{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ...<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR   <br>ESAS NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>BAŞKAN\t:...<br>ÜYE\t:...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>DAVALI \t: ...<br><br>DAVA\t: Kayyımlık<br>DAVA TARİHİ\t:...<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ...<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Küçükler, ..., ... ve ...babasının vefat ettiğini, murislerin sağlığında .... unvanlı şirkette ortaklıklarını ve yöneticiliklerinin bulunduğunu, vefatları ile birlikte söz konusu şirketteki pay ve hakların küçük çocuklara intikal ettiğini, ancak küçüklerin yaşlarının küçük olması nedeniyle şirket iş ve işlemlerini yürütmeleri ve haklarını korumalarının fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, küçüklerin yasal temsilcisinin bulunmadığını, mevcut temsilci ile şirket menfaatleri arasında çıkar çatışması bulunduğunu, mevcut temsilcinin şirket işlerini yürütmekte yetersiz kaldığını belirterek şirketin faaliyetlerinin devamı, malvarlığının korunması ve küçüklerin hak kaybına uğramaması için mahkemece kayyım/vasi olarak ... Yabancı kimlik numaralı ... atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>YARGILAMA VE GEREKÇE:<br>Dava kayyıma izin verilmesi istemine ilişkindir.<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda kayyımlık; temsil kayyımlığı (TMK. m.426), yönetim Kayyımlığı (TMK. m.427) ve isteğe bağlı kayyımlık (TMK. m.428) olmak üzere üç türde düzenlenmistir. Türk Medenî Kanunu'nun 426. maddesinde, \"Vesayet makamı, ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün   veya   kısıtlının  menfaati  çatışıyorsa,  yasal  temsilcinin   görevini  yerine getirmesine bir engel varsa  veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar.” hükmüne yer verilmiştir. TMK'nun 426. maddesinde  temsil kayyımlığı düzenlenmiş ise de kayyım olarak atanacak kişi belirtilmemiştir.<br>Aynı Kanun'un 403/3 ve 431. maddeleri uyarınca vasi hakkındaki hükümler aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 396. maddesinde, vesayet organlarının, vesayet daireleri ile vasi ve kayyım olduğu, 397. maddesine ise vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi, denetim makamının ise asliye hukuk mahkemesi olduğu düzenlenmiştir.<br>Somut olayda; Küçük annesinin velayetinde olup ortak murisden kalan, küçük ve velisinin hissedar oldukları şirketin yönetiminin  menfaati ile küçüklerin menfaati arasında çatışma bulunduğu iddiasıyla kayyım tayini istemi ile açılan dava TMK'nun 426/2. maddesi uyarınca  temsil kayyımı tayini istemidir. Türk Medeni Kanunu'nun \"vesayet\"  başlıklı 3.kısmında yer alan 382.maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinden olup HMK'nun 383. ve 4/ç maddeleri uyarınca temsil kayyımı tayini istemli davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir. (Yargıtay 2 Hukuk Dairesi 2010/21720 Esas 2011/11363 Karar ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi  1. Hukuk Dairesi'nin 2024/338 E., 2024/618 K . Sayılı ilamı)<br> Bu nedenle, eldeki dosyaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi’ne ait olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-HMK'nun 114/1-c. maddesi uyarınca, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile  HMK'nun l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE, <br>2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, <br>3-HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde,  HMK'nun 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, <br>4-HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,<br>Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/04/2026<br><br>Başkan ...<br> E-imzalıdır<br>Üye ...<br>E-imzalıdır <br>Üye ...<br>E-imzalıdır <br>Katip ...<br>E-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aad55ef49a8f1e28","SID":"44fc0e7a388ca600"}}