{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/1116 <br>KARAR NO:2026/555<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:11/07/2025<br>NUMARASI:2021/51 E. - 2025/168 K.<br>DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1948 yılında kurulan müvekkilinin, Türkiye’nin en önde gelen çelik mutfak eşya üreticisi olduğunu, müvekkilinin, sahip olduğu araştırma ve geliştirme bölümlerinin uyguladığı yeni tasarımlarla tamamen kendi tasarımı olan yeni ürünlere imzasını atarak sektörde önderliğini sürdürmeye devam ettiğini, müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıtlı ... tescil numaralı tasarımlardan 13, 14 ve 15 numaralı tasarımların davalı tarafından taklit edilmek suretiyle kullanıldığını, bu hususta davalı aleyhine Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/180 E sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, söz konusu taklit tasarımların müvekkili şirketin ürünlerinin kalitesinde olmaması ancak tüketicilerin tarafların ürünleri arasında bağlantı kurması dolayısı ile müvekkilinin prestij kaybına sebep olduğunu, davalının müvekkiline ait tescilli tasarımları ticari hizmetlerinde kullanması yönündeki haksız eylemleri 6769 Sayılı Kanun çerçevesinde tasarım hakkına tecavüzün yanı sıra Türk Ticaret Kanununun 54.vd. hükümler uyarınca da haksız rekabet teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle, dosyanın 2015/180 esas sayılı dosya ile birleştirilmesini, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, müvekkili şirketin tecavüz dolayısı ile uğradığı zarar sebebiyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak şartıyla 6769 Sayılı Kanun'un 151/2-b maddesine göre hesaplanacak maddi tazminatın şimdilik 1.000 TL'sinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya konu davacı adına Türk Patent Enstitüsünde kayıtlı ... sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesinin (13, 14 ve 15 nolu  tasarımlar yönünden) iptali talepli davanın 2015/180 Esas sayılı dosyasından yürüyen karşı davanın konusu olduğunu, 2015/180 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, birleştirme talebine muvafakati olmadığını, davacı yanın davaya konu tasarımların müvekkili tarafından taklit edildiğine ilişkin iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin bahse konu tasarımları taklit etmediğini, davaya konu tasarımların harcı alem olduğunu ve bu husus piyasada bu işi yapan tüm firmaların malumu olduğunu, açıklanan nedenlerle, hukuka aykırı olarak açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştirİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Bekletici mesele yapılan Mahkememizin 2015/180 Esas numaralı dosyası istinaftan dönerek Mahkemenin 2021/298 esas sırasına kaydının yapıldığı, dosyanın tetkikinde; davacı ... Şirketi tarafından, davalı... Şirketi aleyhine, davalının, davacıya ait ...-...... ve... tescil numaralı tasarımlarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti talebine yönelik dava açıldığı, davalı tarafça karşı dava olarak, davacı-karşı davalıya ait ...-..., ... ve... tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğü talebine yönelik dava açıldığı, yargılama sonunda Mahkememizce 23/11/2022 tarih, 2021/298 esas, 2022/266 karar sayılı kararıyla, \"Asıl davanın REDDİNE, Karşı davanın KABULÜ ile; Karşı davalıya ait ..., ...ve ... numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine\" karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2024 Tarih, 2023/237 Esas ve 2024/226 Karar sayılı ilamı ile davacı/karşı davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, temyiz üzerine ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2025 Tarih, 2024/2250 Esas ve 2025/861 Karar sayılı ilamı ile davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanmasına karar verildiği ve hükmün 13/02/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dava, davalının, davacıya ait ...-...,... ve ... tescil numaralı tasarımlarından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, men ve ref'i ile maddi tazminat talebine yöneliktir. Kesinleşen Mahkememizin 2021/298 Esas sayılı dosyası ile davacıya ait davaya konu ...-..., ...ve . ...tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi dolayısıyla, söz konusu hükümsüzlük kararının geçmişe etkili mahiyeti nazara alınarak davacının davasının reddine\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-söz konusu davada yer alan tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabete dair taleplerinin karşılanmadığını, davaya dayanak tasarımların hükümsüz kalması halinde dahi, müvekkilinin haksız rekabete dair taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini,  Davalının müvekkile ait tescilli tasarımları ticari hizmetlerinde kullanması yönündeki haksız eylemleri Türk Ticaret Kanununun 54. Madde ve devamı hükümler uyarınca da ‘’haksız rekabet’’ teşkil ettiğini, Müvekkili şirkete ait tasarımların; davalı tarafından kötü niyetli olarak haksız rekabet yaratmaya yönelik olarak kullanıldığını, ürünün pazar payından kazanç elde etmek isteyen davalı müvekkilinin tüm uyarılarına rağmen haksız rekabet yaratmaya devam ettiğini, Davalı şirketin müvekkili tasarımı ile aynı olan ürünü satışa sunarak, müvekkilinin bugüne kadar yoğun emek ve çaba sonucu elde ettiği prestij ve güvenden yararlanmak istediğini, tüketici davalıya ait ürünü gördüğünde söz konusu ürünü Müvekkilinin tasarımı sanacak ve müvekkile duyduğu güven ile hiç tereddüt yaşamadan satın alacağını, bunun da müvekkiline ait tasarım ile davalı ürünleri arasında haksız rekabet yarattığı gibi müvekkilinin gelir kaybı uğramasına da sebep olacağını, söz konusu ürünün kalitesiz çıkması halinde müvekkilinin itibar ve güven kaybı da yaşayacağını,Davalı tarafın, haksız rekabet yaratan bu eylemlerinde kusursuz olduğu düşünülemeyeceğinden, davaya dayanak tasarımların tescilsiz kalması durumunda dahi, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin değerlendirilmesi gerekeceğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle; somut olayda haksız rekabet iddiasının, münhasıran davalı ürünlerinin davacıya ait tescilli tasarımlarla aynı olduğu iddiasına dayandırıldığını, Tasarımlar hükümsüz kaldığına göre, davacı lehine korunabilir bir yenilik ve ayırt edici unsur da ortadan kalktığını, dolayısıyla davacının haksız rekabet iddiası, tasarıma bağlı olduğundan bağımsız olarak değerlendirilemeyeceğini, Davacı tarafın istinaf dilekçesinde “prestij kaybı”, “iltibas” ve “kötü niyet” gibi soyut iddialar öne sürdüğünü, ancak bunları destekleyen herhangi bir somut delil ortaya koymadığını, piyasada bu tip ürünlerin “harcı âlem” niteliğinde olduğu ve davacının ürünlerinin özgünlüğünün bulunmadığı hususları sabit olduğunu,  somut olayda tasarımlar özgün bulunmamış ve kesin hükümle hükümsüz kılınmış olup,Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; davacıya ait  tasarıma   davalının tasarım hakkına ve haksız rekabete tecavüzde bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir. Eldeki dava bakımından HMK m.165 uyarınca bekletici mesele yapılan, mahkemenin  davacı-karşı davalıya ait ...-..., ... ve... tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğü talebine yönelik yargılama sonunda 23/11/2022 tarih, 2021/298 esas, 2022/266 karar sayılı kararıyla, \"Asıl davanın REDDİNE, Karşı davanın KABULÜ ile; Karşı davalıya ait ..., ...ve ...numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine\" karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2024 Tarih, 2023/237 Esas ve 2024/226 Karar sayılı ilamı ile davacı/karşı davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, temyiz üzerine ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2025 Tarih, 2024/2250 Esas ve 2025/861 Karar sayılı ilamı ile davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanmasına karar verildiği ve hükmün 13/02/2025 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.Mahkemece kesinleşen hükümsüzlük kararı nedeniyle tasarım tescillerinin geçmişe etkili olarak doğmamış sayılacağı , bu nedenle tecavüz şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiş olup  , davacı vekili haksız rekabete yönelik  istinaf talep etmiştir. Davacının tecavüz iddiasına  dayanak yaptığı..., ... ve ... tescil numaralı tasarım  tescillerin kesinleşmiş mahkeme kararıyla hükümsüz kılındığı, tasarım ve faydalı modelin hükümsüzlüğüne ilişkin kararlar geçmişe etkili olup (SMK m.79,139), hükümsüzlük kararı ile birlikte tescilin sağladığı koruma, başvuru tarihinden itibaren hiç doğmamış sayılacağından,  hükümsüz kılınan  tasarıma dayanılarak, geçmiş döneme ilişkin de olsa tecavüz iddiasında bulunulması hukuken mümkün değildir. Davacı vekilinin dayandığı tasarımlar harcı alem tasarım olması nedeniyle hükümsüz kılındığından aynı tescillere dayanılarak haksız rekabet talebinin incelenmesinin de mümkün olmadığı, davacının  ... markası ile satış yaptığı, davalının ise kendi markası olan kılıçlar markası ile satış yaptığı düşünüldüğünde haksız rekabetin oluşmadığı,tecavüz iddiasının dayanağı olan tesciller kesin hükümle ortadan kalkmış olduğundan ve tasarımların  harcı alem tespiti yapılması nedeniyle tescilsiz olarak da korunamayacağından teknik inceleme yapılmasının  hukuki yararı bulunmamaktadır. Koruma baştan itibaren doğmamış sayıldığından, esasa girilerek  haksız rekabete yönelim tecavüz incelemesi yapılması usule aykırıdır. Hükümsüzlük sebebiyle  hukuki dayanağı kalmayan haklara dayalı haksız rekabet istemlerinin reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/07/2025 tarih ve 2021/51 E., 2025/168 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa9a0bca608b5fa8","SID":"85463ff100dfcea1"}}