{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/351 Esas<br>KARAR NO:2026/515<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:14/11/2023<br>NUMARASI:2022/105 E. - 2023/252 K.<br>DAVANIN KONUSU:Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması (FSEK Kapsamında)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maddi ve manevi tazminata ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2021/186 D. İş dosyasında verilmiş olan 2021/188 K. sayılı ihtiyati tedbir kararına konu “...” kitabının yazarı ve yayınevi olan davalılar tarafından müvekkilinin “... 1”, “...” ve “...” kitapları üzerindeki mali ve manevi haklarına yaratılan tecavüzün FSEK m. 67 ve 69 uyarınca men'ini, ref'ini ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile TTK m. 56. uyarınca müvekkili aleyhine haksız rekabet yarattığı önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 2021/186 D.iş - 2021/188 K sayılı 13/04/2022 tarihli verilen ihtiyati tedbire itiraz (söz konusu eserin niteliği, basım sayısı, eser ile sağlanan fayda ve ihtiyati tedbirin uygulanması durumunda yazarının ve yayımcısının uğrayacağı telafisi güç ve imkânsız zararlar bir bütün olarak düşünüldüğünde uygun görülen teminat miktarının oldukça az olduğu, her ne kadar kendileri dinlenilmeden tedbire hükmedilmiş ise de anayasal hak olan adil yargılanma hakkına sahip oldukları, kararın kendilerine hemen tebliğ edilmediği, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği, alıntıları müvekkilinin değil dava dışı ...tarafından yönlendirme ve izin ile yapıldığı, buna ilişkin whatsaap yazışmalarının bulunduğu, kitapların eser vasfının hususiyet taşıyıp taşımadığının uzman kişilerce değerlendirilebileceği, eser niteliğindeki bir kitabın içinden hiç kimseye bağlanması mümkün olmayan malum bilgileri yansıtan kısımların alınmasının bir ihlal olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, raporda alıntıların niteli kararına esas alınan bir niteliğinin bulunmadığı, raporun çelişkili olduğu, karara esas alınmaması gerektiği, usulsüz olarak alıntılandığı belirtilen kısımların tamamının mali haklarına sahip olduğu kitapların yazarı olan...'un bilgisi, yönlendirmesi ve izni ile söz konusu müvekkilinin kitabından kullanıldığı, tedbir isteyenin kötü niyetli olduğu, ölçülülük çerçevesi dışına çıkıldığı, tedbir kararına istinaden küçük düşürücü şekilde kamyonlarla müvekkilinin adresine gidildiği, tedbir kararının amacına, ölçülülük ilkesine, hukuka ve adaba aykırı kullanıldığı, yaklaşık ispat koşullarının ve tedbir koşullarının oluşmadığı beyan edilerek) ile kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, telif sözleşmesi gereğince şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, intihal iddiasına konu yazıların eser niteliğinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi  2022/105 esas, 2023/252 karar sayılı, 14/11/2023 tarihli kararı ile; \"İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirketin dava dışı yazar....tarafından yazılan ... 1, ... ve ... isimli kitapların mali hak sahibi olduğunu, davalı yazar ... tarafından yazılan davaya konu ... isimli kitapta davacının mali hak sahibi olduğu kitaplardan intihal yapıldığını intihale rağmen kaynak gösterilmediğini bu durumun mali ve manevi hakların ihlali ile haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulmasını talep ettiği, davalı ... vekilinin cevap dilekçesi ile davaya konu intihal olarak değerlendirilen kısımların davacının mali hak sahibi olduğu kitapların yazarı olan ...' un bilgisi dahilinde onay alınarak kitaba konulduğunu, diğer davalı şirketin ise husumet sebebiyle davanın reddinin talep edildiği, mahkememizin 2021/186 D.iş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak aldırılan 22/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalılara ait ... isimli eserin toplam 81 sayfadan oluştuğu, 16 sayfasının ... kitaplarından alıntı yapılarak oluşturulduğu, alıntı oranının %19,753 olarak tespit edildiği yönünde görüş bildirildiği,  mahkememizce dosyanın esasına yönelik aldırılan 01/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda da davalılara ait ... isimli eserin davacının mali hak sahibi olduğu ...,  ... ,  ... isimli eserlerden alıntı yapılarak oluşturulduğunu bu durumun mali ve manevi hakların ihlali niteliğinde olduğunun belirtildiği buna göre, davacı şirketin dava dışı yazar. ...tarafından yazılmış olan  ... ,  ...,  ..., eserlerin mali hak sahibi olduğu,  ... isimli eserin 2016,  ... isimli eserin 2018,  ... isimli eserin ise 2019 yılında basıldığı, davalıya ait ... isimli kitabın ise 2020 yılında basıldığı, hem davacının mali hak sahibi olduğu kitapların hem de davalıların ... isimli kitapların FSEK 2. Maddesi kapsamında, ilim ve edebiyat eseri oldukları, davaya konu eserlerler arasındaki benzerliğin karşılaştırılması hususunun özel uzmanlık gerektiren bilgi gerektirmesi sebebiyle mahkememizce hem mahkememizin 2021/186 D.iş sayılı dosyasından içerisinde Yazar (Sektör) bilirkişinin olduğu heyetçe hem de mahkememizin esasına yönelik aldırılan yine içerisinde yazar bilirkişinin de olduğu heyetçe davalılara ait ... isimli eserin davacının mali hak sahibi olduğu, ... isimli eserlerden alıntı yapılarak oluşturulduğu, alıntı oranının yaklaşık %20 oranında olduğu mahkememizce de bilirkişi raporları incelendiğinde, Ağrı, Amasya, Bitlis, Erzincan, Van, Ermenek, Karaman, Sivas, Kilis, Cizre ve Şırnak  illerine ilişkin bölümlerin davacı eserlerinden aynen alınarak yazıldığının anlaşıldığı, bu  durumun mali haklardan işleme hakkı çoğaltma ve yayma hakkının ihlali niteliğinde olduğu ayrıca davalıların eserinde alıntı yapılan  ...  isimli eserin de kaynak olarak gösterilmediği bu  durumun da FSEK 15. Maddede yer alan adın belirtilmesi yönündeki manevi hak ihlali niteliğinde olduğu, kitapların aynı konuyu içermesi sebebiyle aynı sektöre hitaben yazıldığı da düşünüldüğünde bu durumun aynı zamanda başkasının iş ürünlerinden haksız şekilde yararlanmak eylemi olup haksız rekabet de teşkil ettiği bu nedenle davacının dava dışı ...tarafından yazılan  ...,  ...,  ... isimli eserlerin mali ve manevi hakların tecavüzünün aynı zamanda haksız rekabetin önlenmesi talebinde bulunması taleplerinin haklı olduğu, her ne kadar davalı ... tarafından dava dışı yazar ...ile aralarındaki whatsapp yazışmaları dosyaya sunularak yazarın bilgisi dahilinde alıntı yapıldığı iddia edilmiş ise de yazışmaların davalı yazarca oluşturulacak eserlere ilişkin bir takım fikir alış verişleri içerdiği tespit edilmiş ise de dava dışı yazar ...tarafından açık bir muvafakatname verilmediği bu bakımdan bu yazışmaların muvafakatname olarak değerlendirilemeyeceği kaldı ki davalının da ... isimli eserinde dava dışı yazar  ...' un ismine ve davacılara ait  ... isimli eserleri de kaynak olarak göstermediği hususu da değerlendirildiğinde, bu yöndeki savunmalara itibar edilmeyerek davanın KABULÜ ile, davalılar tarafından davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalılara ait ... isimli eserin basımının, dağıtımının, satışının, pazarlanmasının, ithal ve ihracatının yasaklanmasına, tüm kopyalarının toplatılmasına, hüküm kesinleştiğinde toplatılan kopyaların imhasına, masrafları davalılardan alınmak üzere hüküm kesinleştiğinde kararın Türkiye' de yayın yapan üç büyük gazeteden birinde ilanına\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız davanın müvekkili şirket bakımından husumet yönünden reddi gerektiğini, bu hususun mahkeme tarafından gözardı edildiğini,  davalı ... ile dava dışı... A.Ş. arasında  dava konusu cümlelerin kullanıldığı ... isimli kitabın  mali hakları ve mali haklarını kullanma ruhsatının devredilmesine ilişkin 2019 tarihli Telif Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 3.15inci maddesi kapsamında...A.Ş. sözleşme kapsamında kendisine devredilen mali hak ve mali hakları kullanma ruhsatını müvekkiline devrettiğini, diğer davalı ... ile imzalan protokolün 3üncü maddesinde diğer davalı ve eser sahibi konumunda bulunan ...;... isimli kitaptaki anlatımların başkasına ait, başka eserlerde yayınlanmış anlatımların bireberi aynısı, benzeri veya alıntısı olmadığını, Üçüncü kişilerin bu eser üzerinde herhangi bir haklarının bulunmadığını, Aksi bir durumda tüm hukuki cezai sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, bu sebeple de huzurdaki davanın müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, husumetin muhatabı ... olduğunu,  davaya konu ... lezzet seyahatnameleri ve ... arasında intihal olmadığını, zira \"...\" olduğu iddia edilen cümleler \"...\" olma niteliklerini taşımadığını, eser niteliği olmayan cümleler bakımından davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının talep ettiği manevi halara tecavüzün men'i, ref'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 67-69 kapsamında olduğunu, davacının bu talepleri kullanması için öncelikle eser sahibi olması sonrasında bu eser üzerindeki manevi haklarına tecavüz edilmesi gerektiğini, davaya konu edilen cümleler  herhangi bir kimseye bağlanması mümkün olmayan, bölge halkı tarafından sıklıkla kullanılan, turistik gezilerde rehberlerce dahi kullanılan cümleler olduğunu, bir fikri çaba sonucu ortaya konmamış olan cümlelerin kendi başına eser niteliğini taşımadığını, müvekkili şirketin telif haklarını ihlal edici hiçbir eylem ve işlemi olmadığını,  müvekkili şirket yönünden illiyet bağı tesisi de mümkün olmadığını, bu cümlelerin \"...\" olduğu düşünülse dahi işbu tartışmasının muhatabı müvekkili şirket olamayacağını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın müvekkili yönünden reddini talep etmiştir. Davalı  ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili kitabı davacının hak sahibi olduğu ... adlı eserden eski tarihli olduğunu, müvekkilinin yazarı olduğu ... adlı eserin ilk baskısı 2019 yılının Temmuz ayında yapıldığını, davacının hak sahibi olduğu ... adlı eserin lansmanı 2019 yılının Kasım ayında yapıldığını, ... adlı eserden, müvekkilinin alıntı yapması mümkün olmadığını, mahkemeye bu hususu bildirdiklerini, mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmadığını,  müvekkilinin eserinde, davacının daha sonra baskısı yapılan eserden usulsüz alıntı yapıldığı şeklinde hatalı tespitlere yer verildiğini, taraf kitaplarının baskı tarihleri doğru biçimde tespit edilmesi halinde müvekkilinin değil, davacı kitaplarının yazarı ...’un müvekkili kitabından alıntı yaptığının ortaya çıkacağını, Erzincan iline ilişkin “Çok deprem görmüş, her depremde yıkılıp yıkılıp yeniden yapılmış, o acıyla sessizleşmiş bir şehrimiz.” cümlesi ilk olarak müvekkilinin kitabında yer aldığını, davacı kitaplarının yazarı olan ...ise bu cümleyi müvekkilinden aldığını, buna ilişkin müvekkili ile ...arasındaki whatsapp yazışmalarını cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunduklarını, usulsüz alıntılandığı belirtilen kısımların eser vasfı taşıyıp taşımadığı hususunda bir inceleme yapılmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, genel olarak davacının  hak sahibi olduğu kitaplarla müvekkilinin kitabının ilim ve edebiyat eser vasfında oldukları belirtildiğini, ... adlı kitapların eser vasfında olmadıklarına dair bir savunmalarının bulunmadığını, davacı yanın dayandığı kitapların ve müvekkili tarafından bu kitaplardan alıntılandığı ileri sürülen kısımların, eser niteliğine sahip olup olmadıklarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, davacının davayı açmasınında açıkça kötü niyetli olduğunu,  müvekkilinin davacı eserinde izinsiz faydalanması söz konusu olmadığını, tamamen ...’un yönlendirmesi ile söz konusu cümleleri kitabında kullandığını belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili davalı şirketin istinaf başvurusuna yönelik cevap dilekçesinde özetle; davalı ... mesnetsiz istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, davada diğer davalı ... ile beraber müteselsilen sorumlu olduğu ve davalı tarafın husumet itirazının asılsız ve mesnetsiz olması sebebiyle reddedilmesi kararının yerinde olduğunu, mahkeme gerekçeli kararı kapsamında davaya konu eserin telif ihlali ve haksız rekabet bakımından hukuki sorumluluğunun her iki davalıda da olduğunu “davalılara ait ... isimli eserin” ifadesiyle de teyit ettiğini, davalının usule ilişkin bu itirazlarının kabul görmesi mümkün olmadığını, bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, “hususiyet” şartı, bir yazının içeriğinden ziyade, fikirden ve verilen bilgiden ziyade, o bilginin veya fikrin nasıl verildiği ve verilirken kullanılan üslup ve anlatım dili ile ilgili olduğunu, bu kapsamda dava dilekçesi ve 2021/186 D. iş sayılı dosyada yer verilen karşılaştırmalardan anlaşılacağı üzere,  davaya konu kitapta müvekkilinin hususiyetini taşıyan cümleler aynen ve birebir şekilde alıntılandığını belirterek davalı ...'in haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.Davacı vekili  davalı ...'nun istinaf başvurusuna yönelik cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nun mesnetsiz istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, davalının eserinin müvekkilinin eserinden daha eski tarihli olduğu iddiasının yersiz olduğunu,  müvekkilin ... I, II ve III kitaplarının ilk basımları sırasıyla 2016, 2018 ve 2019 yıllarında gerçekleştiğini, tespit edilen intihallerin büyük bir kısmı ... kitaplarından da gerçekleştiğini,  Bununla beraber, ... için sunulan matbaa yazışmaları dahi 2018 yılının Nisan ayına kadar geri gittiğinden davalı tarafın müvekkilinin kitabından önce intihale konu kısımları yarattığını iddia etmesi mümkün olmadığını, davalı alıntılanan cümlelerin FSEK kapsamında eser sayılmanın koşullarından olan “hususiyet” unsurunu taşımadığı, genel bilgi cümleleri olduğunu belirttiğini, eser niteliğini haiz olmadığı belirtilen ve “genel bilgi” olarak adlandırılan ifadelerin müvekkilin kitaplarından birebir kopyalanmasını hiçbir şekilde açıklamadığı anlaşıldığını, davalı istinaf dilekçesinde, müvekkilinin kitabındaki usulsüz alıntıların tamamının ...’un yönlendirmesi ile kitaba konulduğunu, kitabının son halinin ...ile paylaşıldığını, izinsiz kullanım olmadığını dayanaksız bir biçimde iddia ettiğini, davalı vekilince sunulan yazışmalardan kitabın yazarı ...ile aleyhinde tedbir talep edilen taraflardan ... arasında tanışıklık olduğu, tarafların ilgili kitapları yazarken iletişim halinde olduklarının görüldüğünü, davalı ...’nun, müvekkilinin “...” ibareli kitaplarından, müvekkilinin herhangi bir izni olmaksızın, usulsüz, birebir ve aynen alıntılar yaparak intihal suçunu işlediği, müvekkilinin eser sahipliğinden doğan haklarına karşı tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemler gerçekleştirdiği sabit ve açık olduğundan, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; FSEK kapsamında mali ve manevi haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı ... A.Ş vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurdukları görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2021/186 D. İş dosyası kapsamında bilirkişi incelemesinin yapıldığı,  tahkikat aşamasında ilk derece mahkemesi tarafından yeniden bilirkişi raporunun alındığı, davalı ...'nun yazarı olduğu, davalı şirketin yayınladığı “...” kitabı ile davacı dışı ...'un yazdığı ve mali haklarının davacı şirkete devredildiği  “... ”, “...” ve “...” kitaplarının dava konusu olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu görülmüştür.Davalı yazar tarafından cevap dilekçesinde; ... isimli eserin ilk baskısının 2019 yılı Temmuz ayında yapıldığı, 2019 yılı Mart ayında baskısının yapılmak üzere... teslim edildiği, davacının hak sahibi olduğu ... adlı eserin lansmanının ise 2019 yılı Kasım ayında yapıldığı, bu kitaptan alıntı yapılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmüş, davalı kitabının basım tarihinin Temmuz 2019 olduğunu gösteren kitap kapak sayfasına ait fotokopi belgenin sunulduğu görülmüştür.Davacı vekilinin I, II, III. Kitapların sırasıyla 2016, 2018, 2019 yıllarında gerçekleştiğini, tespit edilen intihallerin büyük kısmının .... Kitaplarında gerçekleştiğini, ... için sunulan matbaa yazışmalarının dahi 2018 yılı Nisan ayına kadar geri gittiğini, davalının müvekkilinin kitabından önce intihale konu kısımları yarattığının ileri sürmesinin mümkün olmadığını ileri sürdüğü ve taraflar arasındaki mail yazışmalarının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı 3 ciltlik kitabının yayın tarihlerinin ve tarafların yukarıda aktarılan beyan ve itirazlarının incelenmediği, her bir kitap yönünden ayrı ayrı intihale konu kısımların oranlarının belirlenmediği, davalı vekillerinin rapora itirazlarında, intihal olduğu ileri sürülen ifadelerin eser vasfında olmadığının ileri sürüldüğü bu itirazların da karşılanmadığı anlaşılmış, mahkemece eksik inceleme ile karar verilmiştir.Mahkemece  manevi haklara tecavüz edildiğine karar verilmiş ise de davacı şirket yönünden manevi hak sahibi olup olmadığının tartışılmaması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin ve davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında açıklandığı şekilde inceleme yapılması için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davalı ... vekilinin ve davalı ... A.Ş vekilinin vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;<br>2- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/11/2023 tarih, 2022/105 E. 2023/252 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>4- İstinaf yasa yoluna başvuran  davalı ... vekilinin ve davalı ... A.Ş vekilinin tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce8f71dca78c5920","SID":"ff7804ee6c4d9609"}}