{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/1348 <br>KARAR NO: 2026/575<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2022<br>NUMARASI: 2017/590 Esas - 2022/946 Karar<br>DAVA : Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>DAVA TARİHİ : 29/05/2017<br>KARAR TARİHİ: 10/03/2026<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.07.2016 günü saat 12:40 sıralarında ... .... Şti. tarafından kiralanan ve ...'a ait ... plakalı yolcu otobüsü şoförü ... yönetiminde Antaya ilinden Isparta ili yönüne seyir halindeyken ...... D.Karayolunun 29+350 km'sine geldiğinde mevcut sola tehlikeli viraja hızlı girmesiyle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş yönünde yolun sağ tarafına doğru aracın yoldan çıkması ve sağ yan tarafının banket bitiminde bulunan demir bariyerlere ve viraj yön levhalarına sürtünerek aracın demir bariyerler üzerine sağ yan tarafına yatarak sürüklenmesi ile tek taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında ... plakalı otobüste yolcu olarak bulunan müvekkillerin murisi ...'ün hayatını kaybettiğini, müvekkili ...ve ... ise yaralandığını, aynı kazada bir çok yakınları da yaralandığını, mevzuat gereği davalı ...'nun sürücüsü olduğu yolcu otobüsünün kaza tarihi itibarıyla öncelikle taleplerinin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin muhatabı sigorta şirketi ...A.Ş. olduğunu, sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasının muhatabı olan S.S.... olduğunu, tazminatın tamamı ...A.Ş. tarafından karşılanması halinde S.S....'nden herhangi bir talepleri olmayacağını, mevzuat gereği bu sigorta şirketleri açısından yasal öncelik sıralarına göre ve poliçelerde belirtilen teminat tutarları ölçüsünde kendilerinin temerrüde düşürüldüğü başvuru tarihi 26.04.2017 tarihinden itibaren yasal önceliklerine göre ve manevi tazminattan sorumlu olmayacak şekilde diğer davalılara birlikte maddi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını; müvekkillerden her biri için hak ettikleri oranlar belli olduğunda artırılması kaydıyla şimdilik müvekkillerden ... için 10.000,00-TL, ...için 5.000,00-TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 20.000,00 TL maddi tazminat alacağının hakkın doğduğu tarih olan haksız fiil tarihinden sigorta şirketleri açısından temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalı/lardan tahsiline, müvekkillerden ... için 30.000,00- TL, ...için 15.000,00TL, ... için 15.000,00TL, olmak üzere toplamda 60.000,00 TL manevi tazminat alacağının, hakkın doğduğu tarih olan haksız fiil tarihinden temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte sigorta şirketleri ...A.Ş. ile S.S.... hariç olmak üzere araç işleteni, sürücüsü ve maliki .... Şti. ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı ...A.Ş.vekili  cevap dilekçesinde özetle; KTK' nın değiştirilen 97. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla Karayolu Taşıma Kanunu ve ilgili yönetmeliklerine göre taşıma ... plakalı aracın Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilen taşıt kartı ve yetki belgesi olması zorunlu olduğunu, öncelikle ... plakalı aracın taşıt kartı ve yetki belgesinin ibrazı ile davacının yolcu olarak bulunduğu seyahatin kanun ve poliçe kapsamına girip girmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın araçta yolcu olarak bulunduğunu ve yolcu biletinin olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı çocuklar  açısından davanın reddi gerektiğini, davacı çocukların destekten yoksunluk zararının bulunmadığını, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, faizin en erken dava tarihinden başlatılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ........ .. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava konusu trafik kazasına ilişkin müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde işleten ile birlikte teşebsüs sahibi sorumlu tutulmuşsa da müvekkilinin bu madde kapsamında bir teşebbüs sahibi olarak değerlendirilmesinin  mümkün olmadığını, müvekkilinin bir tatil acentesi olduğunu, herhangi bir şekilde araç işleten konumunda olmadığını, işleten diğer davalılardan ... olduğunu, yine aracın sürücüsü olan diğer davalı ...'nun da kişinin işçisi olarak görev yaptığını, bu sebeple işbu davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, bir an için bile müvekkilinin sorumlu olacağı kabul edilse dahi davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Bursa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanı ticari bir talep içermediğinden genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğini,  müvekkilinin ikametgahının Eskişehir olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili tarafından diğer davalı taraf olan ... ....... Şti.ne 6 ay gibi uzun süreli olarak kiraya verildiğini, söz konusu aracın 01/07/2016 başlangıç, 31/12/2016 bitiş tarihli olarak uzun süreli kiralandığını ve kira sözleşmesini dosyaya sunduklarını,  uzun süreli olarak kiralayan, kullanımı üzerinde hiçbir fili hakimiyeti olmayan müvekkilinin aracın uğradığı bir kazadan dolayı araç sahibi sıfatıyla sorumlu tutulmasının Yargıtay'ın artık kesinlik kazanmış olan müstakar içtihatları gereğince mümkün olmadığını, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, fahiş manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ; \"1.maddi tazminata ilişkin davada; 1-Davacı ... yönünden;  davanın kabulü ile; 468.823,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ...A.Ş yönünden 11.05.2017 tarihinden itibaren, S.S ... yönünden 12.05.2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’e ödenmesine ancak, davalılardan S.S. ... sorumluluğunun 158.823,30 TL ile sınırlı olmasına, 2-Davacılar ...ile ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat istemlerinin reddine, 3-Davacı ...yönünden; geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatına ilişkin davada; Kalıcı maluliyet tazminat talebinin reddine, Geçici maluliyet tazminat talebinin kısmen kabulü ile 274,75 TL nin davalılar ...A.Ş yönünden 11.05.2017 tarihinden itibaren, ... ... Limited Şirketi, ... ve ... yönünden kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’na ödenmesine, Davacı ...yönünden fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatının reddine, Davacı ...yönünden geçici iş göremezlik tazminatı davasının davalı S.S ... yönünden reddine, 4-Davacı ... yönünden; geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin davada;  Kalıcı maluliyet tazminatı davasının kabulü ile; 311.377,88 TL’nin davalılar ...A.Ş yönünden 11.05.2017 tarihinden, S.S ... yönünden 12.05.2017 tarihinden, diğer davalılar ... ... Ltd Şti, ... ve ... yönünden kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’e ödenmesine ancak Davalı S.S ... sorumluluğunun 1.377,88 TL ‘lik kısmı ile sınırlı olmasına, Geçici maluliyet tazminatı davasının davalılar ...A.Ş, ... ... Limited Şirketi, ... ve ... yönünden kabulü ile 5.203,96 TL’nin davalı ...A.Ş yönünden 11.05.2017 tarihinden itibaren,  ... ... Limited Şirketi, ... ve ... yönünden kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı ... yönünden geçici maluliyet tazminatına ilişkin davanın davalı S.S ... yönünden reddine, manevi tazminata ilişkin davada ; A-Uyuşmazlığa konu trafik kazasında ...’ün vefatı nedeni ile talep edilen manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile Davacı ... yönünden 20.000,00 TL, Davacı ... yönünden 10.000,00 TL, Davacı ...yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ...’dan kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, B-Uyuşmazlığa konu trafik kazasında davacılar ...ile ...’ün yaralanmaları nedeni ile talep edilen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile Davacı Müjgan yönünden 1.000,00 TL manevi tazminatın, Davacı ... yönünden 3.000,00 TL manevi tazminatın, Davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ...’dan kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı...A.Ş. vekili, davalı ... A.Ş. vekili, davalı ...  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili Müjgan açısından kararın yasa ve usule uygun şekilde kaldırılması gerektiğini, müvekkilleri için talep ettikleri manevi tazminatın düşük olduğunu, gerekçeli kararda davalılar lehine ve özellikle sigorta şirketlerine vekalet ücretlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazada davacılar dışında bir çok kişinin zarar gördüğü ve ölümler gerçekleştiğini, dava dışı şahıslar tarafından da müvekkili şirkete davalar ikame edilmiş yada başvurularda bulunulduğunu, ilgili kazaya dair şirkete toplamda 30 başvuru yapıldığını, 781.156,00 TL ödeme yapıldığını, mahkemenin, şirket aleyhine dava dışı şahıslar tarafından yapılan başvurular ve açılan davalar dikkate alınamadan hüküm tesis ettiğini, açılan hasar dosyalarının ...A.Ş'den celbi gerektiğini, gerekçeli kararın hüküm kısmında maddi tazminat yönünden müvekkilin sorumluluğunu poliçe teminatına uygun şekilde ayırmadığını, şirketin hem ... yönünden hem de ... yönünden maddi tazminatın tamamından sorumlu tutulduğunu oysaki müvekkilinin sorumluluğunun kişi başı poliçe teminatı olan  310.000 TL ile sınırlı olup bu tutarın üzerinde hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu,  kaza tarihi ve poliçenin türü bağlamında bakıldığında geçici iş göremezlik taleplerinin yeni genel şartlar gereği teminat dışı olup müvekkilin bu tazminat yönünden herhangi bir sorumluluğu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı sakatlık teminatı içerisinde yer aldığını yani sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatların tamamı poliçe limiti olan 310.000,00 TL'yi geçemeyeceğini, karara esas hesap bilirkişisi tarafından Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E. - 2020/40 K. sayılı iptal kararı  doğrultusunda raporda hesaplamanın progresif rant hesaplama yöntemine göre yapılmış olmasının kabulünün mümkün olmadığını, usule aykırı yapılan hesap bilirkişi raporuna göre hüküm tesis eden Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı...A.Ş.  vekili ek karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hesaplanan istinaf karar harcının hatalı olup yatırılmış olan istinaf harcının yeterli olduğunu, Yerel mahkeme tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına şeklinde kurulan hükmün hatalı olduğunu, gerekçeli kararda müvekkilin sorumlulukları toplamda 785.679,89 TL olup yatırmış oldukları nispi harcın bu miktar üzerinden hesaplanarak mahkeme veznesine yatırıldığını, eksik harcın söz konusu olmadığını, mahkemece istinaf harcının eksik yatırılması sebebiyle, ''istinaf edilmemiş sayılmasına'' şeklinde hüküm kurmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı  ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı, ... yönünden tüm geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik tazminat hesaplarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hazırlanacak raporların Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'te belirlenen esaslara göre hazırlanmasının zaruri olduğunu, bu hususun, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili ...A.Ş. geçici iş görmezlik tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sorumlu aracı uzun süreli kiralayan davalı ...lduğunu, müvekkili firmanın kazaya karışan söz konusu aracı diğer davalı ... şirketine uzun süreli olarak kiraya verdiğini, kiralamanın gerçekleşmesinden sonra kazaya karışan ... plakalı araç üzerinde müvekkil firmanın hiç bir fiili tasarruf ve kullanım hakkı kalmadığını, müvekkili şirketin otobüsün kullanılmasında herhangi bir sorumluluğu olmadığını, husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, müterafik kusur değerlendirilmeden hüküm tanzim  edildiğini,  Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunun araştırılmadığını, hükmedilen manevi tazminatın yüksek ve fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece davalı ...A.Ş hakkında verilen ek karara karşı istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde ; Davalı...A.Ş. vekili tarafından 18/01/2023 tarihli istinaf dilekçesi ile birlikte 13.420 TL nisbi harç, 492,00 TL başvuru harcı yatırılmıştır. Mahkeme  davalı sigorta şirketinin yatırması gereken nisbi harç 10.681,61 TL olduğu gözetilmeden harç muhtırası çıkartılması doğru olmamıştır.Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/435 E.- 2018/421 K. sayılı kararında \"Sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile, devamlı viraj levhası ve çok sayıda tehlikeli viraj levhalarının bulunduğu yolda, takoraf kaydına göre kaza mahallindeki viraja 100 km hız ile girdiği, dolayısıyla sanığın asfalta yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği, zira sanığın hızını yol ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı, dolayısıyla sanığın “Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girirken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken azaltmamak” ile  “Yönetmelikte belirtilen hız sınırlarınız %10’ dan %30 a kadar aşmak” kurallarına riayet etmeyerek 2918 Sayılı KTK'nın 52/1-A ve 51/2-A maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği ve bu surette sanığın olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu\" gerekçesi ile taksirle ölüme sebep olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin 2019/545 Esas 2019/3413 Karar sayılı kararı ile\"  Sanık  ...'nun sevk ve idaresindeki  ... plaka sayılı otobüs ile Antalya-Isparta karayolunda seyir halindeyken ............Köyü ................... baraj kapakları mevkinde kaza mahallinin yaklaşık 700 metre gerisinden başlamak üzere Isparta yönünde görüntülü 50 km/h hız ikaz, devamlı viraj ile çok sayıda tehlikeli viraj levhalarının bulunmasına ve yolcular tarafından hızlı gittiği yönünde uyarılmasına  rağmen takograf kaydı ve tanık beyanlarına göre 50 km/h hız limiti ile girmesi gereken viraja  100 km/h hız ile girmesi sonucunda direksiyon hakimiyeti kaybederek yan yatması ile kazanın meydana geldiği, çarpma noktasının 700 metre gerisinden başlamak üzere Isparta yönünde görüntülü 50 km/h hız ikaz, devamlı viraj ile çok sayıda tehlikeli viraj levhalarının bulunmasına, yolcular tarafından hızlı gittiği yönünde uyarılmasına  rağmen takograf  kaydı ve tanık beyanlarına göre 50 km/h hız limiti ile girmesi gereken viraja  100 km/h  mevcut hızıyla girmesi sonucunda kaza yapabileceğini öngördüğü ve istememesine rağmen öngördüğü bu sonucun meydana geldiği anlaşıldığından TCK'nın 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında artırım yapıldığı, \" gerekçesi ile bilinçli taksirle ölüme sebep olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/8917 Esas ve 2026/50 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun 11/10/1989 gün E:1989/11-373, K:472  ve  27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin \"hukuka aykırılığını\" ve \"illiyet bağının varlığını\" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar. Kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde; Ceza Mahkemesince kabul edilen maddi olguya göre değerlendirme yapılarak asli kusur ile cezalandırıldığı, Mahkemece alınan  kusur raporunda  sürücüye % 100 oranda kusur belirlenerek bu kusur oranı üzerinden tazminat hesaplandığı, olayın oluş şekli ve ceza dosyası kapsamında alınan  kusur raporu ile uyumlu olarak davalı sürücü kusurlu kabul edilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.  Kazada davacıların desteği araçta yolcudur. Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri  takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-b maddesi düzenlemesine göre yolcu olan davacıların otobüs olan araçta emniyet kemeri zorunluluğu da bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.-  2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları). Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K., sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince davacılar Müjgan ve Melek yönünden hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Aracın trafik tescil kaydı uyarınca maliki olan kimse kural olarak aracın işleteni kabul edilir. Bu durum yasal karine olup, aksinin ispatı mümkündür. Aracın malik tarafından üçüncü kişiye kiralanması halinde kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda  davalı ... (.......) ile davalı ........şti. arasında 16/06/2016 tarihinde ...  plakalı otobüse ilişkin 01/07/2016-31/12/2016 tarihlierine ilişkin taşıma sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 16. maddesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının hüküm altına alındığı, araç sürücüsünün davalı.....'ın çalışanı olduğu gözetildiğinde  taşıma sözleşmesinin niteliğinin uzun süreli kiralama sözleşmesi olduğundan söz edilemeyeceğinden davalı .... vekilinin işleten sıfatının bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.  Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, yolcu olan müteveffanın, davacılar ....... ve .........'in kusursuz olması, müterafik kusurlarının bulunmaması, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının  düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda  takdiren davacı  ... lehine 30.000,00 TL, davacı ...lehine kendi yaralanması için 5.000 TL, annesinin ölümü için 10.000,00TL, davacı ... lehine kendi yaralanması için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.<br> Kaza tarihinde ZMMS sakatlanma ve ölüm halinde poliçe limiti kişi başına  310.000,00  TL;  Sağlık giderleri teminatı (geçici ve kalıcı bakıcı giderleri  ile belgesiz tedavi giderleri bakımından)  poliçe limiti kişi başına 310.000,00 TL'dir.  Bu şekildeki sınırlama kazada bir kişinin ölümü  yada yaralanması halinde, zarar gören kişinin sigorta şirketinden  isteyebileceği destekten yoksun kalma, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatını azami olarak 310.000,00 TL ile sınırlı olacağı ve sakatlanma ve ölüm teminatından karşılanacağı anlamına gelmektedir. Aynı şekilde  geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararları da poliçedeki tedavi giderleri teminatından ancak  310.000,00 TL limit ile sınırlı olarak karşılanacaktır. Kazada birden fazla kişinin ölmesi  yada yaralanması halinde ise kaza başına poliçedeki yazılı 14.500.000,00 TL limit ile sınırlı olacaktır. Bu doğrultuda birden fazla  kişinin  yaralanması ile gerçekleşen kazada davalı sigorta şirketi  kişi başı teminat limiti ile sorumlu olacak ancak kaza başı limit de aşılmayacaktır. Bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarları kişi başı limit gözetilerek hesaplandığı altında kaldığı ve davalı ...... Şirketi tarafından istinaf dilekçesinde dava dışı zarar görenlere yapıldığı belirtilen 781.156,00 TL'nin kaza başı limiti aşmadığından kaza başı limit üzerinden garameten hesaplama yapılmamış olmasında  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve davacılar vekilinin talep arttırım dilekçesinde talep edilen miktarlar nazara alınmadan davalı ...Şirketi'nin kişi başına poliçe limiti gözetilmeden hüküm kurulması ve red vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle;  davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun reddine,  davacılar vekili, davalı ... A.Ş. Vekili, davalı...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :<br>A- Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, <br>Davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili, davalı...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, <br>Buna göre:<br>MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVADA<br>1-Davacı ... yönünden;  davanın KABULÜ ile; 468.823,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ...A.Ş yönünden 11.05.2017 tarihinden itibaren, S.S ... yönünden 12.05.2017 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’e ödenmesine , (davalılardan ...A.Ş'nin sorumluluğunun 310.000,00 TL ile S.S. ... sorumluluğunun 158.823,30 TL ile sınırlı olmasına )<br>2-Davacılar ...ile ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat istemlerinin REDDİNE <br>3-Davacı ...yönünden;  geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatına ilişkin davada;<br>a-)Kalıcı maluliyet tazminat talebinin REDDİNE<br>b-)Geçici maluliyet tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 274,75 TL nin davalılar ...A.Ş yönünden 11.05.2017 tarihinden itibaren, ... ... Limited Şirketi, ... ve ... yönünden kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (davalılardan ...A.Ş'nin sorumluluğunun 310.000,00 TL ile sınırlı olmasına ) tahsili ile davacı ...’na ödenmesine<br>c-)Davacı ...yönünden fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatının reddine<br>d-)Davacı ...yönünden geçici iş göremezlik tazminatı davasının davalı S.S ... yönünden reddine<br>4-Davacı ... yönünden; geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin davada; <br>a-)Kalıcı maluliyet tazminatı davasının kabulü ile; 311.377,88 TL’nin davalılar ...A.Ş yönünden 11.05.2017 tarihinden, S.S ... yönünden 12.05.2017 tarihinden, diğer davalılar ... ... Ltd Şti, ... ve ... yönünden kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’e ödenmesine ancak (davalılardan ...A.Ş'nin sorumluluğunun 310.000,00 TL ile S.S. ... sorumluluğunun 1.377,88 TL ‘lik kısmı ile sınırlı olmasına )<br>b-)Geçici maluliyet tazminatı davasının davalılar ...A.Ş, ... ... Limited Şirketi, ... ve ... yönünden KABULÜ ile 5.203,96 TL’nin davalı ...A.Ş yönünden 11.05.2017 tarihinden itibaren,  ... ... Limited Şirketi, ... ve ... yönünden kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine<br>c-)Davacı ... yönünden geçici maluliyet tazminatına ilişkin davanın davalı S.S ... yönünden reddine <br>MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVADA <br>5-Uyuşmazlığa konu trafik kazasında ...’ün vefatı nedeni ile talep edilen manevi tazminat istemlerinin KABULÜ İLE; <br>Davacı ... yönünden 30.000,00 TL <br>Davacı ... yönünden 10.000,00 TL <br>Davacı ...yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .... Şti., ... ve ...’dan kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine <br>6-Uyuşmazlığa konu trafik kazasında davacılar ...ile ...’ün yaralanmaları nedeni ile talep edilen manevi tazminat davasının  KABULÜ İLE <br>Davacı ...... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın <br>Davacı ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın <br>Davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ...’dan kaza tarihi 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine<br>HARÇ-YARGILAMA GİDERLERİ <br>7-Başlangıçta peşin olarak alınan 273,24 TL harcın ıslah/tamamlama harcı 2.639,90 TL ile birlikte alınması gerekli olan 56.675,43 TL harçtan mahsubu ile bakiye 53.762,29 TL karar ve ilam harcının (davalılardan ...A.Ş'nin sorumluluğunun 42.726,45 TL ile S.S. ... sorumluluğunun  10.380,85 TL ile  sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,<br>8-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 31,40 TL, posta ve tebligat gideri 1.366,85 TL, bilirkişi ücretleri 1.500,00 TL, tebligat ilan ücreti 1.679,73 TL olmak üzere toplam 4.577,98 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 4.453,32 TL yargılama masrafına,  peşin harç 273,24 TL, ıslah/tamamlama harcı 2.639,90 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 7.366,46 TL'nin  (davalılardan ...A.Ş'nin sorumluluğunun 5.865,01 TL ile S.S. ... sorumluluğunun 1.422,37 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 124,66 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına, <br>9-Davalı ... Limited Şirketi'nin yargılama sırasında posta ve tebligat gideri olarak yapmış olduğu 150,00 TL yargılama masrafının davanın reddedilen kısma oranı sonucu bulunan 4,08 TL'sinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, kabul edilen kısma oranı sonucu bulunan 145,92 TL 'sinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>10-Davalı ... 'nın yargılama sırasında posta ve tebligat gideri olarak yapmış olduğu 50,00 TL yargılama masrafının davanın reddedilen kısma oranı sonucu bulunan 1,36 TL'sinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, kabul edilen kısma oranı sonucu bulunan 48,64 TL 'sinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>11-Maddi tazminat davası yönünden davacı taraf yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca davacı ... lehine 68.635,26 TL (davalılardan ...A.Ş'nin sorumluluğunun 46.400,00 TL ile S.S. ... sorumluluğunun 24.700 TL ile sınırlı olmasına ), davacı... lehine 274,75 TL, davacı ... lehine 47.321,46 TL ( davalılardan ...A.Ş'nin sorumluluğunun 46.400,00 TL ile S.S. ... sorumluluğunun 1.377,88 TL ile sınırlı olmasına ) avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, <br>12-Davacı ...tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden davalılar ... ile ...A.Ş. ve S.S ... (davacı tarafça sunulan  24.06.2019 tarihli talep açıklama dilekçesinde talebi miktarlarken davalı ...yönünden ayrım yapılmaksızın tamamından istenmiş olması nedeniyle) yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 'nin 13/3 maddesi uyarınca 274,75 TL avukatlık ücretinin davacı ... 'ndan alınarak bu davalılara verilmesine, <br>13-Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden davalılar ... ile ...A.Ş. ve S.S ... (davacı tarafça sunulan  24.06.2019 tarihli talep açıklama dilekçesinde talebi miktarlarken davalı ...yönünden ayrım yapılmaksızın tamamından istenmiş olması nedeniyle) yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 'nin 13/3 maddesi uyarınca 2.500,00 TL avukatlık ücretinin davacı ... 'den alınarak bu davalılara verilmesine, <br>14-Manevi tazminat davası yönünden davacı taraf yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca davacı ... lehine 30.000,00 TL, davacı... lehine 15.000,00 TL, davacı ... lehine 15.000,00 TL avukatlık ücretinin  davalılar ... Limited Şirketi ile ... ve ...’dan alınarak bu davacılara ayrı ayrı verilmesine, <br>14-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; artan delil avansının yatıran davalıya iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;<br>1-a.Davacılar, davalı ... A.Ş., davalı...A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine,<br>b.Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 56.675,43 TL harçtan peşin alınan 14.168,85 TL harcın mahsubu ile bakiye  42.506,58 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>2-a-İstinaf aşamasında davacılar  tarafından yapılan 245,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalılar .... Şti., ... ve ...’dan tahsili ile davacılara verilmesine, <br>b-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan  tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, <br>c-İstinaf aşamasında davalı...A.Ş. tarafından yapılan 267,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan  tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, <br>3-Davalı ...'ın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/03/2026<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"780a95572c8048c6","SID":"736f142ba478faab"}}