{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/179 <br>KARAR NO\t\t: 2025/151<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t:  2024/1057<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 28/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/01/2025<br><br>İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 Tarih ve 2024/1057 Esas sayılı ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. <br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça İzmir 16. İcra Dairesi 2023/17808  (2019/13762 ) esas sayılı İcra dosyası kapsamında takip başlatıldığı, takip dayanağının  icra dosyasında mevcut fatura bedeli ve gecikme zammı olarak gösterilen belgeler olduğu, ancak ilgili takip konusu borcun müvekkil şirket tarafından ödendiği, müvekkilinin borcu sona ermesine rağmen davalı tarafın borç tahsil edilmemişcesine İzmir 16. İcra Dairesi 2023/17808 (2019/13762 ) esas sayılı icra dosyası kapsamında işlem yapmaya devam ettiğini beyan ederek öncelikle yargılama neticeleninceye değin dava konusu İzmir 16. İcra Dairesi 2023/17808  ( 2019/13762 ) esas sayılı icra dosyası'nın teminatsız bir şekilde tedbiren durdurulmasına karar verilmesi, ödenmiş olan bir borca ilişkin olarak işlemlere devam edilen icra dosyasının davanın kabulüne karar verilerek kapatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 19/12/2024 Tarih ve 2024/1057 Esas ara sayılı kararında özetle; İİK'nun 72/3. maddesi gereğince davacının talebinin kısmen kabulü ile İzmir 16. İcra Dairesi 2023/17808 (2019/13762 ) esas sayılı takip dosyasında icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, takip çıkış miktarı olan 167.559,65 TL üzerinden takdiren %15 oranında 25.133,94 TL nakti teminatın Mahkememe veznesine yatırılması yahut kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun davacı tarafından Mahkemeye ibrazı halinde kararın ifası için ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı avukatı tarafından verilen 26/12/2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;<br>- dosyaya sunulan 24.11.2021 tarihli 54.536,29 TL’lik, 01.11.2021 tarihli 124.111,82 TL’lik ve yine 01.11.2021 tarihli 155.120,33 TL’lik ödemelerle borcun sona erdiğini, <br>-davalının İcra ve İflas Kanunu ilgili madde gereğince takip konusu borcun dayanağı olan belgeleri mahkemeye sunmadığını beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE<br>Dava; menfi tespit davasıdır. İstinafa konu ara karar ilk derece mahkemesinin 19/12/2024 tarihli ara kararının reddine ilişkin kısmının istinafen incelenmesi talebine ilişkindir. <br>İ.İ.K 72/2.maddesine göre de icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br>İ.İ.K.72/3.maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında  ihtiyati tedbir yoluyla  takibin durdurulmasına karar verilemez, ancak  borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. <br>İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.<br>İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.<br>İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından  İcra İflas Kanunu 72/3 maddesi uyarınca tedbir talebinin kısmen kabulüne %15 teminatla davacı tarafından icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine fazlaya dair istemin reddine dair karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından kararın redde ilişkin kısmının haksız olduğu takibin durdurulması gerektiği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İcra İflas Kanunu 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulması mümkün değildir ancak şartları mevcutsa icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararı verilebilir. Mahkeme de doğru olarak kısmen ihtiyati tedbir istemini kabul etmiştir. Takibin durdurulması yönündeki fazlaya dair tedbir isteminin reddi usul ve yasaya uygun niteliktedir. Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin ara karar gerekçesiyle ara hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme arahükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. <br>  HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 Tarih ve 2024/1057 Esas sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/3 ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olarak 28/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24318aa2f12c812d","SID":"fb49d977a683c030"}}