{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2026/315 <br>KARAR NO:2026/592<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:06/11/2025<br>NUMARASI:2024/169 E. - 2025/182 K.<br>DAVANIN KONUSU:Faydalı Modelin Hükümsüzlüğü<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... tescil numaralı faydalı modelin  yenilik unsurunu taşımadığından hükümsüzlüğünün gerektiğini, davalı tarafın başvurusunda bulunan parçalar  ile müvekkiline ait ... tescil numaralı faydalı model dosyasındaki parçaların birebir aynı olduğunu, davalıya ait faydalı modeldeki sistemin işleyişinin müvekkilinini ... tescil numaralı faydalı model korumasında mevcut olduğunu,  davalının ... sayılı başvurusunda sadece parça isimlerini değiştirdiğini, işlevlerinin ve çalışma sistemlerinin aynı olduğunu bu nedenlerle müvekkili lehine tüm yasal hakları, maddi ve manevi tazminata ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla  öncelikle  davaya konu  ... tescil numaralı modelin ilgili her alanda kullanımı, 3. Kişilere devri ya da 3. Kişilerin yararına işlem tesisinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 23/11/2016 tarihinde tescil başvurusu yapılmış olan... tescil numaralı faydalı modelin  hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davalı müvekkilinin ikametgahının Ataşehir/İstanbul olduğunu, bu sebeple öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davalı müvekkilinin kullanmış olduğu faydalı modelin davacının iddiasının aksine yeni ve ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, ayrıca davacının sahip olduğu belgeye konu tasarımların çok daha önceden gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında herkes tarafından uygulanan bir sistem olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davalının ikametgahının İstanbul Ataşehir olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>ÖNCEKİ KARARLAR:İlk derece mahkemesinin  08/06/2021 tarihli,  2019/182 E. - 2021/97 K. sayılı kararı ile; ''Davanın reddine'' karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde Dairemizin 08/07/2024 tarihli,  2021/1512 esas, 2024/1304 karar sayılı kararı ile; \"Dosyaya sunulan her iki heyet bilirkişi raporu ile toplanan delillere göre; davaya konu davalıya ait... numaralı “...” başlıklı buluşun 1 adet bağımsız istemi bulunduğu, bu bağımsız istemin de 5 adet unsura sahip olduğu, unsurların tamamının faydalı model kapsamı içerisinde yer aldığı, bu nedenle yeni olmadığının ispatı için unsurların tamamının başvuru itibari ile yenilik vasfına haiz olmadığı yönünde tespitin gerektiği, davacı tarafından hükümsüzlüğe gerekçe olarak gösterilen  davacı adına tescilli ... numaralı faydalı model ile davaya konu faydalı modelin karşılaştırılması neticesinde, faydalı modelin 1 nolu isteminin davacıya ait faydalı modelle eşleştiği, fakat davaya konu... faydalı modelde bulunan ... kolları (40) ...(20) irtibatlayan... (60) özelliğinin davacı faydalı modelinde görülmediği değerlendirilmiş olup, yenilik kazandırdığı ileri sürülen unsurun, teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ürüne artı bir vasıf, yenilik katıp katmadığı hususlarında bilirkişi raporlarının yeterli değerlendirmeyi içermediği anlaşıldığından, belirtilen hususlarda ek rapor aldırılması için dosyanın son bilirkişi raporunu sunan heyete tevdine karar verilerek, sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince  esasa  münhasır  delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne\" karar verildiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2024/169 esas, 2025/182 karar sayılı, 06/11/2025 tarihli kararı ile; \"Davaya konu... numaralı faydalı modelin başvuru tarihi itibari ile yürürlükte olan 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olduğu, bu Kararnamenin 165. maddesinde faydalı modelin hangi hallerde hükümsüz kılınacağının belirtildiği, buna göre yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları kapsamında davaya konu davalıya ait... numaralı “...” başlıklı buluşun 1 adet bağımsız istemi bulunduğu bu bağımsız istemin de 5 adet unsura sahip olduğu, unsurların tamamının faydalı model kapsamı içerisinde yer aldığı bu nedenle yeni olmadığının ispatı için unsurların tamamının başvuru itibari ile yenilik vasfına haiz olmadığı yönünde tespitin gerektiği, davacı tarafından hükümsüzlüğe gerekçe olarak gösterilen  davacı adına tescilli ... numaralı faydalı model ile davaya konu faydalı modelin karşılaştırılması neticesinde faydalı modelin 1 nolu isteminin davacıya ait faydalı modelle eşleştiği, fakat davaya konu... faydalı modelde bulunan ... kolları (40) ...(20) irtibatlayan... (60) özelliğinin davacı faydalı modelinde görülmediği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin  08/07/2024 tarih ve 2021/1512 Esas 2024/1304 Karar sayılı kararı gereğince dosyanın aynı heyetten ek rapor alındığı, aldırılan 20/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda kaldırma ilanına konu iddialar değerlendirildiğinde davalı faydalı modelin yenilik vasfına haiz olduğunun belirtildiği,  davacı tarafından hükümsüzlük talebine ilişkin başkaca delil de sunulmadığı, hükümsüzlük talebine konu uyuşmazlığın teknik ve uzmanlık gerektiren hususlardan olması nedeni ile alınan bilirkişi raporları  kapsamında tescil tarihi itibari ile yenilik vasfına haiz olduğu belirtilen dava konusu... numaralı faydalı modelin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığından davanın REDDİNE\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Bölge Adliye Mahkemesinin 08/07/2024 tarihli kaldırma ilamına rağmen yerel mahkemenin gerekli incelemeyi yapmadan hatalı karar verdiğini, BAM ilamında açıkça belirtilen \"teknik zorunluluk\" ve \"ürüne katılan artı değer\" hususlarının 20/03/2025 tarihli son bilirkişi raporunda bilimsel ve gerekçeli bir şekilde yanıtlanmadığını, raporun yalnızca eski tespitleri tekrar ettiğini, bu durumun HMK m.353/1-a-6 uyarınca BAM ilamının bağlayıcılığına aykırılık teşkil ettiğini, teknik itirazlar kapsamında davaya konu faydalı modelde yenilik unsuru olarak kabul edilen \"lama bağlantı elemanının\" aslında sistemin çalışması için gereken şekilsel ve zorunlu bir parça olduğunu, 551 sayılı KHK hükümleri uyarınca salt teknik zorunluluk arz eden bağlantı elemanlarının yenilik vasfı taşıyamayacağını, söz konusu parçanın sistemin çalışma prensibini değiştirmediğini ve yeni bir teknik etki doğurmadığını ifade ettiğini, dosya kapsamında alınan dört ayrı raporun birbiriyle çelişkili, denetime elverişsiz ve gerekçesiz olduğunu, mahkemenin bu çelişkileri gidermek adına uzman bir heyetten yeni bir rapor almadan hüküm kurarak eksik inceleme yaptığını, bilirkişinin \"lama bağlantı elemanının teknik bir zorunluluk olmadığını\" tespit etmesine rağmen, bu durumun ürüne nasıl bir yenilik kattığını açıklayamadığını, bu çelişkili tespitin hükme esas alınamayacağını, müvekkiline ait tescilli model ile davalı modelinin işlev, çalışma mekanizması ve form olarak aynı olduğunu, tek farkın isimlendirmeden ibaret olduğunu, ayrıca İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden celp edilen dosyalardaki somut delillerin ve görsellerin bilirkişilerce hiç değerlendirilmediğini, bu belgelerin davalının modelinin yeni olmadığını açıkça ispatladığını, mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporlarına dayanarak, somut itirazları ve celp edilen dosyaları görmezden gelerek kurduğu hükmün hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın haksız tescilinin hükümsüz kılınması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. \t\t\t<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından müvekkili  aleyhine açılan dava ile davalı müvekkiline ait... tescil numaralı faydalı modelin yenilik unsuru taşımadığından bahisle hükümsüzlük kararı verilmesini talep etmesine rağmen mahkeme davacının taleplerini yerinde bulmayarak davanın reddine karar verdiğini, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf iddialarının asılsız olduğunu belirterek mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.                    <br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava;  ... numaralı “...” başlıklı faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; Dairemizin önceki kaldırma kararı kapsamında, hükümsüzlük istemine konu... faydalı modelde bulunan ... kolları (40) ...(20) irtibatlayan... (60) özelliğinin davacı faydalı modelinde görülmediği değerlendirilmiş olup yenilik kazandırdığı ileri sürülen unsurun, teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ürüne artı bir vasıf, yenilik katıp katmadığı hususlarında teknik inceleme yapılması gerektiği belirtilmekle ilk derece mahkemesi tarafından kaldırma kararı gereğince bilirkişi heyetinin görevlendirildiği ve  20/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun alındığı, işbu raporda özetle,  ... nolu “...” başlıklı faydalı modelin 1 nolu bağımsız isteminin, yenilik kırıcı delil olarak dayanılan ... Y nolu faydalı model tarifnamesi ile karşılaştırılması sonucunda, ... nolu faydalı modelin 1 nolu isteminin başvuru tarihi itibariyle yenilik unsuru taşıdığı, makas mekanizmasında kullanılan... (60) teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı, ... kolları (40) alt bağlantı elemanlarına irtibatlayan... (60) kullanılması teknik bir zorunluluk olmayıp koltuk iskeletinin de bu aktarımı yapmasının sağlanabileceği, ... (60) kullanımı makas mekanizmasının belli standart boyutlarda üretilmesi ya da... (60) için boy ayarı yapılmasını zorunlu kıldığı, buradan anlaşılacağı üzere... (60) kullanım makas sistemi için teknik bir zorunluluk olmadığı, ... (60) değerlendirildiğinde iki makas mekanizmasının birbirine bağlanması ile yatay kuvvetlere karşı dayanım sağlandığı, ayrıca makas mekanizmalarını birbirine bağlayan... (60) sayesinde makasların konumlarının standartlaşmakta olduğu, böylece... (60) uygulamasının makas mekanizmasına yenilik vasfı kattığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla teknik inceleme neticesinde yenilik vasfını hâiz olduğu belirtilen dava konusu... numaralı faydalı modelin hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Saptanan hukuksal durum kapsamında; istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 06/11/2025 tarih ve 2024/169 E., 2025/182 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.002-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.270-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6688f72e5ba671b1","SID":"9c6864a327419414"}}