{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2026/254 <br>KARAR NO:2026/471<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:31/12/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI:2025/222 E. <br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş tarafından basılan; \"..., ... İstanbul'da, ...'in Mücevherleri/...'nin ..., ..., ...!, ...-...,...'a ...'e..., ...'nin .../...(1. Baskısı ..), ... (1. Baskısı Hariç),...(1. Ve 2. Baskısı Hariç) \" isimli eserlerle ilgili olarak davalı tarafından bugüne dek çoğaltılıp doğrudan kendisi veya dağıtım firmaları marifetiyle dağıtımına, fiziki mekanlar veya dijital mecralar yoluyla satılan tanıtım ve reklam faaliyetlerine son verilmesine, davaya konu eserlerin satışa arzedilmiş ve başka bir şekilde piyasaya sürülmüş nüshaların toplatılmasına, toplanan nüshalar ile henüz dağıtıma sunulmamış olup matbaa, depo veya herhangi bir yerde muhafaza edilen nüshaların öncelikle adli emanete alınmasına akabinde imhasına, davaya konu eserler bakımından davalıya yeni bandrol tedariki yapılmaması için bakanlık ve ...'e talimat yazılmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesi 31/12/2025 tarihli ara kararıyla; tedbir talebinin eserin mali hak sahipliğine dayandığı, bu haliyle lisans veren konusu kitapların eser niteliği, lisans verenin eser sahipliği, lisans hükümlerinin talep edene tanıdığı hakların FSEK kapsamında koruma görüp görmediği, davacının eser hak sahipliğinin ve tecavüz iddiasının ayrı ayrı tartışılması gerektiği, lisans veren yönünden de eser sahipliği olgusunun ayrıca uzman bilirkişilerce tartışılması gerektiği, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı münasebetlerin olduğu bu münasebetlerin yargılama yolu ile incelenerek haklılıklarının ispat edilebileceği, FSEK 77. maddesinde belirtilen \"iddiaların kuvvetle muhtemel görülmesi\" kriterini  gerçekleştirmediği, yargılamanın devamında değişen delil durumuna göre ihtiyati tedbir talep edilmesinin de mümkün olduğu, bu aşamada esası çözer nitelikte verilebilecek bir tedbir kararının ölçülülük ilkesine uymayacağı değerlendirilerek talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluşmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiğine kanaat getirilmekle talep edenin tedbir TALEBİNİN REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...’nın \"...\" müstear adıyla kaleme aldığı \"...\" serisine ait on adet eserin mali haklarının mirasçıyla yapılan sözleşme uyarınca müvekkiline ait olduğunu, davalı tarafın bu eserleri haksız şekilde basıp satışa sunması nedeniyle talep edilen ihtiyati tedbirin yerel mahkemece yargılamayı gerektirdiği ve esası çözer nitelikte olduğu gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki İstanbul 1. FSHHM’nin 2018/534 Esas sayılı kesinleşmeye yakın dosyasında alınan bilirkişi raporları ve mahkeme kararıyla eser sahipliği ile tecavüz olgusunun halihazırda tespit edildiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yazılarına göre davalının bu eserler için bandrol alarak haksız fiilini sürdürdüğünün kesinleştiğini, FSEK madde 77 uyarınca aranan \"kuvvetle muhtemel ispat\" şartının somut olayda \"kesin ispat\" derecesinde gerçekleştiğini, yargılama süresince tecavüzün devam etmesinin müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar doğuracağını ve itibar kaybına yol açacağını, tedbirin amacının tam da bu tür emrivakileri ve zararın artmasını önlemek olduğunu belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılarak tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. 6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü \"(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.\" şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır.HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Davacı tarafından, ... tarafından kaleme alınan ve mali hakları müvekkili şirkete ait olan eserlerin davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde basılması ve satışa sunulması neticesinde HMK m.107 kapsamında artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; FSEK madde 70/2 ve TTK madde 56 gereğince 50.000 TL maddi tazminat, FSEK madde 70/3 gereğince 1.000 TL elde edilen karın reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, mali hak sahipliği müvekkiline ait olan eserler bakımından davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzlerin ref’i ve men’ine karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.Davacı istinafında, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/534 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve mahkeme tarafından verilen karar ile, eser sahibi ... olan ve mali hak sahipliği 08.10.1999 tarihli sözleşme ile müvekkili şirkete devredilen eserler bakımından davalı tarafından tecavüz edildiği  ve söz konusu tecavüz olgusunun Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 22.07.2025 tarihli cevap yazısında sübut bulduğunu ileri sürmekte ise de, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/534 esas sayılı dava dosyasının kesinleşmediği, taraflarca eser sahipliği haklarının usulüne uygun ve yetkili kişilerden devralındığı ileri sürüldüğünden, bu husus yargılamayı gerektirdiğinden, bu aşamada tedbir yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı  anlaşılmakla, mahkemece verilen tedbir red kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/12/2025 tarih ve 2025/222 E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a878f86a9ccee25","SID":"5c0a4ea9ecde6d1b"}}