{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2026/223 <br>KARAR NO\t: 2026/460<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/11/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/461 E.  2025/837 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İSTİRDAT<br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t : DAVACI İLE DAVALI ... VEKİLLERİ<br>KARAR TARİHİ\t : 02/04/2026<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t\t : 10/04/2026<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>\tTALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Akaryakıt İnşaat Gıda Tekstil Tur. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’nin tek yetkilisi ve sahibi olduğunu, davalı ...'ın bir dönem davacıya nakdi yardımda bulunduğunu ve bu yardıma istinaden şirket kârının paylaşılması hususunda tarafların şifahi olarak anlaştıklarını, Nisan 2020 tarihinde ise tarafların bu şifahi anlaşmaya son verme kararı aldıklarını, aralarında 14.04.2020 tarihinde ortaklığın giderilmesi konulu tutanak tanzim ettiklerini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen, davalıların yerine getirmediklerini, tutanak uyarınca davacının 31/01/2021 ödeme günlü 1.000.000,00 TL tutarındaki teminat senedini, işlemlerin eksiksiz ve zamanında yapılabilmesi adına yediemin sıfatı ile davalı ...'a teslim ettiğini, Ankara Saray'da inşaatı devam eden binada 36 numaralı bağımsız bölümü 16.04.2020 tarihinde ... adına tescil işlemini gerçekleştirdiği ve taşınmaz üzerindeki tüm ipotek vs. takyidatları kaldırdığını, Doğakent Cadde üzerindeki dükkanın kira bedelinin 9 aylık süre boyunca bizzat kiracı tarafından ...'a ödendiğini ancak karşı tarafın tutanak gereği, şirket üzerine düzenlenen çek, senet, kıymetli evrak ve fatura benzeri değerleri iade etmediğini, ...'ın şirkete gönderdiği mesajlarda görüleceği üzere, uhdesinde bulunan ve davacının alacaklı olduğu senetleri, borçlulardan tahsil ederek uhdesine para olarak geçirdiğini tespit edildiği kadarıyla, toplam bedeli 148.577,20 TL olan senet, bono, çek vs. benzeri evrak ya da tahsil edilen tutarın davacıya teslim edilmeyerek sözleşmeye aykırı davranıldığını, davalının edimini yerine getirmemesi sebebiyle senedin geçici bir süre bedelsiz kaldığını, davacının defiyi ileri sürme hakkının vücut bulduğunu, sözleşme gereği davalı ...’e teslim edilen bağımsız bölüm nedeniyle, 9 aylık sürenin dolduğu 14.01.2021 tarihinde teminat senedinin işlemsiz olarak teslim edilmesi gerekirken iade edilmediğini, senedi yediemin olarak elinde bulunduran ... ile senet hamili ...'a ihtarname keşide edilerek ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 2 iş günü içinde adresine iadesini talep ettiğini, İngiltere'de bulunan ...'ın, senedi iade edilmek üzere Türkiye'ye giden ...'a verdiğini, onun da avukatına vererek geri döndüğünü, senedi verdiğine dair elinde belge bulunmadığını beyan ettiğini belirterek, teminat senedi nedeniyle davalı ...'a borçlu olunmadığının ve senedin bedelsiz kaldığının tespitine, senedin davacıya teslimine ve iptaline karar verilmesini talep etmiş, 23.02.2022 tarihli tam ıslah dilekçesiyle; senede dayalı menfi tespit davası açılmış ise de senedin davadan sonra 23.02.2021 tarihinde, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2021/2758 esas sayılı dosyasında takibe konu edilmesi ve sonrada haciz baskısı ile bedelinin ödenmesi nedeniyle davalarının istirdata dönüştüğünü, dava dilekçesinde belirtilen ve davalıya ipoteği kaldırılarak teslim edilen bağımsız bölüm numarasının 33 olduğu halde sehven 36 olarak dava dilekçesinde yazıldığını belirterek, icra dosyasına 26.11.2020 tarihinde ödenen 1.301.014,61 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı ... İnandan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan ve gerçeklikten tamamen uzak olduğunu, davacının kendisinin şahsen borçlusu olduğu senet bedelini ödemekten kurtulmaya yönelik olarak, iyiniyete uygun düşmeyecek iddialarda bulunduğunu, davacının iddialarının gerçeğe uygun düşmediği gibi, kendi içerisinde çelişkili ve davaya konu edilen senedin unsurları ile de uyumlu olmayan iddialar olduğunu, davaya konu senedin borçlusunun, davacının yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti. olmadığını, ...'in bizzat borçlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle görev itirazında bulunduklarını, esas bakımından ise davalı ...'ın, davaya konu edilen ve davacı ile diğer davalı ... arasındaki ortaklığın giderilmesi konulu olduğu söylenen tutanaktan habersiz olduğunu, davacı tarafından kendisine ihtarname gönderildiğinde haberdar olduğunu, davalının kendisine mesaj atarak ne olursa olsun senedi ...'a vereceğini söylediği ve ihtarı teslim alan davalı ...'ın davacıyı arayarak söz konusu senedi ...'a teslim ettiğini ve bildiği kadarıyla da ...'ın bu senedi avukatına vererek İngiltere'ye döndüğünü söylediğini iddia ettiğini, ancak bu iddiaların kesinlikle doğru olmadığını, davalı ile davacı arasında bu şekilde hiçbir konuşma geçmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 14/11/2025 tarih, 2025/461 E., 2025/837 K. sayılı kararı ile dava konusu senedin teminat senedi olduğu ancak ipoteklerin halen iş bu dava sürecinde dahi terkin edilmediği, protokol kapsamında, davalı ...'a tapusu verilen ve üzerine 1.000.000,00 TL'lik davacının şirketi ... Akaryakıt Ltd. Şti.’nin Ziraat Bankasında mevcut kredi sözleşmesi kapsamında kredi limiti borçlarının teminatı için ipotek verilen taşınmazın 36 numaralı bağımsız bölüm olduğu ve protokolde belirtilen 9 aylık süre sonu olan 15/01/2021 tarihi itibariyle, bu ipotek terkin edilmediği gibi, 1. numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğinde terkin edilmediği ve teminat riskinin ipotek limitleri gözetilerek, senet bedeli kadar gerçekleştiği ve takip tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL’lik senedin tahsil edilebilme şartının gerçekleştiği anlaşılmakla davacının davalı ...'a yönelik davasının reddine, davacının davalı ...'a yönelik davasının husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararında davaya konu iadesi istenen sonrasında istirdat davasına konu edilen senedin yargılama ile teminat senedi olduğunun tespit edildiğini, ıslah dilekçesi ile üzerinden kaldırılan ipotekli taşınmazın 33 nolu taşınmaz olduğu açıkça belirtilmesi ve buna dair resmi evraklar bulunmasına rağmen hukuka aykırı karar verildiğini, taraflar arasında düzenlenen \"Tutanak\" başlıklı sözleşmeye göre 3 adet taşınmazın davacıya ait olmasına rağmen, doğrudan satıcısı tarafından davalı ...'a devredilmesi kararlaştırıldığını, davacının tutanaktaki yükümlülükleri yerine getirdiği bilirkişi raporu ile tespit edilmesine rağmen mahkemece aksi kanaatte karar verildiğini, davacının tutanaktaki edimlerini yerine getirdiğini ispatladığını, istinaf bozma ilamındaki açık değerlendirmelere rağmen mahkemece davanın esasını ilgilendiren hususların araştırılmadığını, lehe olan bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, bozma ilamına rağmen tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini,  ödemezlik defi iddiaları yönünden bir inceleme yapılmamış olup bu yönü ile de kararı kabul etmediklerini, ispat yükünün davalı ... da olduğunu, davalı ... yönünden verilen kararın da hukuka aykırı olduğunu, SMS kayıtlarının delil olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2021/2758 sayılı dosyasına konu senedin, davacının ibraz ettiği 14.04.2020 tarihli belgeye göre düzenlenmesi gereken senet olmadığını, zira, 14.04.2020 tarihli belgede düzenlenecek senedin borçlusunun ... Akaryakıt Ltd. Şti. olacağının yazıldığını, oysa ki, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2021/2758 sayılı dosyası konusu senedin borçlusunun ... olduğunu, kambiyo senedinin düzenleme tarihi 14.03.2020 tarihi olup, bu senedin 14.04.2020 tarihli belgeden önce düzenlendiğini ve 14.04.2020 tarihli Tutanak ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, ... Ltd. Şti.'nin faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlenen bir senedin Şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer alması gerektiğini, senedin ... Ltd. Şti. ile ilgisinin olmadığını, aksine davacının ibraz ettiği 14.04.2020 tarihli belge gereğince davalıya verilmesi gereken senedin de verilmemiş olduğunu ortaya koyduğunu, davacının, teminat senedi olduğunu iddia ettiği senedin, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2021/2758 sayılı dosyası konusu olan senet olmadığını, bu hususun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 10.11.2021 tarih, 2021/1648 E., 2021/2044 K. sayılı kararında detaylı olarak değerlendirildiğini, davacı ...'in bu karara karşı yapmış olduğu temyiz başvurusunun da, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16.05.2022 tarih, 2021/13234 E., 2022/5829 K. sayılı kararıyla reddedildiğini ileri sürerek, kararın gerekçesinin kaldırılarak, davaya konu 14.03.2020 tanzim ve 31.01.2021 vade tarihli, 1.000.000,00.-TL bedelli senedin teminat senedi olmadığı gerekçesiyle \"davanın reddine\" karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE: Dava, adi ortaklığın tasfiyesi aşamasında edimlerin yerine getirilmesinin temini için verilen ve bedelsiz kalan senetten dolayı istirdat istemine ilişkindir.<br>\tAnkara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 30/11/2022 tarih, 2021/544 E., 2022/970 K. sayılı “davacının davalı ...'a yönelik davasının reddine, davacının davalı ...'a yönelik davasının pasif husumet yokluğundan reddine” ilişkin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 24/04/2025 gün, 2023/635 E., 2025/772 K. sayılı ilamı ile \"… Her ne kadar tutanak kapsamında edimin yerine getirildiği hususunun davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı ... aleyhindeki davanın esastan reddine karar verilmiş ise de, dava konusu senedin teminat senedi olduğu anlaşıldığına göre neyin teminatı olduğu hususu açıklattırılarak teminat fonksiyonunun devam edip etmediği ve teminat altına alınan borç varsa bunun miktarı araştırılıp, tespit edilerek senedin hangi miktar bakımından takip edilebileceği hususları net bir şekilde belirlenip, deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. O halde, Ziraat Bankasına müzekkere yazılarak ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 33 nolu bağımsız bölüm üzerine banka tarafından konulan 15/05/2020 ve 04/02/2020 tarihli 600.000,00 TL bedelli ipoteklerin neden konulduğu ve nasıl kaldırıldığı, ... Ltd. Şti'nin ya da davacı ...'in bankalarından kullanmış olduğu kredi vs için teminat amaçlı olarak bu taşınmaza ipotek konulup konulmadığı hususları sorularak, bu ipoteklere dair tüm bilgi belgelerin mahkemeye göndermelerinin istenilmesi ve bilirkişilerden bu konuda ek rapor alınması gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile (sair hususlar incelenmeksizin) HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine” karar verilmiştir. <br>\tAnkara 25. İcra Müdürlüğünün 2021/2758 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı davalı ... vekili tarafından, davacı borçlu aleyhine, (dava konusu senede dayalı olarak) 1.000.000,00 TL asıl alacak, 242,91 TL Protesto Masrafı, 3.000,73 TL Komisyon ve 10.095,89 TL faiz olmak üzere toplam 1.013.339, 53 TL alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapıldığı görülmüştür.<br>\tMahkemece görüşüne başvurulan muhasebe uzmanı ve nitelikli hesap bilirkişilerinin 17/09/2025 tarihli ek raporlarında, kök raporda da belirtildiği üzere; 1.000.000 miktarlı 14.03.2020 tanzim tarihli, 31.01.2021 vade tarihli senedin 14.042.020 numaralı olduğu, ... tarafından imzalanarak ... adına verildiği, ticaret sicil kaydına göre ...’in ... Akaryakıt Ltd. Şti. tek yetkilisi olduğu, şirketin faal olduğu, senedin ...’a teslim edileceğinin belirtilmesine karşın senedin ...’a teslim edilip edilmediğinin ve senedin davalı ...’a ne şekilde geçtiğinin tespitinin ve açıklanmasının dosya kapsamına göre mümkün olmadığı, 14.04.2020 tarihli sözleşmede yer alan şartların davacı tarafından ifa edildiği, sözleşme içeriğinde mevcut hükümlerden ... adına belirtilen taşınmaz işlemlerinin yapılmasının ardından 14.042.020 numaralı senedin işlemsiz olarak teslim edilmesi gerektiği, sözleşmede 14.042.020 numaralı senedin açıkça teminat senedi olduğunun yazılı olmamasına karşın senedin hangi ilişkinin teminatı olduğunu açıklayan, buna ilişkin açıkça atıf yapan yazılı belgenin (14.04.2020 tarihli sözleşme) varlığı karşısında, takdir mahkemeye ait olmak üzere, teminat senedi olduğu kanaatine varıldığı, kök raporda teminat senedine dair dosya kapsamına göre seçenekli inceleme verilerinin sunulduğu ifade edilmiştir.<br>\tİcra Mahkemesi kararları kural olarak kesin hüküm teşkil etmez.  Her ne kadar davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, Ankara 11.İcra Hukuk Mahkemesinin 11.06.2021 tarih, 2021/335 E., 2021/906 K. sayılı dava dosyasında, Bölge Adliye Mahkemesince senetle ilgili olarak “takibe konu bononun teminat amaçlı verildiğine dair senet metninde bir ibarenin yer almadığı, alacaklının cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanları gözetildiğinde takibe konu bononun teminat senedi olarak tanzim edildiği yönünde kabulü bulunmadığı, davacının teminat iddiasının ispatı için dayandığı sözleşmede takip dayanağı senedin keşide tarihi ile vade tarihine atıf bulunmadığı gibi keşideci ve lehtar bilgilerinin de senetle tutarlı olmadığı, bu durumda sunulan sözleşmenin teminat iddiasını kanıtlamaya yeterli ve dolayısıyla İİK nun 169/a-1 maddesine uygun nitelikte belgelerden olmadığı ...\" şeklinde değerlendirmeler yapıldığı ileri sürülmüş ise de, Dairemizce de senedin teminat senedi olmadığı yönündeki iddia yerinde görülmemiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355.md hükmüne göre istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile<br>\t1-) Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-) İstinaf harç ve yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, 02/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83a3defb76c58799","SID":"76e300b35977c2aa"}}