{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/497 - 2026/798<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t              : 2026/497 <br>KARAR NO\t              : 2026/798<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t\t\t\t\t    : 2026/202 Esas (Derdest)<br>TARİH                                   : 12/03/2026 (Ara Karar)<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ  A.Ş. <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Muarazanın Meni ve Elektrik Abonelik Tesisi<br>KARAR TARİHİ\t               : 16/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 16/04/2026<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/202 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 12/03/2026 tarihli ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: <br> Müvekkilinin plastik kasa üretimi işi konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ... Mahallesi ... Caddesi No:48A ... adresinde bulunan iş yerini kiraladığını, söz konusu yere de makinelerini ve işçilerini götürdüğünü ve faaliyete başlamak istediğini fakat davalı tarafça elektrik aboneliği tesis edilmediğinden dolayı faaliyetine başlayamadığını, mağduriyete uğradığını, şu sıralar bu fabrikanın işlerinin en yoğun olacağını, üretim ve satış işlemlerinin yoğun olduğu dönemlerden birisi olduğunu, bu üretim işinin de elektrik olmadan yapılamadığını, müvekkilinin elektriğin açılmadığı her gün büyük zararlara uğradığını, müvekkilinin 8 adet SGK'lı çalışanı olup bu çalışanların maaşlarını ve primlerini ödemekte zorlandığını, müvekkilinin geldiği şu zamana kadar büyük zararlara uğradığını, bu dönemde de üretim yapılamazsa çok daha büyük zararlara uğrayacağından fabrikanın çalışabilmesi için dava sonuna kadar elektrik enerjisinin verilmesi/bağlanması ve geçici abonelik tesisi için davalı kuruma müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br> Dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. ve 121. maddelerinde öngörülen şekil şartlarını taşımadığını, davacının iddiasına dayanak vakıaları ve delilleri usulüne uygun sunmadığını, bu nedenle öncelikle dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiğini, ayrıca zamanaşımı def'i, derdestlik, yetki, dava şartı ve husumet itirazlarında bulunduklarını, müvekkili şirkete yöneltilen husumetin haksız olduğunu, taraflar arasında dava açılmasını gerektirecek bir uyuşmazlığın bulunmadığını, davacının sunduğu kira kontratındaki imzaların müvekkili şirket çalışanlarınca yapılan incelemede birbirini tutmadığının tespit edildiğini, mülk sahibinin yurtdışında yaşadığının anlaşıldığını, muvazaa şüphesi nedeniyle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 21/3-b maddesi uyarınca işyeri açma ruhsatı talep edildiğini, davacının gerekli belgeleri sunmaması sebebiyle abonelik tesis edilemediğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili şirketin işlemlerinin ilgili yönetmelik ve EPDK kararlarına uygun olduğunu, davacının iddialarının esas yönünden de haksız olduğunu belirterek, öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine, bu itirazların kabul edilmemesi halinde ise haksız davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 20/02/2026 ARA KARARININ ÖZETİ:<br> Mahkemece \"....Dosya kapsamına göre, davaya konu yerin bir işyeri olduğunun sabit olduğu, işyerine elektrik enerjisi verilmemesi halinde iş yerinin çalışması açısından telafisi imkansız zararlar meydana gelebileceği, en temel haklardan olan elektrik kullanımının Anayasal bir hak olduğu ve talebin, \"gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir\" kriterine son derece uygun olduğu anlaşılmakla, somut olayda HMK'nun 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılarak ihtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekilinin elektriğin verilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin HMK 389 vd. maddeleri gereğince, takdiren 15.000,00-TL teminat karşılığında kabulü ile teminat mahkeme veznesine yatırıldığında; ... Mah. ... Caddesi, No:48/A ... adresine tedbiren elektriğin bağlanmasına, bu hususta teminat yatırıldığında davalı şirkete müzekkere yazılmasına...\" karar verilmiştir.<br>İhtiyati tedbir isteminin kabulüne yönelik ara karara davalı vekili tarafından itiraz edildiği, mahkemece itirazın duruşmalı olarak incelenmesine karar verildiği, 12/03/2026 tarihli duruşmada; <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE YÖNELİK ARA KARARINA YAPILAN İTİRAZIN REDDİNE YÖNELİK 12/03/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br> Mahkemece \"...Somut olayda, davaya konu yerin bir işyeri olduğunun sabit olduğu, işyerine elektrik enerjisi verilmemesi halinde iş yerinin çalışması açısından telafisi imkansız zararlar meydana gelebileceği, en temel haklardan olan elektrik kullanımının Anayasal bir hak olduğu ve talebin, \"gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir\" kriterine son derece uygun olduğu ve itirazlarda bahsedilden hususların yargılama neticesinde tespit edilebileceği anlaşıldığından (Adana BAM 9. HD 30.05.2018 tarih ve 450-399 E.-K.), mahkememizce verilen tedbirin yerinde olduğu, yine teminat yönünden de genel uygulamadaki teminat tutarının takdir edildiği, netice itibari ile mahkememizce verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı nazara alınarak mahkememizce verilen 20/02/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın ve yine teminata karşı yapılan itirazın reddine, gerekçeli ara kararın taraflara tebliğine,..\" karar verilmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Müvekkili şirketin yasal yükümlülükleri çerçevesinde hareket ettiğini, mevcut bir abonelik varken ikinci bir abonelik tesisinin mümkün olmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 21. maddesi uyarınca gerçek ve tüzel kişilerden istenen belgelerin usulüne uygun belirlendiğini, davacının vergi levhası ve işyeri açma ruhsatı olmaksızın basit bir kira kontratı ile başvuru yaptığını, yapılan incelemede kira kontratındaki imzaların tutarsız olduğunun ve sahte imza şüphesi bulunduğunun tespit edildiğini, mülk sahibinin yurtdışında yaşadığının anlaşıldığını, bu nedenle muvazaa şüphesiyle yönetmeliğin 21/3-b maddesi gereğince ruhsat talep edildiğini, ruhsat ibraz edildiğinde abonelik tesisinin gerçekleştirileceğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin haksız olduğunu, dava dilekçesinde haklılığını yaklaşık olarak ispat etme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, tedbir kararının maddi gerçeğe aykırı ve soyut iddialara dayandığını, belirlenen teminat miktarının oldukça düşük olması sebebiyle müvekkili kurumun mağduriyetine yol açtığını, HMK'nın 393. maddesi uyarınca karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği muhtemel zararların teminat altına alınması gerektiğini, düşük teminatın taraflar arasındaki menfaat dengesini müvekkili aleyhine bozduğunu, bu nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, talebin kabul görmemesi halinde ise teminat tutarının tesisattaki 12 aylık fatura bedellerinin toplamına eşit olacak şekilde artırılmasını ve 12.03.2026 tarihli ara kararın kaldırılarak istinaf taleplerinin kabul edilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Uyuşmazlık; Elektrik aboneliğinin tesisine yönelik muarazanın giderilmesi ve abonelik sözleşmesinin yapılması istemli davada geçici olarak elektriğin bağlanmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek  tedbir istemine yönelik yapılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, talep edenin geçici hukukî koruma talebinin kabulü kararına yapılan  itirazın reddine yönelik ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı ve somut olayda ihtiyati tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>Dosyanın incelenmesinde; davacı şirketin ... Mah. ... Caddesi, No:48/A ... adresinde ticari faaliyetine devam edeceğini beyan ederek ve bu adrese yönelik olarak kira sözleşmesi sunmak sureti ile davalı şirketten elektrik abonelik sözleşmesi imzalanması isteminde bulunduğu, talebin davalı şirket tarafından kabul edilmemesi üzerine bu konudaki muarazanın giderilmesi istemi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/202 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı ve elektriğin geçici olarak bağlanmasına yönelik olarak ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde 20/02/2026 tarihli ara karar ile \"İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekilinin elektriğin verilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin HMK 389 vd. maddeleri gereğince, takdiren 15.000,00-TL teminat karşılığında kabulü ile, teminat mahkeme veznesine yatırıldığında; ... Mah. ... Caddesi, No:48/A ... adresine tedbiren elektriğin bağlanmasına, bu hususta teminat yatırıldığında davalı şirkete müzekkere yazılmasına, tedbir kararından sonra çıkacak faturaların talep eden tarafından ödenmesine\" karar verildiği, davalı tarafça tedbir kararına (esas ve teminat yönünden) itiraz edilmesi üzerine incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verildiği, 12/03/2026 tarihli duruşmada \"mahkememizce verilen 20/02/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın ve yine teminata karşı yapılan itirazın reddine\" karar verildiği, gerekçeli ara kararın yazıldığı, karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat edildiği anlaşılmıştır.<br>Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.<br>İhtiyati tedbir öğretide, \"Kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.\" şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında  ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde “(1)Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. <br>Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, \"yaklaşık ispat\" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>Somut olayda; davacının elektrik aboneliği tesis istemi ile davalı şirkete müracaat ettiği, davalı şirket tarafından birtakım gerekçeler ile talebin reddine karar verildiği, davacının açmış olduğu iş bu davada yapılacak yargılama neticesinde elektrik aboneliğine hak kazanıp kazanmayacağının tespit edileceği ancak elektrik tüketimi yapılan yerin ticari bir işletme olması ve ticari faaliyetinin devamı için elektrik enerjisinin zorunlu olması nedeni ile elektrik enerjisi verilmemesi halinde HMK'nın 389. maddesinde belirtilen \"gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın  doğacağından endişe edilmesi\" halinin oluşacağı, ilk derece mahkemesince yeterli oranda teminatın da alındığı, böylece HMK'nun 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.<br> HMK'nın 397/2. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının etkisi aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğine; İhtiyati tedbir kararından sonraki döneme ilişkin fatura bedellerinin ödenmemesi halinde davalı yanın elektriği kesme hakkının da baki olmasına göre, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair kararı usul ve yasaya uygun olup istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalının ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir ara kararına yapılan itirazın reddine yönelik 12/03/2026 tarihli ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Duruşma yapılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2026\t\t<br>\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81b9136ac7fc81bb","SID":"250b15f25e9720a5"}}