{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br><br>ESAS NO\t: 2026/141 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/252<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 29/01/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 31/03/2026<br><br>Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkil şirketin davalıya aralarındaki mutabakat gereği  ürün satımı gerçekleştirmiş olup, satım karşılığı müvekkil şirketin 10.841,25-TL miktarlı faturaya dayalı bakiye alacağı kaldığını ve borcun halen ödenmediğini, bunun üzerine öncelikle ....Noterliği'nin 27.03.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi yoluyla ödeme ihtarı çekildiğini ancak davalı şirket ilgili ihtarname sonucunda herhangi bir ödeme yapmadığından bahisle ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine cari hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı borçlunun haksız ve dayanaksız olarak itiraz ederek icra takibini durduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı taraf arasında hiçbir şekilde alım satım ilişkisi olmadığını, bu hususun ticari defter incelemesi neticesinde sübut bulacağını, davacı şirketin müvekkil şirkete sunacak kayıtlarından da anlaşılacağı üzere işlemek ve tekrar geri almak adına malzeme teslim etmiş müvekkil şirkette talimat doğrultusunda bu malzemeleri işlemiş ancak davacı şirket bu işleme bedelini dahi  ödemediği ve müvekkil şirketin davacı firmadan alacaklı olduğunu, davacının işleme tabi olan kendine ait  malları müvekkile satış yapmış gibi davranması ve bu sebepten fatura keserek müvekkili borçlandırma gayreti içine girdiğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Tarafların kararı istinaf etmesi üzerine,   İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 2022/1470E. - 2026/10K. sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla dosya mahkememiz esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu.<br>Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.<br> İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 2022/1470E. - 2026/10K. sayılı kararı ile; kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların \"icap\" ve \"kabul\" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. (Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin 25/09/2018 tarih,2018/3698 Esas, 2018/3394 karar sayılı kararı) \t4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.<br>Somut olayda, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, davacının iddiasının ileri sürülüş biçimine göre; davacı, davalı ile yaptığı anlaşma kapsamında davalıya yedi adet forex plaka satacağını, davalının ise bu plakalara bir kısım işlemler yaparak kendisine satacağını ileri sürmektedir. Bu durumda, taraflar arasında böyle bir akdî ilişkinin kurulup kurulmadığını ve kapsamını ispat yükü davacı iş sahibi üzerinde olup, davacının iddiasını yasal ve kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir.<br>Her ne kadar mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin, davacı beyanı doğrultusunda bu şekilde kurulduğu kabul edilmiş ise de, dosya kapsamında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi, fatura dışında bu iddiayı destekler nitelikte herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanmamıştır. Kaldı ki, düzenlenen faturanın davalı ticari defterlerinde yer almadığı da anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki elektronik posta yazışmaları incelendiğinde ise, yazışmaların davacı iddiasını doğrular mahiyette tek taraflı beyanlar içerdiği, taraflar arasında ileri sürülen içerikte bağlayıcı bir sözleşme ilişkisinin varlığını ispata yeterli olmadığı görülmektedir.<br>Yazılı açıklamalar ışığında dosya kapsamından, davacının taraflar arasındaki ilişkinin iddia ettiği şekilde kurulduğunu ispatlayamadığı açık olup, davacının ayrıca açıkça yemin deliline de dayanmış olduğu dikkate alındığında, mahkemece davacıya yemin hakkı hatırlatılarak, bu delilin ikamesi sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.\" şeklinde içerik benimsenerek hareket edilmiş ve davacıya yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı sorulmuş, yemin teklifinde bulunmayacağını beyan etmesi üzerine ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>Davanın REDDİNE,<br>Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,<br>Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 199,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 532,81-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin \"...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır...\" hükmü gereği 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,  <br>Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 11.663,70-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>Davalı tarafından 40,00-TL yapılan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,<br>Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize  gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.31/03/2026<br><br>Katip ...<br> E-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> E-imzalıdır<br> <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36aa2603410d954d","SID":"790dcedc339f2c76"}}