{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1017 <br>KARAR NO\t\t: 2025/58<br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2025 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/29- 2022/947<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ \t: 15/12/2016<br>DAİRE KARAR TARİHİ \t: 15/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 15/01/2025<br><br> İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin  06/12/2022  tarih ve 2022/29 Esas 2022/947  Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br> Davacı kurum, davalının....sokak No:... adresindeki işyerinde yapılan kontrolde abonesiz olarak kaçak elektrik kullanımı tespit edildiğini, elektrik sayacının sökülerek 08/04/2015 tarihli 0375 seri nolu kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, davalının söz konusu adreste kullanıcı olup devam eden bir elektrik abone sözleşmesi bulunmadığını, davaya konu olan bedelin abonesiz kaçak elektrik kullanımına ilişkin olduğunu, adreste 10201667 tesisat numarası ile kayıtlı ticarethane aboneliği sözleşmesinin 17/10/2002 tarihinde iptal edildiğini, bu tarihten itibaren abonelik sözleşmesi yapılmadığını, davalı borçlu aleyhine İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2015/9394 Esas sayılı takip dosyası ile 2015 yılı 4. dönemine ait abonesiz kaçak elektrik kullanımından dolayı yapılan icra takibinin itiraz nedeniyle  ğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı, iddiaların asılsız olduğunu, dükkanda 17/10/2010 tarihinde kiracı olarak çalışmaya başladığını, dükkan sahibinin kendi evinden bağlamış olduğu elektrik sayacından elektrik  kullandığını, 10201667 tesisat numarasına istinaden aboneliği iptal edilmiş olan ve saati götürülmeyen abonelik üzerinden 08/04/2015 tarihinde yapılan denetim sonucunda kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla kurumun tek taraflı olarak düzenlediği tutanağa istinaden icra takibi başlatıldığını, hakkında yapılan ceza yargılamasında İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında beraatine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, faturanın haksız düzenlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince, davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla Dairemizin 26/11/2021 tarih 2020/2090 Esas 2021/1695 Karar sayılı İlamı ile \"Mahkemece   bilirkişi raporu doğrultusunda davanın  reddine karar verilmiştir.<br>Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.maddesi 1. Fıkrası a bendindeki ''kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi tüketimi '' başlığı altında, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın enerji tüketiminin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabulüne ilişkin düzenlemenin irdelenip değerlendirilmediğini bu nedenle  hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu sabit olduğundan ilgili yönetmelik hükmü ve bağlantılı diğer hükümler esas alınarak inceleme yapılıp hüküm kurulması...\" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, \"... alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, davalının abonesiz elektrik kullandığını tespit edildiği, tanık ifadeleri ve tutanak içeriği de dikkate alındığında davalının abonesiz olarak sayaç üzerinden geçirmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı, dava konusu iş yerindeki aboneliğin 17/10/2002 tarihinde iptal edildiği, abonelik iptalinin üzerinden yaklaşık 13 yıl geçtikten sonra ve aradaki bu dönemde davacı tarafından endeks okuması, sayaç sökmesi, periyodik kontrol vb.herhangi bir denetim yapılmadığı, aboneliğin iptal edildiği 17/10/2002 tarihinden davalının bu iş yerini kiralayarak faaliyete başladığı 17/06/2010 tarihi arasında sayacın başka kişiler tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise ne kadar tüketim yapıldığının belli olmadığı bu nedenle sayacın günlük olarak kaydettiği ortalama tüketim miktarı bulunarak hesaplama yapılması  gerektiği, Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca EPDK tarifelerine göre yapılan hesaplamaya göre; kaçak elektrik faturasına esas tüketim miktarının 1.607,4 kwh saat olduğu, davalının sorumlu olduğu miktarın 941,21TL olduğu, gerçek ya da tüzel kişinin kaçak elektrik tutarından sorumlu tutulabilmesi için abonelik sözleşmesinin tarafı olması ya da fiili kullanıcı olması gerektiği, davalının dava konusu tutanağın düzenlendiği iş yerinde fiili kullanıcı olduğunun tespit edildiği, bu nedenle hesaplanan kaçak elektrik borcundan sorumlu olduğu,  davalıya ait  iş yerinin ticarethane olması nedeniyle belirlenen asıl alacağa  ticari faiz uygulanması gerektiği,...\" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne; İzmir 23 İcra Müdürlüğünün 2015/9394 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, 941,00TL asıl alacak, 18,39TL işlemiş faiz ve 3,31TL işlemiş faizin KDV  si olmak üzere toplam 962,91TL üzerinden, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10.5 ve değişen oranlarda reeskont faizi ve faizin %18 KDV si uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, koşulları bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:  Davacı istinaf talebinde bulunmuştur. <br>BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>Davalının tüm kaçak kullanım bedelinden  kullanıcı sıfatı ile sorumlu olduğunu,<br>Mahkemece hatalı hesaplamalar sonucu hazırlanan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verildiğini, görevlendirilen bilirkişinin kaçak elektrik kullanımı hesaplamasında eksik inceleme sonucu tüm kaçak kullanımı tespit edemediğini,<br>  Bilirkişi raporunun eksikliğinin tamamlanması ve yeniden birlikişi raporu alınabilmesi için sunulan itirazların dikkate alınmadan karar verildiğini, <br> Kaçak kullanım faturası; 10.10.2014 ile 8.04.2015 tarihleri arası 180 günlük döneme, sayaç üzerinden kullanıldığı tespit edilen 20.342 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla, 12.018,10TL fatura oluşturulduğunu, bilirkişinin asıl alacak miktarını 941,21TL olarak nasıl hesapladığının anlaşılamadığını, EPDK tarifelerine uygun bir hesaplama olmadığını, <br>BAM kararında yönetmelik hükmü ve bağlantılı diğer hükümler esas alınarak inceleme yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen bu hususlar irdelenmediğini ve hesaplamanın yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığını, şirketin hesaplamasının bilirkişi tarafından hatalı bulunma sebebine dair yasal dayanağın  değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne   karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br> Dava, kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanak gereği tahakkuk ettirilen bedelin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının kaçak elektrik bedelinden sorumlu olup olmadığı ve miktarının tespitinden kaynaklanmaktadır.<br>                           İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın  oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, özellikle  bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli, taraf, mahkeme ve istinaf denetimine elverişli olması ve bu konuda dairemizce kabul edilen temel ilkeler doğrultusunda hazırlanması karşısında, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı,  davacı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/12/2022  tarih,  2022/29 Esas, 2022/947  Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-Duruşma açılmadığından, davalı lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına, <br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa geri verilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere  15/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61ef8f18c28d88b6","SID":"12906439cccee85a"}}