{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/216 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/263<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/03/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 07/04/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA/<br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilmiş 30/03/2023 tarihli ekipli hava aracı kiralama sözleşmesi kapsamında hava aracının kiraya vereni ile davalının uçağından kaynaklanan teknik problemlerden doğan 3 saati aşan gecikmeler nedeniyle müvekkilinin taşıdığı yolculara Avrupa Birliği mevzuatı kapsamında şimdilik ödemiş olduğu uzun gecikme tazminatı toplamının 463.357,61 Avro'nun müvekkilinin fazlaya dair tüm hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 100 Avro'luk kısmının davalı kiraya verenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA/<br>Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, huzurdaki davanın ticaret mahkemelerinde basit yargılama usulüne göre yürütülmesi gereken bir dava olduğundan, bu aşamadan sonra delil ve belge sunulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı tarafça  dosyaya sunulan ingilizce sözleşmenin tercümesinin de sunulmasının gerektiğini, zamanaşımı defleri ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacının ihtarnamesinde yer verdiği uçuş listesindeki  uçuşlara ilişkin gecikmelerin müvekkili sorumluluğunda olmadığını, davacı tarafça müvekkilinin fazla ödeme yaptığının kabul edildiğini, 25 Temmuz 2024 itibariyle davacının müvekkiline borcunun olduğunun teyit edildiğini, tüm bu nedenlerle, işbu davanın usulden reddine, aksi halde zamanaşımından reddine, mahkeme aksi kanaate olması halinde ise, somutlaştırılmayan ve hiçbir maddi vakıa ile delille dayandırılmayan davanın tüm alacak kalemleri bakımından esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE/<br>Dava, alacak davasıdır.<br>Davacı vekili tarafından sunulan 22/01/2026 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan sulh protokolü uyarınca dosyanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından sunulan 28/01/2026 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olması nedeniyle davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.<br>HMK'nun 315. Maddesinde; \"Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini, istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir.\" hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 315. maddesine göre sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Şu hâlde mahkeme içi sulh, mahkeme tarafından bir hüküm verilmesine gerek olmaksızın davayı sona erdirir. Tarafların sulh yapmaları durumunda mahkeme sulh sözleşmesine göre karar verecek; taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse “karar verilmesine yer olmadığına” karar vermek suretiyle yargılamaya son verecektir. Diğer bir deyişle, mahkeme içi sulh davayı kendiliğinden sona erdirdiğinden mahkemenin bu sonucun ortaya çıkmasını sağlamak için ayrıca bir hüküm vermesine de gerek yoktur. Zira sulhun temel işlevi hükmün tamamlayıcısı olmak değil; hüküm yerine geçmektir. Dolayısıyla sulhun bizzat kendisinin ayrıca bir mahkeme hükmü verilmesine gerek olmaksızın doğrudan doğruya davayı sona erdirmesi doğaldır. Bu bakımdan mahkemenin vereceği “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı” davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığını tespit ve tevsikten öte bir anlam taşımayacaktır (Tanrıver, s. 97). \"<br>Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan  22/01/2026 tarihli dilekçesi ile sulh olunduğunu bildirdiği görülmekle, konusuz kalan davada davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin 22/01/2026 tarihli beyan dilekçesi ile yargılama gideri , harç, kanuni vekalet ücreti ve masraf talebinin  bulunmadığını bildirdiği görülmekle, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Tarafların sulh olması nedeniyle dava konusuz kaldığından dosya hakkında  karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan 732,00-TL karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-)Davacı tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,<br>6-)Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2025 yılı tarifesine göre  toplam 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,<br>Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  07/04/2026         <br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6266a13a6c79886b","SID":"cc0048a974ce23d5"}}