{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1847 <br>KARAR NO\t: 2026/685<br>KARAR TARİHİ: 08/04/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/03/2025<br>NUMARASI\t: 2025/219 2025/261\t  <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki davada Beykoz1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R<br>Beykoz\t1. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"...davacı vekilinin, davasını Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açtığı ancak Beykoz Adliyesinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığı, iş  bu  davalara  bakmakla  görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin  olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir.\t      <br> İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir.<br>Dava, trafik kazası nedeniyle kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın, TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklı halefiyet hakkına dayalı olarak  kusurlu olduğu iddia edilen kazaya  karışan davalı araç işleteninden rücuen tahsili istemine ilişkindir. <br>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun,  3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında, \"sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" şeklinde içtihadda bulunmuştur.<br>Bu nedenle uygulamada, sigorta rücu davalarının, TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması nedeniyle halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bir başka ifadeyle sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava, ticari dava niteliğinde ise davaya ticaret mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da ticaret mahkemesi görevli olmayacaktır.<br>Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından \"Kasko Poliçesi\" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalıdan(karşı araç işleteni) tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketinin selefi olan dava dışı sigortalı, ticaret şirketi ise de, gelen yazı cevaplarına göre taşımacılık işiyle faaliyet gösteren davalı taraf tacir olmayıp, buna göre tacirler arası haksız fiil durumu söz konusu olmadığından, davaya bakmak görevi asliye hukuk SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Beykoz1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE   08/04/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"807dfa99c0d4e46a","SID":"964b930409f689de"}}