{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/1547 <br>KARAR NO: 2026/556<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 21/01/2025<br>NUMARASI: 2022/372 Esas - 2025/50 Karar<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>BİRLEŞEN  İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>2024/226 E.- 2024/202 K.    sayılı dosyası<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2026<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri...'in eşi ve ...'ın babası ...nın 08/01/2009 tarihinde ... plakalı motosikletine ... plakalı kamyonun çarpması sonucu vefat ettiğini, müvekkiller adına tüm maddi ve manevi alacakları hususunda davalıya ihtarname keşide edildiğini, davalı sigorta şirketinin murisin kazada % 100 kusurlu olması nedeniyle talebi reddettiğini, müvekkili...'in kendisi ve çocuklarının masrafını karşılayacak maddi imkanı bulunmadığını, yaşanan bu kazadan sonra müvekkillerinin mağdur olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 24/03/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı beyan edilen ... plakalı araç müvekkil tarafından ZMSS Poliçesi ile sigortalandığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, destek tazminatı taleplerinin teminatın dışında kaldığını, trafik sigortasının kazadan zarar gören üçüncü şahısları koruma altına aldığını, ödeme yapılamamasında müvekkil şirketin kusuru olmadığını, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkil şirketin sorumluluğu doğmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  08/01/2009 tarihinde gerçekleşen kazada muris ...nın 23/12/2009 tarihinde hayatını kaybettiğini,  İstanbul Anadolu 3 Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/631 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ilgili dosyada ıslah dilekçesinden sonra alınan bilirkişi ek raporunda hesaplanan ek alacağı için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek poliçe kapsamındaki teminat bedelinin şimdilik ... için 84.527,61  TL ve... Arı için 24.260,42 TL olmak üzere toplamda 108.788,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 24/03/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle beraber davalıdan tahsilini ve dosyanın  İstanbul Anadolu 3 Asiye Ticaret Mahkemesi 2022/372 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"1-Asıl davanın kabulüne, davacı...için 100,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 31.03. 2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya  verilmesine, davacı ... için 41.111,97-TL maddi tazminatın  temerrüt tarihi 31.03. 2016 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya  verilmesine, 2- Birleşen davanın kabulüne,  davacı...için 24.260,42-TL maddi tazminatın  temerrüt tarihi 31.03.2016 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya  verilmesine,  davacı ... için 84.527,61,-TL maddi tazminatın  temerrüt tarihi 31.03.2016 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi işe birlikte davalıdan alınarak bu davacıya  verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ...Sigorta Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ...Sigorta Şirketi  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, , trafik sigortasının kazadan zarar gören üçüncü şahısları koruma altına aldığını, dava konusu taleplerin  teminat dışı olduğunu, desteğin kendi kusuruna karşılan gelen tazminat talepleri güncel kararlar uyarınca da teminat dışı bırakıldığını, hesaplama yöntemi mevzuata aykırı olduğunu, Yargıtay ve İstinaf İçtihatları uyarınca dosyanın hesaplama için sicile kayıtlı aktüere gönderilmesi gerektiğini, pay oranları hatalı olduğunu, desteklik iddiasının ispatı gerektiğini, anne ve babanın hayatta olup olmadığının tespiti ile  güncel tarihli nüfus kayıt örneğinin dosyaya sunulması gerektiğini, geçmiş dönem-aktif dönem-pasif dönem hesapları hatalı olduğunu, düzeltilmesi gerektiğini, hesaplamaya dair itirazlarının olduklarını, bakiye ömür süreleri rapor tarihi itibariyle tespit edilmesi ve hesaplama rapor tarihi itibariyle hesaplanan bakiye ömür üzerinden yapılması gerektiğini, pay oranlarının Yargıtay İçtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, SGK'dan hak sahiplerine yapılan ödemlerin tespitini talep ettiklerini, müterafik kusur ve hatır indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davacı...bakımından istinaf talebi değerlendirildiğinde:HMK'nın 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan  21/01/2025 tarihi itibariyle karar tarihindeki kesinlik sınırı uygulanacaktır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği  2025 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 40.000,00 TL olacaktır.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı...için asıl davada 100,00-TL, birleşen davada  24.260,42-TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiştir.  Bu halde  davacı... ...  için davanın kabul  edilen maddi tazminat miktarı karar tarihine göre uygulanması gereken 2025 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı HMK'nın 341/4.fıkrası gereğince istinaf hakkı bulunmamaktadır. Yerel mahkemece, kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.Davacı ... ... bakımından istinaf talebi  değerlendirildiği nde: Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 29/04/2022  tarih, 2020/810 Esas ve 2022/892 Karar sayılı kararı ile \" ...Somut olayda kaza 08/01/2009  tarihinde meydana gelmiştir. Yeni genel şartlar 01.06.2015 tarihinde, Karayolları Trafik Kanununun 92. maddesinde değişiklik yapan yasa ise 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kazanın oluşumunda ATK'dan alınan kusur raporuna göre destek  ..., tam kusurludur. Desteğin sevk ve idaresinde ki motosikletin, kaza tarihi itibariyle geçerli trafik sigortası bulunması nedeni ile davalı aleyhine dava açılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Yeni Genel Şartlar  hükümleri nin, dava konusu olayda uygulanması mümkün olmadığı, davacıların, mirasçı olarak değil, zarar gören 3. kişi konumunda bulundukları, bu nedenle desteğin kusurunun, davacılara yansıtılamayacağı, destekten yoksunluk zararını davalı taraftan talep edebilecekleri anlaşıldığından davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Dosya kapsamından, 08.01.2009 günü sürücü...idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halindeyken sola şerit değiştirme manevrası yaptığı esnada aracının arka kısımlarına, gerisinden sol şeridi takiben gelen dava dışı sürücü ...idaresindeki ... plakalı tankerin ön kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...nın ölümü nedeniyle, müteveffanın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ZMMS sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır.Dairemiz ilk kararında da açıklandığı üzere poliçe tarihi olan 17/03/2008 ile kaza  tarihi olan  08/01/2009 tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan Yeni Genel Şartlar hükümlerinin, dava konusu olayda uygulanması mümkün olmadığından   kaza tarihinde geçerli olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, HGK kararlarıyla da örtüşen içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davacıların sigortalı araç işleteninin mirasçısı olarak değil, destek alacaklısı 3. kişi olarak sürücünün ve işletenin kusuruyla sorumlu tutulmadan talepte bulunabilecekleri sonucuna varıldığından davalı sigorta vekilinin  davacıların destekten yoksun kalma tazminat talep hakkı bulunmadığına yine desteğin kusuru ile müterafik kusuru da davacılara yansıtılamayacağından kusura ve müterafik kusura, destek sürücü olup hatır taşımasından söz edilemeyeceğinden hatır taşımasına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.  KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.  Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi (1)Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden  itibaren 30.4.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.”  hükmünü haizdir. 2480 Sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar, 30 Nisan 2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup; yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7226 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi 1. fıkrası a bendi kapsamında 13.03.2020 tarihinden itibaren duran sürelerin 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza  03/01/2009 tarihinde gerçeklemiştir. Asıl dava  tarihi olan 24/05/2016 tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava  zamanaşım ının dolmamıştır. Birleşen dava ise 11/03/2024 tarihinde açılmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükmü ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca durma süresi 15/06/2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Durma süresi olan 95 günün, zamanaşımın son günü olan 03/01/2024 tarihine eklenmesi halinde 07/04/2024 tarihine kadar uzadığı görülmektedir. Bu halde dava zamanaşımı süresinde açıldığından aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/2324 E. - 2022/15206 K., 2021/13827 E.- 2022/10766 K. sayılı kararları).  Davacı ..., desteğin çocuğu olmakla babasının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat talep hakkı  bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında aktüerya uzmanlığı olarak gözükmesi nedeni ile bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir.  Yine SGK ile yazışma yapıldığı da görülmüştür.  İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihindeki yaşına göre  muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek, güncel içtehatlar doğrultusunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve prograsif rant tekniği uygulanarak düzenlendiği, destek, eş (evlenme tarihine kadar), çocuğu olan davacı ... ve sağ olan annesine pay verilerek,  yerleşik yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve İlk Derece Mahkemesince de bu rapora göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından   davalı vekilinin aktüerya raporu hesaplamasına dair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı ...Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun davacı...yönünden HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince  reddine, davacı ... yönünden ise HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalı ...Sigorta Şirketi vekili istinaf başvurusunun davacı...yönünden HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince  REDDİNE, davacı ... yönünden ise istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.054,97 TL harçtan peşin alınan 1.946,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.108,97 TL harcın davalı ...Sigorta Şirketi'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, davacı...yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin, diğer davacı ... yönünden ise HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2026<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51169835e5e2e5a8","SID":"5095e10cbe44df0f"}}