{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1369 <br>KARAR NO\t\t: 2025/255<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/122 2022/312<br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/02/2025<br><br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 Tarih ve 2022/122 E. 2022/312 K. sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacı ...' un müdür yardımcısı olarak görev yapmış olduğu okulda, okul müdürü olan ... ile aralarındaki astlık üstlük ilişkileri ve arkadaşlıkları olduğunu, ...'ın daha önce görev yapmış olduğu okuldan 10-15 yıldır tanıdığı ve ahbaplığı bulunan,  temizlik işleriyle ilgilenen görevli ...'dan 90.000,00TL borç para aldığını, bu borca karşılık ise tefecilik işleri ile uğraşan ...' ın  davacıya ve ...'a 150.000,00TL bedelli bono imzalattığını, davacının bu borcun temelindeki ilişkiyi bilmediğini,  ancak, arkadaşına olan güveninden ve borcu ödeyeceğine olan inancından dolayı, bu bonoya kefil olduğunu, davacı ...' ın  90.000,00TL'yi ...'a ödediğini, ancak ...' ın  davacıya 40.000,00 TL daha getirmesi gerektiğini, bu bedeli ödemeden, 150.000,00TL bedelli bonoyu vermeyeceğini söylediğini, bunun üzerine, 40.000,00TL bulmaya çalışan ...' ın aynı okulda matematik öğretmeni olarak görev yapan ...'nun eşi davalı ...'nun kendisine 40.000TL bedelli  hatır çeki verebileceğini davacıya söylediğini, davalının  ise ...'a  40.000TL bedelli çek düzenleyebileceğini söylediğini, ancak bu çeke karşılık kendisini de garanti altına almak istediğini, bu sebeple aralarında bono düzenlemeleri gerektiğini belirttiğini,  davacının da bu bonoya  imza atması koşuluyla çeki vereceğini söylediğini, ....'ın davacının amiri olması, borcunu ödeyebilecek maddi durumunun olması, arkadaşlıklarının vermiş olduğu güven ve de en önemlisi ...'ın elindeki 150.000,00TL bedelli bonoyu geri alabilmek için  boş bonoya ... ile birlikte imza attığını, işbu bononun, kambiyo vasfına sahip olmasını sağlayacak zorunlu unsurların hiçbiri bulunmadığını, bu durumu davalının, Milli Eğitim Bakanlığına yazmış olduğu şikayet dilekçesinde de belirttiğini, ...' ın 40.000,00TL bedelli  çeki ...'a götürdüğünü, bir süre sonra ...'a 40.000,00TL para ödeyerek....'ta bulunan çeki geri aldığını, 40.000,00-TL bedelli çeki ...' ın, davalıya geri götürdüğünü,  Davalı' nın  çeki alıp elindeki boş bonoyu geri vermediğini, davacı ...'a bonoyu alıp almadığını sorduğunda ise ...' ın  davalıyı tanıdığını ve birkaç güne boş bonoyu geri vereceğini söylediğini, davacının ...'dan bonoyu alamadığını, davacının sadece boş bonoya (kambiyo vasfı taşımayan) imza attığını, ... ile ...  arasında düzenlenen çekin davacı ile alakası olmadığını, bu çekte davacının adı, ünvanı, imzası ya da cirosunun<br> bulunmadığını, bu çekin ... ile davalı arasında düzenlendiğini,  ancak, davalının elindeki boş bonoyu müvekkiline iade etmediği gibi  hukuka aykırı şekilde kendisi doldurarak veya bir başkasına doldurtarak 55.000,00TL değerinde bir bono düzenlediğini ve işbu bonoda asıl borçluyu  davacı,  kefili ise ... olarak  gösterdiğini, işbu bonoya dayalı olarak da ... ve davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının  bu bono nedeniyle borcu olmadığını, borcun asıl borçlusunun ... olduğunu söylediğini, davacının maaşından kesinti yapılarak dosyada 50.000,00TL borcu ödemek zorunda kaldığını, davacı tarafından icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 50.000TL’nin istirdadı yönündeki haklı davalarının kabulüne, davacıya yasal faiziyle birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.    <br>YANIT :<br>Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığı gibi, hayatın olağan akışına aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının eşinin  aynı okulda çalışması sebebi ile tanıdığı davacıya,  eşinin ricası doğrultusunda, birkaç günlüğüne yardımcı olmak amacı ile çek ve nakit verdiğini,  ancak davacının kötü niyetli olarak kısa süreliğine aldığı para ve çeki iade etmediğini,  bu nedenle de davacının borcunun karşılığında dava konusu senedi verdiğini, vermiş olduğu senedi de gününde ödemediğini, davacının, iddiasını destekleyecek ve bunu kanıtlayacak, inanç sözleşmesi de dahil olmak üzere hiç bir yazılı belge sunamadığını, davacının iddialarının tutarsız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.   <br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 13/05/2022 Tarih ve 2022/122 Esas, 2022/312 Karar sayılı kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.<br> İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;<br>-dava dilekçelerinde yemin deliline dayanılmış olunmasına rağmen mahkeme tarafından davalı yana yemin teklif etme olanağının tanınmadığını,<br>-yazılı delil olarak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan idari soruşturmada davalı bir kısmın ikrarlarda bulunduğunu, 13.05.2022 tarihli karar duruşmasında mahkemeden idari soruşturma dosyasının istenmesini, soruşturma içeriğinde davalının ikrarda bulunduğunu, bu kayıtların yazılı delil niteliğinde olduğunu gerekçesiyle talep ettiklerini, mahkeme tarafından bu taleplerinin değerlendirilmediğini,<br>-davacının davalıdan nakit para almadığını, .... ile ... arasında düzenlenen çekin davacı ile ilgisinin bulunmadığını,<br>-çekin ... ile davalı arasında düzenlendiğini,<br>-davalının, davacıdan boş bono aldığını (düzenleme yeri, düzenleme tarihi, vade, miktar, borçlu, lehtar gibi unsurları eksik olan) kabul ettiğini, ikrar niteliğinde olan bu beyana mahkeme tarafından itibar edilmediğini,<br>-davalının hatır çekinin kendisine iade edilmiş olmasına rağmen, hatır çekinin teminatı olarak aldığı boş bonoyu iade etmediğini, bonoyu davacı hilafına doldurup takibe geçtiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE;<br> Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibine konu edilen senedin  icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde ödenmek zorunda kalınması nedeniyle  ödenen 50.000-TL nin istirdadı talebine ilişkindir.<br>Davacı vekili, tarafların öğretmen olup aynı okulda görev yaptıklarını birbirleri ile para alışverişi yapıldığını, davacının  dava dışı ...'a senet imzalayarak verdiğini,  ancak  bu senedi kefil olarak imzaladığı zannı ile verdiğini, ...'a senet bedelinin  ödendiğini, ödemenin davalı ...'dan alınan borç ile yapıldığını ve ...'a da senet verildiğini ve  senedin daha sonra .... tarafından icra takibine konulduğu iddia etmiştir.<br>Davalı ise, davacıya 55.000-TL'nin  borç olarak verildiğini, karşılığında dava ve takip konusu olan bu senet alındığını, bedel ödenmediği için icra takibi yapılarak paranın tahsil edildiğini savunmuştur. <br> Bilindiği üzere,  kambiyo senedi ( bono ) sebepten mücerret olup, bono nedeni ile borçlu olmadığının ispatı ancak yazılı delille mümkündür.<br>Türk Medeni Kanununun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). Senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HMK.md.188)yemin (HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; Dava konusu senet, kambiyo senedi niteliğinde olup, belli bir borç ikrarını içermesi gerektiğinden; bononun belli bir sebeple düzenlendiğini(teminat) ve düzenlenme sebebinin gerçekleşmediğini  yasal delillerle ispat etme külfeti, keşideci olan davacı taraftadır. Oysa davacı  dava dilekçesinde  ve duruşmadaki beyanında ... 'a ödenen bedelin davalıdan  alınan borç ile yapıldığını bildirmiştir. <br> Alacak miktarına göre de, HMK’nın 200. maddesi gereğince yazılı belge-senetle ispatı zorunlu olup, kanunda öngörülen istisnalar ve karşı tarafın muvafakati bulunmadığından tanıkla ispatı da mümkün değildir.<br>Ne varki; Davacı delil olarak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan idari soruşturma sırasında davalının  ikrar niteliğinde beyanda bulunduğunu iddia etmektedir ve idari soruşturmayı dava dilekçesinde delil olarak bildirmiştir. <br>Öncelikle, bakanlık tarafından davalının şikayeti üzerine davaya dayanak olay nedeniyle yürütülen sortuşturma dosyasının bir örneğinin istenip, akıbetinin sorularak, buradaki taraf ifadelerinin ayrıntılı incelenmesinin ardından, hasıl olacak sonuca göre   davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı da gözetilmek suretiyle ispat yükü üzerinde olan davacıya, davalıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.<br>Yukarıda yazılı sebeplerle davacının istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 Tarih ve 2022/122 E. 2022/312 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Dairemizin kararına uygun şekilde inceleme yapılıp hasıl olacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf talebinde bulunan davacı tarafça karşılanan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere neticesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 10/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46b4f90a5c4f26ab","SID":"7ef63f16cc269b35"}}