{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:27/03/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:28/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:27/03/2026<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında kargo taşımacılığı sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği müvekkil şirketin alacağı ödeme olan 168.160,00 USD meblağ için 18/03/2014 tarih, ... numaralı fatura düzenlendiğini, bu fatura karşılığında davalı şirketten 7 adet çek toplamı 375.000,00.-TL değerinde çekler alındığını, dava konusu bononun düzenleme tarihi ile aynı olan sözleşme gereğince dava konusu bononun çeklerin teminatı olarak davalı şirkete verildiğinin açıkça anlaşıldığını, davacı ... 'nın imzasının olduğunu, müvekkilinin aldığı bu çeklerden ikisini iş için kullandığını, diğer beş çeki 02/04/2014 tarihli tevdi bordrosu gereğince bankaya takasa verdiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkil ... 'nın yanına gelerek işten vazgeçtiğini belirttiğini ve çekleri talep ettiğini, anlaşmaya istinaden çekler iade edildiğinde bonoların da iade edileceğini, müvekkilinin çekleri geri topladığını ve davalı şirket yetkilisi ...'e haber verdiğini, davalının bononun Sivas da olduğunu, geldiğinde vereceğini ve çekleri alması gerektiğini söylediğini, müvekkilin kendisine kefilli bir bono verilirse çekleri iade edeceğini söylediğini, davalı şirket yetkilisi tarafından 375.000,00.-TL bedelli bono düzenlendiğini, çeklerin iade edildiğini, dava konusu bononun geri verilmesinin teminatı olarak dava konusu olmayan 375.000,00.-TL bedelli başka bir bono alındığını, bu bononun kefilinin ... olduğunu, müvekkile iptal edildiği söylenen dava konusu senedin iptal edilmediğini, icra takibi ile karşılaştığını, takibe süresi içerisinde itiraz edildiğini, Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, takibin durdurulması için 75.000,00.-TL teminat yatırıldığını, alınan bilirkişi raporunda bonodaki tüm imzaların davacı ...  eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, kaşenin sahte olup olmadığı hususunun incelenmediğini, müvekkilin bu durum sonrası dava konusu bonoyu İstanbul da alacağı daire karşılığında dava dışı ... adlı şahsa ciroladığını, bu şahsın Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalıların imza itirazında bulunarak takibin durduğunu, davalıların bononun sahte olarak düzenlendiği iddiasıyla müvekkili şikayet ettiklerini, müvekkilin ifadesinin alındığını, müvekkilin bononun alındığı sırada orada bulunmadığından bu bononun da davalılar tarafından sahte olarak düzenlendiği ihtimaliyle karşılaştığını, müvekkillerin davalılar hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, takipsizlik kararı verildiğini, Hem sözleşme, hem de davalı şirket yetkilisinin beyanları ve hayatın olağan akışı dikkate alındığında çeklerin teminatı olmak üzere verilen dava konusu bononun çeklerin geri verilmesiyle bedelsiz kaldığının açık olduğunu, dava konusu bono da malen kaydı bulunduğunu, davalı şirket yetkilisinin kendi cebinden 400.000,00.-TL nakit verdiğini iddia ettiğini, bu durumun senet talili niteliğinde olduğunu, davalının ifadesine davacı şirket ile aralarında taşeronluk sözleşmesi olduğunu, davacı şirketin yaptıracağı inşaatta davalı şirketin taşeronluk yapacağını ve çeklerin aralarındaki taşeronluk sözleşmesine karşılık olarak verildiğini beyan ettiğini, taşeronluk sözleşmelerinde iş sahibi yaptığı iş karşılığında taşerona ödeme yaptığını, taşeronun iş sahibine ödeme yapmadığını, davalı şirket yetkilisinin çeklerin verilme sebebi ile ilgili beyanın da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkil ... 'nın da sözleşmeye taraf olduğundan sözleşmedeki teminat maddesinden yararlanacağını, davalı şirkete karşı bir borcunun bulunmadığının anlaşıldığını belirterek davanın kabulü ile dava konusu bonolardan dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, kanuna aykırı bir şekilde borçlu olmayan bir kişiyi borçlu olarak gösterip aralarında anlaşarak iyi niyet karinesinden yararlanıp, haksız menfaat temini içine giren kötü niyetli davalılardan %20'den aşağı olmamak üzere talep ettikleri alacağın %40'ı oranında müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.<br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin diğer davalı şirketin sahibi ve yetkilisi olan ...'e ... ilçesinde bulunan 20 dönüm arsasını sattığını, satmış olduğu bu arsa karşılığı davacıların borçlu olduğu bononun ... şirket sahibi ... tarafından ciro edilerek müvekkile verildiğini, senet vade tarihinde ödenmeyince müvekkil tarafından icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde hareket ettiğini belirterek davanın reddine, davacıların icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...  ile taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu işi, davacının kendisinin de ortağı olarak bildikleri ... İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti'den alarak ortak yapacaklarını, müvekkil şirket ile taşeronluk sözleşmesi yapacağını, işin yapım sorumluluğunun kendisinde olduğunu söylediğini, işe başlamak için 800.000,00.-TL'ye ihtiyaç olduğunu, yarısını müvekkil şirketin vereceğini, diğer yarısını kendisinin koyacağını söylediğini, bu para ile İzmir de bulunan bir kooperatiften tapunun devir alınacağını, daha sonra üzerine 5 yıldızlı otel avam projesi çizileceğini ve arsa üzerine şantiye kurulacağını söyleyerek taşeronluk sözleşmesi yapıldığını, dava konusu çeklerin kredi de kullanılmak üzere davacı tarafa verildiğini, kendisinin bu çekleri çeşitli bankalara ciro ederek verdiğini, bankaların çekleri teminat kabul edip kredi vermediklerini, bir süre sonra çeklerin ikisinin kullanıldığını, diğer 5 tanesini iade ettiğini, bu çekler karşılığı 50.000,00.-TL'nin ... hesabına gönderildiğini, kalan 350.000,00.-TL'nin ise kendisine Konyaaltı bürolarında elden nakit olarak verildiğini, verilen para karşılığı 375.000,00.-TL'lik senet alındığını, geçen süre zarfında sözleşmede bahsedilen işlerin yapılmadığı, ortak bir işlerinin olmadığını, müvekkil firma adına 168.000.-USD bedelli Çin'den Dubai'ye nakliye faturası kesildiğini, davacının belirttiği taşıma sözleşmesi yapılmadığını, müvekkil firma adına sahte senet düzenleyerek Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile cirolayarak vermiş olduğu senet ile lehtar'ı ... olan isimli şahıs müvekkil firmaya ve davalı ...'a karşı icra takibi başlattığını, davacının iddialarının tamamen soyut olduğunu, hukuki bir geçerliliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddine, kötü niyetli davacıların icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Dava, davacıların borçlusu ve kefil olduğu 18/03/2014 tanzim, 01/09/2015 vade tarihli, lehtarı ... İnşaat Ltd. Şti. olduğu, ... tarafından ciro yoluyla diğer davalı ...'e devredilen üzerinde malen yazılı 375.000,00.-TL bedelli bononun sözleşme ile teminat olarak verildiği, sözleşmedeki teminat sebebi olan çekler iade edildiği halde hile ile yerine başka senet iade edilerek Antalya 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen senet nedeniyle açılmış menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından senet iade edilmeden önce yerine verilen senedin sonradan icraya konulduğunda sahte çıktığı ileri sürülmüştür. İcra dosyasının incelenmesinden davacı şirketin borçlu, davacı ...'ın kefil olduğu, lehtar ve cirantası ... İnşaat Ltd. Şti olan senede dayanılarak ... tarafından icra takibine geçildiği anlaşılmıştır. Yine icra dosyası ve Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davalı şirket yetkilisi ve davalı ...'ın borçlu oldukları, davacı ...'ın alacaklı ve ciranta olduğu bono nedeniyle yapılan şikayet sonucu açılan davada senetteki imzaların davalı şirket yetkilisi ...'e ve diğer davalı ...'a ait olmadığının adli tıp raporu ile belirlendiği, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. ... Bankasının yazı cevabının incelenmesinden 18/03/2014 tarihli sözleşmede de belirtilen 375.000,00.-TL bedelli 7 adet çekin bankaya iade edilerek iptal edildikleri anlaşılmıştır. Sözleşmede de açıkça çekler iade edildiğinde 375.000,00.-TL'lik teminat senedinin iade edileceği düzenlenmiştir. Davacı tarafça davalılar hakkında yapılan şikayet sonucu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan soruşturma sonucunda olayın hukuki ilişki niteliğinde olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verilerek kesinleşmiştir. Davalı şirket yetkilisi davada ve soruşturma sırasında verdiği ifadelerde senette malen yazılı olduğu halde davacıya nakit para verdiğini beyan etmiş, 50.000,00.-TL banka havalesi yoluyla kalan kısmı ise elden nakit olarak ödediğini iddia etmiş ise de, dekontun incelenmesinde davalı ... tarafından davacı ...'a ... bankası aracılığıyla yapılan 50.000,00.-TL'lik havalenin açıklama kısmında araştırma geliştirme ve kalkınma fonu ödemesi yazdığı, senede herhangi bir atıfta bulunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı tanığı ... ifadesinde davalının 50.000,00.-TL havale, 350.000,00.-TL'de elden para verdiğini beyan etmiş ise de, gerek havalenin açıklama kısmı, gerekse de elden yapıldığı iddia edilen ödemenin miktarı itibariyle yazılı bir delil ibraz edilemediğinden senedin düzenleme nedenini değiştiren davalı ispat yükünü üzerine aldığından savunmasını yazılı deliller ile ispatlayamamıştır. Yine davalı ... yönünden de senedin gayrimenkul satışı nedeni ile ciro edildiği ileri sürülmüş ise de, gerek tapuda yapılmış resmi bir satış bulunmaması, harici satım sözleşmesinin geçersiz olduğu gibi her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, gerekse de tarafsız tanık ... 'un yeminli beyanında önceden beri davalıların birbirini tanıyıp tanığın inşaatında birlikte eksikliklere baktıkları, burada da birlikte hareket ettikleri, davalı ...'ın senet nedeniyle borç olmadığını bildiği halde davacıların aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak senedi ciro yoluyla devralıp icra takibi başlattığı anlaşılmakla...\" şeklindeki gerekçe ile, davanın kabulüne, davacıların Antalya 13. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasına konu 18/03/2014 tanzim, 01/09/2015 vade tarihli 375.000,00.-TL bedelli bono nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, davalı ... haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığından takip konusu asıl alacak tutarı olan 375.000,00.-TL'nin takdiren %20'si üzerinden hesaplanan 75.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı ... vekili ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin, diğer davalı şirketin sahibi ve yetkilisi olan ...'e dosya içerisindeki satış sözleşmesinden görüleceği üzere ... ilçesinde bulunan 20 dönüm arsasını sattığını, satmış olduğu bu arsa karşılığı davacıların borçlu olduğu bononun ... şirket sahibi ... tarafından ciro edilerek davalı müvekkiline verildiğini, senet vade tarihinde ödenmeyince davalı müvekkili tarafından icra takibi başlatıldığını, davalı müvekkilinin tamamen iyiniyetli olarak hareket ettiğini, davacılarla ile diğer davalı şirket arasındaki alış verişi bilmediğini, satış sözleşmesi gereği senet vade tarihinde ödenmeyince davaya konu senedi işleme koyduğunu, davacı ... 'yı tanımadığını, dosya da davacı tanığı olarak dinlenen ...'un beyanlarını(davalı müvekkili tanıdığını ve inşaatındaki eksikliklere baktığını) dikkate alarak karar vermesinin anlaşılır bir durum olmadığını, dosya içerisindeki ... Tapu Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarından görüleceği üzere davalı müvekkili adına ... ilçesinde davaya konu olan senet karşılığı satış sözleşmesi yapılan taşınmaz olduğunun ortada olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında, satış sözleşmesinin tapuda yapılmamış olmasının, harici satış sözleşmesinin her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu göz önünde bulundurarak davacıların davasını kabul etmiş olmasının anlaşılır bir durum olmadığını, ortada hukuken geçerliliği olan bir sözleşme olmasına rağmen yerel mahkemenin bu şekilde bir karar vermesinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, diğer davalı şirket ile davacılar arasındaki alış verişi bilmediğini, buna rağmen yerel mahkemenin davalı müvekkilinin haksız ve kötüniyetli olduğu kanaatine varmasının anlaşılır bir durum olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ...  ile davalı müvekkili şirket arasında dosya içerisinde örneği bulunan Taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu taşeronluk işini davacı ... 'nın kendisinin de ortağı olduğu bildikleri ... SAN. TİC.LTD.ŞTİ' den alarak davalı müvekkili şirket ile ortak yapacakları taşeronluk sözleşmesini yaptıklarını, bu işe başlamak için davacı ... 'nın 800.000,00 TL'ye ihtiyaç olduğunu bu paranın 400.000,00 TL'sini davalı müvekkili şirketin vereceğini 400.000,00 TL'sini de kendisinin koyacağını söylediğini, bu parayla önce arsanın İzmir'de bulunan bir kooperatif den tapusunun devir alınacağını, daha sonra arsa üzerine 5. yıldızlı otel avam projesi çizileceğini ve arsa üzerine şantiye kurulacağını söyleyerek taşeronluk sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği çeklerin kredide kullanılmak üzere davacı tarafa verildiğini, kendisinin bu çekleri çeşitli bankalara ciro ederek verdiğini, ancak bankaların çekleri teminat kabul edip kredi vermediklerini, bir süre sonra çeklerin ikisini kullandım 5 tanesini getirdim deyip iade ettiğini ve bu çeklerin karşılığında 50.000,00 TL ... iban nolu ... hesabına para gönderildiğini, kalan 350.000,00 TL'nin ise kendisine elden nakit olarak verildiğini, verilen bu para karşılığı davacıdan 375.000,00 TL lik senet alındığını, zaten bu iş gerçekleşmez ise aldığım bu çeklerin ve paranın yükümlülüğü bana aittir diye taahüt ettiğini, buraya kadar izah edilen durumların icra takibine konu olan senet'in davacılar tarafından taraflarına nasıl verildiğini gösterdiğini, yani davacı tarafın dava konusu seneti nasıl ve ne şekilde davalı müvekkiline verdiğinin belli olduğunu, davalının ödemenin yapıldığı tarihlerde davacı tarafa 400.000,00 TL ödeme yapabileceğine ilişkin ekte banka hesap dökümü bulunduğunu, yani davalı müvekkili şirketin ödeme yapıldığı tarihlerde banka hesabında yüklü miktarda parası bulunduğunu, bu ödemenin 50.000,00 TL sini banka yoluyla kalan 350.000,00 TL'sini de elden verdiğini, davacıya davaya konu senedin iade edilmediğini, çünkü sözleşme gereği davacı tarafın davalı müvekkilinden çekleri iade etmesi sonucu 50.000,00 TL banka yoluyla, 350.000,00 TL ise elden para aldığını,  davacı tarafın dava konusu senet yerine hile ile başka bir senet verildiği iddiasının asılsız olduğunu, dosya içerisindeki takipsizlik kararı verilen soruşturma dosyası ve davacı tarafın yargılandığı Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile apaçık bir şekilde ortada olduğunu, dava konusu senet üzerinde malen yazılmış olmasının davacıların haklı olduğunu ispat etmediğini, nitekim senedi tanzim eden ... 'nın bu şekilde düzenleyerek davalı müvekkiline verdiğini, senede konu olan taşeronluk sözleşmesi geçersiz olunca davalı müvekkilin de davacı tarafa vermiş olduğu para karşılığı senedi cirolayarak diğer davalı ...'e verdiğini, bu konu hakkında yerel mahkemede tanık olarak dinlenen ...'ün gerekli açıklamayı yaptığını, ancak yerel mahkemenin yazılı delil ile ispatlanamadığı kanaatine vardığını, davacı tarafın dava konusu senet yerine hile ile başka bir senet verildiği iddiası ise tamamen borçtan kurtulmak için yapmış oldukları bir iddia olduğunu,  tarafların tacir olduğunu, davacı tarafın tanığı olan ... 'un bu konu hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadığını, ... 'un dava konusu olay ile ilgili beyanda bulunmadığını, tamamen kendi evinin yapımı ile ilgili beyanlarda bulunduğunu, ancak davalı müvekkili şirket ....Ltd Şti ile tanık ...'un evinin yapımı konusunda bir sözleşmesi olmadığını, böyle bir sözleşme var ise dosyaya sunulması gerektiğini ancak dosyaya sunulmadığını, ayrıca tanığın, evin eksikliklerini bakmaya ... inşaat yetkilisi ile ... geldiğini ifade ettiğini, tanık ...'nun diğer ...'i tanımadığını, yerel mahkemenin tanığın bu beyanlarını dikkate almasının anlaşılır bir durum olmadığını, mahkemenin tanık ... ile diğer davalı ...'i yüzleştirmeden beyanlarına itibar etmesinin kanuna aykırı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava konusu bono suretinin incelenmesinden; 18/03/2014 tanzim tarihi, 01/09/2015 vade tarihli, 375.000,00 TL bedelli olduğu, borçlusunun davacı şirket, kefilin davacı ... , lehtarının davalı ... Ltd. Şti. olduğu anlaşılmıştır. <br>18/03/2014 tarihli sözleşme suretinin incelenmesinden, davacı ve davalı şirketler arasında imzalandığı, davacı ... 'nın garantör ve kefil sıfatı ile imzaladığı, sözleşmede ... şirketi tarafından ... Ltd. Şti'ye 375.000,00 TL bedelli çekleri kullanmak üzere vereceği, ...'un çekleri vadesinden önce ...'ye iade edeceği yada vadesinde ödeyeceği, çeklerin teminatı olarak 375.000,00 TL bedelli senedin ... tarafından ...'ye teminat olarak verildiği, çeklerin iadesi veya ödenmesi halinde tekrar ...'a iade edileceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır. <br>Antalya 13. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı ... tarafından davacılar aleyhine başlatılmış 375.000,00 TL asıl alacak, 1.500,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 376.500,00 TL alacak üzerinden takibe geçildiği anlaşılmıştır. <br>Bakırköy 12. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; dava dışı ... tarafından davalı ... ve ... aleyhine başlatılmış, 394.486,54 TL asıl alacak, 56.627,73 TL işlemiş faiz, 504,48 TL %0,30 Komisyon olmak üzere toplam 451.618,75 TL alacak üzerinden takibe geçildiği anlaşılmıştır. <br>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ...  ve ... Turizm Ticaret Anonim Şirketi, şüpheliler ..., ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti olduğu, suçun kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kılmak sureti ile dolandırıcılığa teşebbüs olduğu, suç tarihinin 23/11/2015 ve devamı olduğu, yapılan soruşturma sonucu; Antalya'da icra takibine konulan bono yönünden bonoyu şüpheli ...'den aldığı sırada şüphelinin dolandırıcılık suçunda unsur olan hileli bir hareketinin bulunmadığı, bonoyu şikayetçiden aldıktan sonra diğer şüpheliye vererek kullanmasının hile olarak kabul edilemeyeceği, zira bonoyu şikayetçiden almak suretiyle menfaat elde ettiği iddia edilmekle bu durumda bonoyu şikayetçiden aldığı andaki davranışında şikayetçinin kontrol yetkisini ortadan kaldıracak bir hileli hareketinin bulunmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki ihtilafın hukuki bir mesele olduğu ve çözüm yerinin ilgili hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla; Şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, şikayetçiler tarafından karara itiraz edildiği, itiraz üzerine Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 27/11/2017 tarihli, ... değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği uyaptaki belgelerden anlaşılmıştır. <br>Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; müştekiler ..., ... tarafından sanıklar ... , ..., suçun resmi belgede sahtecelik, kamu kurum ve kuruluşları, vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suç tarihinin 04/08/2016 olduğu, yapılan adli tıp kurumu incelemesinde senetteki imzaların ... ve ...'e ait olmadığının belirtildiği, Dairemizce uyap üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin  ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile, \"...Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespitine yönelik olarak; katılan ...'ün hazır edilerek; sanık ... 'ya sanığın savunmasında belirttiği şekilde herhangi bir çek verip vermediği, verdi ise daha sonra bu çekleri sanıktan geri alıp almadığı, aldı ise ne zaman, nerede ve kimden aldığı, sanık ...'ın işyerine gidip çekleri sanık ...'ın çalışanlarından alıp almadığı, bu sırada sanık ... ile telefonla konuşup çekleri alması karşılığında suça konu bonoyu orada düzenleyip sanık ...'ın çalışanlarına verip vermediği hususlarının ayrıntılı şekilde sorulması, beyanları doğrultusunda bu olaya ilişkin olduğu belirtilen kişilerin tanık olarak çağrılıp dinlenilmesi,  çeklerin alınıp bononun verildiği tarihte sanık ... ile Katılan ... arasında telefon görüşmesine ilişkin kayıtların BTK dan sorularak teyit edilmesi, ayrıca; olay tarihi ve öncesinde sanık ...'ın, sanık Tahsin'in kiracısı olup olmadığının, kiracısı ise hangi taşınmazını kiraladığının sorularak ilgili kolluk birimleri ve elektrik, su ve diğer sabit aboneliklerinin kimin adına olduğu ve kim tarafından ödendiğinin sorulup gerekmesi halinde ilgili kurumlardan teyit ettirilerek,  sonucuna göre eylemlerin TCK 159 maddesinde öngörülen hukuki alacağın tahsili amancına yönelik dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kanaatine varılması halinde CMK'nın 253. ve 254. maddelerinde öngörülen yöntemine uygun uzlaştırma işlemi de yapılarak sonucuna göre sanıkların  hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yargılamaya devamla hüküm kurulması kanuna aykırı, sanık ... müdafii, katılan ... vekili ve sanık ...  müdafiinin istinaf itirazları bu yönleriyle yerinde görülerek...\" gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği, imzaların ... ve ...'e ait olmadığına yönelik tespite yönelik ise bir bozma kararı verilmediği hususları anlaşılmıştır.<br>Somut uyuşmazlığa konu bononun incelenmesinde, senette, \"malen\" kaydının olduğu anlaşılmaktadır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E.,  ... K. Sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik \"bedel kaydı\"dır. Yinelemek gerekirse \"bedel kaydı\" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, soyut bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. <br>Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması, şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı \"malen\" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı \"nakten\" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. \t<br>Senette borcun nedeni \"mal\" ya da \"nakit\" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün, 2003/19-781 E, 2003/768 K. sayılı kararı) <br>Dosyada, davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde ve soruşturma sırasında verdiği ifadelerde senette malen yazılı olduğu halde davacıya nakit para verdiğini beyan etmiş, 50.000,00 TL banka havalesi yoluyla kalan kısmı ise elden nakit olarak ödediğini iddia etmiş ise de, dekontun incelenmesinde davalı ... tarafından davacı ...'a ... bankası aracılığıyla yapılan 50.000,00 TL'lik havalenin açıklama kısmında araştırma geliştirme ve kalkınma fonu ödemesi yazdığı, senede herhangi bir atıfta bulunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı tanığı ... ifadesinde davalının 50.000,00 TL havale, 350.000,00 TL'de elden para verdiğini beyan etmiş ise de, gerek havalenin açıklama kısmı, gerekse de elden yapıldığı iddia edilen ödemenin miktarı itibariyle yazılı bir delil ibraz edilemediğinden senedin düzenleme nedenini değiştiren davalı ispat yükünü üzerine aldığından savunmasını yazılı deliller ile ispatlayamamıştır. Bu yönüyle, mahkeme kabulü, davalı şirket bakımından doğru bulunmakla, davalı şirketin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Davalı ...'in istinaf incelemesine geçildiğinde;<br>Dava dilekçesinde, ...'in, dava dilekçesinde anlatılan hususlardan, bono ciro edilmeden önce haberdar olduğunu, bunu tanık beyanları ile ispatlayacağını belirtmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde, diğer davalı şirketin sahibi ve yetkilisi olan ...'e ... ilçesinde bulunan 20 dönüm arsasını sattığını, satmış olduğu bu arsa karşılığı davacıların borçlu olduğu bononun ... şirket sahibi ... tarafından ciro edilerek müvekkile verildiğini, senet vade tarihinde ödenmeyince müvekkili tarafından icra takibi başlatıldığını belirtmiştir.<br>Mahkemece yazılan yazı sonucu verilen ... Tapu Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevabında; Antalya ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... parsel numaralı taşınmazın ... Ltd. Şti., veya yetkilisi ...'e ait olmadığı anlaşılmıştır. 15/03/2015 tarihli harici satış sözleşmesinin incelenmesinden; davalılar arasında imzalanmış olduğu, ...'a ait ... İlçesi, ... parsel numaralı taşınmazın satışına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmede, tapunun hissedarlar arasında bölündüğünde tapudan resmi hisse devrinin gerçekleşeceği, satış tarihi itibariyle satılan tarlanın satılan miktarı ile ilgili her türlü ekip biçme ve tüm kullanım haklarının alcıya geçtiği, satıcının, satış karşılığı aldığı senedin vadesinde ödenme(me)si halinde icra yolu ile tahsil etmeye yetkili olduğu yazmaktadır.<br>Mahkemece,  davalı ... yönünden de senedin gayrimenkul satışı nedeni ile ciro edildiği ileri sürülmüş ise de, gerek tapuda yapılmış resmi bir satış bulunmaması, harici satım sözleşmesinin geçersiz olduğu gibi her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, gerekse de tarafsız tanık ... 'un yeminli beyanında önceden beri davalıların birbirini tanıyıp tanığın inşaatında birlikte eksikliklere baktıkları, burada da birlikte hareket ettikleri, davalı ...'ın senet nedeniyle borç olmadığını bildiği halde davacıların aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak senedi ciro yoluyla devralıp icra takibi başlattığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Belirtmek gerekir ki, 6102 Sayılı  Türk Ticaret Kanunu'nun 788. Maddesinde  emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çekin, ciro ve teslim yolu ile devredilebileceği,  yine aynı kanunun  790. maddesinde cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir.  Yine aynı kanunun 792. Maddesinde; \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür\" düzenlemesi yer almaktadır. Bu kanun hükümlerine göre çek hamili çeki iktisap ederken kötüniyetli ve ağır kusurlu olmadıkça çekin meşru hamili olup çekten kaynaklanan tüm müracaat  haklarını keşideciye, lehdara ve kendisinden önceki cirantalara karşı kullanma hakkına sahiptir.<br>Tanık ...  beyanında, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair bir şey bilmediğini, ... İnşaat şirketi yetkilisi ile davalı ...'ın evin eksikliklerini tespit için beraber geldiklerini, davalı ...'ı sadece orada gördüğünü, başka görmediğini beyan etmiştir. İş bu beyan davalı ...'in çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu ispata yeter değildir. Bunu gösterir bir beyan içeriği mevcut değildir. Mahkemece, tapuda yapılmış resmi bir satış bulunmaması, harici satım sözleşmesinin geçersiz olduğu gibi her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu hususlarına da dayanılarak, davalı ... sorumlu tutulmuştur. Söz konusu sözleşme taşınmaz devrini içerdiğinden ve resmi yolla yapılması gerektiğinden geçersizdir. Ancak, taraflar arasında geçersiz bir sözleşme yapılmış olması, tek başına çek hamilinin kötü niyetli olduğunu göstermez. Geçersiz sözleşmeye göre hak iddia edilmesi, buna karşı savunmalar, bu hususun uyuşmazlık konusu olacağı başka bir davada ileri sürülebilecek hususlardır. Dosya kapsamından, davalı ...'in  çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu ispat edilemediğinden, iş bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>6100 sayılı HMK m. 353/1,b-2 gereği; Bölge Adliye Mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.<br>Sonuç olarak, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... vekilinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>Davacıların Antalya 13. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasına konu 18/03/2014 tanzim, 01/09/2015 vade tarihli 375.000,00.-TL bedelli bono nedeniyle davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, <br>Davacıların davalı ... yönünden açtıkları davanın REDDİNE,<br>Yasal şartlar mevcut olmadığından davalı ... lehine İİK gereği tazminat takdirine yer olmadığına, <br>Alınması gerekli 25.616,25.-TL harçtan, peşin olarak alınan 6.404,07.-TL harcın mahsubu ile kalan 19.212,18.-TL harcın  davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden ALINMASINA,<br>Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı 35,90.-TL, tebligat gideri 252,90.-TL, müzekkere gideri 54,20.-TL, tercüman ücreti 300,00.-TL olmak üzere toplam 643,00.-TL yargılama giderleri ve peşin olarak alınan harç gideri 6.404,07.-TL olmak üzere toplam 7.047,07.-TL'nin davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacılara VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, <br>Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 60.000,00 TL nispi vekâlet ücretinin  davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacılara VERİLMESİNE, (Emsal; Yargıtay1. Hukuk Dairesi, 2022/3855 Esas, 2022/8088 Karar)<br>Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 60.000,00TL nispi vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE,<br>4-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalı ...'in istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalı ...'e İADESİNE, <br>b-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 25.616,25 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 6.404,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.212,19 TL istinaf karar harcının davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>c-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>d-Davalı ... tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 111,60 TL posta masrafı, tebligat gideri olmak üzere toplam 332,30 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE, <br>e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br> Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. \t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"521530cf7dc85d8b","SID":"7f4481d3369ae85b"}}