{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ \t\t<br><br>ESAS NO\t: 2025/914 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/299<br><br>DAVA\t: Yargılamanın Yenilenmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 24/04/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki hatalar, karardan sonra elde edilen yeni deliller, GİB  e-arşiv kayıtları, BA-BS mutabakat raporları,  konteynerin davacı şirketle ilgisi olmadığına dair lojistik ve operasyon kayıtları, gümrük hareket dökümleri, ve ticaret sicil kayıtlarının verilecek kararı temelden etkileyecek deliler olduğundan bahisle bu deliller dikkate alınmadan hüküm verilmesinin yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak olduğunu beyan ederek mahkememiz önceki hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından sunulan yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçenin, dosya konusu borcu ödememek için sunulduğunu, yargılamanın yenilenmesi için gerekli olan ve HMK m.375'te yer alan sebeplerin davacı tarafından sunulmadığını beyan ederek davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, mahkememizin 15/01/2025 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı miktar itibarı ile kesinleşmiş olan ilamına yönelik, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin bulunmaktadır.<br>Mahkememizce, mahkememizin 2024/249 esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak incelenmiş, incelenmesinde \"Her ne kadar davacı şirket tarafından, davalı şirket ile aralarında kurulmuş taşıma ilişkisi ile taraflar arasında buna ilişkin olarak düzenlenmiş yazılı bir sözleşme bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, CMR konvansiyonun 4. maddesinde taşıma sözleşmesinin sevk mektubunun düzenlenmesi ile gerçekleştiği, mektubun yokluğu, usule aykırı oluşu veya kaybolması taşıma sözleşmesinin varlığını etkilemeyeceğinin belirtildiği, yani sözleşmenin kurulmasının herhangi bir şekil şartına bağlı kılınmadığı, yine TTK'nın 856/2 maddesine göre emtianın taşıyıcıya tesliminin taşıma sözleşmesinin varlığına karine olduğu, davalı tarafından delil listesi ekinde sunulan ... (konşimento) adlı belgeye dikkat edildiğinde tarafların unvanlarının yazılı olduğu, ... sayılı konşimentoya göre davacı şirkete ait ürünlerin bulunduğu 1 adet 40 feet konteynerin Çin'den alınarak 17.07.2022 tarihinde teslimat ülkesine doğru yola çıkmış olduğu, belgenin bu haliyle taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin varlığına delil teşkil ettiği, bilirkişi tarafından yapılan tespit ve hesaplamalara göre davalının fatura içeriğinden kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla dava ile şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine\" karar verildiği görülmüştür.<br>6100 Sayılı HMK'nun 374 ve devamı maddelerinde yargılamanın iadesi düzenlenmiş bulunmaktadır. <br>6100 Sayılı HMK'nun 374. maddesine göre; yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilecektir.  \t<br>6100 Sayılı HMK'nun \"Yargılamanın İadesi Sebepleri\" başlıklı 375. maddesi;<br>\"(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:<br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.<br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.<br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.<br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.<br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.<br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.<br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.<br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.<br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.<br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.<br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.<br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.<br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.\" hükmünü içermektedir. <br>6100 Sayılı HMK'nun \"Talebin Ön İncelemesi\" başlıklı 379. maddesi de;<br>\"(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;<br>a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,<br>b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını,<br>c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler.<br>(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.\"<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; <br>6100 sayılı HMK'nın 374/1 maddesine göre yargılamanın iadesi talebinin kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı bulunabileceği, buna göre miktar olarak kesin olarak verilen talebe konu mahkememizin 15/01/2025 tarihli, 2024/249 esas ve 2025/3 karar sayılı ilamına karşı yargılamanın iadesi talebinde bulunabileceği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü bilirkişi raporundaki hatalar, karardan sonra elde edilen yeni deliller, GİB  e-arşiv kayıtları, BA-BS mutabakat raporları, konteynerin davacı şirketle ilgisi olmadığına dair lojistik ve operasyon kayıtları, gümrük hareket dökümleri ve ticaret sicil kayıtlarının verilecek kararı temelden etkileyecek şekilde deliler olduğu yönündeki ifadesinin soyut beyanlar olduğu, somut bir delil ile desteklenmediği, kaldı ki beyanında geçen birçok hususun esas yargılaması sırasında mahkemece değerlendirilecek olgular olduğu, bu itibarla ileri sürdüğü hususların 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesi sebepleri arasında bulunmadığı 6100 Sayılı HMK'nın 379. maddesi kapsamında yapılan inceleme sonunda, davacı tarafın ileri sürdüğü yargılamanın iadesi sebeplerinin, kanunda yazılı sebeplerden olmadığı anlaşıldığından, koşulları oluşmayan yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı tarafın yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 732,00-TL peşin  ve  732,00 TL Başvurma harcı toplam 1.464,00 TL harcın Yargılamanın Yenilenmesi talebi sırasında davacı tarafça yatırılmadığından, davacıdan ALINARAK,  HAZİNEYE İRAT KAYDINA, <br>3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,<br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 13.998,47-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,<br>7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/04/2026<br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim <br>e-imzalıdır <br><br><br>\t<br>***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4ecf66dee09879c","SID":"d0a025306f26aca1"}}