{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1335 Esas<br>KARAR NO:2026/502<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/05/2024<br>NUMARASI:2017/1065 E. - 2024/451 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalının gıda işi ile uğraşmakta ve aynı adreste iştiğal etmekte olduklarını, davalının çalıştığı iki firma ödeme istediğinde, davalının bu iki firmaya, teminat amaçlı olarak senet verileceği gerekçesi ile müvekkilinden açığa imzalı senetler) alıp, (boş senede imza atılarak(müvekkili imzalardan dahi emin olmadığını), imza dışında tüm yerleri hukuka aykırı bir şekilde doldurularak icra takibi başlatıldığını, müvekkili hakkında İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı icra takibi başlatılmış akabinde İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1012 esas sayılı dosya ile menfi tespit davası ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2017/147391 soruşturma numarası ile açığa imzanın kötüye kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yönelik şikayette bulunulduğunu, Söz konusu dava ve şikayetten sonra e-devletten İstanbul Anadolu 19. İcra müdürlüğü ... numaralı dosyasında başlatılan icra takibinin başlatılmış olduğu ;İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyada borçlu ....Şti. ve ... 'ya ait olduğu iddia edilen 15 adet; 23.11.2015 düzenleme tarihli 20.03.2016 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli, 05.04.2016 düzenleme tarihli 13.08.2016 vade tarihli 16.420,00 TL bedelli, 05.04.2016 düzenleme tarihli 20.08.2016 vade tarihli 16.420,00 TL bedelli, 22.06.2016 düzenleme tarihli 16.10.2016 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli, 22.06.2016 düzenleme tarihli, 24.10.2016 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli, 22.06.2016 düzenleme tarihli 30.10.2016 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli, 22.06.2016 düzenleme tarihli 06.11.2016 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli,19.07.2016 düzenleme tarihli 19.11.2016 vade tarihli 14.000,00 TL bedelli, 19.07.2016 düzenleme tarihli 26.11.2016 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli, 19.07.2016 düzenleme tarihli 17.12.2016 vade tarihli 16.000,00TL bedelli, 19.07.2016 düzenleme tarihli 24.12.2016 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli, 01.06.2017 düzenleme tarihli 10.06.2017 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli, 01.06.2017 düzenleme tarihli 17.06.2017 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli, 01.06.2017 düzenleme tarihli 24.06.2017 vade tarihli 13.000,00 TL bedelli, 01.06.2017 düzenleme tarihli 01.07.2017 vade tarihli 13.000,00 TL bedelli senetler düzenlenerek, müvekkili aleyhine icra başlatıltığını, dava konusu senet haricinde gerek hatır senedi olarak gerekse teminat senedi olarak alınmış başkaca senetler de bulunduğunu, bu icra takibi ile birlikte müvekkilinin diğer senetler içinde kaygılandığını, söz konusu senetler teminat amaçlı olduğundan, hesaplara bakıldığında cari hesaptan düşülmediği görüleceğini, bu durum davalı icra takibine konu ettiği senedin teminat senedi olduğunu ve sonradan doldurulduğu iddialarının da ispatladığını, ayrıca senet düzenlenme tarihlerinin kaydı olması gerektiğinden, bu nedenle senetlerin muhasebe kayıtlarında bulunması gerektiğini, olayların akabinde kendilerinde bulunan ve boş olarak almış oldukları teminat senedini doldurmak suretiyle müvekkilleri aleyhine İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyası ile takip başlattıklarını, henüz mevcut dosyalara ilişkin tebligatlar tebliğ edilmediğinden kesinleşmediğini, davalının, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/4220 D.iş ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu ve 2017/4220 karar numarası ile de menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak alacaklara ilişkin karar alınmış olup, haksız ve usulsüz bir şekilde icra takibi başlatılarak müvekkilini, zarara uğratılmış ve uğratılmaya devam etmekte olduğunu, davalının boş senedi müvekkili aleyhine doldurarak, yapmış olduğu bu işlemler hukuka aykırı olup, kötü niyetle yapılmış ve bu kararı önceki kesinleşmemiş icra takibinde öğrenmiş oldukları buna ilişkin itirazı da mahkemesine taraflarınca yapıldığını, öncelikle kötü niyetle açılan takibin durdurulmasına akabinde iptaline, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına konu olan 15 adet senedin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senide ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılamayacağından takibin iptaline, icra dosyasına dayanak teşkil eden senetten dolayı teminat senedi olması ve cari hesaplara bakılarak anlaşılacağından,müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı tarafın davaya cevap sunmadığı tespit edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2017/1065 esas, 2024/451 karar sayılı,15/05/2024 tarihli kararı ile; \"Tarafların delilleri toplanarak, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti incelendiğinde; davacı şirket davalı ile araları bozuluncaya kadar aynı yerde faaliyet gösteren davalı şirkete, onun vereceği teminatlar için boş senetler verdiğini, araları bozulunca davalı şirket'in bunları doldurup her iki davacıya karşı icra takibi başlattığı, verilen senetlerin teminat amacıyla verildiğini, karşılıksız (bedelsiz) olduğunu bu nedenle  icra takibinden dolayı davalıya karşı borçlu olmadığı ileri sürülmüştür. Somut olayda davacılar öncelikle imzayı inkar ediyor gibi ancak 25.05.2018 tarihli dilekçesi ile sadece bedelsizliğe özgülüyor, ceza soruşturmasında da imzanın sahte olmadığı belli ''açığa atılan imzanın kötüye kullanılmasına dayalı'' şikayette bulunulmuştur. Bazı senetlerde davacı ...'nın sorumlu olup olmayacağı tartışılacak şekilde imza verse de, takibin her ikisi aleyhine yapılıp, dava da ... için ''sorumlu değildir'' itirazı olmadığına göre senetlerin şirket yetkilisi olarak imzalandığı ayrıca kendisi için de şahsi aval için imzalandığı ve senetlerden davacı ...'nın da sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Mahkemece taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından inceleme günü verilmiş ancak taraflar inceleme gününde ticari defter ve kayıtları ibraz etmemiştir. Her ne kadar davalı ticari kayıtlarını sunmayarak davacının iddiasını ispat etme imkanı bırakmasa da davacıda kayıtları sunmayarak davacı alacağının ispat edemediği, artık bu aşamada davacıya yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulmuş. Davacı yemin deliline dayanmıştır. Davacı vekilince sunulan yemin metninin davalı Tasfiye memuru/şirket yetkilisi ... 'ye tebliğ edilmiş ve 22/11/2023 tarihli duruşmada yemini eda etmiştir. Davacı vekili her ne kadar yazı örnekleri alınıp söz konusu senetler üzerindeki yazı ile karşılaştırılarak  senetlerin davalı tarafından doldurulduğunun ortaya çakacağı iddia ediliyorsa da senedin borçlu tarafından doldurulması zorunlu olmadığı, alacaklınında doldurabileceği hatta yazıların 3. Kişiye bile ait olabileceği önemli olan senendin boş verildiği iddiası karşısında  üzerindeki yazıların anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatıdır. Bu da ispat edilememiştir.  Kambiyo senedine boşa imza atan sonuçlarına katlanır. Ayrıca senedin teminat için verildiğine dair senedin üzerinde ibare ya da ayrı bir protokol de bulunmadığından davanın REDDİNE\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki tarafın ticari kayıtları davalı tarafta bulunduğunu,  davalı her iki şirketin ticari kayıtlarını sunmayarak,  müvekkilinin iddiasını ispat etme imkanı bırakmadığını, davalı icra takibine konu ettiği senetlerin teminat senedi olduğunu ve sonradan doldurulduğu iddialarını ispatlandığını, davalı ticari defterleri sunmadığı için inceleme yapılamadığını, eksik inceleme ile imza ve yazı örnekleri alınmadan bilirkişi raporu oluşturulduğunu, dava konusu senetlerde müvekkiline ait imzaların var olup var olmadığı ya da hangilerinde  bulunduğu bilinmediğini, mahkemece eksik inceleme ile hukuka aykırı bir karar verildiğini, davalı tarafından yemin ikrar edildiğini, HMK madde 228 e göre usulüne uygun tebliğ edildiğini, HMK 229. maddeye göre davalı yemini ikrar ettiğini, yemin teklifi ikrar edilmesine rağmen; 22/11/2023 tarihindeki celsede, müvekkilinin yokluğunda davalı tarafın geldiği ve yemin ettiğini, yemin metni  2019 yılında gönderildiğini, davalı 2023 yılında yemin ettiğini,2023 yılında yapılan yemin usulüne uygun olmadığı gibi hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetle senetleri dolduran davalı yıllar sonra yemin teklifinde de kötü niyetle hareket ettiğini belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etkiştir.Davalı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, icra takibine dayanak bonolara yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... numaralı  takip dosyasına dayanak dava konusu (on beş adet) bonoların keşidecisinin davacı şirket olarak göründüğü, davacı asilin ise keşideci şirketin yetkilisi ve avalist olduğu, davalı şirketin lehtar/ hamil olduğu görülmüştür. Dava dilekçesinin içeriğinden, davaya konu bonoların işçi/ işveren ilişkisi kapsamında düzenlendiğine yönelik herhangi bir iddianın bulunmadığı, davalı şirketin çalıştığı firmaların ödeme istemesi nedeni ile teminat amaçlı olarak senetlerin düzenlendiği, imzaların davacıya ait olup olmadığından emin olunamadığı belirtilen boş senetlerin teminat amacı ile düzenlendiği iddiası ile anlaşmaya aykırı doldurulduğundan bahisle bedelsiz olduklarının ileri sürüldüğü görülmüştür. Davacının şikayetçi olduğu İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/147391 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, senetlerin teminat için verildiğine ilişkin kayıt bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçeleri ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davaya konu bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığından emin olunamadığının ileri sürüldüğü ve tahkikat aşamasında 21.02.2024 tarihli dilekçesi ile bu yöndeki belirsizliğin giderilmesi amacı ile bonolar yönünden davacıya atfen atılan imzalar yönünden teknik inceleme yapılmasının talep edildiği ve aynı tarihli duruşma sırasında işbu talebin yinelendiği ancak mahkemece bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, kambiyo senetlerinin düzenlenme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belge asılları mukayeseye esas alınmak sureti ile bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imzanın tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imzanın atfedilen kişiye ait olup olmadığının dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin, istinaf ve temyiz kanun yolu denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması gerekmektedir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından belirtildiği şekilde bonolar üzerinde imza incelemesine yönelik herhangi bir inceleme yapılmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davaya konu bonolar yönünden imza incelemesinin yapılması için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;<br>2-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2024 tarih, 2017/1065 E. 2024/451 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d62f07008ebbdadb","SID":"7848cdb9e98992ca"}}