{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ: 13/04/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar <br>DAVACI \t: ...... <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALILAR\t: 1- ......  <br>VEKİLİ\t: Av...<br> \t  \t2- ...... <br>VEKİLİ\t: Av...<br> \t\t  3- ...  <br>DAVA\t\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 13/04/2026<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 13/04/2026<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/08/2024 tarihinde  ...... sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç ile Antalya Çevre Yolu ...... Antalya yönüne giden   ...... sevk ve idaresindeki müvekkil ......'e ait olan  ...... plakalı araca sol tarafından çarparak kamyonun sağ yan tarafına yatmasına sebebiyet vermek suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde  polis memurlarının kaza  tutanağını hazırladığını, araç sürücüsü  ......  meydana gelen kaza oluşumunda yüzde yüz kusurlu olduğunu, bu hususun ekspertiz raporunda da yer aldığını, davacı şirkete ait ticari araç park halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybederek araca çarptığını, ......'ın kazaya 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/1-B (kırmızı ışık ihlali) düzenlenen kuralı ihlal etmek suretiyle sebebiyet verildiğini, ......   sevk ve idaresindeki  ...'e  ait   ......  plakalı aracın Zorunludeğer kaybı ve kazanç kaybı için  13/09/2024 tarihlerinde  mail aracılığıyla ...... Şirketine yazılı olarak başvuruda bulunulduğunu, başvuru neticesinde 17/09/2024 tarihinde .../... nolu değer kaybı dosyası açıldığını, açılan dosyada 19/09/2024 tarihinde 7.500,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu miktar davacının ticari araç olması ve marka modeli göz önüne alındığında oldukça düşük bir miktar olduğunu, davacının 21/08/2024- 02/10/2024 tarihleri arasında  40 gün  aracını kullanamadığını, aracın kazancından  mahrum kaldığını, davacıya  ait aracın ticari araç niteliğinde  yurt içi ev eşyaları  nakliye hizmetlerinde  kullanılan  nakliye aracı niteliğine haiz olduğunu, bu nedenle davacı aracın onarımı  için bırakılan sürede ticari faaliyetlerine ara vermek durumunda kaldığını, aracın  ticari  kazancından  mahrum  kaldığını, gerek değer kaybı gerekse kazanç mahrumiyeti sebebiyle oluşan zararın tazmini talepleri neticesinde her iki kalem içinde belirlenecek olan  değerlere  haksız fiil tarihinden- kaza tarihi- itibaren ticari faiz uygulanması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı; ile davanın kabulü ile gerçek zararın tespit edilmesi mümkün olmadığından şimdilik 100,00 TL’lik değer kaybının  davalı ...... A.Ş.  ile diğer davalılar  araç sürücüsü  davalı ...... ve araç sahibi davalı  ...  tarafından  haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, şimdilik 100,00 TL’lik araçtan mahrum kalmaya bağlı olarak ortaya çıkan araçtan mahrum kalma  tazminatının  araç sürücüsü davalı  ......  veya araç sahibi  davalı  ... tarafından haksız fiilin  gerçekleştiği kaza tarihinden itibaren  işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ...... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının usuli yükümlülüğünü  yerine getirmediğini, davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunun bulunduğunu, maddi hasara ilişkin poliçe teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 200.000 TL olduğunu, davacı ......'e 24/09/2024 tarihinde 75.000 TL hasar bedeli, davacı vekili Av.....'e 19/09/2024 tarihinde 7.500 TL değer kaybı bedeli ödendiğini, poliçe limitinin 117.500 TL olarak kaldığını, davalı sigorta şirketinin başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, değer kaybına ilişkin olarak da gerekli incelemelerin yapılması ve bilirkişi raporlarının alınması gerektiğini, temerrüt tarihine itiraz ettiklerini, avans faiz isteminin haksız olduğunu belirterek, davanın usulden reddine bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...... cevap dilekçesinde özetle; Davacının aracında meydana gelen değer kaybının afaki olduğu yönündeki beyanı gerçek dışı olduğunu, bununla birlikte davacı, davalı sigorta şirketinden 7.500,00 TL ödeme aldığını, sigortanın bu ödemeyi değer kaybı maksadıyla yaptığının açık olduğunu, zira davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde bu durumu şüpheye yer vermeyecek şekilde beyan ettiğini, bu suretle 7.500,00 TL'nin kazanç kaybı olarak ödendiğinin kabulü gerektiğini, aracın yaşı, modeli ve diğer özellikleri nazara alındığında araç bedelinin yüksek olmadığını, buna istinaden değer kaybının da yüksek olamayacağını, değer kaybının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmesi gerektiğini, davacının sigortanın ekspert göndermesini 23 gün boyunca beklemesi davalının  kusurundan kaynaklanmadığını, davacının kendi iradesi olduğunu, aracın eksperti beklemesinin sebebinin davalı olmadığını, uygulamada araç aynı gün onarıma götürülmekte, onarım faturası ile sigortadan talepte bulunulduğunu, davacının ekspert talep etmesi, sigorta şirketinin ekspert göndermesi ve rapor tutulması davacı açısından mecbur olmayıp davacı aracı doğrudan onarıma gönderip faturalarla birlikte sigorta şirketinden talepte bulunma hakkını kendisi kullanmadığını, davacının ticari kazançlarının tespiti gerektiğini, davacının kazancının tespitinde her gün çalışıp çalışmadığı, kazancı, masrafları dikkate alınması gerektiğini, farazi ya da tümden gelim yöntemiyle yapılacak hesabın davalıyı mağdur edeceğini, davacıya ise haksız kazanç sağlayacağının kabulü gerekmediğini, davalı, davacının mağdur olmasını engellemek adına sorumlu olmadığı halde davacıya  26.08.2024 tarihinde elden 5.500,00 TL  verdiğini, 11.09.2024 tarihinde banka üzerinden 7.000,00 TL gönderdiğini, davalının  bu ödemeleri aracın kullanılamamasından kaynaklı kazanç kaybına istinaden gönderdiğini, davacının bu durumdan hiçbir şekilde bahsetmediğini, davacı, 28.11.2024 tarihli beyan dilekçesinde arabuluculuk sürecinde kendisine 5.000,00 TL teklif ettiğini beyan ettiğini, bu durum gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir. <br>Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.  <br>Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.<br>Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir.<br>Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise  2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.<br>Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişi ile Trafik Bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişiler 17/08/2025 tarihli raporda sonuç  olarak; ...... plakalı 2023 Model Beyaz Renkli ...... Kamyonet sürücüsü ......’ın bu kazanın oluşumunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 47 – 95 ve 157 de bahsedilen Trafik Kurallarına dikkat etmediğinden sebebiyet verdiği Yaralanmalı ve Maddi <br>Hasarlı Trafik Kazasında, %100 oranında asli ve tam <br>kusurlu olduğu,  ...... Plakalı Mitsubishi Marka Beyaz Renkli 1997 Model Kamyon sürücüsü ......'ın; bu kazanın oluşumunda, kusur ve kural ihlalinin olmadığı, ......  plakalı araçta meydana gelen değer kaybının kaza tarihinde 56.000  TL olduğu, davacının  davalının kusur oranına göre talep edeceği miktarın 56.000  TL X  %100 = 56.00,00 TL olduğu, değer kaybı olarak 7500,00 tl ödendiği bakiye miktarın  56.000,00  - 7500,00 =48.500,00  TL olduğu, ...... plakalı araçta meydana gelen araç mahrumiyet zararının  kaza tarihinde 55.660,00 TL olduğu, davacının davalının kusuru oranına göre talep edeceği miktarın 55.660,00 TL X  %100 = 55.660,00 TL olduğu belirtilmiştir. <br>Davacı vekili 29/09/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; arttırım yapılan tazminat alacağının ait olduğu yıllardan itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini, dava dilekçesinde 100 TL olarak talep edilen değer kaybı bedelini 48.400 TL arttırdıklarını, 48.500 TL'ye yükselttiklerini, 100 TL olarak talep edilen araçtan yoksun kalma tazminat bedelini 50.560 TL arttırarak 55.660 TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir.<br>Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği,26/09/2024 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 21/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ile davacının bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve ; <br>DAVANIN KABULÜ ile;<br>Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden 48.500,00 TL'nin, davalılar ...... ve ... yönünden kaza tarihi olan 21/08/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı  sigorta şirketi yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 26/09/2024  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden 55.660,00 TL'nin,  davalılar ...... ve ... yönünden kaza tarihi olan 21/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ...... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yaşanan olayda değer kaybı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olup poliçe değerine dahil olduğunu, bu durumda talebin davalı sigorta şirketine yöneltilmesinin gerektiğini, sigorta şirketinin bu bedelin tamamından sorumlu tutulması gerekirken taraflar üzereni müteselsil sorumluluk yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin hesaplama yaparken, aracın mevcut kazadan önce hasar kaydının olup olmadığı, çalışma kilometresi, marka, model, kullanım şekli, ikinci el piyasa koşulları, onarımın yapılıp yapılmadığı, onarımın yetkili serviste yapılıp yapılmadığı, işlem gören araç parçası sayısı, boya onarımı, değişim yapılan parçanın araçtaki konumu, kullanılan yedek parçasının türü, parça değişiminin nasıl yapıldığı hususlarını dikkate almasının gerektiğini, buna rağmen bilirkişi aracın modeli, daha önce kazalı olması vb hususları görmezden gelerek bir rapor hazırladığını, davacının kazanç kaybı iddiasını ve talebini sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, verilen kararın usulsüz olduğunu, mahkeme tarafından sundukları delillerin değerlendirilmediğini, ödedikleri paraların davacının da ikrarı olmasına rağmen hesaba katılmadığını, bilirkişi tarafından yapılan farazi hesaplamaya uyulduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve mahrumiyete ilişkin olup,  Mahkemece verilen karar  davalılardan ...... tarafından aşağıda incelenen yönlerden istinaf edilmiştir.<br>- Sorumluluğa yönelik itirazda; <br>Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür\", yine aynı kanunun 50.maddesinde, \"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır\" denilmektedir.<br>Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, \"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur\"  denilmektedir.<br> Karayolları Trafik Kanunun 85 maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir   şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”  Aynı yasanın 88. Maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.<br> Yine TBK 61. Maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden  çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında  müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.<br> Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı)<br>Buna göre, ortaya çıkan zarardan araç maliki-işleten olarak davalının müteselsil sorumlu bulunmaktadır. Zarar nedeniyle müteselsilen varsa başkaca sigorta veya kişilerin bulunması davalı işletenin sorumluluğunu kaldırmayacaktır. Buna yönelik itirazın yerinde olmadığı görülmüştür. <br>- Değer kaybına ve mahrumiyete ilişkin itirazın incelenmesinde; <br>Davaya konu olan olayda davacıya ait araç  hasara uğramıştır. Bu durumda sözü edilen aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.<br>Davacı ayrıca davalıdan araç mahrumiyet zararını istemiştir. Talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın  markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak söz konusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.<br>Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda hükme esas alınan uzman bilirkişi tarafından aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2016/13290 E., 2017/6752 K sayılı kararı) yapıldığından, davalının haksız fiil sorumlusu olarak zarardan sorumlu olduğu, kaza sonrası araç fotoğrafları, önceki kazalara ilişkin tramer kayıtları ile kaza yerleri ve belgelerin de değerlendirildiği bilirkişi raporu ve resimlerde görülen hasara göre de belirlenen değer kaybı ve yoksun kalınan kara ilişkin zararın uygun olduğunun da anlaşılmasına göre de, bunlara ilişkin zararının duruma uygun şekilde belirlendiği de anlaşıldığından, öte yandan hükme esas alınan bilirkişi tarafından da bir kısım davalı ödemesinin de zarardan tenzilinin yapılmış olup iddiaya konu diğer ödemenin de mazot parası olarak davacıya ödendiği watsapp kayıtlarından görüldüğünden mahsubu mümkün olmamasına göre davalının zarara yönelik itirazlarının yerinde olmadığından,  davalının buna yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Ayrıca, haksız fiil olması nedeniyle kaza tarihinden itibaren faiz işletilmiş bulunmasında da usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalılardan ...... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı ...... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalı ......'tan alınması gereken 7.115,16 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 1.778,80 TL nin mahsubu ile bakiye 5.336,36 TL eksik harcın  bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ...... tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 13/04/2026<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br><br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı<br><br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br><br>...<br>Katip<br>...<br>e-imzalı <br> <br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0f1d39277dd643d","SID":"28adfa8874f30e06"}}