{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1332 <br>KARAR NO\t: 2026/880<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/02/2025<br>NUMARASI\t: 2023/350 E - 2025/173 K<br>DAVA: Menfi Tespit <br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/612 ESAS SAYILI DOSYASI <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 31/03/2026<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;  davacı şirketin 2021 yılından itibaren otelcilik ve konaklama işletmesi ile iştigal ettiğini, 01.12.2021 tarihli ve ... numaralı başvurusu sonucunda eskiye dayalı olan tüm borçları ödendiğini  ve ... hizmet numaralı tesisatla KW güç değişikliği yapılarak yeni bir abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirket ile davalı kurum arasında akdedilen 01.12.2021 tarihli abonelik sözleşmesi tarihinden itibaren müvekkili şirkete tahakkuk edilen enerji tüketim bedellerini  eksiksiz olarak ödediğini, davacı işletmesine 20.03.2023 tarihinde kurum görevlileri olduklarını beyan eden 2 kişinin gelerek,  davacı işletmesinin kapı girişinde tesisli elektrik panosu sayacından işletmeye giren ana kablolar üzerinde ve işletme içerisine giren ve devam eden elektrik kabloları ve elektrik sistemi üzerinde bazı incelemeler ve işlemler yaptıklarını ve işletmeden ayrıldıklarını, akabinde kısa bir süre sonra  6 kişilik bir ekibin  gelerek  aynı şekilde işletmenin elektrik sistemi ve kabloları üzerinde bir inceleme daha yaptıklarını, inceleme ve işlemlerle ilgili işletmede hazır bulunan şirket yetkililerine ve görevlilerine yaptıkları çalışma ile ilgili her hangi bir izahat, açıklama ve ihtarat yapmadan alelacele adresten ayrıldıklarını, davalı kurum tarafından müvekkili şirkete, 21.03.2023 düzenleme ve 31.03.2023 son ödeme tarihli, ... fatura nolu KDV ve tüm  vergiler dahil 1.985.022,97 TL bedelli satış tipi e-fatura , 21.03.2023 düzenleme ve 31.03.2023 son ödeme tarihli, ...fatura nolu KDV ve tüm vergiler dahil 5.263.389,85 TL bedelli satış tipi e-faturalar 21.03.2023 tarihinde sistem üzerinden davacı şirkete tebliğ edildiğini, haksız tahakkuk edilen e-faturalın iptali istemi ile 27.03.2023 tarihinde davalı kuruma yapılan yazılı itiraz ve başvuru   sonucunda müvekkili şirkete tahakkuk edilen fahiş e-faturaların kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olduğunu 29.03.2023 tarihinde öğrenmiş bulunduklarını, davalı kurum görevlilerinin yapmış olduğunu, işlem ve tespitler hukuken hatalı ve usulsüz olduğunu, davacı işletmesi girişinde tesisli bulunan panodaki saat sayacından işletmeye giren yasal bir enerji hattı mevcut olduğunu, İşletme saat panosundaki yasal sayaçtan işletme içerisine giren enerji hattından başka işletmeye çekilmiş başkaca her hangi bir hat ve kablo bulunmadığını, kurum görevlileri gerçekte var olmadığını, bu detayı ve tespiti neye göre belirlemiş neye dayandırmış ve nasıl var olduğunu iddia ettiğini anlaşılması güç ve mümkün olmadığını, davalı kuruma itiraz edilerek iade edilen fahiş faturaların  haksız bir şekilde faiz işletilerek Bakırköy 13.İcra Dairesi’nin ... Esas dosyasından ilamsız takiplere özgü tutularak icra takibine konu edildiğini beyanla , haksız olarak  tahakkuk edilen fahiş faturaların iptaline, haksız tahakkuk edilen faturalarla ilgili davalı kuruma borçlu bulunmadıklarının tespitine, davalı kurumun haksız eylemleri sebebiyle dava değeri üzerinden %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine   karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 20/03/2023 tarihinde davacı borçluya ait mahalde davalı kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrollerde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik kullanıldığını tespit edildiğini, borçlu yan adına ... seri nolu kaçak elektrik tutanağı tanzim edildiğini, tesbit ve tahakkukta hata bulunmadığını beyanla,  haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> Birleşen Dava: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçluların Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazin iptali ile takibin devamına, borçlu davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; haksız davanın reddini talep etmiştir.<br> Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  <br>1-Asıl davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, <br>-Davalı ... tarafından davacıya düzenlenen 21/03/2023 düzenleme ve 31/03/2023 son ödeme tarihli ...  no'lu 1.985.022,97 TLlik faturanın 1.368.523,57 TL'lik kısmı kadar borçlu olmadığının tespitine,<br>-Davalı ... tarafından davacıya düzenlenen 21/03/2023 düzenleme ve 31/03/2023 son ödeme tarihli ...  no'lu 5.263.389,85 TL lik faturanın 3.628.802,46 TL'lik kısmı kadar borçlu olmadığının tespitine,<br>Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,<br>2-Birleşen davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,<br>Davalı borçluların Bakırköy 13 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takibine vaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin tüm davalı borçlular yönünden 2.251.086,79 TL asıl alacak, 18.759,06 TL faiz ve 3.376,63 TL KDV üzerinden devamına,<br>-İcra inkar tazminat talebinin REDDİNE,    şeklinde hüküm kurulmuştur.              <br>Mahkemece verilen kararı, taraf vekilleri  istinaf etmiştir.<br>1- Davacı-davalı  ... , ... , ... Limited Şirketi  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde;\" Bilirkişi Heyetinin 01.12.2021 tarihinden 20.03.2023 tarihe kadar olan dönemlerdeki müvekkil şirketin davalı kuruma yaptığı ödemeler dikkate alması ve kaçak tahakkuk hesabını da hakkaniyete ve vicdana uygun bir şekilde belirlemesi gerekmektedir. Bu yönde olan itirazlarımız yerel Mahkemece değerlendirilmemiştir. mükerrerlik söz konusu değildir.  Yerel Mahkemenin yargısı sırasında söz edilen \"18.10.2021 tarih ve ... seri nolu Kaçak/Usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı<br>\" tamamen usulsüz olup kurum tarafından bilahere düzeltilmiştir. Dava dosyasına bildirilen bu hususa dair beyanlarımızda kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığı defalarca dile getirilmiştir. Lakin görevlendirilen bilirkişiler bu yönde gerekli bir inceleme yapmamış dolayısıyla hukuka ve yönetmeliğe aykırı bir şekilde 2 kat üzerinden hesaplama yapma hatasına düşmüştür.<br>Yerel Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişilerce dikkate alınmayan önemli bu husus, aynı konuyla ilgili yürütülen ceza davası dosyasında  görevlendirilen bilirkişi tarafından dikkate alınarak, bahse konu 2021 dönemine ilişkin olan kaçak elektrik kullanım tutanağının geçersiz ve hukuksuz olduğu açıkça ortaya konulmuştur.e yerel Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi heyet raporu, tamamen eksik, hatalı, usule ve yönetmeliğe aykırı olmuştur. Dolayısıyla yerel Mahkeme kararı da bu yönden hukuka aykırı olup kaldırılması gerekmektedir.<br>Yerel Mahkeme, icra inkar ve kötü niyet tazminatına ilişkin istemlerimizi \" alacak özel hesaplama gerektirdiğinden, likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemiş, birleşen dava davacısının da kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir\"  gerekçesi usul ve hukuka aykırı olmuştur.   Yerel Mahkeme birleşen itirazın iptali davasında, Bakırköy 13.İcra Daire'sinin ... Esas dosyasında,  müvekkil şirket namına düzenlenen ve takip nevi yapılan haksız fatura borçlarından, davalı müvekkil ... ile davalı müvekkil ...'nı aslen sorumlu tutmuş ve bu yönde hukuka aykırı bir hükme varmıştır. Asıl dava ile birleşen itirazın iptali davası hukuken bir bütün olup hukuken menfi tespit davası sonucunun beklenmesi  gerekmektedir.\" şeklindeki istinaf sebepleri ile  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.<br>2- Davalı- Birleşen dosya davacısı\t ... A.Ş.  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde;\" yerel mahkemenin kaçak tüketime dair belirlemeleri hukuka uygun ise de, kaçak tüketim bedeli hesabı ve buradan yola çıkıldığında davanın ve birleşen davamızın kısmen kabulü kararları usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gereklidir.<br>Davaya konu kaçak elektrik tüketimi EPDK'nın 42/1.b. Maddesine \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi\" hali için düzenlenmiş olup davaya konu olayda da bu şekilde kullanılmış bir kaçak elektrik söz konusudur. Ayrıca davacı yan mükerrer kaçak kullanıcı olup daha önce 04.08.2021-16.09.2021 tarihleri arasında sözleşmesiz elektrik kullanımı yapmak suretiyle kaçak elektrik kullanmış ve ... seri nolu Kaçak Tespit Tutanağı düzenlenmiştir. <br>Müvekkil şirket tarafından davalılara yapılan tahakkuk incelendiğinde, iş yerinde bulunan 234,6 kW güç tespiti üzerinden yapılarak 180 gün x 234,6 kW x14 saat=591.192 kWh karşılığı kaçak tüketim miktarı, 185 gün x 234,6 kW x14 saat=607.614 ek tüketim miktarı hesaplanarak 31.03.2023 son ödeme tarihli 1.985.022,97-TL bedelli ve 5.263.389,85-TL bedelli faturalar tahakkuk ettirilmiştir. Dolayısıyla müvekkil şirketin tüm işlem ve tahakkukları usul ve yasaya uygundur.<br>Buna rağmen yerel mahkemece, tarafımızdan itiraza uğramış bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddi yerine kısmen kabulü, birleşen davamızın tümden kabulü yerine kısmen kabulüne karar verildiği görülmektedir. <br>Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporuna karşı itirazlarımız karşılanmaksızın ve yeni bir heyetten rapor alınmaksızın hüküm tesis edilmesi, Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Haklarının ihlali mahiyetinde olup kararın istinafen kaldırılması gerekmektedir. Dosya bedeli düşünüldüğünde alanında uzman tek sayıda bilirkişi tarafından rapor tanzim edilmesi gerekirken bir elektrik elektronik mühendisi ve bir mali müşavir tarafından iki kişilik heyetçe tanzim edilen itirazlı raporun hükme esas alınması hatalıdır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda güç tespiti hatalı yapıldığından buna dayalı olarak kaçak ve kaçak ek tüketim bedelleri de hatalı ve eksik belirlendiği gibi bu yöne ilişkin teknik itirazlarımız başka bir heyetçe incelenmeden itirazlı rapora göre karar verilmiştir.Hükme dayanak bilirkişi raporu incelendiğinde, Yönetmelik gereği kurulu güce göre hesaplanması gereken güç hesabının davacının günlük tüketimleri incelenmek ve en yüksek tüketiminin 254,34 kWh-gün olduğu tespiti ile bu tüketimin 8 saate bölünmek suretiyle 31,79 kWh güç hesabı üzerinden rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Yine raporda davacının tek yanlı ve para karşılığı aldığı uzman raporundan bahsedilerek, uzmanın mahalline giderek etiket değerlerini tespit ettiği ve buna göre kurulu gücün 79,836 kW olduğu gibi harici hat üzerinde 11+0+3 amper akım tespiti yapıldığı ve bunun 25 (akım trafo oranı)/3 x 1.73 x 380 Volt x 0,95 =72861 Watt güç tespit edilmekle bu rakamların birbiri ile örtüştüğü belirtilerek harici hatta bağlı cihazların güç değeri 72861 Watt kabul edilerek güç tespiti yoluna gidilmiştir. Oysa kaçak tespit anında müvekkil şirket elemanlarınca tespit olunan ve kayıt altına alınan güç değeri harici hatta bağlı cihazlara göre 234600 Wattdır. Bilirkişi heyeti kendince güç tespiti yapmak ve müvekkil şirket tespitinin fahiş olduğunu belirterek müvekkil şirket tespitlerine aykırı rapor düzenlemiş ise de, bilirkişinin bu tespitlerinin bilimsel ve teknik bir dayanağı olmadığı gibi yasal bir dayanağı da bulunmamaktadır. Bu yöne ilişkin olarak teknik itirazlarımızı sunmamıza rağmen bilirkişi heyetince değerlendirilmediği gibi, tarafımızdan sunulan<br> ve bilirkişi heyeti ile çelişen teknik itirazlarımız başka bir bilirkişi heyetince incelenmeden sonuca varılmıştır. <br>Harici hattan kaçak kullanım halinde güç tespitinin nasıl yapılacağı Yönetmelik 44/3 maddesinde düzenlenmiş olup buna göre yapılacak hesaplamanın kurulu güce göre yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla bilirkişinin yukarıda açıklanan hesaplama yönteminin mevzuatta yeri olmadığı gibi tamamen bilirkişilerin kendi inisiyatiflerine göre yaptıkları bu hesabın kabulü de mümkün değildir. Ayrıca raporda, müvekkil şirket tespitlerinin kabul edilmeme nedeni güç değerinin oldukça yüksek olması olarak gösterilmiş ise de, harici hattan kaçak kullanım hesabının kurulu güce göre yapılacağının mevzuat ile düzenlendiği, bu türden kaçak kullanımın bu türden hesaplamaya bağlı bir yaptırıma bağlandığı ve bu yaptırıma göre hesaplama yapılması gerektiği izahtan vareste olup bilirkişilerin kendilerince mevzuat hükümlerini yok sayarak yüksek bulduk diye mevzuatı uygulamaması asla kabul edilemez. resmi kayıt niteliğindeki müvekkil şirket tespitlerinin aksine olarak verilen karar hatalı olmuştur. Bunlara ek olarak mahalde müvekkil şirket çalışanlarınca yeniden yapılan incelemede 25 adet Demirdöküm klima, 15 adet ... marka klima, 41 adet ... marka su ısıtıcı ile 40 adet ... marka fön makinesi daha tespit edilmiş ve buna ilişkin tutanak rapora itirazlarımız ile .... Ancak ek raporda ve kararda bu husus hiç değerlendirilmemiştir.Yine yerel mahkemece ve bilirkişi tarafından kurulu güç hesabının yanlış nitelendirildiği kanaatine varılmaktadır. Zira harici hatta bağlı devreden çekilen akım tespit esnasında kullanılan cihazlara ait oldukları için harici hatta bağlı cihazların hepsi anlamına gelmemektedir. Başka bir ifade ile devreden çekilen akım, ilgili kaçak hatta bağlı cihazların tamamını göstermemektedir. İlgili cihazların birçoğu termostatlı ve günün belirli surelerinde kullanılması sebebiyle hepsinin aynı anda ve yedi gün yirmi dört saat çalışması mümkün olmadığından, tespit esnasında harici hatta bağlı cihazların hepsi aynı anda çalışmamaktadır. İlgili cihazların hepsi aynı anda ve 7/24 çalışsa idi, o zaman zaten tüketim hesaplamasında günlük çalışma süresinin 14 değil 24 saat alınması gerekli olduğundan, bilirkişi heyetinin kurulu güç hesabına ilişkin yaklaşımı bilimsellikten uzak olup buna dayalı kararın kaldırılması gereklidir.<br> Eksik enerji bedeline dayalı olarak eksik BTV ve KDV hesabı da hatalı olduğundan bu hususu da istinaf etmek gerekmiştir. İcra inkar tazminatı talebimizin kabulü yerine reddi hatalı olduğundan kararın bu kısmının da istinafen kaldırılması gereklidir. <br> Birleşen davada davalı taraf için hükmolunan vekalet ücreti yanlış takdir olunduğundan kararın bu yöne ilişkin kısmının da kaldırılması gereklidir. birleşen davada davacı müvekkil avukatı lehine 310.054,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesine rağmen, AAÜT 13/(3) maddesine aykırı olarak davalı yan yararına 528.323,00 TL vekalet ücretine hükmolunması hatalı  olduğu\" şeklindeki istinaf sebepleri ile   kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.<br>HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve  ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;<br>Asıl dava ; menfi tesbit ,birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Davanın dayanağı olan  İstanbul  Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas  sayılı dosyasında; birleşen dava davacısı ... tarafından, birleşen dosya davalıları ... LTD. Şti., dava dışı ... ve ... aleyhine toplam 1.739.688,87 TL üzerinden takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.  <br>Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; ... elemanlarınca  tutanağa konu Şehsuvarbey Mah. ... Sk. No:... Fatih adresinde, davacı tarafından ticari faaliyet yürütülen iş yerinde tüketilen elektriğin ölçümünü yapan ... marka ... seri nolu sayaç harici hat çekerek kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin  20.03.2023 tarihli kaçak tesbit tutanağı düzenlenmiş, tutanağa dayalı olarak da  5.263.389,85 TL. kaçak , 1.985.022,97 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 7.248.412,82 TL. kaçak elektrik tüketim  faturası düzenlenmiştir.<br>Mahkemece yargılamada alınan Elektrik  Mühendisi ve Mali Müşavirden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen 29/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; tutanak öncesi (harici hat çekilerek kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması ile, tutanak sonrası bağlantılar düzeltildikten sonraki dönem günlük tüketim ortalaması arasında bariz fark bulunduğu, video görseli de dikkate alındığında tutanak tarihi itibariyle harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığı sabit olduğu, tutanak tarihi itibariyle ,davacı tüketiminin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42-b hükmü doğrultusunda kaçak elektrik tüketimi olduğu, fatura kıyaslamaları doğrultusunda davacı sayacının tüketim miktarının engellenmesine 11.02.2022 tarihi itibariyle başlanmış olduğuna kanaat getirildiği, davalı kurumca kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarına 20.03.2022 tarihi itibariyle başlanmış olduğundan (tüketimde düşüş 11.02.2022) davalı kurumun 180 gün kaçak (21.09.2022 -20.03.2023) + 185 gün kaçak ek (20.03.2022 –21.09.2022) tahakkuk hesaplamaları mevzuata uygun olduğu, rapor içerisindeki GÜÇ başlığı  altında yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, davalı-davacı ...'ın  234600 watt güç tespitinin kabul edilemeyeceği, mevzuat dahilinde harici hat üzerinde tespit edilen güç değerinin dikkate alınması gerekeceği, tutanak kayıtlarında harici hat üzerinde 11-0-3 amper  akım tespit edilmiş olduğu,  (11+0+3) x 25 (akım trafo oranı) /3    x  1,73 x 380 Volt x 0,95 =  72861 watt Güç tespit edildiği, ( Bu değer bilirkişinin mahallinde etiket değerleri dikkate alınarak yapmış olduğu tespit ile örtüşmektedir.  ) tutanak sonrasında İhtilafsız Dönem davacı tüketimleri incelendiğinde, davacının günlük en yüksek tüketiminin 254,34 kwh/gün olduğu tespit edilmiştir. Bu tüketim değeri güç değerine uyarlanırsa günlük 8 saat kullanım  dikkate alınsa dahi 254,34 kwh/gün  /  8 h/ gün = 31,79 kw güç değerine ulaşıldığı,  davalı kurumca dikkate alınan 234,60 kw değerin  çok yüksek olduğu, davacının sayacının doğru kayıt ettiği dönemde saatlik 48,22 kw. güç değerine kadar güç çekildiğinin  tespit edildiği,buna karşılık ...’ın 234600 watt güç iddiası karşısında, karşı taraf ile 39000 watt güç değeri üzerinden sözleşme imzalamasının  da bir çelişki olduğu, Yönetmelik  madde 44-3 hükmü kapsamında davacının harici hattı üzerinde tespit edilen 72861 watt güç değeri doğrultusunda kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplaması yapılması gerektiği,  Kaçak elektriğin süresi ise yönetmeliğin 45/b maddesinde :<br>b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. Şeklinde olduğu, davacı sayacının tüketim miktarının engellenmesine 11.02.2022 tarihi itibariyle başlandığı,davalı kurumca kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarına 20.03.2022 tarihi itibariyle başlanmış olduğundan (tüketimde düşüş 11.02.2022) davalı kurumun 180 gün kaçak (21.09.2022 -20.03.2023) + 185 gün kaçak ek (20.03.2022 – 21.09.2022) tahakkuk Hesaplamalarının  mevzuata uygun olduğu,  davacının gün içerisindeki saatlik ortalama güç Tüketimlerine bakıldığında , işletmenin 17:00- 22:00 saatleri arası ortalama güç tüketimi, gündüz 06:00-17:00 saatler arasındaki güç tüketimine yakın olduğu,  hatta gece  22:00-06:00 saatler arasındaki saatlik güç tüketimi de 17:00-22:00 saatler arasındaki güç tüketimine yakın olduğu, aslında davacının günün her zaman dilimindeki güç tüketiminin yüksek olduğu, bu nedenlerle  davalı talebi olan günlük 14 saatlik kullanım süresinin hesaplamalarda dikkate alınabileceği, dosya kapsamına dava konusu olmayan mükerrer ... kaçak elektrik tespit tutanağı sunulduğu,    Yönetmelik Madde-46-(3) hükmü gereği; davacının mükerrer (tekrar eden) kaçak elektrik enerjisi kullandığı hususu ispat edildiğinden, fonsuz tarifenin 2 katı kadar faturaya ceza enerji bedeli yansıtılabileceği ; Buna göre; Süre; 21.09.2022 – 20.03.2023 tarihler arası 180 gün, Güç; Harici hat üzerinde dikkate alınabilecek güç = 72861 watt , Günlük çalışma süresi 14 saat/ gün  , 180 gün x 72861 watt x 14 saat/gün = 183609,72 kwh.   tutanak muhatabı davacının 183609,72 kwh lik tüketime tekabül eden 1.634.587,39 TL. tutarındaki kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği,davacı sayacının tüketim miktarının engellenmesine 11.02.2022 tarihi itibariyle başlandığı sonucuna varıldığı,  185 gün kaçak ek (20.03.2022 – 21.09.2022) tahakkuk Hesaplamalarının hatalı olmadığı,buna göre  188709,99 kwh'lik tüketime tekabül eden 616.499,40 TL. tutarındaki kaçak EK tahakkuku hesaplandığı ; Sonuç olarak ; Bu durumda neticeten davalı şirketin; 1.634.587,39 TL. kaçak tahakkuku + 616.499,40 TL. kaçak EK tahakkuku olmak üzere toplam 2.251.086,79 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği;  davacı şirketin; 1.502.010,59 TL. kaçak tahakkuku + 616.499,40 TL. kaçak EK tahakkuku olmak üzere toplam 2.118.509,99 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği görüşü bildirilmiştir.İtirazlar üzerine  düzenlenen 28/01/2025 tarihli ek raporda; kök raporda sayfa 14 içeriğinde kaçak tahakkuk hesaplamasında 60,125 kwh olarak dikkate alınması gereken düşük kademe tüketimi, 60125,000 kwh olarak dikkate alındığı, virgül basamak hatası yapıldığı, iş bu ek raporda da hatanın düzeltildiği, davalı vekilinin sadece bu itiraz bakımından haklı olabileceği değerlendirilmekle, diğer itirazları bakımından kanaatlerinin aynen devam ettiği, davacı vekilinin tüm beyan ve itirazları bakımından kök rapordaki kanaatin aynen devam ettiği, Kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarında her bir kalem hesaplamasının, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri doğrultusunda  gerekçelendirildiği, kök rapordaki maddi hata (virgül, basamak hatası) düzeltilerek yeniden yapılan hesaplamalarda, davacı tarafın, 4.997.326,03 TL. menfi tespit talebi olabileceği, birleşen dosyada; takip alacağının  2.251.086,79 TL. (asıl alacak) + 18.759,06 TL. (Gecikmiş gün faizi) + 3.376,63 TL (Faiz KDV si) olmak üzere toplam 2.273.222,48 TL. olduğu beyan edilmiştir.<br>Tutanak tarihi itibariyle 30/05/2018 tarihli ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ <br>YÖNETMELİK hükümleri geçerlidir.Somut olayda uygulanması gereken EPTHY hükümleri incelendiğinde ;<br>\"KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİ HALLERİ<br>MADDE 42  (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;<br>b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,<br>kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.<br>KAÇAK ELEKTRİK TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASI<br>MADDE 44 <br>(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.<br>KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE<br>MADDE 45  (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;<br>b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.<br>ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.<br>1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.<br>(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;<br>a) Meskenlerde; 5 saat,<br>b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,<br>c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,<br>ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat,   olarak kabul edilir.<br>(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.<br>(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır.<br>KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİNİN FATURALANDIRILMASI<br>MADDE 46  (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz.<br>(2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.<br>(3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır.<br>(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır.\" hükümlerini içermektedir.<br>Yukarıdaki hükümler uyarınca somut olay incelendiğinde ;<br>Dosyaya sunulan CD içeriğindeki görüntülerden ve tutanaklardan, davacı-davalı ...  Şti'nin  kullanımının   yukarıda hükümleri alıntılanan  Yönetmeliğin 42/1-(b) maddesi uyarınca  kaçak elektrik kullanımı  olduğu anlaşılmıştır.<br>Menfi tesbit davası ile itirazın iptali davalarının aynı olay ve tutanak sebebiyle açılmış oldukları ,birleştirilerek görülmesinde hukuki yarar bulunduğu,bu sebeple itirazın iptali davasının,menfi tesbit davasının sonucunu beklemesi gerektiğine ilişkin davacı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Asıl dosya davacısı şirketçe ,dosyaya uzman mütalaası sunulmuş olup,  davacı tarafın talebi üzerine düzenlenen ve dosyaya sunulan <br>uzman mütalaasında mahalline gidilerek etiket değerleri tespit edilmek suretiyle <br>79,836 kwatt güç tespit edilmiş olduğu görüşüne de yer verilmek suretiyle , yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunda ;davacının sözleşme gücünün  39,00 kw.  olduğu, hesaplamalarda dikkate alınan 234,60 kwatt güç değeri kadar davacının hiçbir <br>dönem tüketimi olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir.<br>Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasına ilişkin MADDE 44 ;(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.<br>Yargılama sırasında alınan bilirkişi kurulu (tek bir elektrik mühendisi kurulda yer almaktadır)  raporunda ,tesbit tarihinden sonra alınan uzman mütalaasındaki tesbitler dikkate alınmış,tutanaktaki kurulu gücün esas alınmama gerekçeleri teknik olarak izah edilememiştir.mahkemece ,bu durumda 3 kişilik elektrik mühendisi (birisi akademisyen olmak üzere)  yeniden ,itirazları karşılar rapor alınması ve sonuca gidilmesi gereklidir.<br>Davalı gerçek kişiler yönünden ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesinde ; <br> 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun  50/3.maddesi  hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.<br>Davalı gerçek kişilerin ,haksız fiil niteliğindeki borçtan-eylemden sorumlu tutulmaları için   şirketin yöneticisi/yönetici  ortağı olması gereklidir. Hal böyle olunca,davalı gerçek kişilerin  kaçak elektrik kullandığı belirlenen davalı şirkette, yönetici ortak olup olmadıklarının tesbiti ve sorumluluklarının buna göre değerlendirilmesi gereklidir..Birleşen davada davalı olan şirket yöneticilerin sorumlulğunun kaynağı  TTK 553. maddesi olmayıp, Türk Medeni kanununun açıklanan maddesi olmakla,sorumluluk koşullarının buna göre değerlendirilmesi gereklidir.<br>Tesbit edilen bu hususlar yeniden yargılama gerektirdiğinden, eçıklanan nedenlerle; tarafların  istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine  gönderilmesine,<br>Peşin alınan istinaf karar harçlarının  istinaf edenlere isteği halinde iadesine,\t<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,\t<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/03/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1a3ff8498596f44","SID":"4729a2d59ff16896"}}