{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/2248 <br>KARAR NO\t: 2026/772<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/03/2025<br>NUMARASI\t: 2024/29 E - 2025/222 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>KARAR TARİHİ: 16/03/2026  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili  ile davalı  şirket arasında elektrik enerjisi kullanımına ilişkin abonelik sözleşmesi kurulduğunu, bu kapsamda kullanılan sayacın sökülerek laboratuvar muayenesine tabi tutulduğunu, inceleme sonucunda \"sayaca yüksek frekans ya da sinyalle müdahale edilerek uyutulduğu ve hafıza pilinin zayıfladığı, saat ve tarih bilgisinin geride olduğu\" iddiasıyla müvekkili adına  13.05.2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlediğini ve müvekkil aleyhine iki ayrı fatura ile toplamda yaklaşık 156.000,00 TL tutarında tahakkuk oluşturduğunu, elektrik kesintisi tehdidi ile karşı karşıya bırakılan müvekkilinin söz konusu tutarı ödemek zorunda kaldığını,<br> Müvekkilinin sayaca her hangi bir müdahalede bulunmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesiyle bu durumun netlik kazanacağını, önceki dönem tüketimlerine bakıldığında olağandışı bir sapma olmadığının görüleceğini, kaçak kullanım olmadığını ,<br>Davalı tarafça sunulan belgelerde kaçak kullanımın ne şekilde gerçekleştiğine dair bir açıklamanın yer almadığını, kaçak elektrik tüketiminin hesaplanmasında esas alınan sürenin 90 gün ile sınırlı olması gerekirken  12 aylık dönem üzerinden yapıldığını, tahakkuk ettirilen bedellerin ( dağıtım bedeli, iletim bedeli, kayıp-kaçak bedeli  vs gibi) hangi kalemlerden oluştuğu ve hangi oranlarda dahil edildiğinin anlaşılmadığını,\" sayaçta saat geri kalmış\" iddiasının da somutlaştırılamadığını, sayaç saatinin neden ve ne kadar geride olduğunun açıklanmadığını, yaz saati uygulaması gibi detayların dikkate alınmadan yorum yapıldığını beyanla ;<br>25.05.2023 son ödeme tarihli ... seri numaralı ve 25.05.2023 son ödeme tarihli ... seri numaralı faturalar nedeniyle  tahsil edilen bedellerden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 10.000,00 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini,  yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davacının \"kaçak elektrik kullanmadığına\" ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve yapılan işlemlerin tümünün mevzuata uygun şekilde yürütül- düğünü,  davacının kullanımındaki elektrik sayacının laboratuvar muayenesinde yüksek frekansla müdahaleye uğradığı, hafıza pilinin zayıfladığı ve tarih-saat bilgilerinin geride kaldığının tespit edildiğini, bu tespit üzerine tutanak düzenlendiğini ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne uygun şekilde iki ayrı fatura tahakkuk ettirildiğini, davacının kaçak kullanım tespit tutanağına ve buna dayanarak yapılan faturalamaya itiraz ettiğini, ancak itirazın somut bir delille desteklenmediğini, bu nedenle iddialarının soyut kaldığını, tutanakların ise aksi ispat edilene kadar geçerli belge niteliği taşıdığını, kaçak elektrik kullanımına ilişkin hesaplamaların ve sürelendirmelerin yönetmelik hüküm- lerine uygun olarak yapıldığını, 12 aylık hesaplama süresinin doğru bulgu ve belgelere dayandığını, davacının ise bu belgelerin aksini ispat edemediğini, buna karşılık davalı şirketin sayaca müdahale edildiğini gösteren laboratuvar muayene raporunu, tutanağı ve ilgili faturaları dosyaya sunduğunu, ayrıca, davacının yaptığı ödemeleri ihtirazi kayıt ileri sürmeden gerçekleştirdiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesi gereğince bu bedellerin iadesini isteyemeyeceğini,  davacının davasının haksız ve dayanaksız olduğunu, ödemelerin hukuka uygun şekilde alındığını ve iadesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.s<br>İlk Derece Mahkemesi'nce: \"DAVANIN KABULÜ ile; toplamda 156.160,31-TL alacağın 10.000,00 TL'sinin 26.05.2023 tarihinden itibaren, 146.160,31 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren (21.01.2025) işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı /davalı tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Davanın kabulü kararı isabetli olmakla birlikte faiz başlangıç tarihlerinin  hatalı olduğunu, ödeme tarihleri esas alınarak dava konusu  paranın 100.000,00 TL'lik kısmı için 26.05.2023 tarihinden, 56.160,31 TL'lik kısmı için 29.05.2023 tarihinden faiz işletil- mesinin gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını, faiz başlangıç tarihinin talepleri doğrultusunda düzeltilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  02.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait sayaç üzerinde gerçekleştirilen laboratuvar sonucunun isabetli olmadığı, eski sayaçla yeni sayaç arasında günlük tüketim farkı  bulunmadığı” yönünde görüş belirtilmiş ise de, müvekkilinin laboratuvar sonucuna  her hangi bir müdahalesinin  olmadığını, laboratuvar  raporunun  tamamen somut gerçekliğe  ve bilim- sel verilere dayandığını , laboratuvar raporunun isabetli olmadığı yönündeki sonucun bilirkişinin şahsi görüşü olduğunu, tüketim yönünden de  işletmenin faaliyet yoğunluğu, cihaz kullanımı gibi dışsal faktörler dikkate  alınmadığını, bu rapora itirazda bulunduklarını, ancak mahkemece itirazları doğrul- tusunda ek rapor alınmadığını,kaçak tespit tutanaklarının aksi ispat oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, müvekkili tarafından yapılan tespit, tahakkuk ve faturalama işlemlerinde bir hata olma- dığını, ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin yapılan ödemelerin iadesinin istenemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.<br> İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;<br>Dava;  kaçak elektrik tüketimi  nedeniyle  tahakkuk olunan 25.05.2023 son ödeme tarihli ... seri numaralı ve 25.05.2023 son ödeme tarihli ... seri numaralı faturalar  kapsamında  yapılan ödemenin iadesi  talebine ilişkindir.<br>Dosya kapsamından;<br>Davalı ... çalışanları tarafından , davacının  cafe-bar olarak işlettiği \" şehit Muhtar mah. ... Sk. No: .. Zemin dükkan  , Beyoğlu/ İstanbul \" adresindeki işyerindeki tesisatta bulunan sayacın sökülerek muayeneye sevk edildiği,  tesisattan sökülen sayaç üzerinde yapılan laboratuvar incelemesi sonucu  ilgili sayacın \"  hafiza okumalarında  yüksek frekansla uyutularak kayıt yapmasının engellendiği, bu müdahaleler sonucunda hafıza pilinin zayıfladığı ve tarih-saat bilgilerinin geride kaldığı, müdahale edil- mediğinde doğru çalıştığı\" yönünde görüş bildirildiği,<br> Bu rapora istinaden davalı tarafça  davacı şirket adına \" EPTHY'nin 42/1c maddesi kap- samında sayaca müdahale yoluyla kaçak elektrik kullanıldığı \" gerekçesi ile 13.05.2023 tarihli  ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği , <br>Bilahare  bu  tutanağa  dayalı olarak  davacı adına, 18.768,63 TL'lik kaçak kullanım faturası ve 137.391,68 TL'lik kaçak ek tahakkuk faturası olmak üzere toplamda, 156.160,31 TL'lik kaçak tüketim  tahakkuku yapıldığı, <br>Davacı tarafın, davalı şirket nezdinde faturalara itiraz  ettiği ancak bu itirazın yerinde görülmediği, fatura bedellerinin davacıdan tahsil edildiği  ,<br>Akabinde davacının kaçak elektrik kullanmadığı, elektiğin kesileceği tehdini altında ödeme yapmak zorunda  kaldığı iddiası ile ödemelerin iadesi talebi ile iş bu davayı açtığı  anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. ...'den alınan  02.11.2024 tarihli raporda:<br>Davacının  dava konusu 13.05.2023 tarihli tutanaktan önceki 13.04.2022-11.04.2023 dönemine ait, eski sayacın kaydettiği 363 günlük   tüketimlere göre , ortalama tüketim 77,22 kwh/ gün , tutanaktan sonra yeni sayacın kaydettiği 02.05.2023-25.01.2024  dönemine ait  268 günlük tüketimine göre  ortalama tüketim 77,17 kwh şeklindedir.<br>Hâlbuki , sayaca müdahale durumlarında, yeni sayaç döneminde veya tutanak sonrasında, enerji tüketiminde ciddi bir artış olmasının beklendiği,<br>Ancak, mevcut dosyada ve tüketim bilgilerinde, yeni sayaç döneminde ve tutanak sonrasında,  tüketimde  bu  durumunun gerçekleşmediği, hatta, artış yerine, az da olsa  azalma gerçekleştiği,<br>Dolayısıyla  “sayacın yüksek frekansla uyutulduğu” yönündeki laboratuvar raporunun ve  davalı ... tarafından  sayaca müdahale edildiği  gerekçesiyle düzenlenen  tutanağın isabetli olmadığı  ,<br>... tarafından yapılan işlemin isabetli olmadığı ve davacı tarafın menfi tespit talebinin yerinde olduğu,<br>Davacı tarafın, davalı kuruma tutanak sebebiyle ortaya çıkan faturalar için, yaptığı ödemenin davacıya iadesinin gerektiği \" yönünde  görüş bildirilmiştir.<br>Bilirkişi raporu içerdiği gerekçe ve teknik inceleme itibariyle ,uyuşmazlığı çözmeye , hükme ve Yargısal denetime elverişli olup ek /veya yeni rapor alınması talebi yerinde değildir.<br>Asıl alacak yönünden :Davacının delil listesi ekinde sunduğu dekontlardan  davacının dava konusu faturalar nedeniyle davalıya 26.05.2023 tarihinde 100.000,00 TL ve 29.05.2023 tarihinde  56.160,31 TL tutarında ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.<br>Davacı vekili  21.01.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 10.000,00  TL olarak açıkladığı, dava değerini 146.160,31 TL arttırarak toplam 156.160,31 TL ödemenin iadesini istemiştir. <br>Buna göre asıl alacak yönünden verilen kararda isabetsizlik yoktur.<br>Faiz başlangıcı yönünden, davacının talebi sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olup TBK 117. Maddesi kapsamında dava tarihinden önce davalının usulen temerrüte düşürüldüğüne dair bilgi ve belge sunulmamıştır. <br>Diğer yandan dava kısmi dava olarak ikame edilmiş olup, dava  dilekçesinde belirtilen 10.000,00 TL için dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısım için ıslah  tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerindedir.<br>Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacı ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,<br>Davacıdan alınması gereken  732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin istinaf eden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına,  (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)<br>Davalıdan alınması gereken 10.667,31 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  2.666,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.000,49 TL'nin  istinaf eden  bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına,  (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)<br>İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  16/03/2026 <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53998e12aebe26fc","SID":"ffba30934f306af7"}}