{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 09/04/2026<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/06/2025 <br>NUMARASI\t\t: ... Esas ...Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/04/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plaka sayılı araç ile dava dışı araç sürücüsünün kullanmış olduğu... plakalı otomobil arasında 08/04/2023 tarihinde, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin aracının pert olduğunu, müvekkiline davalı sigorta şirketi tarafından ödenen pert bedeli tutarının, arabanın gerçek değerinin çok altında olduğunu, zor bir durumda olan ve araç ihtiyacı olan müvekkilinin ödemeyi kabul etmek zorunda kaldığını, iş bu ödemenin ardından müvekkilinin piyasa araştırması yaptığını ve aracının gerçek değerinin çok daha fazla olduğunu öğrendiğini, müvekkiline ait aracın Peugeot marka olduğunu, davalı sigorta şirketinin 67.250,00 TL'den %25 kusur oranına göre 16.812,50 TL pert bedeli ödemesi yaptığını belirttiğini, ancak %25 kusur oranına da itiraz ettiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda %75 kusurlu olmadığını, kusura ilişkin Adli Trafik Bilirkişisinden rapor aldırılarak, tarafların kusur durumlarının incelenmesini talep ettiklerini belirterek, müvekkilinin aracında meydana gelen kaza sonucunda oluşan şimdilik 10,00-TL bakiye pert bedelinin kaza tarihi olan 08/04/2023 tarihinden itibaren işeyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran tarafın aracında meydana gelen hasara yönelik sigorta şirketi tarafından 21/06/2023 tarihinde ...’a 16.812,50-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, yapılan ödemelerle müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, başvuran tarafın, müvekkili sigorta şirketi ile, aracının piyasa değerinin yazılı olduğu mutabakatnameyi imzalayarak hasarlı bedeli ile arasındaki farkın kendisine ödenmesini kabul ettiğini, her ne kadar bakiye pert hasar bedeli talebi ile işbu dava açılmışsa da mutabakatnamede belirtilen araç değerinin 240.000,00-TL olup mutabakatın imzalandığı tarihte aracın değerinin 240.000,00-TL olduğunu, ayrıca ibraname veya mutabakat imzaladıktan sonra, imzanın geçersiz olduğunu belirtmenin hukuku dolanmak olduğunu, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, zira başvuranın zararının giderildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu yapılan işbu ödemenin de teminat limiti değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini, ayrıca zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, poliçe tanzim tarihinin 04/12/2021 tarihli Resmi Gazete’de Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar yayınlanmasından sonra olduğu ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yayım tarihi olan 14/02/2023’ten önce olduğu ve Anayasa’nın 153. Maddesi birlikte nazara alındığında değer kaybı ve maddi tazminat bakımında formül hesaplaması uygulanması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanununa eklenen maddeler gereği 04/12/2021 tarihli Genel Şartlar Ek:1indeki katsayı formülünün uygulanması kanun kaynaklı uygulaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; <br>Davalı sigorta şirketi tarafından...acının davadan önce KTK 97. Madde gereğince davalı sigorta şirketine 16/06/2023 tarihinde bakiye pert bedelinin ödenmesi için başvurduğu, davalı sigorta şirketince bakiye pert bedeli yönünden yeni bir  ödeme yapılmadığı görülmüştür.<br>Kazaya karışan araçların kusur durumunun tespiti yönünden yapılan değerlendirmede; kaza tespit tutanağı Mahkememizce alınan trafik bilirkişi raporu ile dinlenen tanık beyanı dikkate alınarak ATK trafik kürsüsünden alınan raporda \"Sürücü ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, B)-Sürücü...’in %15 (yüzde on beş) oranında\" kusurlu olduğu tespit edilmiş olmakla, davalı sigorta şirketinin davacının aracında oluşan zarardan sigortalısının kusuru oranında   sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.<br> Mahkememizce hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen sigorta eksperi bilirkişilerin birbiriyle uyumlu  raporlarında özetle \" dosyada mevcut belge ve <br>bilgilere dayalı olarak yapılan ve yukarıda ayrıntıları bulunan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Bakiye pert tazminat bedeli tespit edilmesine yönelik kaza tarihi dikkate alınarak yapılan araştırmalar neticesinde aracın 2.el rayiç değeri, hasarlı değeri tespit edilerek sigorta şirketince yapılan ödeme ve ATK kusur oranı <br>dikkate alındığında bakiye pert tazminatının bulunmadığını \" bildirmiş olmakla sigorta şirketi tarafından pert bedelinin  davalının kusur oranına isabet eden miktarda tamamen ödenmiş olup davacının talep edebileceği bakiye pert bedeli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusura ilişkin sigorta şirketinin ve dosyadaki adli trafik bilirkişisinin raporlarında müvekkilinin kusuru %75 oranında iken dosyada aldırılan ATK raporunda müvekkilinin kusurunun %85 oranında tespit edildiğini, yani kusura yönelik dosyada aldırılan kesin ve çelişkisiz bir oran bulunmadığını, ancak buna rağmen mahkemece bu çelişki giderilmeden ATK raporunda belirtilen kusur oranları dikkate alınarak hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ATK raporunun dosya kapsamında aldırılan diğer kusur raporlarında olduğu gibi 15/02/2024 tarihli celsede dinlenen tanıkları ...'nun beyanlarına hiç değinmeden tanzim edilmiş olması sebebiyle eksiklikler içerdiğini, ATK raporunda müvekkiline ait araç sürücüsünün kavşağa girerken hızını azaltması gerektiğinin belirtildiğini ve bu nedenle de müvekkiline %85 kusur izafe edilmişse de kaza sırasında olay yerinde bizzat bulunan görgü tanığı ...'nun \"Olay tarihinde benim kazanın oluşumuna dair görgüye dayalı bilgim vardır. Ben yaya olarak kaldırımda ilerlerken davacıya ait aracı davacının oğlu kullanmaktayken dört yoldan davacıya ait araç kendi şeridinde geçişini tamamlarken plakasını hatırlayamadığım beyaz renkli bir araç HIZLI BİR ŞEKİLDE kavşağa giriş yaparak davacıya ait araca çarptı. Kaza tarihinde davacıya ait araç kaza mahalline yaklaşık 50 metre mesafede park halinde dururken, park halinden seyir haline geçmiştir ve hızı da bu nedenle fazla değildi.\" şeklinde beyanda bulunduğunu, tanık beyanından da görüldüğü üzere zaten müvekkili araç sürücüsünün yavaş bir şekilde aracını kullandığını, dosya kapsamında sundukları CD görüntülerinden de karşı taraf araç sürücüsünün aynı hızıyla kavşağa giriş yaptığı ve oldukça hızlı olduğu hem tanık beyanıyla hem de CD görüntüleri ile de sabit olduğunu, tanığın da beyan ettiği üzere müvekkiline ait araç henüz park halinden kalktığını ve kaza mahalli ile arasında çok az bir mesafe olduğu için hızının fazla olabilmesinin mümkün olmadığını, buna rağmen karşı taraf araç sürücüsünün, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi \"Sürücü ..., sevk ve idaresindeiki vasıta ile meskun mahalde seyrederken kavşağa yaklaştığı için aracının hızını azaltması, kavşağa temkinli giriş yapması gerekmekte iken, aksine hareket edip, dosyada mevcut cd görüntüsünden de anlaşılacıağı üzere mevcut hızıyla kavşağa giriş yaptığından, hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama kurallarını belirleyen 2918 sayılı KTK'nun 52/1.a \"sürücüler, kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltmak zorundadırlar.\"  Böylelikle karşı taraf sürücüsünün mevcut hızıyla kavşağa giriş yaptığından hızın gerekli şartlara uygunluğunu belirleme açısından kavşağa girerken hızını azaltmama ihlalini gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu, böylelikle olay anında müvekkiline ait araç sürücüsünün hızından bahsedilemeyecek ve ...'a kusur izafe edilemeyeceğini, hal böyleyken davalı taraf sürücüsünün yalnızca %15 oranında kusurlu olduğunu söylemenin ise hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkiline ait araç sürücüsünün geldiği yolun ana yol, karşı tarafın geldiği yolun ise tali yol olduğunun bariz olduğunu, böylelikle tali yoldan gelen karşı tarafın, ana yoldan gelen ve geçiş üstünlüğü olan ...'a yol vermek ve aracını durdurmak zorunda olduğunu, bu durumda kaza mahallinin eşdeğer kavşak olmadığını ve müvekkiline ait araç sürücüsünün durma zorunluluğu olmadığı gibi yaşanan kazada da bir kusuru bulunmadığını, ancak ATK raporunda tüm bu hususların göz ardı edildiğini ve müvekkilinin %85 kusurlu bulunduğunu, yerel mahkemenin de bu kusur oranını hükme esas alarak sigorta şirketi tarafından pert bedelinin davalının kusur oranına isabet eden miktarda tamamen ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, ancak söz konusu kararın müvekkilinin mağduriyetinin artmasına sebep olduğunu, her ne kadar bilirkişi raporunda kaza nedeniyle aracın piyasa değerinin 250.000,00-TL olarak belirlenmesinin yeterli ve gerçeğe uygun olduğu belirtilmişse de, bu tespitin hakkaniyetten uzak olduğunu, zira tespit edilen bedellerin müvekkilinin gerçek zararına kıyasla oldukça düşük olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın perte ayrıldığını, müvekkiline ait... plakalı aracın 2005 model Peugeot 307 marka düşük kilometreli daha önce hiç kazası ve tramer kaydı olmayan temiz, bakımlı ve bilirkişice tespit edilen 250.000,00-TL'nin çok daha üstünden değer gören nitelikte bir araç olduğunu, bilirkişinin aracın rayiç bedelini belirlerken emsal araçtırmasını eksik yaptığını, kaza tarihinde 250.000,00-TL bedel ile herhangi bir araba alınabilmesi dahi mümkün değilken müvekkilinin aracı gibi nitelikli bir araca bu bedelin takdir edilmesinin gerçeklikle bağdaşmadığını, emsal aldığı araçların müvekkiline ait araçla hangi yönleriyle örtüştüğü veyahut örtüşmediği hususunun dahi raporda bulunmadığını, raporun bu haliyle eksik ve hatalı olduğunu, kaldı ki COVID-19 salgını nedeniyle araçların fiyatlarının neredeyse ikiye katlandığını, ikinci el araçlara rağbet arttığını, müvekkilinin aracının kaza tarihi itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla en az 600.000,00-TL ile 650.000,00-TL arasında değer gördüğünü, aracın hasarının olmaması, bu anlamda temiz bir araç olması aracın tercih edilirliğini arttırdığını ve piyasa değerini ikiye katladığını, ayrıca dava konusu aracın daha önce bir kazaya karışmadığı dosyaya eklenen müzekkere cevapları ve tramer kayıtları doğrultusunda da sabit olduğunu, bu anlamda aracın ağır hasar kaydının olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak müvekkilinin hiçbir kusurunun olmaması, davalı sigorta şirketi tarafından pert bedeli olarak müvekkiline gerçek zararının çok altında ödeme yapılmış olması, müvekkilinin bu anlamda kusuru olmaksızın mağdur edilmiş olmasının da göz önünde bulundurulması gerektiğini, zira ilk derece mahkemesi kararının müvekkilinin mağduriyetini arttırdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı bakiye pert bedeli talebine ilişkindir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; ayrıca zarar görenin, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince trafik kazalarında motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı da dava açabileceği belirtilmiştir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olduğuna, geçiş hakkını ihlal eden davacının %85 oranında kusurlu olduğunun sabit olduğununa, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra davacının bakiye pert bedeli alacağı bulunmadığına, pert bedelini hesaplayan bilirkişi raporunda yanlışlık bulunmadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2025 tarih, ..Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi.09/04/2026\t\t\t<br>...<br>Başkan...<br>Üye ...<br>Üye ...<br>Katip...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e22b64207f7f8bc8","SID":"d671e754f0b07610"}}