{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2026/511 <br>KARAR NO: 2026/703<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/12/2025<br>ESAS NO: 2025/722<br>KARAR NO: 2025/1060<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:10/04/2026<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2025 tarih ve 2025/722 Esas 2025/1060 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Ltd.Şti'nin (VKN:...); ... tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ilanı ile tasfiyeye giriş yapmış ve tasfiye memuru olarak ...(TC:...) atandığını, akabinde 17/07/2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından ... Ltd.Şti'nin (VKN:...) aleyhine halen derdest Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/561 ve 2024/562 Esas sayılı dosyalarıyla davalar açıldığını, iş bu görülmekte olan iki ayrı kambiyo senetlerinden kaynaklı alacak davasının halen derdest olduğunu, bu davaların, müvekkili ... Limited Şirketi’ne yönelik alacak taleplerine ilişkin olduğunu, ardından 04/09/2024 tarihinde tasfiye memuru ...(TC:...), mezkur dosyalara taraf olarak eklenerek iş bu davalardan haberdar olmasına rağmen müvekkil şirket tarafından ikame edilen açılmış davalar hakkında hiçbir bildirim yapmadığını, alacak‑borç listeleri kesinleşmeden Şirket terkin edilmiş; terkin ilanında derdest dava gösterilmemiş, borçsuzluk yönünde gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu, şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması, müvekkili şirketin alacaklarına kavuşmasını imkansız hale getirdiğinden, gerek adil yargılanma hakkı gerekse alacaklının menfaatlerinin korunması yönünden ciddi hak kayıplarına yol açtığını belirterek davanın kabulü ile, Ticaret sicilinden terkin edilen ... Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ihyası ile yeniden kayseri ticaret siciline tesciline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tasfiye memuruna (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/7827 Esas 2014/10350 K. Sayılı kararı) yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Dosya kapsamına göre, TTK'nun 547. maddesi hükmü ve tüm beyan ve deliller birlikte dikkate alındığında; davalı tasfiye memurunun ticaret sicilden terkin edilmiş şirket hakkında davalar sürer iken tasfiye kapanışı yaptığı ve davacının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak  2024/561 Esas ve 2024/562 Esas sayılı dosyalar kapsamında taraf teşkilini sağlamakta hukuki yararı bulunduğundan davanın kabulü ile Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken 09/09/2024 tarihinde tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicil müdürlüğündeki kaydı terkin olunan Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin  Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/561 Esas ve 2024/562 Esas sayılı dosyaları üzerinden görülen davanın yargılamasının yapılıp sonuçlandırılması ve infazı ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ticaret siciline tescili ile ihyasına, 6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için davalı ... (T.C ...)'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, Kararın kesinleşmesini müteakip Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce tescil ve ilanına, karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.Öte yandan, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğundan dolayı, tasfiye süreci sona ermeden tasfiye toplantısı yaparak şirketin sicilden terkinin sağlayan davalı tasfiye memurunun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gereklidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/06/2014 tarihli, 2014/7827 Esas ve 2014/10350 Karar sayılı emsal içtihadı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2019 günlü, 2019/1184 Esas ve 2019/1548 Karar sayılı emsal kararı). Bu nedenle  Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü yasal hasım olduğundan bu davalı yönünden yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin şirketin son tasfiye memuru olan davalı ...'ın üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve  hüküm kurulmuştur.1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken 09/09/2024 tarihinde tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicil müdürlüğündeki kaydı terkin olunan Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin  Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/561 Esas ve 2024/562 Esas sayılı dosyaları üzerinden görülen davanın yargılamasının yapılıp sonuçlandırılması ve infazı ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere TİCARET SİCİLİNE TESCİLİ İLE İHYASINA, 2-6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için davalı ... (T.C ...)'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına,4-Kararın kesinleşmesini müteakip Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce tescil ve ilanına...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davalı ... vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\"...AÇIKLAMALAR:<br>Şirketin ihyası, ticaret sicilinden terkin edilmiş bir tüzel kişiliğin olağanüstü ve istisnai olarak yeniden canlandırılmasını ifade eder. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre şirketin ihyası için aranan kriterler:<br>Tasfiyenin kanuna açıkça aykırı yapılması,<br>Tasfiye sırasında bilinen ve kesinleşmiş bir alacağın gizlenmesi hallerinde mümkündür.<br>Ancak somut olayda Tasfiye süreci Ticaret Sicili Müdürlüğü gözetiminde yürütülmüş, kapanış 09/09/2024 tarihinde usulüne uygun biçimde tescil edilmiş, tasfiye tarihinde davacı lehine kesinleşmiş ilam veya takip bulunmamaktadır.<br>Yerel mahkemenin “alacak-borç ilişkilerinin kesinleşmediği” yönündeki kabulü soyut, varsayıma dayalı ve somut delile dayanmamaktadır.<br>Yerel Mahkeme kararında, davalı tasfiye memuru ...’a kusur izafe edilmesine rağmen,hangi somut fiilin kusur teşkil ettiği açıkça ortaya konulmamıştır. Kararda; hangi alacağın bilindiği, hangi bildirimin yapılmadığı, hangi belgenin gizlendiği belirtilmemiştir.<br>Dolayısıyla yerel mahkeme tarafından verilen karar HMK m.297, Anayasa m.141 ve AİHS m.6 hükümlerine açık aykırılık teşkil etmektedir.<br>Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memuruna yüklenmesi hukuka aykırıdır. Husumet yanlış yöneltilmiştir. Tasfiye memuru; şirketin organı değildir, kanundan doğan sınırlı ve geçici yetkiyle görev yapar. Şirketin borçlarından veya davaya konu alacak ilişkilerinden doğrudan sorumlu tutulamaz. Ancak bu husus dikkate alınmadan yerel mahkemece tasfiye memuru davaya ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden tasfiye memuru sorumlu tutularak usul ve yasaya aykırı karar verilmiştir.<br>Karar kamu düzenine aykırıdır ve HMK 355 kapsamında resen incelenmelidir.<br>Yerel mahkeme tarafından verilen ihya kararının icrası halinde şirketin yeniden sicile tescili ve davalı tasfiye memuruna sorumluluk yüklenmesi söz konusu olup, bu durum istinaf sonunda kararın kaldırılması halinde dahi telafisi imkânsız zararlar doğuracaktır. Bu nedenle istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi talebimiz bulunmaktadır.<br>SONUÇ VE İSTEM:<br>1.Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/722E.- 2025/1060K. Sayılı kararının kaldırılmasına, <br>2.Davanın esastan reddine, <br>3.Davanın esastan reddi mümkün görülmezse dosyanın iadesine,<br>4.Yürütmenin durdurulmasına, <br>5.Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini...\" ileri sürmüştür.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalı tasfiye memurunun istinaf dilekçesindeki itirazlarına ,toplanan delillere ve ilk derece mahkemenin somut uyuşmazlığa ilişkin kanıtları takdirinde herhangi bir yanlışlık bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı ... vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>Yargıtay HGK nun 2024/11-251 esas-2025/468 karar sayılı içtihadında : \"... 36. Buna göre eldeki dava, 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesine dayalı ve uygulamada isimlendirildiği üzere bir “ihya” davası niteliğinde olup, davanın tasfiye memuruna yöneltilmiş bulunması, diğer davalının “yasal hasım” olması ve aynı Kanun’un 546 ve 1521. maddeleri gözetildiğinde davanın niteliği uyarınca 6100 sayılı Kanun'un 316. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tâbi bulunduğu kabul edilmiştir. Bu nitelikteki davaların yazılı yargılama usulüne tâbi olduğunu kabul etmenin yasal dayanağı bulunmadığı gibi, 6102 sayılı Kanun'un 546 ve 1521. maddelerine göre esas tasfiye davası basit usulde görülürken ek tasfiye davasının yazılı yargılama usulüne tâbi bulunduğunu kabul etmek için bir neden de bulunmamaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesinden düzenlenen ek tasfiye 6100 sayılı Kanun'un 382. maddesinin 2. bendinde sayılmamış olsa da, maddede sayılanların  sınırlı olmadığı, örnek olarak bir kısım çekişmesiz yargı işlerinin gösterildiği, 6100 sayılı Kanun'un 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden “İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller” ve “İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller” şeklinde belirtilen ölçütler esas alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu anlaşılmaktadır...38. Hâl böyle olunca; şirketin ihyası istemi çekişmesiz yargı işi niteliği taşıdığından ve çekişmesiz yargı işine ilişkin  bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı temyiz yolu kapalı bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un 362/1-ç maddesi gereğince davalı Kurum temsilcisinin temyiz isteminin reddi gerekir.\t<br>VII. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davalı Kurum temsilcisinin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, ...\" şeklinde belirtildiğinden dairemizce istinaf incelemesi sonucu verilen işbu karar ilamına karşı temyiz yolunun kapalı olması nedeniyle HMK 352/1-ç md uyarınca kesin olarak karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 01/12/2025 tarih ve 2025/722 E. - 2025/1060 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı (tasfiye memuru) ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-İstinaf eden davalı ... dan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı kendisinden peşin  alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3fb067173b52789d","SID":"cc2ebfe40db63db1"}}