{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/2664 <br>KARAR NO\t: 2026/705<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2025<br>NUMARASI\t: 2023/645 E - 2025/558 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 12/03/2026\t\t<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket  .... Ltd. Şti.  unvanları ile  \"Cevizlik Mah.  ... Sk. No:.. Bakırköy/ İstanbul\" adresinde eğitim faaliyeti vermekte olan bir özel okul olduğunu,  davalı taraf ile abonelik sözleşmesi kapsamında sözleşme tarafı .... Ltd. Şti olmakla birlikte üyelik devri tarafına yapılmamışsa da ilgili işyerinin \"Cevizlik Mah.  ... Sk.  No:.. Bakırköy/ İstanbul\" ruhsat devri mevcut olduğunu, dolayısıyla elektrik kesintisi sebebi ile doğrudan zarar gören firmanın müvekkili  .... LTD. ŞTİ. olduğunu,  müvekkilinin ilgili işletmenin ruhsatını 17.09.2019 tarihinde devir almış olup ilgili adreste bu tarihten itibaren faaliyet gösterdiğini, dava konusu müvekkilin maddi zararına sebebiyet veren olay ise şu şekilde olduğunu; okulların faaliyet gösterdiği 07.09.2021 tarihinde sabah saatlerinde ... Alarm sistemine gelen bildirime göre Cevizlik Mah.  ... SK.  NO:.. Bakırköy/İstanbul adresinde yer alan okul binasında elektrik kesintisi yaşandığını, gün içerisinde elektriğin gelip gittiğinin  görüldüğünü, çevre kontrol edildiğinde elektrik çalışması olduğunu, okul binasına gelen kabloda arıza olduğu ve tamir edilmeye çalışıldığı bilgisinin alındığını, kuruma sonrasında elektrik verilmişse de aynı akşam yeniden binada kesinti yaşandığını, bu kesintiler sebebi ile elektirk aksamlı cihazlar ve elektrik panosunda yer alan sayacın yandığını, bu kapsamda sayaç değişikliği gerçekleştirildiğini,  bina içerisinde elektrikçilerce yapılan tespitlerde binaya gelmesi gereken elektriğin farklı faz sayısında verildiği ve bu sebeple müvekkilinin cihazlarının zarar gördüğünün tespit edildiğini, zarar gören cihazların tespitinin yapıldığını, bunlarla ilgili tutanak tutulduğunu, bazı cihazların onarım/tamir ile çalışması mümkün olmayıp  parça değişimi gerekirken, bazı cihazların  ise parça değişimiyle eski haline gelmesi mümkün olmayıp yerine yenisinin konulması gerektiğini,  tutanak, arıza tespit evrakları, meydana gelen zararı gösteren arıza onarım faturalarının dosya halinde, 15.09.2021 tarihli talep yazısı ile ...'a sunulmuş olup uğranılan zararların giderilmesinin istenildiğini, uğranılan zararların elektrik kesintisi ve arızası nedeni ile meydana geldiği dağıtıcı şirket tarafından da kabul edildiğini, müvekkilinin tüm zararlarının karşılanmayıp sadece 21.726,56 TL onarım masrafının 04/10/2021 tarihinde müvekkili şirket hesabına ödendiğini, zararının sadece bir kısmının karşılanıp büyük bir kısmının karşılanmaması üzerine tarafınca Bakırköy 40. Noterliği 5.11.2021 tarih ... yevmiye numarası ile ...' a karşı ihtarname gönderildiğini, buna karşılık müvekkile hiçbir ödeme yapılmadığını, tarafınca  İstanbul 6. İcra Dairesi ... Esas numarası ile uğranılan ve tazmin edilmeyen zararın giderilmesi için icra takibine geçildiğini, fakat karşı tarafça yasal süresi içerisinde icra takibine itiraz edildiğini,  itirazın iptali kapsamında arabuluculuğa başvuru yapılmış ve ticari dava şartı arabuluculuk 2023/100764 arabuluculuk dosya numarası ile görüşme yapılmışsa da karşı tarafla anlaşma sağlanamamış olduğunu, arz ve izah olunan tüm bu nedenlerle;  İstanbul 6.İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyada, borçlu tarafça icra takibine  yapılan itirazın iptaline ve İlgili takibin takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile devamına,  davalının takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatın öngördüğü şartların, ihtilaf konusu olayda mevcut olmadığını, ilgili mevzuatta öngörülen koşulların sağlanmadığından davacı sigorta şirketinin usul ve yasaya uyarlı olmayan talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibi ve itirazın iptali davasının süresinde olmadığını, zamanaşımı nedeniyle de davanın reddinin gerektiğini, iddia olunan hasarın davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklandığını, iddia olunan zarar ile davalı müvekkili şirketin dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmamakta olduğunu, davacı yanca talep konusu edilen meblağın fahiş olup işbu meblağın tespitinde hangi kriterlerin esas alındığının açık olmadığını, davacının dava konusu edilen hasarı, zenginleme aracı olarak kullanmalarının önüne geçilmesi gerektiğini, iddia olunan hasar öncesinde, hasar gören emtiyanın durumu, yaşı, cinsi, markası, geçmiş hasar durumu, periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığı ve değerinin net olarak davacı tarafından ortaya konulması gerektiğini, açıklanan hususlar doğrultusunda müvekkil şirket tarafından dava konusu takibe yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olmadığının ortada olduğunun, son olarak faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini beyan ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerle  haksız ve yersiz davanın reddine, davacı tarafın haksız icra takibi nedeniyle % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>Mahkeme, alanında uzman elektrik mühendisinden alınan bilirkişi raporu ile \"ani voltaj yükselmesinden besleme kartlarının yandığı\" tespit edildiği, dolayısıyla davalının kusurlu olduğu, nitekim davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığı, davacı tarafından talep edilen zarar miktarının da kadri maruf olduğunun  anlaşıldığı,alacağın likit olmayıp yargılama ile belirlendiği gerekçesi ile;<br>\"1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,<br>2-Alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar vermiştir.<br>Kararı davalı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; iddia olunan hasarın tazmini için mevzuattaki şartların  dava konusu olayda mevcut olmadığını,21/12/2012 tarihli EPDK Elektrik Dağıtım ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26/1. maddesi, ''Kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabilir.\" şeklindeki hükmü ile hasarın tazmini için özel bir süre öngörüldüğünü,ihtilaf konusu olayda ise davacı tarafından, öngürülen yasal süre içinde, davalı müvekkili şirkete başvuruda bulunulmadığından , bu yönüyle değerlendirmeyen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini,  söz konusu hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini,olay günü diğer aboneler tarafından voltaj durumu ile ilgili bir başvurunun yapılmadığını,bilirkişilerin hasar bedeli ödemesi yaptığından bahisle müvekkili şirketin, voltaj dalgalanmasından mütevellit sorumlu olacağına dair kanaatlerinin dayanağının da hatalı olduğunu, bilirkişi raporu , somut ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeden uzak şekilde tanzim edilmiş olmakla hatalı olup buna rağmen yerel mahkeme tarafından kabul edilerek  hükme dayanak alındığını, iddia olunan hasar davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklanmakta olup, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru veya sorumluluğu bulunmadığını, davalı müvekkili şirketin sorumluluk alanı, trafo ile bina bağlantı noktası kofra arasındaki hat olduğu,kofra sonrasındaki elektrik hattı ise bina içi tesisattır ve sorumluluğun  mal sahibine ait olduğunu, somut olay bakımından, mahallinde keşif icrası ile tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespiti akabinde, sorumluluk noktasında değerlendirme yapılması gerektiğini,bilirkişi raporunda, elektrik iç tesisatının durumu değerlendirilmemiş olup eksik araştırma ve inceleme ile tanzim olunan rapor yerel mahkeme tarafından hükme dayanak alındığını,davacı  dava dilekçesinde, elektrik kesintisi nedeniyle zarar meydana geldiğini iddia etmişse de işbu iddianın kabulünün  mümkün  olmadığını,Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği gereğince, binanın sayaç girişinde tesisatı besleyen hatta ve daire içine ya da sayaç girişine Kaçak Akım Rölesi (KAR) koyulması ve görevini ifa edecek şekilde bulundurulması zorunlu olup, genellikle bu önlemin alınmadığı durumlarda cihaz hasarı ve yangınla karşılaşılmaktadır ki; Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği bu sorumluluğu abonelere yüklediğinden kaçak/ağır akım rölesinin bulunmadığı veya olması gerektiği şekilde çalışmadığı durumlarda da oluşan hasardan davalı müvekkili şirketin  sorumlu tutulamayacağı, kaçak akım rölesinin koyulmasından davacı sigorta şirketinin sigortalısı sorumlu olduğu için meydana gelen hasardan da kendisinin  sorumlu olacağını,bilirkişi raporunda, dava konusu mahalde, dava konusu olay tarihi itibari ile çalışır vaziyette bir regülatör olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmamış olup, kesin kabuller ile eksik araştırma ve inceleme neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını,iddia edilen zarar ile davalı müvekkili şirketin dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığından, davalı şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenmesi mümkün değilken, yerel mahkemenin aksi yönde hüküm kurmuş olması sebebiyle işbu kararın kaldırılması  gerektiği, davacının bakım sözleşmesi veya formu sunmasına muvafakatleri  bulunmadığından cihazın bakım ve onarımının yapıldığını ispat edememiş olan davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının ağır kusuru söz konusu olacağından kesinlikle davayı kabul etmemekle birlikte, illiyet bağı kesilecek ve davalı müvekkili  şirketin sorumluluğu söz konusu olamayacağını,davacının talep ettiği tutarın sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinafa cevap ve son beyan dilekçesinde; kendilerinin istinaf talebi olmadığını ve davalı istinafının reddini istemiştir.<br>6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;<br>Dava,voltaj dalgalanması  nedeniyle davacının elektrik aletlerinde meydana geldiği ileri sürülen zararın tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.<br>İstanbul 6.İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyada davacı şirket ile dava dışı faaliyeti vermekte olan bir özel okul olduğunu,  davalı taraf ile abonelik sözleşmesi kapsamında sözleşme tarafı .... Ltd. Şti tarafından davalı ... aleyhine  70.800,00 TLelektrik kesintisi nedeniyle zarar alacağı,11.556,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.356,00 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmış,itirazın iptali davasının ise sadece   .... Ltd. Şti tarafından açıldığı görülmüştür.<br>23/09/2024 tarihli kök bilirkişi  raporunda özetle;\"Davacının mahal yerindeki 3 adet \"...” tahtalarının, davalının temin ettiği enerjideki ani voltaj yükselmesinden besleme kartlarının yandığı, bu nedenle tahtaların çalışmaz hale geldiği, onarımlarının da mümkün olmadığından söz konusu tahtaların yenisi ile değiştirilmesinin gerektiği, söz konusu hasarların davalının temin ettiği enerjideki ani voltaj yükselmesinden kaynaklandığı, davacı, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ile 70.800,00 TL asıl alacak ve 11.556,00 TL faiz tutarı olmak üzere toplamda 82.356,00 TL talebinin olduğu, hasar gören “...\" tahtalarının, 3 adet x 20.000,00TL = 60.000,00 TL + 10.800,00 TL KDV = 70.800,00 TL asıl alacak tutarın serbest piyasa fiyatları baz alınarak fiyatın kadri maruf olduğu, %9 oranında yasal faiz tutarının da 11,521,97-TL ilavesiyle, davacının, davalıdan toplamda 82.321,97 TL talep edebileceği\" belirtilmiştir.<br>Daha sonra alınan 10/06/2025 tarihli  ek bilirkişi raporunda özetle;\" Davacının mahal yerindeki 3 adet \"...” tahtalarının, davalının temin ettiği enerjideki ani voltaj yükselmesinden besleme kartlarının yandığı, bu nedenle tahtaların çalışmaz hale geldiği, onarımlarının da mümkün olmadığından söz konusu tahtaların yenileri  ile değiştirilmesinin gerektiği, söz konusu hasarların davalının temin ettiği enerjideki ani voltaj yükselmesinden kaynaklandığı, davacı, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesi ... E. sayılı dosya le 70.800,00 TL asıl alacak ve 11.556,00 TL faiz tutarı olmak üzere toplamda 82.356,00 TL talebinin olduğu, hasar gören “...” tahtalarının, 3 adet x 20.000,00TL = 60.000,00 TL + 10.800,00 TL KDV = 70.800,00 TL asıl alacak tutarın serbest piyasa fiyatları baz alınarak fiyatın kadri maruf olduğu, %9 oranında yasal faiz tutarının da 11.521,97 TL ilavesiyle, davacının, davalıdan toplamda 82.321,97 TL talep edebileceği\" belirlenmiş,kök rapordaki aynı tespitlere dayanıldığı görülmüştür.<br>Olay ve dava tarihi itibariyle tarihinde yürürlükte bulunan   EPDK  Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin \"Hizmet Kalitesi Ve Kesintisiz  Hizmet Sağlanması /Hizmet Kalitesi\" başlıklı 11. Maddesinde \" Dağıtım lisans sahibi tüzel kişi ,ilgili mevzuat uyarınca bölgesinde bulunan tüm müşterilere  eşit, taraflar arasında ayırım gözetmeksizin  yeterli ,kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi  sunacak şekilde hizmet verir \"hükmü bulunmaktadır.<br> Kullanıcı Zararının Tazmini \" başlıklı 26. Maddesinde aynen  (1) Kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabilir.\" denilmektedir. Ancak 10 günlük süreye ilişkin söz konusu düzenleme davacının genel hükümler çerçevesinde dava açmasına engel teşkil etmemektedir.<br>BK'nın 69. maddesine dayanan bina ve yapı eseri malikinin sorumluluğuna dayalı tazminat isteminden ibarettir. Enerji nakil hatları da maddede belirtilen yapı eseri kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur.<br>TBK'nın madde 69'da öngörülen sorumluluğun söz konusu olması için, yapı eserinin yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden bir zararın doğması gerekir. Anılan maddedeki sorumluluk kusura dayanmayan kusursuz sorumluluk hallerinden olup, yapı eseri sahibi ancak, davacının kusuru, üçüncü kişinin kusuru ve mücbir sebebin varlığının ispatı halinde sorumluluktan kurtulabilir. Ancak mevcut durumda davalı tarafından kendisini sorumluluktan kurtaracak davacının kusuru, üçüncü kişinin kusuru ve mücbir sebebin varlığı gibi illiyet bağını kesecek hususlar tatmin edici delillerle bu aşamada ispatlanamamıştır.<br>Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davalı tarafça elektrik dağıtım işlevi sırasında   davalının bakım ve gözetim ödevinin bulunduğu  kablolarda yüksek voltaj ve dalgalanma sonrası  kablo arızasının meydana  oluşması nedeniyle davacı  işyerine  normalden yüksek voltaj verilmesi sonucunda dava konusu zarara neden olan  hasarın oluştuğu anlaşılmaktadır.<br>Alınan bilirkişi kök ve ek raporunda iç tesisatın da değerlendirildiği,iç tesisatta bozukluk belirlenmediği,olayda davalı voltaj sisteminden kaynaklanın gelişmenin bulunduğu açığa çıktığından,dava konusu elektrikli aletlerin masraf kayıtlarının kadri maruf olduğu ve davacının zararına esas olayda davalı kurum voltaj sisteminden kaynaklanan gelişmenin bulunduğu açıklığa kavuşmuş,davacının zarar gören  söz konusu elektrikli aletlerinin masraf kayıtları olan fatura tutarlarının kadri maruf oluğu belirlenmiştir.<br>Bu doğrultuda davacının karşılanmayan zararının asıl alacak yönünden 70.800,00 TL olduğu, ,ayrıca davalının  Bakırköy 40. Noterliği 5.11.2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile takip öncesi temerrüde düştüğü,bu yönüyle davacının takipte  70.800,00 TL asıl alacak ve 11.556,00 TL işlemiş  faiz tutarı olmak üzere toplamda 82.356,00 TL alacaklı olduğu belirlenmekle,kök ve ek bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ,mahkemenin kararı ise usul ve hukuka  uygun bulunmuştur.<br>Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, <br>Alınması gereken 5.625,74 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.210,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.415,74 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) <br>İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8637726a17af70df","SID":"557de0a6f06fcf20"}}