{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/539 <br>KARAR NO:2026/543<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/02/2026 tarihli ara karar<br>NUMARASI:2026/130 Esas<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ:15/04/2026<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının ülkemize gelen turistlerin konaklamaları için davalı konaklama ücreti ödediği, akabinde ise bu konaklamaların bedeli önceden yatırılan bedelden düşülerek ödemesinin  yapıldığı, yani davacının, davalıya önden ödeme yaptıktan sonra alınan hizmet tutarı kadar bu miktardan düşüldüğü, taraflar arasındaki ticari ilişki sonucunda davacı  şirketin davalı şirket uhdesinde 375.775,85-TL bakiye alacağı kaldığını, bu tutarın alınabilmesi için davalı taraf ile geçilen iletişimlerden sonuç alınamaması üzerine Beşiktaş ... Noterliği 06.02.2025 tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek mevzu bahis alacağın ödenmesinin istendiğiğni, bu ihtarnameye karşılık vermeyen davalıya karşı bu defa İstanbul   9. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle itirazın iptaline ancak öncelikle, alacaklarının  varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden ve rehinle temin edilmemiş alacakları için öncelikle teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesi'nin 13/02/2026 tarihli ve 2026/130 Esas sayılı ara kararı ile; \"...Somut olayda; dava konusu alacağın varlığı  yargılamayı gerektirdiği, İİK 257/1.fıkrası şartlarının oluşmadığı, borçlunun mallarını gizlediği, kaçırdığı ya da kaçtığı tespit edilemediğinden İİK 257/2.fıkrası şartların da oluşmadığı kabul edilerek davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\" dair  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili tarafından süresinde sunulan  istinaf dilekçesinde; Mahkemece ihtiyati haciz  talebinin reddine karar verilmiş ise de,ilk olarak alacağın yaklaşık ispatla kanıtlandığını, somut uyuşmazlık zamansal olarak değerlendirilir ise; taraflarınca İstanbul 9. İcra Dairesi .... sayılı dosyasında alacak için takibe geçilmesinden sonra davalı tarafın tamamen kötüniyetli ve haklı alacağın önüne geçmek amacıyla geçmiş tarihli fatura düzenleme suretiyle; 13.03.2025 tarihli ... no'lu, 234.766,10 TL bedelli fatura, 13.03.2025 tarihli ... no'lu, 102.617,93 TL bedelli fatura, 14.03.2025 tarihli ... no'lu, 221.511,50 TL bedelli fatura olmak üzere  üç adet geçmiş tarihli fatura düzenlediğini, daha sonra davacı yanca 26.03.2025 tarihli Beşiktaş... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek  davacı  şirketin faturalardan herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle işbu 3 faturaya açık ve kesin olarak itiraz edildiğini ve bunun yanı sıra İstanbul 9. İcra Dairesi  .... sayılı dosyasındaki borcun tekrar bildirildiğini, bu hususun dahi tek başına karşı tarafın uyuşmazlığa konu alacağı  haklı bulduğunu ve buna rağmen birtakım hileli işlemlerle alacağın tahsilini engellemeye çalıştığını, ayrıca icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ortaya koyduğunu, belirterek  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan \"…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….\" hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda, davalı  şirketin \"...\" otelinin  işletmecisi olup,  davacının  turizm acentesi olarak ticari faaliyetlerini yürüttüğü ve  taraflar arasında 22.08.2023 tarihli Tur Serileri Sözleşmesi  imzalandığı anlaşılmakta ise de, taraflarca sunulan mail yazışmaları, arabuluculuk tutanağı, ihtarname,  rezervasyon talebine ilişkin yazışmalar incelendiğinde;  ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği  anlaşılmaktadır.  Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcı ve istinaf karar harcının mahsubu ile Hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c09f652a21ab2ef","SID":"5ecf71f1253b7f37"}}