{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1025 <br>KARAR NO:2026/288<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:25/02/2022<br>NUMARASI:2020/471 Esas -  2022/226 Karar<br>DAVA:Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/02/2026<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, ... markası altında gayrimenkul pazarlama işi olan, ''...'' faaliyeti ile iştigal edildiğini, davalı ise davacı ile imzalamış olduğu 01.03.2016 tarihli ... danışmanlığı sözleşmesi uyarınca, davacıya ait işletmede ... şeklinde gayrimenkul danışmanı olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki ve bu ilişkinin kendine münhasır çalışma şekli, esasları ve şartları taraflara arasında imzalanan iş bu sözleşme ile belirlendiğini ve bu sözleşmedeki şartlara uygun olarak faaliyet yürütüleceğinin karşılıklı olarak taahhüt edildiğini, davalının 05.10.2017 tarihinde sözleşmenin 3. Maddesinde düzenlenen ihbar süresine uymadan ve sözleşmede kararlaştırılan önelini beklemeden Bakırköy ... Noterliğinden keşide ettiği ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeyi feshederek davacıyla olan ticari ilişkisini tek taraflı olarak sona erdirdiğini, davalı fikir birliği içinde hareket ettiğini ve davacı firmada birlikte çalıştığı kendisi gibi diğer iki müşteri temsilcisi ile birlikte davacıya zarar vermek kastıyla, aynı ilçe (Başakşehir) sınırları içinde faaliyet gösteren ...işletme unvanlı başka bir emlak firmasında aynı işi davacıyla rekabet halinde yapmaya başladığını, davalının sözleşmeyi feshettiği ihtarnamenin tebliğinden hemen sonra davalıya Bakırköy ... Noterliğinden 11 Ekim 2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarının hatırlatıldığını, davacıyla aynı ilçe sınırları içinde sözleşmenin fesih tarihinden  itibaren 2 yıl süreyle benzer iş yapmadığını, yapması halinde sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şart bedelini ödemek zorunda kalacağı da ihtaren bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin Gayrimenkul Danışmanının Hakları ve Sorumlulukları başlıklı 4. Maddesinin 10. Bendinde düzenlenen; hükmüne göre davalı aynı bölgede sözleşenin sona ermesinden itibaren iki yıl süreyle davacı ile rekabet halinde benzer iş faaliyette bulunmayacağını açıkça taahhüt ettiğini, davalı ile olan sözleşmesini sona erdirdikten sonra sözleşmede kararlaştırılan iki yıllık süreyi beklemeksizin aynı bölgede davacı ile rekabet halinde faaliyet gösteren ''...Başakşehir/İstanbul'' adresinde bulunan ''...'' isimli işletme bünyesinde faaliyete başladığını, dosyaya sunulan çalışan listesi arasında davalının da yer aldığını ve davacıyla rekabet halinde aynı bölgedeki taşınmazların satışını yapmakta olduğunu, davalı ile ticari ilişkisi sırasında davacının tüm müşteri portföyüne vakıf olmuş birisi olduğunu, aynı bölgede çalışmaya başladığını, aralarındaki sözleşmenin ihlali olduğundan, iş bu davanın konusunu oluşturan 20.000,00 $ ceza-i şartın talep edilir duruma geldiğini, sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şart üçüncü kişi yararına olmak üzere ... lehine düzenlenmiş ise de ...  bu yöndeki alacağını 09.11.2017 tarihli temlikname ile davacıya temlik edildiğini, sözleşmenin 4. Maddesinde, davalının sözleşmedeki hizmetlerini bağımsız bir müteahhit olarak sunacağını, sözleşmede yer alan hiçbir hükmün, bağımsız müteahhit ilişkisi dışında; örneğin, işçi, işveren, ortak vb ...Temsilcisi olan davalının bağımsız olarak değerlendirileceğini ve yaptığı işlemlerden ötürü yasal ve mali sorumluluğu kendisine ait olduğu kararlaştırıldığını, davalının aynı ilçede davacı ile rekabet halinde çalıştığının ve cezai şartın doğumunu gerektirir şekilde sözleşmeyi ihlal ettiğinin sunmuş olunan somut deliller ile sabitlendiğini, bu nedenle HMK m.389 uyarınca tedbiren iki yıl süreyle davalının aynı bölgede faaliyette bulunmasının önlenmesini de istemek gerektiğini, sonuç olarak kısaca izah edilen sebeplerle; davalının rekabet etme yasağına aykırı faaliyetinin tespiti ile haksız rekabetin önlenmesini, fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla $20.000,00 Amerikan Doları'nın dava tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini dava ve talep etmiştir. <br>CEVA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  iş bu davanın haksız, mesnetsiz, hukuka ve Mahkeme içtihatlarına aykırı olduğunun kabulü ile öncelikle, yetkisizlik ve görev yönlerinden usulden reddini, açık biçimde genel işlem şartları niteliklerine haiz sözleşme hükümlerinin geçersiz sayılması veyahut sözleşme ilişkisinin haklı nedenle işçi davacı tarafından feshedildiği hususunun dikkate alınarak davanın kül halinde esastan reddini, aksi kanaat hasıl olması ve mahkememiz tarafından cezai şartın talep edilebilirliğine kanaat getirilmesi halinde işçi olan davacı yönünden cezai şartın fahişliği nazara alınarak tenkise gidilmesini ve dermeyan edilen takas beyanlarının kabulü ile yapılacak inceleme sonucunda ortaya çıkacak davacı alacaklarının mahsup belirlenecek cezai şart tazminatından mahsup edilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşmenin 4.10 maddesi gereğince haksız rekabet yasağı kuralının ihlal edilip edilmediği ve cezai şart ödenmesi konusundadır. Davalının 05/10/2017 tarihinde sözleşmeyi feshettikten sonra aynı bölgede 2 yıl süre ile rekabet yaratacak şekilde benzer işlerde faaliyette bulunmayacağını açıkça taahhüt etmesine rağmen,... işletme unvanlı başka bir emlak firmasında çalışmaya başlamış ve önceki çalıştığı Başakşehir bölgesinde, haksız rekabetin yer bakımından sınırlanan aynı bölgede gayrimenkul danışmanlığı faaliyeti gösterdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının, davacının çalışma alanında olan aynı iş kolunda çalışması ve bu çalışmasının da yine davacının çalışma sahası olan bölgede gerçekleştirmesi ile sözleşmedeki haksız rekabet yasağına aykırı davrandığı tespit edilmekle buna istinaden davacının da  cezai şart talep etme hakkının doğduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle;  gerekçeli kararın kendi içinde çelişki içerdiğini, infazda güçlük yaratacağını, dava kabul edildiğinden gerekçeli kararda \"TL karşılığı olan 77.622,00 TL' nin\" ibaresinin sehven yazıldığını ve kararda çelişki yaratıp infazda güçlük yaratacağının düşünüldüğünü, bu kısmın hükümden çıkarılarak tereddüte yer bırakmayacak şekilde tavzih talep edildiğini, tavzih talebinin gerekçesiz olarak reddedildiğini,  hüküm fıkrasında çelişki yaratan kısmın HMK 353/b-2 gereğince düzeltilerek \"davanın kabulü ile 20.000,00 USD alacağın fiili ödeme günündeki TCMB döviz efektif satış kuru üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" şeklinde yeniden hüküm kurulmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin uyuşmazlık konusu tespitinin eksik ve hatalı olduğunu, tüm yargılamanın usule aykırı bir biçimde yürütüldüğünü, sözleşmenin,Genel İşlem Koşulu/Şartı (“...”) hükmünde olduğunu ve kesin hükümsüz olduğunu, kesin hükümsüz sözleşmeye dayalı ceza-i şart talep edilemeyeceğini,  davalının uyuşmazlık konusu sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini kanıtlayacak olan ve takas-mahsup def'i talebine konu ... Bankası'na yazılan müzekkere cevaplarının gelmesi beklenmeden, fiili olguları kanıtlayacak tanıklar dinlenmeden dosyanın bilirkişiye gönderildiğini,  mahkemece raporda belirtilmesine ve itiraza konu edilmiş olmasına rağmen eksik hususlar giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki dava konusu cezai şartın geçersiz olduğunu, rekabet etmeme koşuluna ilişkin maddenin geçersiz olduğunu, davacının, davalının kendisi ile rekabet ettiğini ve bundan zarar gördüğüne dair hiçbir somut delil sunmadığını, yerel mahkeme tarafından fahiş ceza-i şart tutarından herhangi bir indirim yapılmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemede görülmekte olan dava kapsamında verilen hükmün, yasa gereği kesinleşmesi beklenmeksizin, davacı tarafından ilamlı icra takibine konu edildiğini, bu sebeple davalının haksız olduğu kanaatinde olduğu bir tutarı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmasının söz konusu olduğunu, TİP sözleşmeye dayalı (bağlı) çalışan davalının 19 ay süren çalışması ve haklı fesih olgusu değerlendirilerek, cezai şartın tümüyle kaldırılmasını veya muhik bir tutara tenkis edilmesini, davalının bir cezai şart ödemesine hükmedilmesi halinde cevap ile dermeyan edilen takas beyanlarının kabulü ile yapılacak inceleme sonucunda ortaya çıkacak davalı alacaklarının mahsubunu, dosyanın kanun yolu incelemesi sonuçlanıncaya kadar hükmün icrasının geri bırakılmasını, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, franchising sözleşmesi uyarınca yapılan ... Danışmanlığı  Sözleşmesinde  düzenlenen  rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; taraflar arasındaki sözleşmedeki cezai şarta ilişkin hükmün geçerli olup olmadığı, Mahkemece  eksik inceleme yapılıp yapılmadığı, davalının davacıdan takas mahsup edilecek alacağı bulunup bulunmadığı, hükümde hata bulunup bulunmadığı noktalarındadır.Taraflar arasında 01.03.2016 tarihli ... Danışmanlığı Sözleşmesinin akdedildiği, davalının sözleşmeyi feshettiği noktasında ihtilaf yoktur.  Davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedilmiş olduğu iddia edilmişse de, dosya kapsamından,  davalıya gönderilen Bakırköy ... Noterliği 05.12.2017 tarihli ... yevmiye numaralı,''Aramızda Gayrimenkul Danışmanlığı Sözleşmesi konularını kapsayan bir sözleşme yapmıştık. Şimdi ise gördüğüm lüzum üzerine aramızdaki bu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ediyorum. Sözleşmenin bugünden itibaren hükümsüz olduğunu ve beni hukuken bağlamayacağını ihbaren bildiririm'' yazılı ihbarnameden başkaca herhangi bir belge bulunmadığı, Uyaptan yapılan SGK sorgulamasında davalının söz konusu dönemdeki çalışmasının SGK'ya bildirilmediği, işten ayrılış bildirgesi vs bulunmadığı görülmüştür.Sözleşmenin 4. Maddesinde, gayrimenkul danışmanı, işbu sözleşmedeki hizmetlerini bağımsız müteahhit olarak sunacaktır. Gayrimenkul Danışmanının yürürlükteki yasaların belirlediği ve işbu sözleşmede tanzim edilen hususlar dışında vekalet görevi yoktur.İşbu sözleşmede yer alan hiçbir hüküm ... Danışmanları arasında işbu Sözleşmede belirtilen bağımsız müteahhit ilişkisi dışında yorumlanmaz.(Örnek; işçi-işveren, ortaklık, ortak, girişim, hizmet vb. gibi)Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10 maddesinde, işbu sözleşme geçerli olduğu süre ile işbu sözleşmenin taraflarca sona erdirilmesinden itibaren 2 yıl içerisinde gayrimenkul danışmanı, işbu sözleşme çerçevesinde Başakşehir, Avcılar, Beylikdüzü, Esenyurt, Büyükçekmece İlçelerinde, yürüttüğü işe benzer ya da rekabet halinde ... işi ile bir başka şekilde bağlı işi işbu sözleşme'ye bağlı olarak yapamayacaktır. Aksi halde gayrimenkul danışmanı ... Türkiye'ye 20.000,00 USD cezai şart bedeli ödeyeceğini, cezai şart bedelinin de fahiş olduğu iddiasında bulunmayacağını, kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiş olup, davacı tarafından dava dilekçesinde davalının anılan maddede yasaklanan işi yaptığı ileri sürülerek işbu dava açılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşmenin 4.10 maddesi gereğince haksız rekabet yasağı kuralının ihlal edilip edilmediği ve cezai şart ödenmesi konusundadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlıklı 48. ve devamı maddelerinde, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu bildirilmiş, TBK.'nun 26. maddesinde, tarafların bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyeceklerini belirtilerek, 27.maddesinde ise, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. Diğer bir ifade ile Anayasa'nın ve TBK.'nun anılan hükümleri sözleşme özgürlüğünün sınırlarını çizmiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki  sözleşmede rekabet yasağının  geçerli olacağı ilçe sınırlarının belirtildiği, maddede belirlenen iki yıl da Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olup; tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmaları mümkün olamayacağından, buna göre ilk derece mahkemesince cezai şart talebinin reddine karar verilmesi  gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2020 tarih ve 2018/5108 E., 2020/2422 K.sayılı ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/11/2019 tarih ve 2018/5177 E., 2019/7189 K.sayılı ilamları) HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.325,58 TL harcın mahsubuyla  kalan 593,58 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,<br>7-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;<br>a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,<br>b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 80,70 TL, posta ve tebligat gideri 88,60 TL olmak üzere toplam 169,30 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>c-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>d-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fdd4d9afd51bab45","SID":"b3c4ab9118313c07"}}