{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2026/757 <br>KARAR NO\t: 2026/532 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/01/2026 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2026/51 (E)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 16/04/2026<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/12/2024 tarihinde, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali sorumluluk (ZMS) sigortacısı olduğu ...plakalı aracın yaya geçidinden geçmekte olan yaya müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı  kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan ve 1.500.000 TL manevi tazminatın  davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... Limited Şirketi adına kayıtlı araçların siciline devir kısıtlamaları amaçlı ihtiyati tedbir konulmasına, aksi kanaatte davalı ... Limited Şirketine ait kazaya karışan ...plakalı aracın siciline devir kısıtlamaları amaçlı ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince 20/01/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ... Ltd. Şti.'nin malvarlığının ticari faaliyet gereği sık el değiştirebilen ve hızla devredilebilen bir varlık grubu olduğunu, yargılama süresince araçların devri halinde ileride verilecek tazminat hükmünün tahsil kabiliyetinin azalabileceğini,  mevcut tedbir talebinin içeriği incelendiğinde, maddi tazminat talebinin korunmasına yönelik ihtiyati haciz niteliğinde tedbir talebi olduğunun anlaşılacağını, bu kapsamda mahkemece ihtiyati haciz niteliğindeki tedbir talebinin hukuki niteliğinin yanlış değerlendirilmesi sebebiyle taleplerinin reddedildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: <br>Talep, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br> HMK'nin 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. <br>Somut uyuşmazlıkta davanın konusu para olup ihtiyati tedbir kararı verilmesine yasal olanak bulunmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 20/01/2026 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,<br>2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7840c21f89916d62","SID":"c844ce8b9f59ae4e"}}