{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/202 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/492<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/11/2025<br>NUMARASI\t: 2024/970 Esas, 2025/1198 Karar<br>DAVA: Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)<br>KARAR TARİHİ: 02/04/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul Barosu'na bağlı olarak avukatlık mesleğini icra ettiğini, davalının taraf olduğu bir kısım dosyalarda davalı şirketi vekil sıfatı ile temsil ettiğini, müvekkili ile davalı arasındaki avukatlık ilişkisine istinaden müvekkilinin davalı şirketin dosyalarını üstlenmeyi kabul ettiğini, dosyalarındaki vekillik görevini layıkıyla yerine getirdiğini, davalı şirketin iş bu dosyalar nedeniyle müvekkiline herhangi bir vekalet ücreti ödemediğini, davalı şirketin, kendisini vekil sıfatı ile temsil ettirdiği bir kısım dosyalar sona ermesine rağmen müvekkiline olan vekalet ücreti borcunu ödemediğini, bu sebeple müvekkilinin vekil sıfatı ile davalı adına takip ettiği dosyalardaki vekalet ücreti alacakları nedeniyle davalı şirket aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası üzerinden iflas talepli icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, depo kararı verilmesi halinde depo edilecek tutarın icra dosyasına gönderilmesine, aksi halde şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava değeri düşük gösterildiğinden öncelikle eksik harç bedelinin ikmal ettirilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını,  itirazın iptalinin süresinde istenmediğini, davacı tarafça başlatılan icra takibinin İİK ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak başlatıldığını, ödeme emrinde bulundurulması zorunlu unsurların eksik/yanlış olarak gösterildiğini, yargı yerinin caiz olup olmadığı, aynı konuda kesin hüküm bulunup bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, kesin yetki kuralının bulunup bulunmadığı gibi hususlar, dava şartlarından olduğundan bu hususların da Mahkeme’ce resen araştırılması gerektiğini, arabuluculuk süreci tamamlamadan davanın açıldığını, davacı tarafın Büyükçekmece İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyasındaki ödeme emrinde; Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/112 E. Sayılı dosyası İstanbul Barosu Tarifesince uygulanan vekalet ücreti alacağı 19.000,00 TL; Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/70 E. Sayılı dosyası İstanbul Barosu Tarifesince uygulanan vekalet ücreti alacağı 15.000,00 TL, Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/217 E. Sayılı dosyası İstanbul Barosu Tarifesince uygulanan vekalet ücreti alacağı 2.112.480,00 TL, İstanbul 6. İdare Mahkemesi 2020/1470 E. Sayılı dosyası İstanbul Barosu Tarifesince uygulanan vekalet ücreti alacağı 13.500,00 TL olmak üzere toplam 2.159.980,00 TL avukatlık ücreti talep ettiğini, ancak davacı ile müvekkili şirket arasında bahsedilen dava dosyalarının takibi konusunda avukatlık hizmet sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında avukatlık ücreti konusunda İstanbul Barosu Ücret tarifesinin uygulanacağı konusunda da herhangi bir anlaşmanın bulunmadığını,  İstanbul Barosu tarafından yayınlanan tarifenin tavsiye niteliğinde olduğunu, ayrıca Avukatlık Kanununda uygulanacağı konusunda  geçerliliğinin bulunmadığını, davacının avukatlık ücreti talep ettiği  dosyaları tek başına takip etmediğini, davalar devam ederken davalara vekil olarak katıldığını, Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/112 E. Sayılı dosyasına 18.12.2020 tarihinde, Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/70 E. Sayılı dosyasına 30.12.2020  tarihinde, Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/217 E. Sayılı dosyasına 02.12.2020 tarihinde vekaletname sunduğunu, İstanbul 6. İdare Mahkemesi 2020/1470 E. Sayılı dosyasına da davalı taraf yanında müdahil olarak dosyaya katıldığını, davacının davalar devam ederken dosyalara vekil olarak katıldığının sabit olduğunu, taraflar arasında anlaşma bulunmaması halinde avukatlık ücretinin nasıl belirleneceği hususunda yasal düzenlemenin belli olduğunu, davacının dosyalara sonradan dahil olduğu, yargılama süreci ve dosyayı asıl takip eden başka vekillerin de bulunduğu göz önünde bulundurulur ise davacının avukatlık ücreti talebinin yersiz olduğunu, davacının dosyalarda yapmış olduğu avukatlık hizmetinin çok kısıtlı olduğunu, yapmış olduğu vekalet hizmetine karşılık belirttiği miktarda vekalet ücretini talep etme hakkının bulunmadığını, davacının, müvekkilinin iflasını ve depo kararı talep etme hakkının bulunmadığını, müvekkili aleyhine kesinleşmiş herhangi bir icra takibinin bulunmadığını, borca batık olma durumunun da söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının iflas ve depo kararı talebinin reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirket ile ortak ve yetkilisi ... olan .... A.Ş.'ye avukatlık vekalet hizmeti vermekte iken müvekkil şirket yetkilisinin talebi ile dava dilekçesinde belirtmiş olduğu dosyalara sonradan dahil olduğunu, davalı müvekkili şirket ile dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisinin ... olduğunu, davacının müvekkili şirketin yöneticisi, ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı .... A.Ş. de vekalet ilişkisi devam ettiği müddetçe her ay düzenli olarak olarak serbest meslek makbuzu keşide ederek avukatlık ücretini tahsil ettiğini, davacının ücretinin, müvekkilin ortak olduğu .... A.Ş.  tarafından ödendiğini, davacının banka hesap ekstresi istenildiğinde vekalet ücreti ödemelerinin yapıldığının ve davacının ayrıca bir avukatlık ücreti talep etme hakkının bulunmadığının görüleceğini belirterek  davanın reddini, iflas ve depo talebinin reddini, müvekkili hakkında  haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatıldığından takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı tarafın kötü niyet  tazminata mahkum edilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; İİK.158. maddesine göre, bilirkişi raporu hesabı doğrultusunda tanzim edilen depo emrinin davalıya tebliğ edildiği, gerekli ihtaratın yapıldığı, davalının itirazın kaldırılmasına karar verilen meblağ üzerinden depo emrine esas miktarı yasal süresi içerisinde mahkeme veznesine depo ettiği, tahsilat makbuzlarının ibraz edildiği ve bu suretle  depo emrinin yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin davalı şirketin avukatı olarak vekillik görevini üstlendiği Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/217 E. Sayılı  dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davaya konu taşınmazın değerinin 14.083.200,00 TL olarak belirlendiğini, mahkemece bu tutar üzerinden harcın tamamlanmasına karar verildiğini, bu dosyadaki davacının bilirkişi raporundan sonra davadan feragat ettiğini, Harçlar Kanunu m. 30 kapsamında harcı tamamlamaktan kaçındığını, bu nedenle avukatlık ücretinin de bilirkişi raporuna göre belirlenen değer üzerinden hesaplanması gerektiğini, müvekkilince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.112.480,00 TL vekalet ücreti talep edildiğini, dava değerinin mahkeme tarafından 14.083.200,00 TL olarak belirlenerek harcın tamamlanmasına karar verildiğini, ancak davalı şirketin müvekkilinin bilgisi dışında davanın tarafları ile uzlaşması neticesinde davanın feragat ile sonuçlandığını, nitekim yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin iş bu dosyada vekalet ücretine hak kazandığının tespit edildiğini, ancak müvekkilinin vekalet ücreti alacağına ilişkin hesaplamada hataya düşüldüğünü, davalı şirketin söz konusu anlaşmadan müvekkilinin haberi olduğuna ya da anlaşma sonrası müvekkiline vekalet ücreti ödediğine ilişkin bir delili ortaya koyamadığını,  Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/217 E. Sayılı dosyasının belirsiz alacak davası olduğunu, ancak bilirkişi tarafından kısmi dava gibi değerlendirilerek yetersiz rapor hazırlandığını, bu raporun mahkeme tarafından hükme esas alınması nedeniyle hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira davadan feragat, sulh gibi davayı sona erdiren taraf usulişlemlerinde yalnızca dava dilekçesin de gösterilen asgari miktar yani geçici\ttalep\tsonucu\työnünden\tdeğil,\thenüz tam ve kesin olarak belirlenebilir olmasa daaksi  belirtilmedikçe\tkural\tolarak\talacak\thakkının tamamı yönünden hüküm ve sonuç doğuracağını, avukatlık ücreti belirlenirken tek ölçütün dava değeri olarak belirlenmesinin doğru olmadığını, avukatın emeğinin de hesaba katılması gerektiğini, azlin belirsiz alacak davasında ileriye dönük olarak etkili olduğunun kabul edildiği durumda da davalının MK 2 hükümlerine göre kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin taleplerinin Avukatlık Kanunu 164/4 maddesine uygun olduğunu, müvekkilinin takip ettiği davalarda davalının sulh olması sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret tarifesi’nin 16. maddesi gereğince ücretin tamamına hak kazanacağını, Büyükçekmece İcra Dairesi... E. sayılı dosyasına ilişkin tüm alacak miktarı yönünden kapak hesabına göre depo kararı verilmesi gerekirken eksik miktar üzerinden itirazın iptali ile depo kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davanın bilirkişi raporunda yapılan hesaplama üzerinden hükme bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.avalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının, müvekkilinden vekil olarak görev yaptığı dört adet dava ile ile ilgili olarak vekalet ücreti alacağı talebinde bulunduğunu, bu dava dosyalarının  Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile ilgili olduğunu, davaların 2020 yılında başladığını, taraflarca bu davalarla ilgili olarak 28.01.2022 tarihinde sulh protokolü imzalanarak aradaki ihtilafların sona erdirildiğini, davaların herhangi bir vekalet ücreti ödenmeksizin davadan feragat edilerek kesinleştiğini, davacının iş bu davalarda sınırlı bir süre ile sınırlı şekilde görev yaptığını, ekseriyetle taraflar sulh olacaklarından sulh protokolünün imzalanma süreci ve devamında sulh protokolündeki edimlerin yerine getirilmesinin davacıdan beklendiğini, bu hususların duruşma tutanakları ile sabit olduğunu, bu haliyle davacının sulh görüşmeleri ve devamındaki süreçten bilgi sahibi olduğunu, bu davalardaki feragatler yönünden de bağlı olduğunu, sulhun davacının bilgisi dahilinde yapılması ve feragatlerden de bilgi sahibi olması nedeniyle davacının müvekkili nezdinde ücret talep etmeyeceği yönünde yarattığı güven duygusunu kötüye kullandığını, daha sonradan bu şekilde ücret talebinde bulunmasının açıkça hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davacının müvekkilinin iflasını ve depo kararı talep etme hakkı bulunmadığını, müvekkili aleyhine kesinleşmiş herhangi bir icra takibi bulunmadığını, müvekkili şirketin borca batık olma durumunun da söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının talep ettiği ancak kabul edilmeyerek depo bedeline dahil edilmeyen kısım hakkında müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak itirazın iptali davasının reddine, iflas ve depo talebinin reddine, müvekkili hakkında haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatıldığından takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, takibe itirazın kaldırılması ve iflas talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, depo emrinin gereğinin yerine getirildiği gerekçesi ile  davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karar, yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.<br>Dosya kapsamına göre, davacının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında  toplam 2.159.980,00 TL vekalet ücretinin tahsili için davalı aleyhine adi iflas yoluyla takip başlattığı, iflas ödeme emrinin davalıya 28.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde 20.11.2024 tarihinde itirazın kaldırılması ve iflas talebi ile eldeki davayı davalının muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açtığı anlaşılmıştır.<br>İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacı tarafın vekil olduğu üç adet dosyada tarafların sulh olması nedeniyle davadan feragat nedeniyle reddine karar verilmesi nedeniyle davacının vekalet ücretine hak kazanıp kazanmadığı ile hak kazandı ise tapu iptal tescil davasına konu davadaki vekalet ücretinin dava değerine göre mi taşınmazın değerine göre mi belirleneceği ve bu tespitlerden sonra davadaki yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden kimin sorumlu olacağı noktalarında toplanmaktadır.<br>İİK'nın 155. maddesi; \"Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur. Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir\" hükmünü, aynı Yasa'nın 156/3 maddesi; \"Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.\" hükmünü, 158/2 maddesi ise; Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.\" hükmünü düzenlemektedir. Ayrıca İİK'nın 158/1 maddesi uyarınca iflas takibi kesinleştiğinde İİK'nın 166. Maddesinde belirtilen usulle ilan edilmesi gerekir.<br>İİK nun 154. maddesi gereğince iflas yolu ile başlatılan takibe karşı borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, takibin duracağı, alacaklının bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceği İİK'nun 156/3. fıkrasında düzenlenmiştir. İflas davası basit yargılama usulüne göre incelenir. Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, mahkemece ilk önce davacı alacaklının itirazın kaldırılması hakkındaki talebini inceler. Bu itirazın kaldırılması talebinin incelenmesi, genel haciz yolundaki itirazın kaldırılması talebinin incelenmesinden (m.68-70) tamamen farklıdır. Genel haciz yolunda tetkik merciinin incelemesi yalnız belgelere göre ve ilamsız icra kuralları çerçevesinde yapıldığı halde, buradaki ticaret mahkemesinin incelemesi genel hükümlere (yani HMK'daki hükümlere) göre olur. Bu nedenle borçlu, ticaret mahkemesindeki savunması sırasında ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı borçlu, iflas davasına karşı vereceği cevap layihalarında bütün savunma vasıtalarını ileri sürebilir. Ticaret mahkemesi normal bir alacak davasında olduğu gibi, tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borçlunun gerçekten borçlu olup olmadığını araştırır. İflas davasında alacaklı, alacağını ispat bakımından m.68. de olduğu gibi tahdidi olarak sayılmış olan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi, alacağının varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir. Burada alacaklının alacaklı olup olmadığı maddi hukuk kurallarına göre esastan incelendiğinden ticaret mahkemesi borçlunun itirazının ya kesin olarak kaldırılmasına veya kesin kaldırma talebinin (bununla İflas davasının) reddine karar verir. Burada, borçlunun itirazı esastan karara bağlanmakta ve alacağın esası hakkında hüküm verilmektedir. Bu hüküm normal bir alacak davasında olduğu gibi kesin hüküm oluşturur. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, davacının alacağının mevcut olduğunu tespit eder ve borçlunun itiraz ve defilerini yerinde bulmazsa, yani borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verir. Buradaki itirazın kaldırılması kararı bir ara karardır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Cilt 3.sayfa, 2672 vd., 1993 baskı). Bu nedenle yalnız başına istinaf edilemez.<br>08.04.2025 tarihli davacı vekili tarafından dosyaya sunulan uzman mütalaasında; davacının takip ettiği davalardan davalının sulh olması sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16. maddesi gereğince ücretin tamamına hak kazanacağı, davacının avukatlık ücretini Av. K. m. 164 kapsamında %20 oranından hesaplanması halinde talep edebileceği avukatlık ücretinin toplam 2.851.640,00 TL olduğu, davacının avukatlık ücretini Av. K. m. 164 kapsamında %15 oranından hesaplanması halinde talep edebileceği avukatlık ücretinin toplam 2.132.730,00 TL olduğu, davacının alacaklarına davalının davalardan feragat ettiği 22.09.2022 tarihinden itibaren  yasal faiz yürütülebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.<br>09.05.2025 tarihli bilirkişi kök raporunda; Avukatlık  Kanunu'nun 171. maddesine göre, avukatın üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip edeceği, vekil ücretinin kesinleşme ile muaccel olacağı, vekilin davalı şirketi temsil ettiği davalar kapsamında akdi vekalet ücreti Av. Kanununun 164. maddesinin 4.  fıkrasına göre orana göre değişmekle, talebe bağlılık ilkesinin takdiri mahkemede olmak üzere İstanbul 6. İdare Mahkemesi 2020/1470 E. Sayılı dosyasında 1.700 TL akdi vekalet ücreti olacağı; Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/112 E. Sayılı dosyasında 56.675,00 TL - 113.350,00 TL arasında bedelin akdi vekalet ücreti olacağı, talebin 19.000 TL olduğu; Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/70 E. Sayılı dosyasında  15.000 TL (2020 yılı Av. Ücret Tarifesi'nin 3. Kısım) - 20.000 TL arasında bedelin akdi vekalet ücreti olacağı, talebin 15.000 TL olduğu, Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/217 E. Sayılı dosyasında 15.000 TL (2020 yılı Av. Ücret Tarifesi'nin 3. Kısım) - 20.000 TL arasında bedelin akdi vekalet ücreti olacağı, aksi kanaat olunması halinde dosya kapsamında ara karara göre 14.083.000 TL nin %10-%20 si arasındaki 1.408.300 TL - 2.816.600 TL bedelin akdi vekalet ücreti olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.08.10.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Avukatlık Kanununun 171. maddesine göre avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip edeceği, vekil ücretinin kesinleşme ile muaccel olmakla Mahkeme ara kararı kapsamında; Ödeme emrinde işlemiş faiz olmamakla takdir mahkemenizde olmakla 1 günlük faiz  eklendiğinde depoya esas rakamın 82.224,93 TL olacağı; ödeme emrinde işlemiş faiz olmadığından takdir mahkemenizde olmakla 1 günlük faiz  eklenmemesi halinde depoya esas rakamın 82.180,62 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Yargıtay 3. HD. 20.01.2026 tarihli 2025/3732 E. 2026/258 K. Sayılı ilamı; \"dava konusu olayda da Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının vekil olarak takip ettiği dava dosyaları, davalı şirket ile dava dışı şirket ortakları ve müteahhit şirketler arasında imzalanan 07.06.2016 tarihli \"Sulh ve Tasfiye Protokolü\" uyarınca tarafların anlaşması üzerine feragat edilmesi ile sonuçlanmıştır. İhtilaf, davacı avukat tarafından takip edilen dosyada tarafların sulh olmaları halinde avukatın vekalet ücretinin hangi meblağ üzerinden hesaplanacağı noktasındadır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, avukat tarafından takip edilen dosyada tarafların sulh olmaları halinde; vekil eden ile avukat arasında sözleşme bulunmaması, sözleşmedeki ücretin geçersiz olması halinde vekil eden, sulh olunan miktar, sulh olunan miktar belli değilse, Mahkemece gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar, sulh olunan miktar tespit edilemezse Avukatlık Kanunu'nun 164/4 üncü maddesi gereğince harcı ödenen dava değeri üzerinden vekalet ücreti hesaplanmalıdır. Somut olayda; davacı vekil tarafından takip edilen dosyaların davalılar ile dava dışı ... Şirketi ortakları ve müteahhit şirketlerle sulh olması ile sonuçlandığı, Mahkemece davaya konu vekalet ücretinin tespitinde; sulh protokolünde davalılara verilmesi kararlaştırılan 13 adet villanın değeri üzerinden belirleme yapılmasının ve %10 oranına göre akdi vekalet ücreti hesaplanmasının yerinde ve alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu hususları dikkate alındığında ...  usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.\" şeklindedir.<br>Somut olayda, davacının takip ettiği dava dosyaları incelendiğinde, davaların sulh sebebiyle sona erdirildiği, taraflar arasında yazılı avukatlık ücret sözleşmesi bulunmadığı, avukatın bedelsiz olarak davaya bakmasının istisnai hallerde mümkün olduğu, olayda davacı avukatlık ücreti talep ettiğinden ve bağlı bulunduğu baroya ücretsiz davaya bakacağı yönünde bir bildirimde bulunmadığından dolayı ücretsiz olarak davalara bakacağı yönünde bir iradesinin olmadığı, davalı tarafından davacının bedelsiz olarak davalara bakacağının ileri sürülmediği, davacı avukatın grup şirketlerden ücret aldığı gerekçesiyle takip edilen davalardan ücret talep edilemeyeceğinin ileri sürüldüğü, bu durumda davacının takip ettiği dosyalara ilişkin olarak avukatlık ücreti talep edebileceği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Davacı tarafından takip edilen dosyalar incelendiğinde, davacının avukatın özen yükümlülüğüne uygun davrandığı, davalının aleyhine olacak herhangi bir işlem yapmadığı, davalının talimatlarına uygun davrandığı anlaşılmıştır.<br>Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesi şu şekildedir; 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur.”<br>Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi; “Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder. Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir. İkinci fikraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz. Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir. (Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004- 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.” şeklindedir.<br>Yukarıda belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davacının vekil olarak takip ettiği sulh ile sonuçlanan davalarda, davacı Avukatlık Kanunu'nun 164/4 üncü maddesi gereğince avukatlık ücretine hak kazanacaktır. <br>İİK 158/2. fıkrası uyarınca takip konusu alacağın net olarak tespiti aşamasından sonra itirazın kısmen veya tamamen kaldırılması ve depo hesabına esas alacak ve ferilerin hesaplatılarak alacağın mahkeme veznesine depo edilmesi hususunun davalıya tebliğ edilmesi gerekir.<br> Borçlu, yedi günlük süre içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2 baskı sh. 4429).<br>1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının avukatlık ücretine hak kazandığı tespit edilmekle davalı tarafın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.<br>Öte yandan somut olayda, davada depo emrinin tebliğinden sonra davalı tarafça borcun depo edildiği dikkate alındığında, dava açılışında davacı taraf haklı olduğundan haklılık durumuna göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Dolayısıyla davalı tarafın bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde değildir.<br>2-Davacının icra takibinde talep ettiği miktarlarla ve istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan denetim neticesinde; davacının istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü tapu iptal  davasında bilirkişi tarafından belirlenen değer üzerinden vekalet ücretinin belirlenmesi gerektiği yönündeki itirazı değerlendirildiğinde ise, Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince, somut olayda sulh olunan miktar belli olmadığından Mahkemece gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerekirken tapu iptal tescil davasındaki harca esas bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından davacı tarafın bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir.<br>O halde, mahkemece taleple bağlılık ilkesi gözetilerek istinafa konu Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/217 E. Sayılı  dosyasındaki tapu iptal tescil davasına konu taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri belirlenerek ve bu davadaki davacı talebinin, taşınmazın tamamı üzerinden %20 davalı arsa payı hissesinin iptali ve tescili olduğu da dikkate alınarak Avukatlık Kanunu'nun 164/4 üncü maddesi gereğince vekalet ücreti hesaplanarak belirlenecek bu bedel üzerinden depo emri çıkartılarak yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden  karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/970 Esas, 2025/1198 Karar sayılı ve 06/11/2025 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,<br>4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>6-Davacı tarafın yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"585233bd50e0a810","SID":"c3b4fedb17118f17"}}