{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/737 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/381<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/01/2021<br>NUMARASI\t: 2016/54 Esas, 2021/38 Karar<br>DAVA: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel temizlik işi için açtığı ihalede davalılara iş verildiğini, dava dışı işçi ...'nun 27.01.2000-31.03.2011 tarihleri arasında davalı şirketlerde iş akdi ile çalıştığını, son alt işveren davalı ... .... A.Ş. tarafından iş akdinin feshedilmesi nedeniyle bu işçinin İstanbul 10. İş Mahkemesinde açtığı kıdem ve ihbar tazminatı talepli dava sonucunda hükmedilen tutarın icra takibine konulması üzerine müvekkili tarafından 12.07.2012 tarihinde icra dosyasına 34.051,92 TL ödenmek zorunda kalındığını, müvekkili ile davalılar arasında yapılan ihaleler neticesinde ihale bedellerinin tamamının davalılara ödendiğini,  davalıların işçisi ile müvekkili arasında iş sözleşmesine dayalı herhangi bir ilişki bulunmadığını,  davalıların işçisine karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili tarafından paranın ödenmek zorunda kalındığını, davalıların çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından sorumlu olduğunu belirterek müvekkili tarafından ödenen miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP <br>Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; somut olaya bakıldığında dava dışı ...'nun hizmet alımı kapsamında çalışan işçi olup İstanbul 10. İş Mahkemesi 2011/342 Esas, 2012/354 Karar Sayılı 03.05.2012 tarihli kararına dayalı olarak davacı ... Borsası (... A.Ş.) ve davalı ... ...A.Ş.'ye karşı başlatılan icra takibi sırasında davacı tarafından yapılan ödemeden dolayı davalıların sorumlu olup olmadığı hususunda aldırılan 28/05/2019 tarihli  bilirkişi raporunun denetime açık, gerekçeli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, mahkemece bu rapora itibar edildiği, fakat davacı ile davalı alt işverenler arasında yapılan sözleşmelerde çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı hususunda net ve açık sorumluluk yükleyen hükme rastlanılmadığından dava dışı ...'ya davacı tarafından ödenen miktardan tarafların kendi dönemleri ile ve yarı yarıya sorumlu olduğu, ihbar tazminatından ise davalı ... .... A.Ş.'nin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ... Anonim Şirketi'ne karşı açtığı davanın kısmen kabulü ile 10.911,58 TL'nin ödeme tarihinden (12/07/2012) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; davacının davalı ... ... Anonim Şirketi'ne karşı açtığı davanın  kısmen kabulü ile 6.114,38 TL'nin ödeme tarihinden (12/07/2012) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin asıl işveren sıfatıyla dava dışı ...'ya yaptığı ödeme dolayısıyla davalılara rücu hakkının mevcut olduğunu, müvekkilinin yaptığı ödemenin tamamını davalılara rücu etme hakkı olduğunu, mahkemenin itibar ettiği 28/05/2019 tarihli bilirkişi raporunun aksine davalıların kendi dönemleri için müvekkili ile yarı yarıya sorumlu oldukları kabul edilerek hatalı karar verdiğini, kamu ihale sözleşmeleri bakımından işçi alacaklarından hizmet sağlayıcıların sorumlu olacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir.<br> Dava ilk olarak mahkemenin 2012/357 Esasına kaydedildiği ve mahkemenin 2013/168 Karar sayılı 01.10.2013 tarihli kararı ile mahkemenin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, davacı vekili dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi üzerine dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderildiği, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/133 Esas, 2015/210 Karar Sayılı 30.04.2015 tarihli kararı ile karşı görevsizlik kararı verildiği, dosyanın merci tayini için Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2015/14118 Esas, 2015/12754 Karar Sayılı 17.12.2015 tarihli kararı ile yargı yeri olarak İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin belirlendiği, daha sonra dosyanın mahkemenin yukarıda yazılı esas sırasına kaydının yapılarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece, 28/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek yukarıdaki yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstanbul 10. İş Mahkemesi 03.05.2012 tarihli 2011/342 Esas 2012/354 Karar Sayılı dosya incelendiğinde; davacının dava dışı ... olduğu, davalıların ... Borsası (... A.Ş.) ve ... .... A.Ş. olduğu, davanın kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin olduğu, davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17.06.2014 tarihli 2012/27395 Esas, 2014/19913 Karar Sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İstanbul Anadolu (Kadıköy) 5. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası incelendiğinde; dava dışı ... tarafından, İstanbul 10. İş Mahkemesi 2011/342 Esas, 2012/354 Karar Sayılı 03.05.2012 tarihli kararına dayalı olarak davacı ... Borsası (... A.Ş.) ve davalı ... .... A.Ş.'ye karşı icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından 12.07.2012 tarihinde 34.051,92 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.<br>05/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu olan toplam net 19.601,97 TL kıdem tazminatı ile toplam net 2.779,24 TL ihbar tazminatı ve diğer alacak kalemlerinden davalıların sorumluluk oranlarının; hesaplanan 19.601,97 TL net kıdem tazminatının, 8.673,13 TL'ye denk gelen kısmı olan %44,246'sından, davalılardan ... Sistemleri'nin sorumlu olabileceği, hesaplanan 19.601,97 TL net kıdem tazminatının, 10.928,84 TL'ye denk gelen kısmı olan %55,754'ünden, davalılardan ... A.Ş.'nin sorumlu olabileceği, hesaplanan 2.779,247 TL net ihbar tazminatının, %100 ü olan 2.779,24 TL'den  davalılardan ... A.Ş.'nin sorumlu olabileceği, hesaplanan toplam 22.381,21 TL net kıdem ve ihbar tazminatının %38,75 e denk gelen kısmı olan 8.673,13 TL den davalılardan ... Sistemlerinin sorumlu olabileceği, geri kalan 13.708,08 TL'ye denk gelen kısım olan %61,25'inden davalılardan ... A.Ş.'nin sorumlu olabileceği, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasındaki 2.685,72 TL vekalet ücretinin %38,75'e denk gelen kısmı olan 1.040,72 TL'sinden davalılardan ... Sistemlerinin sorumlu olabileceği, geri kalan 1.645,00 TL'den davalılardan ... A.Ş.'nin sorumlu olabileceği, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasındaki 585,20 TL yargılama giderleri ücretinin %38,75 e denk gelen kısmı olan 226,77 TL'sinden  davalılardan ... Sistemlerinin sorumlu olduğu, geri kalan 358,43 TL'den davalılardan ... A.Ş.'nin sorumlu olabileceği, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasındaki kıdem tazminatı işlemiş faizi olan 4.194,82 TL nin %44,246'sına denk gelen kısmı olan 1.856,04 TL'nin davalılardan ... Sistemlerinin sorumlu olabileceği, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün ... nolu icra dosyasındaki kıdem tazminatı işlemiş faizi olan 4.194,82 TL nin %55,754'üne denk gelen kısmı olan 2.338,78 TL'nin davalılardan ... A.Ş.nin sorumlu olabileceği, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasındaki kıdem tazminatı işlemiş faizi olan 4.194,82 TL nin %44,246'sına denk gelen kısmı olan 1.856,04 TL'nin davalılardan ... Sistemlerinin sorumlu olabileceği, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün ... nolu icra dosyasındaki ihbar tazminatı işlemiş faizi olan 107,45 TL nin %100'üne denk gelen kısmı olan 107,45 TL'nin davalılardan ... Sistemlerinin sorumlu olabileceği, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün ... nolu icra dosyasındaki toplam 44,98 TL yargılama giderleri işlemiş faizinin 38,75'e denk gelen kısmı olan 17,43 TL sinden davalılardan ... Sistemlerinin sorumlu olduğu, geri kalan %61,25'lik bölüm olan 27,55 TL'den davalılardan ... A.Ş.nin sorumlu olabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.<br> 28/05/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; toplam 34,051,92 TL bakiye borç miktarının %35,9121 ine denk gelen 12.228,76 TL'nin davalılardan ... Sistemlerinin sorumlu olduğu, kalan %64,0879 oran olan 21.823,16 TL'den davalılardan ... A.Ş.nin sorumlu olabileceği, davacı vekilinin belirttiği ödeme tarihi olan 12/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tamamen tahsilini karşılayabilecek şekilde hesaplama talebi ile ilgili olarak ise, faiz hesaplamalarının uzmanlık alanı dışında olduğu, bu konuda hesaplama yapılamadığı, dosyanın faiz hesaplamaları konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.<br> 23/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda; hizmet alım sözleşmelerinin 22.1 ve 23. maddelerine göre davacının ödediği tutarın tamamını rücu hakkının bulunduğunun kabulü halinde, davalılardan talep edilebilir alacak tutarının 34.051,92 TL olacağı, Borçlar Kanunu 167. maddesi hükmüne göre davacının ödediği tutarın yarısını rücu hakkının bulunduğunun kabulü halinde, davalılardan talep edilebilir alacak tutarının 17.025,95 TL olacağı, faiz başlangıcının 12/07/2012 ödeme tarihi olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.<br>Y. 6. HD. 05.09.2022 tarihli  2022/3256 E. 2022/3847 K. Sayılı ilamı; \"Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği  bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanan kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalı yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, işçi ile işveren arasında uygulanması gereken kanun maddeleri gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.\" şeklindedir.<br>Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 01.12.2022 tarih ve 2022/2056-2022/557 esas ve karar sayılı ilamı ile, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde, iç ilişkide sorumluluğa dair herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, asıl işverenin ödediği tazminatın tamamını, alt işverenden (yükleniciden) tahsilini isteyebileceğini belirtmiş olup buna karşılık Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Hukuk Dairesi 13.04.2022 tarih 2020/367-2022/744 esas ve karar sayılı ilamı ile, hizmet alım sözleşmelerinde, iç ilişkide sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmaması hâlinde, tarafların eşit oranda sorumlu olacağını belirtmiştir. Her iki Daire arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/05/2023 tarih ve 2023/1118 Esas 2023/1683 Karar sayılı kararı ile \"Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir.\" şeklinde gerekçelere istinaden uyuşmazlığın giderilmesine karar vermiştir.<br>\"Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği  bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında  her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.\" (Y. 6. HD. 15.10.2025 tarih 2024/2805 E. 2025/3430 K. S ilamı)<br>Taraflar arasındaki sözleşmede işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği  bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunmaktadır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda ve davalı yüklenicinin alacaktan kendi dönemiyle tam sorumlu olduğu halde yanılgılı gerekçeyle yarı oranında sorumluluğa karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir.<br>Hükme ve denetime elverişli mahkemece alınan 28/05/2019 tarihli ek bilirkişi raporundaki tespitlere göre 34.051,92 TL tazminat miktarının 12.228,76 TL TL'sinden davalı ... Sistemleri'nin, kalan 21.823,16 TL'sinden ise davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu anlaşılmakla yukarıda belirtilen sebeplerle mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulü ile 12.228,76 TL tazminatın 12.07.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sistemlerinden; 21.823,16 TL tazminatın ise 12.07.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/54 Esas, 2021/38 Karar sayılı ve 26/01/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-a)Davanın KABULÜNE,<br>-12.228,76 TL tazminatın 12.07.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sistemlerinden alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>-21.823,16 TL tazminatın, 12.07.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.326,08 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 505,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.820,38 TL harcın 653,74 TL'sinin  davalı ... Sistemlerinden, 1.666,64 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>c)Davacı tarafından yatırılan 21,15 TL başvurma harcı, 505,70 peşin harç ile yapılan 2.020,10 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.546,95 TL'nin, 914,66 TL'sinin davalı ... Sistemlerinden, 1.632,29 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>d)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 34.051,92 TL vekalet ücretinin 12.228,76 TL'sinin davalı ... Sistemlerinden, 21.823,16 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden<br>3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından iki kez peşin olarak yatırılan 80,70 TL ve 80,70 TL  olmak üzere toplam 161,40 TL  harcın mahsubu ile bakiye 570,60 TL harcın, 204,91 TL'sinin davalı ... Sistemlerinden, 365,69 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>4-Davacı tarafından karşılanan 342,00 TL istinaf yargılama gideri ile 602,80 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 944,80 TL'nin, 339,30 TL'sinin davalı ... Sistemlerinden, 605,50 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.12/03/2026\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b466159d575c05e2","SID":"c12efe8729908144"}}