{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/20 Esas 2026/310 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/20 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/310<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/726 Esas 2022/658 Karar<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit, Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 20/12/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/04/2026<br><br>\tTaraflar arasındaki menfi tespit, tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... ... Ltd. Şti arasında 18 yıl sürede birden fazla genel kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkillerinin taşınmazları üzerinde asıl borçlu şirketin borçları için davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, davalının dava dışı şirketle aralarında akdedilen son sözleşme olan 12/02/2025 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğundan bu alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlattığını, önceki sözleşmeleri kapsayacak şekilde bu sözleşmede kredi limitinin 2.100.000,00 TL'ye yükseltilerek müvekkilleri ... ve ...'in kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, müvekkili ...'in taşınmazında ipotek tesis edildiğini, ipotek işlemi sırasında eş rızasının alınmadığını, genel kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunmadığını, ipotek senedinin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, müvekkilinin taşınmazı üzerine konulan ipoteğin ve ipotek senedindeki kefaletin geçersiz olduğunu, müvekkili ... yönünden eş rızasının şekil şartlarına uygun olmadığını, kefaletin şekil şartlarına uygun bulunmadığını, ipotek senedindeki kefalete ilişkin ifadelerin genel işlem koşulu çerçevesinde geçersiz bulunduğunu, müvekkili ... ve ... yönünden son akdedilen genel kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunmadığını, ipotek senedindeki kefalete ilişkin ifadelerin genel işlem koşuluna aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle ipotekli taşınmazların satıldığını, müvekkilinin zarara uğradığını belirterek  müvekkili ... yönünden müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, aleyhine başlatılan icra takiplerinin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından satışı yapılan taşınmazının yapılacak keşif sonucu belirlenecek olan dava tarihindeki serbest piyasa fiyatının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... yönünden müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, aleyhine başlatılan icra takiplerinin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından satışı yapılan taşınmazının (1/3 kısmının) yapılacak keşif sonucu belirlenecek olan dava tarihindeki serbest piyasa fiyatının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... yönünden müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, aleyhine başlatılan icra takiplerinin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından satışı yapılan taşınmazının yapılacak keşif sonucu belirlenecek olan dava tarihindeki serbest piyasa fiyatının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... yönünden müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, aleyhine başlatılan icra takiplerinin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından satışı yapılan taşınmazının yapılacak keşif sonucu belirlenecek olan dava tarihindeki serbest piyasa fiyatının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak müvekkiline ödenmesine, %20 oranında kötüniyet tazminatının davalı bankadan tahsil edilerek müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti arasında 10 adet genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, davacılar ..., ... ve ...'nin söz konusu sözleşmelerde bulunan kefaletleri nedeniyle sorumluluklarının bulunduğunu, kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için ilamsız icra takibi ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, takiplerin usulüne uygun kesinleştiğini, ipotekli taşınmazların satılarak paraya çevrildiğini, ilamsız takiplerin ise kesinleşmiş olup devam ettiğini, istirdat talebinin süresinde olmadığını, ihtiyari dava arkadaşlığı koşullarının oluşmadığını, ipotek sözleşmesinin kefalet şartlarına uygun şekilde düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacılar ..., ... ve ... hakkında ilamsız icra yoluyla başlatılan takibin dayanağının genel kredi sözleşmelerindeki müteselsil kefil sıfatlarından kaynaklandığı, davacı ...'in dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, buna rağmen eş muvafakatinin alındığı, dosyaya kazandırılan nüfus kayıt örneklerinden ...'nin bekar, ...'in genel kredi sözleşmelerini imzaladığı ve sorumlu olduğu tarihlerde eşinin vefat ettiği, müteselsil kefaletlerinin TBK'nun 584 maddesi ve teminat olarak verilen ipoteklerin TMK'nun 881 maddesi kapsamında geçerli olduğu, davacıların davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti yönündeki istemlerinin yerinde olmadığı gibi aksi durumda da istirdat istemi yönünden bir yıllık hak düşürücü sürenin de geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar gerekçesindeki; “…davacı ...’in  dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu ...” ifadesinin doğru olmadığını, ...’in, ... İnş.taah.ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki ortaklığı ve müdürlük yetkisinin  27.12.2011 tarihinde alınan karar gereği sonlandırıldığını, icra takiplerinin dayanağını teşkil eden 12.02.2015 tarihli genel kredi sözleşmesiyle bağlantılı “kefalet sözleşmelerinin”, müvekkilin “şirket ortağı” olduğu yanılgısıyla düzenlenmiş olduğunun davalı bankanın beyanlarıyla ortaya çıktığını, 10.02.2012 tarihinden itibaren ...’in 3. şahsın borcu için ipotek veren kişi konumunda olduğu tespit edilerek buna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, sözleşmede, davacılar ... ve ...’nin imzalarının bulunmadığını, önceki tarihli kefalet sözleşmelerinden dolayı kefil olarak sorumlu tutulamayacakları ve bu konudaki  emsal Yargıtay kararlarının dikkate alınmasının gerekli olduğunu, dava dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz yazılarında ayrıntılı olarak açıklandığını,  önceki gks'lerde davacıların imzası olduğu için kefalet sorumluluklarının devam ettiği yönündeki bilirkişi tespitinin, aynı zamanda yeterli bir inceleme yapılmadan rapor düzenlendiğini göstermesi bakımından önemli olduğunu, sözleşmenin 14. maddesinde önceki tarihli sözleşmelerle bağlantı olduğunu gösteren bir ifadenin mevcut olmadığını, üçüncü kişinin borcu sebebiyle eş adına kayıtlı gayrimenkul üzerinde ipotek tesisi halinde, TBK 584. ve 603. maddeleri gereğince eşin rızasının alınmasının zorunlu olduğunu, sözleşmede ...’den alınmış olan bir  kefalet beyanı ve eşi ...’den alınmış bir eş rızası beyanı olmadığını, davalı bankanın, basiretli bir tacir gibi davranmak yerine gerçek dışı beyanlarıyla mahkemeyi yanılttığını, karar gerekçesinde yer alan ve mahkemeyi yanıltma amacıyla kullanılan aile konutu kavramının davalı bankaya ait olduğunu, eş rızasının sadece aile konutu için gerekli olduğu yönünde davalının oluşturduğu yanlış kanaate bilirkişi desteği de sağlanarak hukuka aykırı bir kararın zeminini hazırladığını, TBK'nun 584 ve 603. maddeleri kapsamında, üçüncü kişinin borçları için bankalar tarafından düzenlenen kefalet sözleşmeleri ve ipotek işlemlerinde aile konutu dışındaki taşınmazlar  için  de eş rızasının yazılı olarak alınmasının zorunlu olduğunu, görülmekte olan menfi tespit ve istirdat davasının henüz sonuçlanmamış olması, icra takiplerine  devam edilmesi ve borcun ödenmemesi nedenleriyle istirdat yönünden hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını, henüz nakde çevrilmemiş olan 250.000,00 TL değerindeki teminat mektubundan ipotek veren ve/veya kefil olan davacıların sorumlu olduğuna dair gerekçeli kararda herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, teminat mektuplarıyla ilgili depo sorumluğunun kefillerde bulunduğuna dair genel kredi sözleşmesinde açık bir hüküm bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmeleri ve ipotek resmi senetlerinin TBK 21/2 maddesi uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması gerektiğini, ipotek sözleşmelerindeki  müşterek borçlu ve müteselsil kefil taahhütleri, genel işlem koşulları çerçevesinde geçeli olmadığını, müvekkillerine ilave sorumluluk yükleyen bu maddeler yok hükmünde ve yazılmamış sayılması gerektiğini, sözleşmedeki  kefalet ve eş rızası beyanları çok sayıda önceden hazırlanmış bir formun boşlukları doldurularak alındığını, davalı banka lehine ipotek veren müvekkillerinin şirket borcunun tamamından sorumlu tutulması, genel işlem koşulları çerçevesinde de geçerli olmadığını, icra dosyalarına ilişkin olarak, 2015/15892 dosyadaki borcun 1.779.516,44 TL’den 9.348.034,25 TL’ye  ulaştığını, taşınmaz satışlarından elde edilen gelirin dikkate alınmadığını, icra takiplerinin devam ettiğinin görüldüğünü, müvekkillerinin üzerindeki haksız icra baskısının istinaf incelemesi neticesinde kalkacağının değerlendirildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, takiplerin iptali, takip sonucu satılan ipotekli taşınmazların dava tarihindeki rayiç değerlerinin tespiti ile bedellerinin tazmini istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tHesap kat ihtarnamesi, genel kredi sözleşmeleri, ipotek resmi senetleri, Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/15759 sayılı takip dosyası sureti, Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/15892 sayılı takip dosyası sureti, Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/19007 sayılı takip dosyası sureti, ihtarname suretleri, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 23/05/2022 tarihli ön, 02/09/2022 tarihli ek rapor, nüfus kayıt suretleri, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDava konusu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/15759 sayılı takip dosyası ile, davalı alacaklı banka tarafından davacı borçlular ile dava dışı asıl borçlu ... İnş. ... Ltd. Şti  aleyhine toplam 1.720.000,00 TL nakit alacağın (her bir davacı yönünden ipotek limitleri ayrı ayrı belirtilerek) tahsili talebiyle 14/07/2015 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı ...'in ipotekli taşınmazının 17/10/2016 tarihinde, davacı ...'nin ipotekli taşınmazının 01/06/2016 tarihinde davacı banka adına ihale edildiği, davacılar ... ve ...'in ipotekli taşınmazlarının 22/01/2018 tarihinde, ...'in diğer ipotekli taşınmazının 11/05/2016 tarihinde ihale yoluyla satışının yapıldığı görülmüştür. <br>\tDava konusu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/15892 sayılı takip dosyası ile, davalı alacaklı banka tarafından davacı borçlular ..., ... ile dava dışı ... ve ... şirketi aleyhine toplam 250.000,00 TL nakit alacağın tahsili talebiyle 22/07/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. <br>\tDava konusu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/19007 sayılı takip dosyası ile, davalı alacaklı banka tarafından davacı borçlu ... aleyhine toplam 434.020,00 TL nakit alacağın tahsili talebiyle 27/08/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür.<br>\tDavalı ile dava dışı ... İnşaat ... A.Ş arasında;<br>\t-22/11/1996 tarihli 1.560.000.000 eTL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 25.000.000.000 eTL'ye çıkarıldığı, davacı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-02/11/1998 tarihli 6.000.000.000 eTL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 101.000.000.000 eTL'ye çıkarıldığı, davacı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-07/10/2004 tarihli 101.000.000.000 eTL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 210.000.000.000 eTL'ye çıkarıldığı, davacı ...'in 109.000.000.000 eTL, davacı ...'in 210.000.000.000 eTL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-01/09/2006 tarihli 50.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 380.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davacılar ... ve ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-26/10/2007 tarihli 380.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 547.530,00 TL'ye çıkarıldığı, davacı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-19/09/2008 tarihli 547.530,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 681.530,00 TL'ye çıkarıldığı, davacı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-24/03/2009 tarihli 681.530,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 1.421.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davacı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-05/08/2011 tarihli 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 1.671.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davacı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-20/11/2012 tarihli 1.406.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 1.656.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davacı ...'in anılan limit ile, davacı ...'in 1.256.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davacı ...'in eş rızasının alındığı, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-30/12/2013 tarihli 1.256.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, son limit artışı ile sözleşme limitinin 1.800.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davacı ...'in 1.800.000,00 TL limitle, davacı ...'in 1.256.000,00 TL limitle, davacı ...'nin 400.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, eş rızalarının yer almadığı, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı, <br>\t-12/02/2015 tarihli bila limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davacı ...'in 2.100.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, eş rızasının alındığı, diğer davacıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer almadığı görülmüştür. <br>\tDavalı tarafından dava dışı asıl borçlu ve davacılar ..., ... ve ...'e gönderilen 30/06/2015 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile 1.733.459,07 TL nakit alacağın ödenmesi, 250.000,00 TL teminat mektubundan kaynaklana, 61.080,00 TL çekten kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş, borçlulara ödeme için 7 günlük atıfet süresi verilmiştir. İhtarname dava dışı asıl borçluya ve davacı ...'e borçluya 01/07/2015, davacı ...'e 02/07/2015, davacı ...'ye 03/07/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. <br>\tİpotek resmi senetlerinden; <br>\t-Davacı ...'in taşınmazı üzerinde 12/02/2015 tarihinde davalı banka lehine dava dışı ... şirketinin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 600.000,00 TL limitle ipotek tesis edildiği,<br>\t-Davacı ...'in taşınmazı üzerinde 23/07/1998 tarihinde davalı banka lehine dava dışı ... şirketinin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 7.000.000.000 eTL limitle ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senedinin 5. maddesinde ipotek verenin ipotek limiti miktarınca borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ettiğinin hükme bağlandığı,  \t<br>\t-Davacı ...'in taşınmazı üzerinde 03/03/2000 tarihinde davalı banka lehine dava dışı ... şirketinin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 3.000.000.000 eTL limitle ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senedinin 5. maddesinde ipotek verenin ipotek limiti miktarınca borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ettiğinin hükme bağlandığı,  <br>\t-Davacılar ... ve ...'in birlikte hissedar oldukları taşınmazı üzerinde 06/02/2014 tarihinde davalı banka lehine dava dışı ... şirketinin ve kendilerinin kefalet dahil doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 650.000,00 TL limitle ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senedinin 5. maddesinde ipotek verenin ipotek limiti miktarınca borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ettiğinin hükme bağlandığı,  \t<br>\t-Davacı ...'nin taşınmazı üzerinde 10/04/2014 tarihinde davalı banka lehine dava dışı ... şirketinin ve kendisinin kefalet dahil doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 400.000,00 TL limitle ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senedinin 5. maddesinde ipotek verenin ipotek limiti miktarınca borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ettiğinin hükme bağlandığı,  <br>\t-Davacı ...'in taşınmazı üzerinde 26/10/2004 tarihinde davalı banka lehine dava dışı ... şirketinin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 50.000.000.000 eTL limitle ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senedinin 5. maddesinde ipotek verenin ipotek limiti miktarınca borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ettiğinin hükme bağlandığı görülmüştür. <br>\tİpotekli taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları dosya içerisinde yer almaktadır. \t<br>\tDavalı banka tarafından davacı ...'e gönderilen 30/06/2015 tarihli ihtarname ile 600.000,00 TL limitli ipoteği bulunduğu, muaccel hale gelen 600.000,00 TL'nin 3 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Anılan ihtarname davacı ...'e bila tebliğ olmuştur. <br>\tDavacı ... tarafından davalı bankaya gönderilen 07/07/2015 tarihli ihtarname ile, bankayla dava dışı ... şirketi arasında imzalanan sözleşme uyarınca şahsının kefil olarak o tarihte imzaladığı  ipotek değeri kadar olan kısma dair kefaletnameyi kabul ettiğini bildirmiştir. <br>\tDavacı yan davalı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti arasında akdedilen son genel kredi sözleşmesi olan 12/02/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı tarafından icra takipleri başlatıldığını, ipotek resmi senetlerindeki kefaletlerin geçersiz olduğunu, kefalete ve ipoteğe ilişkin eş rızalarının bulunmadığını, ipoteğin ve kefaletlerin geçersiz olduğunu, davalı bankaya borcun bulunmadığını, icra takipleri sonucu satılan taşınmazların dava tarihindeki rayiç değerlerinin tazmini gerektiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların dava tarihi itibarıyla davalı bankaya borçlu olup olmadıkları, borçlu değil iseler borçlu olunmayan miktar, kefalet ve ipoteklerin geçerli olup olmadığı, kefalet ve ipotekler geçersiz ise ipotekli taşınmazların dava tarihindeki rayiç değerinin tazmini gerekip gerekmediği, tazmini gerekmekte ise, dava tarihideki taşınmazların rayiç değerlerinin ne kadar olduğu, TMK'nun 887. maddesindeki ihtar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarından kaynaklanmaktadır.  \t<br>\tDavacılar vekilinin istinaf itirazları davacı ... yönünden incelendiğinde, davacı ...'in davalı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde kefaleti bulunmamaktadır. Anılan davacının taşınmazı üzerinde 12/02/2015 tarihli 600.000,00 TL limitli ipotek tesis edildiğinden ipotek veren sıfatı bulunmaktadır.<br>\tAnılan ipotek resmi senedinde kefalete ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, taşınmaz üzerine tesis edilen ipotekte, eş rızası alınması koşulu bulunmadığından ipotek tesisi geçerlidir. <br>\tDavacı yanın dava konusu icra takibinde talep edilen borcun miktarına yönelik bir inkarları bulunmadığı gibi bu yöne ilişkin bir istinaf itirazları da bulunmamaktadır. <br>\tTMK'nun 887. maddesi \"İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.\" hükmünü içermektedir. Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere asıl borçluyla beraber borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine ihbar yapılmadıkça, ipotek borçlusu yönünden borç muaccel hale gelmeyecektir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/03/2019 tarih ve 2017/4649 Esas 2019/1322 Karar sayılı ilamı). Hükümde düzenlenen muacceliyet ihbarı dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.<br>\tYukarıda yapılan açıklama karşısında somut olaya gelindiğinde, dosya içerisinde yer alan 30/06/2015 tarihli hesap kat ihtarı davalı banka tarafından diğer davacılar ile dava dışı asıl borçluya gönderilmiştir. Anılan ihtarnamede davacı ...'in ismi yer almamaktadır. <br>\tDavalı banka tarafından davacı ...'e 30/06/2015 tarihli ihtarname gönderilerek muaccel hale gelen 600.000,00 TL'nin 3 gün içinde ödenmesi talep edilmiş ise de, anılan ihtarname davacı ...'in ipotek resmi senedinden başka bir adresine gönderilmiş ve bila tebliğ olmuştur.  <br>\tTMK'nun 887. maddesinin amacı borç doğuran sözleşmede taraf olmaması nedeniyle borcun ödenip ödenmediği, hesabın kat edilip edilmediğinden haberdar olamayacak olan ipotek malikinin doğrudan icra takibi ile karşı karşıya getirilmemesidir. Bir başka anlatımla, icra takibi yapılmadan önce gönderilecek muacceliyet ihbarı ile borçtan haberdar olan ipotek malikine borcu ödemeye ilişkin icra takibi dışında seçenek sunulmasıdır. <br>\tDavalı banka, dava konusu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/15759 sayılı icra takip tarihinden önce asıl borçlu şirketin hesabını kat ettikten sonra kefil sıfatı bulunmayan ve bu nedenle borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek maliki davacı ...'e gönderilen TMK'nun 887. maddesine ilişkin ihtarname bila tebliğ olduğundan takip tarihi itibarıyla davacı ipotek maliki yönünden muaccel bir alacağın varlığından söz edilemeyecektir. Dava konusu icra takip tarihi itibarıyla ipotek maliki yönünden muaccel bir alacak bulunmadığından ipotek maliki yönünden takip yapılmasının koşulu oluşmamıştır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek maliki davacı ... yönünden TMK'nun 887. maddesindeki koşulun oluşmadığı, dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takip tarihi itibarıyla muaccel bir alacağın varlığına ilişkin takip koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek dava konusu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2015/15759 sayılı icra takip dosyasında takip tarihi itibarıyla TMK'nun 887. maddesi koşulunun gerçekleşmediği, takip koşulu gerçekleşmediğinden anılan takip nedeniyle davacı ...'in ipotekli taşınmazının satıldığı, ipotekli taşınmazın muaccel alacağın varlığı koşulu gerçekleşmeden yapılan icra takibi sonucu satışının usul ve yasaya aykırı bulunduğu, davacının dava tarihi itibarıyla taşınmazının güncel rayiç değerinin tazminini talep edebileceği, davacının taşınmazı üzerinde tesis edilen ipotek geçerli olduğundan taşınmazın güncel değerinin ipotek limiti dahilinde teminat vasfının da devam edeceği gözetilerek davacı ...'in ipotekli taşınmazının dava tarihindeki güncel değeri tespit edilerek ipoteğin geçerli tesis edildiği ve limit dahilinde teminat vasfının devam ettiği de gözetilmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki mahkeme kararında isabet görülmediğinden davacılar vekilinin davalı ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin diğer davacılar hakkındaki istinaf isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih ve 2019/726 Esas 2022/658 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin diğer davacılar hakkındaki istinaf isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacılara iadesine,<br>\t5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  26/03/2026<br><br>Başkan -                Üye -                   Üye -             Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efe04d250830079e","SID":"e339c439136d0927"}}