{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1278 Esas<br>KARAR NO: 2026/653 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/500 Esas- 2022/815 Karar<br>TARİH: 10/11/2022<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/04/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ... A.Ş., davalı ve dava dışı ..., ... arasında 28.08.2020 tarihli, müvekkili şirket ... A.Ş.'ye ait olan \"...\" markalı ürün için kurulacak ...'ndeki hisseler ve hissedarlık ilişkilerini düzenleyen, hissedarlara bir takım edimler yükleyen Hissedarlar Sözleşmesi'nin imzalandığını, işbu sözleşmenin amacının, müvekkili şirkete ait olan ''...'' markalı ürünün üretimi, pazarlaması, satışı ve dağıtımı amacı ile yeni bir anonim şirket kurulması olduğunu, ...'nin kurulmasından sonra sözleşmenin 3.2.maddesinde müvekkili şirkete yerine getirmesi gereken bir takım edimler yüklendiğini, sözleşmenin 3.3.maddesinde ise, söz konusu 3.2.'de edimlerin yerine getirilmesi ve 3.4./b ve c'de belirtilen şartların yerine getirilmesi karşılığında ...'un tek hissedarı olan müvekkili ...'ye, ... ve ... tarafından müştereken 2.500.000,00-TL değerinde ödeme yapılacağının hüküm altına alındığını, müvekkilleri üstüne düşen bütün edimleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın müvekkiline sözleşme de kararlaştırılan ödemeyi yapmadığını, sözleşmeyi ihlal ettiğini, bunun üzerine müvekkilleri tarafından 21.12.2020 tarihinde, .....Noterliği'nden ... keşide nolu ihtarname ile davalının edimini ifa etmesinin ihtar edildiğini, davalı tarafın ise edimini ifa etmekten kaçınmak için .....Noterliği'nden 22.12.2020 tarihli ... keşide nolu ve 08.01.2021 tarihli, ..... keşide nolu ihtarnameler ile gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan uzak gerekçelerle sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği iddiasında bulunulduğunu, davalı tarafın sözleşmenin kendiliğinden fesh olmasının ilk nedeni olarak \"www...com\" internet sitesinin kullanılamadığı ve erişime kapatıldığı, bu nedenlerle satış ve tanıtım amaçlı internet sitesi kullanmaktan mahrum kaldığını iddia ettiğini ancak bu iddianın kabul edilemeyeceğini, zira \"www...com\" internet sitesine Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından 08/02/2019 tarihinde erişim engeli koyulduğunu fakat işbu davaya konu sözleşmenin  28/08/2020 tarihinde yürürlüğe girdiğini, yani söz konusu erişim engeli durumunun davaya konu sözleşme akdedilmeden önce gerçekleştiğini, görüldüğü üzere söz konusu erişim engelinin karşı taraftan kasten saklanmadığını, zaten böyle bir durumun olmasının da mümkün olmadığını, zira internet sitesine girmeyi deneyen herkesin çok kolay bir şekilde edinebileceği bir bilginin söz konusu olduğunu, TTK md.18 uyarınca ve Yargıtay'a göre, her tacirin basiretli iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, davalının da bir tacir olduğunu ve hissedarlar sözleşmesini imzalarken ihtarda da belirttiği üzere, eğer söz konusu site satışlar için çok kritik bir öneme sahip ise basiretli bir tacir gibi sitenin kullanıma açık olup olmadığını, daha önce böyle bir sitenin açılıp açılmadığını araştırması gerektiğini, bu nedenlerle sözleşme akdedilirken mevcut olan bir durum dolayısı ile sözleşmenin feshinin mümkün olmayacağını, davalının sözleşme ile kendisine yüklenen edimleri yerine getirmemek için, kötü niyetli olarak bu iddiaları öne sürdüğünü, ayrıca kesinlikle kabul etmemekle beraber bir an için internet sitesinin kullanıma kapatıldığı ile ilgili davalı tarafa bilgi verilmediği farz edilse dahi bu konuda müvekkillerinin bilgi verme yükümlülüğü doğmadığı için sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, zira söz konusu bilgi vermemenin pasif bir davranış çeşidi olduğunu, müvekkilinin bu davranışına sonuç bağlanması için aydınlatma yükümlülüğünün olması gerektiğini fakat somut olayda müvekkillerinin herhangi bir aydınlatma  yükümlülüğünün olmadığını, söz konusu internet sitesinin kapatılması, ... marka ürünlerin online satışları için başka bir sitenin açılmasını engelleyen bir hal olmadığı gibi ... markalı ürünün satışının büyük bir kısmının ''...'' gibi büyük online perakende mağazalar aracılığıyla yapılmakta olduğunu, nitekim söz konusu internet erişim yasağının ... ürününün satışına engel teşkil eden bir durum da oluşturmadığını, bunun yanı sıra \"www...com\" sitesinden satış yapılacağına dair bir anlaşma hükmü olmadığı gibi söz konusu sitenin satış yapmak için tek yol olmadığını, zaten ...'nın ... adlı ürünü satışa çıkardığını, hesap bakiyelerinde tüm satış işlemlerinin detaylarının mevcut olduğunu, ayrıca ürünün eczanelerde satışının mevcut olduğunu ve depolarla anlaşmaları olduğunu, daha önce müvekkili şirkete ait olan mevcut portföyünün satış ve sipariş faaliyetleri telefonla verildiğinden \"......\" numaralı telefonun müvekkili şirket üzerinden ...'ya devredildiğini, bu halde davalının satışlarının ve dağıtımlarının ciddi bir şekilde engellenmesi sonucunu doğuracağı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalının söz konusu internet sitesinin kullanılamamasının sözleşmenin 3.11.maddesine aykırılık teşkil ettiğini iddia ettiğini, halbuki somut olayda böyle bir durumun kesinlikle oluşmadığını, zira sözleşmenin 3.11.maddesinde de belirttiği üzere ...'e dair marka haklarının Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan alınmış 07/11/2018 tarih ve .... sayılı takviye edici gıda ruhsatına sahip olduğunu, davalının feshe neden olarak gösterdiği diğer bir iddiasının ise sözleşme kapsamında öngörülen devirlerin yapılmadığına ilişkin olduğunu, yukarıda da bahsedildiği üzere bu iddianın tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşme ile kendisine yüklenen bütün edimleri ifa ettiğini ve devirleri yaptığını, nitekim müvekkilinin ......Noterliğinin 29/12/2020 tarih ve ....... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının devirlere karşılık gelen edimini ifa etmesi için tekrar ihtarda bulunduğunu, fakat davalı tarafın buna rağmen edimlerini ifa etmediğini, bu nedenle müvekkilinin 28.01.2021 tarih ve....... keşide nolu ihtarı ile davalı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile müvekkili açısından sözleşmenin hiçbir faydasının kalmadığını, sözleşmenin müvekkili tarafından fesh edildiği bildirilip bir an evvel sözleşme nedeniyle teslim aldıkları hammadde ve formüllerin iadesinin istendiğini fakat davalı tarafın bunu da yerine getirmediğini, bu nedenle söz konusu hammadde ve ... ürünlerinin son kullanım tarihinin geçtiğini ve haliyle müvekkili için iadenin de hiçbir yararının kalmadığını, ayrıca müvekkilinin hammadde ve ... ürünlerinin sözleşme gereği teslimini gerçekleştirdiğini ve bu tutanakla sabit olduğunu, davalının fesih bildirimi yaptığı halde müvekkilinin teslimini gerçekleştirdiği ürünlerin iadesinden kaçındığını ve feshin gereklerinin de hukuka aykırı şekilde yerine getirmediğini, zaten davalı tarafın, devredilen formülü sözleşmeye aykırı olarak kullandığını ve tamamen şahsi çıkarları doğrultusunda hareket ederek gizlilik kapsamında korunması gereken formülü yurt içinde ve dışında tamamen veya kısmen parça parça paylaştığını, Türkiye'de sistemi tıkamak için kötü niyetli olarak hareket ettiğini, ayrıca sözleşmenin 11.maddesinde yer alan gizlilik maddesini ihlal ettiğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla hammadde ve ... ürünlerinin bedeli için şimdilik 5.000,00-TL'nin ve uğradığı zararın tazmini için şimdilik 5.000,00-TL'nin ve ticari avans faizinin davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 4667 sayılı kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin davalıdan alınarak avukat olarak adlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili açısından pasif husumet yokluğu nedeni ile dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, zira davacı ... şirketi ile ..., ... ve ... arasında ... marka ürün için yeni kurulacak ...'ndeki hisseler ve hissedarlık ilişkilerini düzenleyen 26/08/2021 Hissedarlar Sözleşmesi'nin imzalandığını, bu sözleşmenin kurulmasında, davacı ... şirketinin hileli davranışı söz konusu olduğundan müvekkili tarafından sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğinin taraflara noter ihtarnamesi ile bildirildiğini, daha sonra da müvekkilinin, ... şirketindeki hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, bu sözleşmeden kaynaklı müvekkili şirket hisssedarı (hali hazırda müvekkil şirket hissedarı da değildir) olarak şahsına atfedilebilecek herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının bu sebeple husumeti yanlış yönlendirdiğinin anlaşıldığını, davanın ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeni ile dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, zira davacı ...'nin, davacı şirketin tek yetkilisi olduğunu, hissedarlık sözleşmesinde şahsi olarak taraf sıfatının bulunmadığını, imzaları şirketi temsilen attığını, bu nedenle de bu davada davacı sıfatının bulunmadığını, davacının talebinin tarihi dikkate aldığında zamanaşımına uğradığını, ayrıca hiçbir şekilde alacak kabul edilmemekle birlikte talep edilen alacak kaleminin de zamanaşımına uğradığını, davacı ... firması hileli davranışları ile sözleşme imzalanmasına sebebiyet vermiş olup, taraflar arasında imzalanan ve hali hazırda kendiliğinden sona ermiş olan sözleşme nedeni ile müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı ... şirketi ile ..., ... ve ... arasında ... marka ürün için yeni kurulacak ...'ndeki hisseler ve hissedarlık ilişkilerini düzenleyen 26/08/2021 tarihli Hissedarlar Sözleşmesi'nin imzalandığını, davacı şirketin tek yetkilisinin davacı ... olduğunu, ...'nin o dönemki hissedarlarının da davacı şirket ile müvekkili ... ve dava dışı ... ve ... olduğunu, taraflar arasında imzalanan bu sözleşmenin 3.2.maddesine göre davacı şirketin sahibi olduğu ... markası ve detaylı ürün formülü, bu marka için Tarım ve Orman Bakanlığından verilen 07/11/2018 tarihli ve .... sayılı ruhsatın kapsamındaki tüm hakların ... şirketine devredileceğinin düzenlendiğini, aynı sözleşmenin 3.3., 3.11. ve 10.1.2.maddeleri kapsamında ... Şirketine ... marka ürünlerin teslim edildiğini, ... şirketinin bu ürünleri satışa sunduğunu, ancak sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıktığı üzere, T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun 08.02.2019 tarih ve ..... sayılı kararı ile; muhatap ... tarafından sözleşme imzalanmadan önce \"www...com\" adresine yüklenen, İspençiyari ve Tibbi Müstahzarlar Kanunu'na ve Sağlık Beyanı ile Satışa Sunulan Ürünlerin Sağlık Beyanları Hakkında Yönetmelik'e aykırı beyanları ve iddialar nedeniyle \"www...com\" adresinin erişime kapatıldığının anlaşıldığını, ... Şirketinin, özellikle COVİD-19 pandemisi nedeniyle takviye edici gıdalara yönelik talebin çok olduğu bir dönemde, önemli düzeydeki tanıtım ve satış yolu olan internet satış ve tanıtım amaçlı internet sitesini kullanmaktan mahrum kaldığını, bunun yanında, ... markalı ürünün satış ve dağıtımını yapmak üzere kurulan ... Şirketinin bunlarla mücadele ederken diğer yandan muhatap davacı şirketin, ... markalı ürünün satışlarını kendi üzerinden devam ettirdiğini, görüleceği üzere, sözleşme tarihinden önce ...'e yönelik Bakanlık tarafından uygulanmış bir yaptırım ve erişim engellenmesi kararı olmasına rağmen davacı şirket tarafından bilerek ve isteyerek, kasten bu durumun gizlendiğini, bu şekilde hileli yolla müvekkilinin ve diğer ortakların iradesi sakatlanarak sözleşme imzalandığını, bunun üzerine müvekkilinin, davacı ... şirketine ve ... şirket ortaklarına ......Noterliği 21.12.2020 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini göndererek, hissedarlık sözleşmesinin sözleşmenin 3.11.maddesi ve 10.1.2.maddeleri kapsamında kendiliğinden sona erdiğini bildirdiğini, müvekkili sözleşme kurulduğu dönemde ... Şirketinin ortaklarından biri olup, şahsi herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hiçbir şekilde müvekkilinin sorumlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkilinin sözleşmenin kurulması aşamasında hile ile aldatılmış olduğu açık olduğundan TBK 36. maddesi kapsamında da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle de müvekkili yönünden haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla müvekkili açısından pasif husumet eksikliği nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine, davacı ... yönünden aktif husumet bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine, zaman aşımı itirazları dikkate alınarak davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise gerek sözleşme hükümleri gerek TBK md.36 dikkate alınarak müvekkili yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın davanın, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı yerine getirilen edimlerin iadesi ve sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacı şirket, davalı ve dava dışı ..., ... arasında 28.08.2020 tarihli davacı şirket ... A.Ş.'ye ait olan \"...\" markalı ürün için kurulacak ...'ndeki hisseler ve hissedarlık ilişkilerini düzenleyen, hissedarlara bir takım edimler yükleyen Hissedarlar Sözleşmesi'nin imzalandığı, taraflar arasındaki ihtilaf konularından birinin davacı ...'nin aktif husumetinin bulunup bulunmadığı hususu olduğu, taraflar arasında akdedilen ve ihtilaf bulunmayan 26/08/2020 tarihli Hissedarlar Sözleşmesinin 3.3 maddesinde ödemenin ...'ye yapılacağı belirtildiğinden işbu davada davacı ...'nin aktif husumetinin bulunduğu, taraflar arasındaki ihtilaf konularından birinin de davalının pasif husumetinin bulunup bulunmadığı olduğu, taraflar arasında akdedilen ve ihtilaf bulunmayan 26/08/2020 tarihli Hissedarlar Sözleşmesinin davalı ... tarafından imzalandığı, imza hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı ve fakat daha sonradan davalı tarafından çekilen ihtarlar ile feshi bildirildiğinden davacının netice-i talebi ve kendisinin sözleşmeyi fesh ettiğini bildirir ihtarı da gözetildiğinde eldeki dava yönünden pasif husumetinin bulunduğu, taraflar arasındaki diğer bir ihtilaf konusu olan zamanaşımı yönünden ise 26/05/2022 tarihli duruşmanın (4) numaralı ara kararı ile; ''Sözleşme ve dava tarihlerine göre TBK'nun 146 maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin reddine'' karar verildiğinden davalı tarafın zaman aşımı def'ine yönelik talebinin yerinde olmadığı, taraflar arasındaki son ihtilafın ise aralarında akdedilen 26/08/2020 tarihli Hissedarlar Sözleşmesinin davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığı hususu olduğu, eldeki davada ve fesih ihtarında davalı tarafın fesih gerekçesini esas olarak; sözleşmenin imzalanmasından önce T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun 08.02.2019 tarih ve ..........sayılı kararı ile; Muhatap ... tarafından sözleşme imzalanmadan önce www...com adresine yüklenen, İspençiyari ve Tibbi Müstahzarlar Kanunu'na ve Sağlık Beyanı ile Satışa Sunulan Ürünlerin Sağlık Beyanları Hakkında Yönetmelik'e aykırı beyanları ve iddialar nedeniyle www...com adresinin erişime kapatılması olarak gösterdiği, işbu internet sitesinin sözleşme imzalanmadan önce erişime kapatılmasına karşın kendilerine bu hususta bilgi verilmediği, ayrıca bu hususun taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.11. maddesine açıkça aykırı olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.11. ve 3.12. maddeleri uyarınca sözleşmeyi feshettiğini sözleşmenin tüm taraflarına bildirdiği, davacıların ise, söz konusu siteye erişimin sözleşme imzalanmadan önce kapatıldığı, basiretli tacir olan davalının bunu farketmesi/bilmesi gerektiği, bu hususta taraflarının aydınlatma yükümlülüğünün olmadığı başka bir deyişle kendilerine sözleşme ile aydınlatma yükümlülüğünün yüklenmediği ve feshin haksız olduğunu ileri sürdükleri,  burada dava dilekçesinin içeriğinden de anlaşılacağı üzere; davacı tarafın www...com adresinin erişime kapatıldığı hususunda davalıyı bilgilendirmediği, zira www...com adresinin sözleşme imzalanmadan önce erişime kapatıldığı ve bu hususta davalı tarafa bilgilendirme yapılmadığı hususunda da taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, yine www...com adresinin sözleşme imzalanmadan önce erişime kapatıldığının dosyaya celbedilen Sağlık Bakanlığının 12/01/2022 tarih ve ....... sayılı cevabi yazısından da anlaşıldığı, her ne kadar davacı tarafın iddia ettiği üzere aydınlatma yükümlülüğü olmasa dahi taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.11 ve 3.12 maddeleri ve Sağlık Bakanlığı'nın cevabi yazısı nazara alındığında davalının taraflar arasında akdedilen 26/08/2020 tarihli Hissedarlar Sözleşmesini feshinin, feshin ana gerekçesi olarak gösterilen www...com adresinin sözleşme imzalanmasından önce erişime kapatılması gerekçesinin yerinde olduğu, başka bir deyişle davalının feshinin haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>DAVACILAR VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: davacılar tarafından hissedarlık sözleşmesi ile üstlenilen tüm edimlerin eksiksiz yerine getirildiği, davacı şirket tarafından davalıya sözleşme gereği ödemesi gereken 2.500.000 TL'nin ödenmesinin ihtar edildiği, davalının ödemeden kaçınmak için sözleşmenin sona erdiği ve sözleşme ile bağlı olmadığına dair karşı ihtarname gönderdiği, bu ihtarname ve fesih gerekçeleri haksız olduğundan davalıdan sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararlar ile davacıların yerine getirdiği edimlerin bedelinin tazmini amacıyla bu davanın açıldığı, taraflar arasındaki hissedarlık sözleşmesinde, feshin gerekçesi olan ve sözleşme konusu ürünlerin satışının yapıldığı internet sitesi ile ilgili bir taahhüdün bulunmadığı, sözleşmede, sözleşme konusu ... markalı ürünlerin yalnızca erişime kapatılan siteden yapılacağına dair bir düzenleme de olmadığı, ürünün eczanelerde, perakende satışının yapıldığı, ayrıca kurulacak başka bir online adresten de satışının  yapılabilece ği, ürünün satışının yapıldığı telefon hattının da dava dışı şirkete devredildiği, kaldı ki söz konusu internet sitesine erişimin hissedarlık sözleşmesinin imzalanmasından önce kapatıldığı, dolayısıyla davalıdan erişim engelinin saklanmadığı, bunun zaten mümkün olmadığı, davalının basiretli tacir olarak basit bir araştırma ile bu durumu öğrenebileceği, yine söz konusu sitenin Bakanlık tarafından istenilen şartların sağlanması halinde erişime açılabileceği, bu nedenle de davalının iyi niyetli olmadığı, davacılar tarafından sözleşme ile üstlenilen tüm taahhütlerin eksiksiz olarak yerine getirildiği, fesih haksız olduğundan davacıların ifa ettiği edimler ile fesih nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tazmini gerektiği ve kararın bu sebeplerle hatalı olduğuna ilişkindir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı şirket ile davalının taraf olduğu, dava dışı ... A.Ş.'nin kurulması ve bu şirkete, davacı şirketin sahip olduğu marka, ruhsat ve aynı markalı ürünlerin/hammaddelerin devrine ilişkin sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğinden bahisle, davacı şirket tarafından sözleşme gereği devredilen ürün ve hammadde bedeli ile sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacı şirket, davalı ..., dava dışı ... ve dava dışı ... arasında 26/08/2020 yürürlük tarihli bir sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme ile, sözleşmenin tarafı olan dört kişinin farklı paylarla ortak olacağı ... A.Ş.'nin kurulması, kurulacak şirkete davacı şirketin sahip olduğu ... markasını, ...'in detaylı ürün formülünü, marka ruhsatını, 10 bin kutu ... ürününü ve 30 bin kutu ... hammaddesini devretmesi, davacı şirket tarafından söz konusu devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra ise davacı şirketin tek ortağı olan diğer davacıya 2.500.000 TL ödenmesinin kabul edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği itibariyle bir anonim şirketin kuruluşu ve bu şirkete yapılacak marka ve ürün devrinden oluşan karma ve iki aşamalı bir sözleşme olduğu, sözleşme ile kurulması kabul edilen  ... A.Ş.'nin kurulduğu, ticaret siciline tescil edildiği, yönetim kurulunun oluşturulduğu, davacı şirket tarafından kurulan yeni şirkete sözleşmenin 3.2. maddesinde kabul edildiği şekilde marka, ruhsat, ürün ve hammadde devrinin yapıldığı, davacıların bu davada, sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğini iddia ederek sözleşme gereği teslim edilen hammadde ve ürün bedeli ile sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep ettikleri, Mahkemece, sözleşme konusu ürüne ait internet sitesine Bakanlık tarafından erişim yasağı getirildiği ve bu hususun davacı tarafça davalıya bildirilmediği, bu bildirimin yapılmamış olmasının sözleşmenin ihlali niteliğinde ve feshin de haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Dava konusu sözleşme ile kabul edildiği üzere, davacı şirket, davalı ve dava dışı ... ile ...'nün ortak olduğu dava dışı ... A.Ş.'nin kurulduğu, faal olduğu, dosyada şirketin fesih ve tasfiye edildiğine dair bir beyan veya belgenin olmadığı, davacı şirket tarafından sözleşmenin 3.2 maddesinde yer alan edimlerin de ifa edildiği sabit olup, Mahkemece öncelikle, sözleşmenin aşamaları ve edimlerin ifa edilmiş olması nazara alınarak geriye etkili şekilde feshinin mümkün olup olmadığının, sözleşmenin geriye etkili şekilde feshedilebilmesi için kurulmuş olan yeni şirketin de fesih ve tasfiyesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmediği, sözleşmenin geriye etkili şekilde feshedilmesinin mümkün olduğunun kabulü halinde ise, davalı tarafından davacı şirket ile diğer ortaklara gönderilen 21/12/2020 tarihli ihtarname ile feshedilmiş olup olmadığının; bu ihtarnamede geçtiği üzere, davacı şirket tarafından ... markalı ürünlerin satışına devam edilip edilmediğinin; yine sözleşmenin 3.2. maddesinde davacının, söz konusu marka ile ilgili olarak kurulmuş olan \"www...com\" adlı internet sitesinin de kurulacak şirkete devredileceği, bu internet sitesi üzerinden satışların yapılacağına dair bir taahhütünün olmadığı ve Sağlık Bakanlığı'nın yazı cevabına göre internet sitesinin erişime açılmasının da mümkün olduğu nazara alındığında, söz konusu internet sitesinin de sözleşmenin konusuna dahil olup olmadığının; bu internet sitesi üzeriden ürün satışının sağlanmasının davacı şirketin asli edim yükümlülüğü içerisinde yer alıp almadığının; internet sitesine erişimin engellenmiş olmasının davacı şirketin sözleşmenin 3.11. maddesinde yer alan tekeffül borcu kapsamında kabul edilip edilemeyeceğinin; internet sitesine erişimin sözleşmenin yürürlük tarihinden önce kapatılmış olması sebebiyle, bu hususun sözleşmenin tüm taraflarınca bilinip bilinmediği/bilinmesi gerekip gerekmediğinin ve sonuç olarak sözleşmenin davalı tarafça haklı sebeple feshedilip edilmediğinin; davacılar tarafından da gönderilmiş bir fesih ihtarnamesi bulunduğundan sonuç olarak sözleşmenin feshedilmiş olup olmadığının, kim tarafından ve hangi tarihte feshedildiğinin, sözleşme ile davacı şirketin üstlendiği marka, ruhsat, hammadde ve ürün devrinin davalıya değil dava dışı yeni kurulan şirkete yapılmış olması ve sözleşmenin feshi halinde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca verilenlerin iadesi gerekeceğinden, sebepsiz zenginleşenin kim olduğunun ve davacının verdiği ürün ve hammaddenin iadesini veya bedelini davalıdan talep edip edemeyeceğinin, sözleşmenin 3.3. maddesinde davacı şirketin devir işlemlerini tamamlamasından sonra davacı şirketin tek sahibi olan davacı ...'ye 2.500.000 TL ödeneceği kabul edilmiş ise de, sözleşmede açıkça bu ödemenin kim tarafından yapılacağı belirlenmediğinden, ödemenin davalı tarafından yapılıp yapılmayacağının, sözleşmenin 3.4/a maddesinde bu ödemenin yapılmasından önce davalı ve dava dışı ... tarafından davacıya aynı tutarda teminat senedi verileceği kabul edilmiş olup, bu senedin davacı ...'ye verilip verilmediğinin, verilmiş ise tahsili için işlem yapılıp yapılmadığının, yine sözleşmenin 3.4/b maddesinde davacı şirketin, sözleşme uyarınca yapacağı tüm devir ve teslimler karşılığında tüm alacak haklarını ve talep yetkilerini diğer davacı ...'ye devrettiği kabul edildiğinden, davacı şirketin sözleşme ile ilgili herhangi bir talep hakkı ve aktif husumetinin bulunup bulunmadığının, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle talep ettiği zararın ne olduğunun, talep edilebilir bir zarar olup olmadığının değerlendirilmediği, bu şekilde eksik araştırma ve değerlendirme ile verilen kararın isabetsiz olduğu anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece, öncelikle davacılar vekiline her bir davacı yönünden talep edilen tazminatın türünün, gerekçesinin ve miktarının açıklattırılması, bu açıklamadan sonra gerekli ise dava dışı şirketin faal olup olmadığının araştırılması ve yukarıda açıklanan sırası ile tüm dosya kapsamı üzerinde bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../11/2022 tarihli,  2021/.... Esas ve 2022/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e18a123efe86f8f7","SID":"03b39ffaa7118476"}}