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 2.bilirkişi heyeti raporunda özetle; \"Esas dava bakımından ... başvuru nolu \"...\" markanın SMK 6/3.maddesi kapsamında hükümsüzlük koşulları oluştuğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı, bu kapsamda birleşen dava bakımından tecavüz incelemesine yer olmadığı kanaatine varıldığı\"belirtilmiştir.Markanın hükümsüzlüğü davası baştan itibaren sonuç doğuracağından öncelikle asıl davada görülmekte olan markanın hükümsüzlüğü davasının değerlendirilmesi gerekmektedir.Kural olarak marka hakkı bir işareti ilk kez oluşturup kullanan kişiye aittir. Bu husus, öğretide ve uygulamada gerçek hak sahipliği olarak tanımlanmış olup, 556 sayılı KHK’nin hükümlerinde de aynı ilke yer almıştır. Önceye dayalı hak sahibi olan kişi, markanın tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Diğer bir deyişle; tescilli marka sahibi daha sonra bu öncelik hakkı bulunan kişiye karşı dava açarak onu bu işareti kullanmaktan men edemez. (556 sayılı KHK 8/III.mad.).(Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Doç.Dr.Sami KARAHAN. Sayfa.110.vd.)Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Asıl davada davacı tarafından, adına tescilli ...  markası mevcut olduğu, önceye dayalı kullanım hakkının bulunduğu belirtilmek sureti ile davalı ... adına kayıtlı ... , 38 .sınıfta tescilli  \"...\" şekil markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep ve dava edildiği, mahkemece  alınan bilirkişi heyet raporunda davacının \"... şekil\" markasının kullanımının 10/10/2013 tarihinde you tube kanalı üzerinden video paylaşımının bulunduğu, ve daha sonraki tarihli son on yıldır kullandığına dair internet üzerinden bir çok tespit yapılabildiği, (2021/12 esas sayılı birleşen davada alınan) 11/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği davacı şirketin önceye dayalı hak sahibi olduğu, marka sınıflarının ve kullanımının aynı sınıf olduğu, birebir birbirine benzediği iltibasın gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla asıl davada markanın hükümsüzlüğüne, ve markanın hükümsüzlüğü kararı baştan itibaren sonuç doğuracağından birleşen davada markaya tecavüz davasının reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir.Bu itibarla gerekçeli kararda marka görsellerine yer verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle, resen gözetilen gerekçelerle davalı- birleşen davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, kaldırılmasına düzeltilmiş gerekçe ile aynı hükmün kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davalı -birleşen davada davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,<br>2- İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/10/2023 tarih, 2021/377 E., 2023/170 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile;<br>3- Asıl davanın KABULÜ ile;<br>-TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı \"...+şekil\" markanın hükümsüzlüğüne, hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine,  <br>- Kararın kesinleşmesine müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK na gönderilmesine, <br>4-Birleşen İstanbul 1. FSHHM' nin 2021/12 esas sayılı dava dosyasının REDDİNE,  <br>5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>Asıl dava yönünden;<br>5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 677,60 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,<br>5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 peşin harç, 292,75 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 8.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.901,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 55.00,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine<br>Birleşen dava yönünden;<br>5/d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile fazlaya ilişkin olan 672,70 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,<br>5/e-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,<br>5/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,<br>6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı- birleşen davada davacı tarafça asıl ve birleşen dava yönünden yatırılan istinaf harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,<br>6/b-İstinaf yargılaması için davalı- birleşen davada davacı tarafından yapılan 1.907,40 TL asıl ve birleşen dava yönünden yatırılan istinaf yoluna başvurma harçları, 200,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.107,40 TL'nin davacı- birleşen davada davacıdan tahsiliyle davalı birleşen davada davacıya verilmesine,<br>6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2228b66e77dade0f","SID":"e0f1d8dceed6d5e1"}}