{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1274 <br>KARAR NO\t\t: 2025/249<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t:  2022/762<br>KARAR NO\t\t:  2023/136<br>KARAR TARİHİ\t: 09/03/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 07/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/02/2025<br><br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 Tarih ve 2022/762 Esas 2023/136 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen ETS/8949-13/04374 Elektrik Tedarik Lisansı kapsamında ülke genelinde son kullanıcılara elektrik enerjisi satışı faaliyetinde bulunduğunu, şirket ile davalı arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi (İkili Anlaşma) kapsamından doğan fatura alacağı olduğunu, davalı şirketin işletmesine ait 00000015460, 10000082200 ve 00000015150 abone nolu elektrik tesisatları kapsamında şirketten indirimli elektrik temin etmek üzere, 05.10.2021 tarihli Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma imzalandığını, şirketin sözleşmeye uygun olarak elektrik tedarik etmiş olmasına rağmen davalı taraf borç listesinde belirtilen elektrik tüketim faturalarını ödemediğini, davalı şirketle ödenmeyen faturalara ilişkin takip tarihine kadar çeşitli görüşmeler yapılmışsa da bir sonuç alınamadığını, alacaklarının tahsilinin sağlamak amacıyla 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ve ikincil mevzuatı hükümlerine uygun olarak 20.03.2022 tarihinde davalı hakkında Merkezi Takip Sistemi (MTS) 2022/337351 nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığı, 30.370,48-TL asıl alacak, 789,05-TL takip öncesi işlemiş faiz ve 142,03-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 31.301,56-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının 30.03.2022 tarihli dilekçesi borca itirazda bulunduğu, davalının itirazlarında haksız olduğunu, sunulan borç dökümünden ve faturalardan da sözleşmeye konu abonelikler kapsamında Ocak, ve Şubat 2022 dönemine ilişkin faturalarını ödemediğini, davalı şirketten elektrik tedarik ederek ihtiyacını karşıladığını, çıkan faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, tüketmiş olduğu enerjinin bedelini ödemediğini, davalı-borçlu faturaları vadesi içinde ödemediği için vade tarihinden takip tarihine kadar, taraflarca sözleşmeyle belirlenen orana uygun olarak, sözleşmenin 7.3. maddesi kapsamında belirlenen yıllık %31,2 oranda faiz işletildiğini belirterek davalının haksız itirazının reddine, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hülmedilmesini talep etmiştir.<br>YANIT :<br>Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; davacı tarafın MTS 2022/337351 sayılı dosyası üzerinden şirket hakkında başlattığı ilamsız icra takibinde herhangi bir fatura kaydı numarası belirtmeksizin 31.301,56-TL miktarı şirketten talep ettiğini, davacı taraf ile şirket arasında elektrik tedarikine istinaden bir sözleşme imzalanmış ise de imzalanan sözleşme davacı tarafça ibraz edilmediğini, dilekçe ekinde sunulan sözleşmedeki imzanın tarafına ait olmadığını, davacı tarafça taraflar arası abonelik ilişkisini ispatlayan veya şartları ortaya koyan tarafından imzalanan sözleşme ibraz edilmediğini, sunulan sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, davacı tarafça tarafınca imzalanan sözleşme sunulmaktan kaçınıldığını, bunun sebebinin tüketim bedelleri, sözleşme fesih şartları gibi sözleşmenin ana unsurlarının tek taraflı olarak değiştirilmesi olduğunu, davacı tarafça sözleşme süresinden önce feshedildiğini, teminat mektubunun haksız yere paraya çevrildiğini ve sözleşme süresinden önce feshedilerek şirketin mağdur edildiğini, şirketin bir akaryakıt istasyonu işletmekte olup elektriğin ticaretinin devamlılığı için temel unsur olduğu göz önüne alındığında faturalarını ödememiş olmasının düşünülemeyeceğini, tüketim birim fiyatlarının davacı tarafından tek taraflı olarak değiştirildiğinden fatura bedellerinin ancak burada sağlayıcı konumunda olan davacı tarafın bu yetkisini kötüye kullanıp şirkete mağduriyet yaşattığını, ayrıca davacı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshedildiği anlaşıldığı anda kesmiş oldukları cezai şartın iadesi için şirkete mail atıldığını, davacı yanın bu tutumunun bile sözleşmeyi haksız yere feshettiğini ispatladığını, elektrik firmasının tek taraflı ve keyfi uygulamasıyla tanzim ettiği veya edeceği faturalarla alacak talebinde bulunamayacağını, hizmetin sağlanmış olduğunun ispat yükünün davacıda olduğunu, huzurdaki dava kullanılmış ve ödenmeyen enerji bedeli olarak açıldığını iş bu kayıtlara da itiraz ettiğini bildirmekle, dava konusu ödenmeyen enerji bedeli hakkında davacının alacağını ispat etmesi gerektiğini, dava dilekçesinde alacağın varlığının hangi yıl veya aya, hangi sözleşme maddesine dayalı olduğunun bildirilmediğini, faturaların tebliğ edilmediğini, davalının davacıya borcunun bulunmadığını, alacak kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf takip tarihinden önce davalı şirketi temerrüte düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek görev itirazının kabulüne, esas yönünden haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 09/03/2023 Tarih ve 2022/762 Esas, 2023/136 Karar sayılı kararında özetle;  tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2022/2810 Dosya 2022/49525 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir 28. İcra Dairesinin 2022/337351 MTS sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan 05/10/2021 tarihli Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi (İkili Anlaşma), davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, cari hesap kayıtları, elektrik mühendisi bilirkişinin 06/02/2023 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan 05/10/2021 tarihli Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi (İkili Anlaşma) gereğince, davacı şirket tarafından sözleşmede üzerine yüklenilen elektrik tedarikinin davalı şirkete ait 00000015460, 10000082200 ve 00000015150 abone numaralı elektrik tesisatları kapsamında davalı şirkete sağlanmış olmasına rağmen, davalı şirketin adına düzenlenen elektrik fatura bedellerini ödememesi üzerine Merkezi Takip Sisteminin 2022/337351 numaralı dosyasında düzenlenen ödeme emrine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir 28. İcra Dairesinin 2022/337351 MTS sayılı dosyasında alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine toplam 31.301,56-TL bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında tanzim olunan sözleşmenin 16.2. maddesinde sözleşme ile ilgili uyuşmazlık vuku bulması durumunda tedarikçinin defter ve kayıtları, tedarikçi tarafından kayda alınmış her türlü ses ve telefon kayıtları ve elektronik kayıtların kesin delil teşkil edeceğinin kararlaştırıldığı, bilirkişi tarafından davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde tespit edildiği ve mütalaa olunduğu üzere dava konusu itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak faturaların taraflar arasında tanzim olunan ve imzalanan 05/10/2021 tarihli Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi uyarınca ilgili yasal mevzuata uygun olarak tanzim edildiği, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 30.370,48-TL asıl alacak ve 931,08-TL asıl alacak bedeli olmak üzere toplamda 31.301,56-TL tutarında alacaklı bulunduğu, davalı şirket tarafından ödeme emrine yapılan itirazın yerinde olmadığı, alacağın faturaya dayalı olması çerçevesinde likit mahiyette olduğu, icra inkar tazminatı talebi açısından yasal şartların mevcut bulunduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne, alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 31.301,56-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Şirketinden alınarak davacı .... Şirketine verilmesine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;<br>- uyuşmazlığın Tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiğini,<br>- şirket yetkilisi tarafından imzalanmamış sözleşmenin kabulü mümkün olmayacağından   geçersiz bir sözleşmedeki yetki şartının kabul edilmesinin de olağan dışı olduğunu, davanın usulden reddine  karar verilmesi gerektiğini,<br>-açıkça imzaya itiraz etmelerine rağmen imza incelemesi yapılmadığını,<br>-davacı taraf ile davalı şirket arasında elektrik tedarikine istinaden bir sözleşme imzalanmış ise de imzalanan sözleşme davacı tarafça ibraz edilmediğini, dilekçe ekinde sunulan sözleşmedeki imza taraflarına ait olmadığını, davacı tarafça taraflar arası abonelik ilişkisini ispatlayan veya şartları ortaya koyan davalı tarafından imzalanan sözleşme ibraz edilmediğini,<br>-davacı tarafça kendilerine imzalanan sözleşme sunulmadığını, sözleşme süresinden önce feshedilerek şirket mağdur edildiğini,<br>- davacı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshedildiği anlaşıldığı anda kesmiş oldukları cezai şartın iadesi için şirkete mail atıldığını, davacı yanın bu tutumu bile sözleşmeyi haksız yere feshettiğinin ispatlandığını,<br>-ticari defterlerin incelenmediğini,<br>-taraflar arasında hesap mutabakatının sunulmadığını,<br>-alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf takip tarihinden önce şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını,<br>-takibe konu alacak likid alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebi hukuka aykırı olduğunu,<br>-davacı tarafa verilen teminat mektubu paraya çevrilip ve bir kısım ödeme yapılmadığını, davacı tarafça bu ödeme borçtan düşülmeden takip başlatılması itirazın haklı olduğunu gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE;<br>Dava, elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca ödenmeyen fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.<br>Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde;'... çıplak gözle yapılan basit bir inceleme neticesinde dahi aynı imzaların bulunduğunun görüldüğü, Bakırköy 29. Noterliğinin 14/04/2021 tarihli ve 05634 yevmiye numaralı ve 31/01/2022 tarihinde kadar geçerli olduğu belirtilen Vekaletname belgesinde, Edirne 6. Noterliğinin 24/12/2019 tarih ve 0014211 yevmiye numaralı İmza Beyannamesinde imzası bulunan .....'un da vekil olarak tayin edildiği, yukarıda yer verilen sözleşme ve ekindeki tüm belgeler üzerinde yer alan imzalar ile Edirne 6. Noterliğinin 24/12/2019 tarih ve 0014211 yevmiye numaralı İmza Beyannamesinde bulunan imzalar üzerinde çıplak gözle yapılan basit bir inceleme neticesinde imzaların birebir aynı olduklarının görüldüğü..' gerekçesiyle davalı şirket tarafından yapılan sahtelik (imzaya itiraz) iddiasında herhangi bir inceleme yapılmaksızın elektrik mühendisi bilirkişiden alınan raporla tespit edilen tüketim miktarı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.<br> Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 208. maddesinde taraflardan birinin, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen yazı veya imzayı inkar etmesi halinde sahtelik iddiasında bulunması gerektiği düzenlenmiş, 211. maddede ise sahtelik incelemesinin ne şekilde yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, hakimin, imzayı inkar eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirmesi, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar vermesi, yapılan incelemeye rağmen, sahtelik konusunda kesin bir kanaat edinmemişse  bilirkişi incelemesine karar vermesi, bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları ilgili yerlerden getirtmesi gerekmektedir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapacak, inceleme için gerekli görmesi halinde, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazmasını veya imza atmasını mahkemeden talep edebilecektir.<br>Yani, HMK'nın 211.maddesine göre bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verir. İmza incelemesi, imzayı inkar eden taraf ait olduğu muhakkak olan başka bir imza karşılaştırılmak suretiyle yapılır. Bir imzanın uygulamaya dayanak alınabilmesi için tarafların o imza üzerinde ittifak etmeleri gerekir. <br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; davalı şirket takibe konu edilen tedarik bedeline dayanak Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi altında şirketleri adına dava dışı şirket temsilcisi ..... adına atılan imzanın temsilcisi eli ürünü olmadığını beyan ettiğinden sözleşme altında imzası bulunan şirket yetkilisinin sözleşme tarihinde şirketi temsile yetkili olup olmadığının tespitiyle şirket yetkilisi ....'nın bizzat isticvap edilerek (Yarg.11. HdE: 2016/3010 K: 2017/1507),  6100 sayılı HMK 208 ve 211 maddeleri  çerçevesinde yapılacak araştırma ve incelemenin ardından hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmakla 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca davalının istinaf talebinin kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 Tarih ve 2022/762  Esas 2023/136 Karar sayılı kararının HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Dairemizin kararına uygun şekilde inceleme yapılıp hasıl olacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan toplam 671,9‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,<br>İstinaf talebinde bulunan davalı tarafça karşılanan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere neticesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 07/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6265efe594dc258","SID":"d45a4a35c939abd2"}}