{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/549 Esas<br>KARAR NO: 2026/587 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2026/17 D. İş Esas - 2026/17 Karar<br>TARİHİ: 21/01/2026 (Ek karar tarihi )<br>TALEP: İHTİYATİ HACİZ <br>KARAR TARİHİ : 26/03/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; borçluların malvarlıklarını kaçırma, gizleme ve devretme eğilimi içerisinde bulunduğunu, alacağın tahsilini teminen borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 06/01/2026 tarih ve 2026/17 D. İş Esas - 2026/17 Karar sayılı kararı ile;''1-Alacaklı vekilinin talebinin kabulü ile İİK.'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlular ...,  ... ve ...'in 456.000,00-TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 21/01/2026 tarih ve 2026/17 D. İş Esas - 2026/17 D.İş Karar sayılı ek kararı ile;''Mahkememizce yapılan değerlendirmede;  ihtiyati haciz kararı vermekle görevli mahkemenin uyuşmazlığın esasını çözmekle görevli mahkeme olacağı, her iki tarafın da tacir olması nedeniyle davanın ticari dava niteliğinde olduğu, ticari davalarda aksine hüküm bulunmadıkça, davanın değerine bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, aksi hükmün ise yukarıda atıf yapılan HMK'nun 4. Maddesi olduğu, buna göre kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görmekle görevli mahkemelerin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin (gelir/ürün getiren bir yerin ve bir hakkın kullanılmasını -işletme hakkının- belli bir bedel ve elde edilecek hasılatın belli bir oranı karşılığında bedel karlığında verilmesi edimini içeriği görülmekle) ürün kirası sözleşmesi niteliğinde olduğu, talebe konu bonoların taraflar arasındaki kira sözleşmesine dayalı olduğu ihtiyati  hacze itiraz eden vekilince sunulmuş belgelerden anlaşılmakla, kira  sözleşme sinden kaynaklanan alacak davalarına bakmakla görevli mahkemenin de yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alındığında Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu, bu sebeple mahkememizin talebe konu alacak bakımından ihtiyati haciz kararı vermede görevli mahkeme olmadığı anlaşılmış, ihtiyati hacze itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının görevsizlik nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiştir. '' gerekçesi ile, ''1-Mahkememizce verilen 06/01/2026 tarihli 2026/17 Değişik İş Esas,  2026/17 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının mahkemenin görevsizliği nedeniyle kaldırılmasına, karar verilmiş ve karara karşı İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlular ..., ... ve ...'in müvekkile olan borcundan dolayı 01.08.2025, 01.09.2025, 01.10.2025 ve 01.11.2025 tarihli toplam 456.000,00-TL bedelli 4 adet seneti düzenleyerek verdiğini, bahse konu senetlerin zamanında ödenmemesi ve herhangi bir teminata da bağlı olmaması nedeniyle ihtiyati haciz talep edildiğini, talep üzerine yerel mahkemece 06.01.2026 tarihinde 456.000,00-TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini, anılan karara borçlular tarafından itiraz edildiğini, işbu itirazın gerekçelerinin taraflar arasında kira sözleşmesi olması ve senetlerin taraflar arasındaki kira  ilişkisinden kaynaklı olarak kira bedellerini teminat altına almak için verildiği iddiasıyla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olması, senetlerin karşılığının kira parası olarak ödenmiş olması şeklinde sıralandığını, itiraz üzerine yeniden değerlendirme yapan yerel mahkemenin \"talebe konu bonoların taraflar arasındaki kira sözleşmesine dayalı olduğu ihtiyati hacze itiraz eden vekilince sunulmuş belgelerden anlaşılmakla, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarına bakmakla görevli mahkemenin de yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alındığında Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu\" gerekçesiyle daha evvel vermiş olduğu kararı kaldırdığını, ancak yerel mahkemenin işbu kararının doğru olmadığını, Her ne kadar taraflar arasında kira ilişkisi olsa da borçlular tarafından müvekkiline verilen senedin işbu borçtan bağımsız olduğunu, kaldı ki senet üzerinde herhangi bir teminat ilişkisinin varlığına ait bir kayıt da bulunmadığını, borcun dayanağının kambiyo senedi ve taraflar arasındaki kambiyo ilişkisi  olduğu nu, ayrıca kambiyo senetlerinin taraflar arasındaki başka ilişkilerden de bağımsız olduğunu, mücerret kıymetli evrakın, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi denilen bu ilke gereği, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalkmakta olduğunu, senedin temel borç ilişkisinden soyutlandığını, bağımsız bir varlık kazandığını, bu sebeplerle yerel mahkemenin görevsizlik kararı ve işbu kararının gerekçesinin hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar  verilme -sini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü yönünde verilen mahkeme ek kararının  kaldırılarak, ihtiyati haczin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. HMK'nın 390/1. Maddesinde;'' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.'' hükmü düzenlenmiştir. İhtiyati haciz, ihtiyati tedbirin özel bir türü olup ihtiyati tedbire ilişkin düzenlemeler ihtiyati haciz içinde geçerlidir. Buna göre HMK. 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz taleplerinde görevli mahkeme, asıl davanın görüleceği uyuşmazlığın esası ile ilgili görevli mahkemedir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesine göre “Kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen mahkemece gözetilmesi gerekir.Talep eden .......Şirketi, İstanbul .. İcra Hukuk Mahkemesine davalı olarak verdiği cevap dilekçesinde;''.... Borçlu ile alacaklı şirket yetkilisi arasında kira sözleşmesinden dolayı borç ilişkisi meydana gelmiştir. Bahse konu senetlerde kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır....,'' şeklinde beyanda bulunmuş, işbu beyanla ihtiyati haciz talep eden taraf talebe konu senetlerin kira ilişkisine istinaden verildiğini mahkeme önünde ikrar etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, talebe konu bonoların kira ilişkisine istinaden verildiği, buna göre 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, mahkemenin görevsiz olduğu dikkate alınarak  ilk derece mahkemesince verilen ek karar  usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından,  talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf  eden üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br> <br> <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23c55397c52d466d","SID":"a3aa0fd22a042f9c"}}