{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1120 <br>KARAR NO\t: 2026/604<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2025<br>NUMARASI\t: 2023/290 E - 2025/65 K<br>DAVA: Menfi Tespit <br>BİRLEŞEN DAVA ; İSTANBUL 9. ASLİYE TİCART MAHKEMESİ 2023/692 ESAS<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 03/03/2026<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Asıl davada :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı şirket tarafından eğitim - öğretim faaliyetlerini devam ettiren müvekkili firmaya 14/04/2023 tarihinde denetime gelindiğini, ... sayılı  tutanak tutulduğunu ve bu tutanağa istinaden toplam 513.141,98 TL tutarında 17/04/2023 tarihli fatura düzenlendiğini, söz konusu tutanağa 19/04/2023 tarihinde itiraz ettiklerini, ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını, müvekkili firma tarafından sayaca hiçbir şekilde müdahale edilmediğini, müvekkili firmada mührün tek tarafını koparıp işlem yapacak teknik becerisinin hiçbir çalışanında bulunmadığını, söz konusu sayacın eksik tüketim yaptığına dair herhangi bir tespitinde bulunmadığından bahisle 17/04/2023 tarihli tahakkuk ettirilen 513.141,98 TL tutarındaki faturaya istinaden fazlaya dair haklarının saklı tutularak şimdilik 250.000,00 TL' lik kısmından borçlu olmadıklarının tespitine,   karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılamayacağını, davacı tarafın dosyaya hiçbir ıslah dilekçesi sunmadan 03/05/2023 tarihinde 5.827,00 TL tamamlama harcı adı altında dosyaya harç yatırıldığını ancak sadece tamamlama harcı yatırılarak, ıslah dilekçesi sunulmadan dava değerinin artırılmasına olanak olmadığını, huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, davanın kısmı dava olarak açılabileceği kanaatinde ise davacıya ıslah dilekçesi sunulmak üzere kesin süre verilmesi gerektiğini, davacının kaçak elektrik kullanmadığı yönündeki iddiasını ispat edemediğini, sayaçlardaki mührün koparılmış olması durumunun, sayaca dışarıdan müdahale edildiğini gösterdiğini, elektrik sayacının muhafazasının yükümlülüğünün abonede olduğunu, müvekkil firmanın kaçak elektrik kullanıldığına yönelik tespitin, bu tespite yönelik yürüttüğü sürecin yönetmeliğe uygun olduğundan bahisle davanın reddine, İİK 72/4 maddesi uyarınca %20den az olmamak üzere müvekkili  lehine tazminata hükmedilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen dava:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı .... Ltd. Şti.'nin aboneliğinde olan tesisatta 14/04/2023 tarihinde müvekkili şirket ... çalışanlarının yapmış oldukları keşifte, \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi\" (EPTHY 42/1-c) kaçak enerji kullanımı yapıldığı tespit edildiğinden ... seri numaralı kaçak zaptının düzenlendiğini, buna  istinaden EPTHY hükümleri çerçevesinde hesaplama yapılarak 14/04/2022 - 14/01/2023 tarihleri arasında 275 günlük süre için 27/04/2023 son ödeme tarihli 115.026,46-TL bedelli kaçak elektrik faturasının, 14/01/2023 - 14/04/2023 tarihleri arasındaki 90 günlük süre için 27/04/2023 son ödeme tarihli 398.115,52-TL bedelli kaçak elektrik faturasının tahakkuk ettirildiğini, dava konusu borca istinaden davalı şirket ve şirket sahibi aleyhine yukarıda arz edilen tutanağa istinaden zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği  yapılan hesaplama karşılığı toplam 513.141,98-TL fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 250.737,42-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 24.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile de ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazının iptali ile takibin  devamını, davalı<br> aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir. <br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili  şirketin ve  kurucusu ...'ın hiçbir sorumluluğunun ve borcunun bulunmadığını, sayaca yapılmış herhangi bir müdahalenin olmadığını, uygulamanın hukuka aykırı olduğunu, çünkü müvekkili şirketin eğitim kurumu olması sebebiyle ara tatil döneminde (ara tatil ve 6 şubat depremlerinden dolayı) kapalı olduğundan elektrik kullanımın düştüğünü bunun sonucunda tüketim bedelinin düşük gelmesi kaçak elektrik kullanımından değil de okulların kapalı olmasının neden olduğunu, davalı kurumun endeks değerlerini göz önüne almaksızın tahakkuk ettirdiği kaçak elektrik bedelinin haksız olduğunu, davalı kurum tarafından eksik tüketim hesabı yapılmışsa da sayaca müdahale edildiğine dair dosya içinde ve sayaç muayene raporunda herhangi bir bulgu bulunmadığını bu nedenle davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t\t<br> Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  <br>1-Asıl dosya yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının 27/04/2023 son ödeme tarihli 398.115,52 TL fatura ile 27/04/2023 son ödeme tarihli 115.026,46 TL'lik faturalar olmak üzere toplam 513.141,98 TL fatura nedeniyle davalıya 504.317,34 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE,<br>2-Birleşen dosya yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul 24. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, Takibin 8.824,64 TL asıl alacak, 22,06 TL gecikmiş gün faizi, 3,97 TL KDV olmak üzere 8.850,67 TL üzerinden devamına, <br>Tazminat isteminin REDDİNE,  şeklinde hüküm kurulmuştur.              <br>Mahkemece verilen kararı, taraf vekilleri  istinaf etmiştir.<br>1-Davacı -davalı Mektebim ...Ltd.Şti vekili katılma yolu ile verdiği istinaf dilekçesinde ; \"   birleşen dava kapsamında ,davalılardan ... adına husumet itirazları  sunulmuş olmakla, 29.01.2025 tarihli Gerekçeli Karar kapsamında davalılardan ... adına husumet itirazına  ilişkin hüküm kurulmamış ve bu kapsamda vekalet ücreti değerlendirmesi de yapılmamış olduğu, diğer yandan OSOS kayıtlarında tutanak tarihinden geriye 1 yıl boyunca sadece 82 saat (3,42 gün) güç verisi alınamadığının tespit edildiği, bu tüketime karşılık gelen bedelin 8.824,64 TL olarak hesap edildiği,\" ve \"Birleşen dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 24. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 8.824,64 TL asıl alacak, 22,06 TL gecikmiş gün faizi, 3,97 TL KDV olmak üzere 8.850,67 TL üzerinden devamına\" şeklinde belirtilen kısmının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasına ve birleşen dava kapsamında davalılardan ... adına husumet itirazlarının değerlendirilmesine karar verilmesi istenmiştir.<br>2- Davalı-davacı ...   vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; Davacı-birleşen davalı kullanımındaki sayacın R fazına ait akım trafosunun S1 ucu sayaç klemensinin gevşetilip, sayacın fazla kayıt yapmasını engellemek suretiyle elektrik tüketimi yapılmış olduğu,  bu hususun dosyada mübrez kaçak elektrik tespit tutanakları ve video kayıtları ile de sabit olduğu, davacı-birleşen davalı müvekkili şirket ile Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmiş olduğu,  Yönetmeliğin 42. Maddesini 1/c bendi uyarınca yapmış olduğu elektrik tüketimi sebebiyle müvekkili şirkete karşı sorumluluğu bulunduğu, <br>Hükme esas alınan bilirkişi raporunun, hatalı  ve eksik inceleme neticesinde hukuka aykırı bir şekilde tanzim edilmiş olup, itirazlarının değerlendirilmediği raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, <br> Dava dosyasına sunulan  OSOS 3 faz akım gerilim bilgileri incelendiğinde 12 aydan uzun süredir dönem dönem S ve T fazlarında akım değeri görünürken sayacın R fazının akımının 0 olduğu ve davacının 12 aydan uzun bir süre kaçak elektrik kullandığı hususu tereddüte mahal vermeksizin tespit edilebildiği, dosyada mevcut OSOS 3 faz akım gerilim bilgilerinden davacı-birleşen davalının 12 aydan uzun süredir kaçak kullanımının sabit olduğu anlaşılmakta iken, aksi kanaatle hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu,  bir kez daha beyan etmek gerekir ki; sayacın S ve T fazlarında akım değeri mevcutken R fazındaki akım değerinin 0 olmasının  mümkün olmadığı, <br>Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) olarak tabir edilen uzaktan sayaç okuma sistemleri sayesinde 70.000’e yakın yüksek tüketimli kullanıcı sayaç mahalline gidilmeden endeks okuma işlemi yapılarak faturası üretilmekte ve tüketim değerleri uzaktan izlenebildiği, bilirkişinin iddia ettiği şekliyle, eğer sadece tüketim değişimleri ile kaçak kullanım tespit edilebiliyor olsaydı, İstanbul Avrupa yakasında tüketimi geçmiş yıllara göre düşme eğilimi gösteren yüz binlerce kullanıcının (OSOS sistemine bağlı olsun veya olmasın) kaçak kullandığı tespit edilmiş olacağı, yani tüketim düşümünün tek başına kaçak kullanım şüphesi olmayıp, bunu destekleyen analizler ve saha kontrolleri binlerce kullanıcı nezdinde halen yapılmakta olduğu, kuvvetli şüphe veya tespit yapıldığı anda zaman geçirmeksizin kaçak işlemi yapıldığı, somut olayda sayaçta herhangi bir arıza veya ölçme hassasiyeti bulunmadığı, davacının sayaç klemensine müdahale ederek sayacın bir fazda kayıt yapmasını engellemiş olduğu,  bu nedenle sayaç klemensi gevşek olduğundan bir fazda kayıt yapmadığı, EPTHY'nin 37. maddesinin dava konusu olayda uygulanmasının  mümkün olmadığı,<br>Dosyada mübrez Uzman Görüş mütalaasından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirket tarafından usulüne uygun bir şekilde tahakkuklandırılan faturalarda ve kaçak elektrik tespit sürecinde herhangi bir hata bulunmadığı, söz konusu uzman görüsü mütalaası ile 23.10.2024 tarihli  Bilirkişi  raporunun çelişkili olduğu, bu çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesi gerektiği ,birleşen dava bakımından asıl alacak miktarı doğru hesaplanmadığından asıl alacağa işleyecek faiz ve faizin KDV'si bakımından da hatalı hesaplama yapılmış olup, kararın bu yönüyle de hukuka uygun bulunmadığı,ayrıca  icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin de hatalı olduğu, bu sebeplerle   kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.<br>HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve  ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;<br>Asıl dava ; menfi tesbit ,birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Davanın dayanağı olan  İstanbul 24. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında;   249.999,93TL asıl alacak,625,- TL gecikmiş gün faizi, 112,49 TL KDV olmak üzere 250.737,42 TL üzerinden  ilamsız taip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.<br>Kısmi dava açılmasına cevaz vermeyen HMK 109/2 fıkrası Anayasa Mahkemesince  iptal edilmiş olduğundan, menfi tesbit taleplerinde de kısmi dava açılmasında engel bir usul hükmü  bulunmadığından ,bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Talep arttırımı ; Davacı vekilince verilen 03/05/2025 tarihli dilekçe ile ; Tarafımızca dava ikame edilirken konu kısmında her ne kadar ''...şimdilik 250.000,00 TL’lik kısmından müvekkilin borçlu olmadığının tespiti...'' denilmiş olsa da dava dilekçemizin ilk paragrafında: ''... Bu nedenle, müvekkil şirket tarafından dava konusu sayaca hiçbir şekilde müdahale edilmemesine rağmen mesnetsiz iddialara istinaden düzenlenen faturada belirtilen miktarda borcumuzun bulunmadığının tespiti için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olmuştur. '' denilmiştir. Dolayısı ile tarafımızca talep sonucumuzun doğal olarak tüm borçtan dolayı sorumlu olmadığımızın tespitini içerdiğini beyan ederiz. Bu doğrultuda eksik harç tamamlanacaktır.\" şeklinde beyanda bulunularak,harç ikmali  de yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; .... Ltd. Şti.'nin aboneliğinde olan tesisatta 14/04/2023 tarihinde,... çalışanları tarafından \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi\" (EPTHY 42/1-c) şeklindeki belirtme ile kaçak enerji kullanımı yapıldığı tespiti gerekçesiyle  ... seri numaralı kaçak zaptının düzenlendiği ,buna bağlı olarak  398.115,52 TL. kaçak tahakkuku  ve 115.026,46 TL. Kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 513.141,98 TL. kaçak elektrik tüketim tahakkuku faturaları düzenlenmiştir.<br>Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;Davalı şirketçe  dava konusu edilen, davacının tutanaktan 1 yıl geriye ortalama tüketim değerlerinin, tutanak sonrası  sayaç tarafından kayıt altına alınan ortalama tüketim değerinden fazla çıkmış olması nedeniyle kaçak kullanım iddiasından bahsedilemeyeceğini, davalı kurum  zararının oluşmadığı kanaatine varıldığını, gevşeklik olduğu iddia edilen bölümün mutlaka mühür altında bulunması gerektiğini, bu hususta davalı kurumunda denetim - gözetim sorumluluğu kapsamında kusurlu olduğunu, sunulan OSOS kayıtlarında tutanak tarihinden geriye 1 yıl boyunca sadece 82 saat (3,42 gün) güç verisi alınamadığının tespit edildiğini, bu tüketime karşılık gelen bedelin 8.824,64 TL olarak hesap edildiği görüşü  bildirilmiştir. <br>Ek raporda ,itirazlar hakkında açıklama yapılarak,aynı görüş tekrar edilmiştir.<br>Ancak ,bilirkişinin kök ve ek raporunun,konunun aydınlatılması bakımından  yeterli teknik inceleme içermediği,itirazların teknik yönden tam olarak karşılanmadığı ,laboratuvar sonucu yönünden  de yeterli açıklama içermediği , dosyada mevcut uzman görüşü ile arada çelişki bulunduğu,bu sebeplerle sözkonusu raporun hükme esas alınmasının isabetli olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu sebeple ,yeniden oluşturulacak 3 kişilik elektrik mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan denetime elverişli,yeterli teknik ve bilimsel açıklama içeren rapor alınarak sonucu gidilmesi gereklidir.<br>Diğer yandan,takipte borçlu gösterilen -davalı ... yönünden husumet itirazı bulunduğu anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun  50/3.maddesi  hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir.Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.<br>Bu sebeple ,davalı ...'ın davalı   şirketin temsilcisi/ yönetici ortağı olmadığı  ,  takipteki borçtan sorumlu  tutulup tutulamayacağı hususlarının da  mahkemece incelenip değerlendirilmesi gereklidir.<br>Tesbit edilen bu hususlar yeniden yargılama gerektirdiğinden, eçıklanan nedenlerle; tarafların  istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,<br>Taraflarca yatırılan istinaf peşin harçlarının istekleri halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>İstinaf   giderlerinin istinaf eden taraflar  üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/03/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae0a5bc2f81c733c","SID":"456572956a8df317"}}