{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/354 - 2026/500<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/354 <br>KARAR NO\t: 2026/500<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/882 Esas - 2024/723 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 09/04/2026<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/04/2026<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ye ait ... plakalı minibüste şoför olarak çalışmakta iken 18.09.2020 tarihinde Ankara ili, Çankaya İlçesi, Yaşamkent Mahallesinde ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kullanmış olduğu ... plakalı aracın 204046233 numaralı poliçesi ile sigortalı olduğunu, İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün 2021/2411 Esas sayılı icra dosyası ile söz konusu kazaya istianeden ... Sigorta A.Ş. tarafından kazaya karışan diğer araçta oluşan hasar sebebiyle rucüen tazminat talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davacının bundan haberi olmadığını, kendisine tebligat yollanmadığını, söz konusu icra dosyasındaki alacağın tahsili için müvekkilin ... Bankasında bulunan döviz hesabına haciz şerhi konulduğunu ve hesaptaki paranın icra dosyasına gönderilerek dosya borcunun kapatıldığını, söz konusu kaza sebebiyle karşı tarafta oluşan maddi zarardan, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu sebeple taraflarınca Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2022/17088 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı sonrası takibin durduğunu belirterek, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2022/17088 Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, diğer davalıya ait ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde  Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu ve maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle araç başına 41.000,00 TL olduğunu, uyuşmazlık kapsamında davadan önce karşı yana 02/06/2021 tarihinde 15.000,00 TL değer kaybı tazminatı, 7.767,17 TL ek ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulünün mümkün olmadığını, zira burada fahiş hesaplamaların yer aldığını, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediğini ve iskonto uygulamadan hesaplamanın yapıldığını, rapor/faturanın hükme esas alınmamasını, bu konuda yeni bir rapor alınmasını, aracın onarılması halinde onarıma ilişkin fatura ve diğer belgelerin dosyaya sunulmadığını, bu nedenle zaman aşımına uğramış davanın reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının, makul gider kapsamında olmayan ekspertiz ücreti talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalılardan ..., davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/17088 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalılar aleyhine 49.073,94 TL asıl alacak ve 6.292,22 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 55.366,16 TL toplam alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2411 Esas sayılı dosya borcunun ifasının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalılar tarafından yasal süresi çerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı, eldeki davaya dayanak Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/17088 Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak olarak İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2411 Esas sayılı takip dosyasındaki borcun ifası gösterildiğinden, mahkemece bahsi geçen takip dosya incelendiğinde, dava dışı ... Sigorta tarafından işbu dosyanın davacısı ile davalıları aleyhine 38.176,50 TL asıl alacak ve 593,04 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 38.769,54 TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak olarak 18/09/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına ilişkin rücuen tazminat talebinin gösterildiği, dosya borcunun işbu davanın davacısı tarafından 49.073,94 TL ödemeyle kapatıldığı, bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın, tazminat alacağının rucuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davada çözümlenmesi gereken hususun ise davacının sürücü, davalıların işleten ve trafik sigortacısı bulunduğu ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı aracın karıştıkları 18/09/2020 tarihli kaza sonrasında üçüncü kişi zararını ödeyen davacı sürücünün, ödemiş olduğu tazminatı davalılardan rücuen tahsil edip edemeyeceği, edebilecekse ne kadar edebileceği noktalarında toplandığı, somut olayda, davacının sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı aracın 18/09/2020 tarihinde karıştıkları trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kaza tespit tutanağı ile her iki sürücüye de kusur atfedildiği, davalılardan ...'nin maliki olduğu ... plakalı aracın davalılardan ... Sigorta nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (KZMMS) ile sigortalı olduğu, poliçe vadesinin 01/06/2020-01/06/2021 tarihleri arasınında olduğu, poliçe vadesi dikkate alındığında poliçenin kaza tarihi olan 18/09/2020 tarihini kapsadığı, poliçenin teminat limitinin ise 41.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın maliki ... tarafından değer kaybına yönelik tahkim yoluna başvurulması neticesinde sigorta tahkim komisyonunun kararı üzerine toplam 22.767,17 TL ödeme yapıldığı, sigorta tahkim kararında davacıya %100 kusur verildiği, davalıya ise herhangi bir kusur verilmediği, ... plakalı aracın ise, dava dışı ... Sigorta nezdinde genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalandığı, poliçe vadesinin 29/11/2019-29/11/2020 tarihleri arasında olduğu, poliçe vadesi dikkate alındığında poliçenin kaza tarihi olan 18/09/2020 tarihini kapsadığı, meydana gelen kaza nedeniyle dava dışı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası kapsamında 49.642,00 TL ve 1.260,00 TL olmak üzere toplam 50.902,00 TL hasar ödemesi yapıldığı, hasar dosyası uyarınca meydana gelen trafik kazasında davacıya %75 kusur, sigortalıya ise %25 kusur atfedildiği, zaten dava dışı ... Sigorta da yukarıda detaylarına yer verilen İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2411 Esas sayılı dosyasında başlattığı takibi, yapılan ödeme olan 50.902,00 TL'den sigortalının kusuru olan %25 kusur indirildiğinde ulaşılan 38.176,50 TL üzerinden başlattığı, alınan bilirkişi raporuyla davacının meydana gelen kazada %75 kusurlu olduğu, davalının ise %25 kusurlu olduğu, gerek dava dışı ... Sigorta tarafından yapılan hasar ödemesi gerekse davalılardan ... Sigorta tarafından yapılan değer kaybına ilişkin ödemenin gerçek zararı karşılar mahiyette olduğu tespitlerine yer verildiği, davacı sürücünün, %75 kusuruyla sebebiyet verdiği kaza nedeniyle ödemek zorunda kaldığı bedeli araç işleteninden rücuen talep edemeyeceği, meydana gelen kazada davalı ...'nin kusuru bulunmadığı, dış ilişkideki sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinden kaynaklandığı, iç ilişkide kazaya kusuruyla neden olan sürücüye karşı sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmekle, davanın araç maliki ... yönünden reddedildiği, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 41.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketince davadan önce 22.767,17 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin Tahkim Komisyonu kararına binaen yapıldığı ve mahkemece alınan bilirkişi raporuyla da gerçek ödeme olarak nitelendirildiği, bu nedenle poliçe teminat limitinden yapılan ödeme mahsup edildiğinde davalı sigorta şirketinin ödemek zorunda olduğu bakiye tazminat miktarının 18.232,83 TL olduğu, davacının bu bedel açısından davalı sigorta şirketine rücu koşullarının oluştuğu  gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalılardan ... yönünden açılan davanın reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'ye verilmesine, davalılardan ... Sigorta A.Ş. yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, adı geçen davalının Ankara 31. İcra Dairesi’nin 2022/17088 takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 18.232,83 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebin reddine, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (3.646,566 TL) icra inkar tazminatının davalılardan ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı Halil ARTUK vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... bakımından davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil davacının kaza tarihinde, araç maliki ... 'ye ait ... plakalı minibüste şoför olarak çalıştığını, davalılardan ... araç maliki olarak, davalı ... Sigorta sigorta şirketi olarak; İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün 2021/2411 E. sayılı dosyasında talep edilen alacaktan sorumlu olduklarını, nitekim iş bu icra takibinde; müvekkili davacı ve davalılar müştereken ve müteselsilen borçlu olmalarına rağmen, dosya borcunun müvekkili tarafından kapatıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nu madde 167'de; 'Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.' denildiğini, buna rağmen mahalli mahkeme kararında; davacının kazanın oluşumundan meydana gelen zarara bizzat kendisi sebebiyet verdiği, bu nedenle meydana gelen kazada davalı ...'nin kusuru bulunmadığı, dış ilişkideki sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinden kaynaklandığı, iç ilişkide kazaya kusuruyla neden olan sürücüye karşı sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmekle, davanın araç maliki ... yönünden reddedildiğini, oysa ki; müvekkilinin kendi zararı nedeniyle bir talepte bulunmamakta, İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün 2021/2411 E sayılı dosyasında talep edilen alacaktan doğan 3. kişinin zararını tek başına giderdiği için talepte bulunduğunu, eğer kaza sebebiyle müvekkil yaralanmış olsaydı, hastane masrafları gibi bir talepte bulunsaydı veya cep telefonunun kırılması gibi şahsi bir zararını, araç malikinden talep etmiş olsaydı mahkemenin gerekçesinin kabul edilebileceğini, müvekkilimin talep ettiği zararın, kendi şahsi zararı olmadığını, müvekkilin zararı, İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün 2021/2411 E sayılı dosyasında talep edilen yine aşamalarda davalı ... Sigorta AŞ, bakımından  T-204046233-0-0 no.lu ZMMS'ye göre, kaza başına teminat tutarı 82.000,00-TL olduğunu,  dosya kapsamında mevcut 3.4.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde, teminat miktarının 41.000,00-TL olduğu hususuna itiraz etmiş olmalarına rağmen teminat limitinin 41.000-TL üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, AAÜT 13. maddenin 2. fıkrasına göre hükmedilen vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemezken, davalı ... Sigorta AŞ. bakımından vekili lehine hükmedilen 30.000,00-TL vekalet ücreti ve davalı ... bakımından vekili lehine hükmedilen 30.000,00-TL vekalet ücreti fazla olup, icra takibinin devam edeceği tutarın, davalılar vekillerine ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin çok altında kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDosya içeriğinden davacının davalı ...’ye ait araçta  ... plakalı minibüste şoför olarak çalışmakta iken; 18.9.2020 tarihinde Ankara İli, Çankaya İlçesi, Yaşamkent Mahallesinde, ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsili talebiyle açıldığı anlaşılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK’nın “Dava Şartları” başlıklı 114/1-c bendinde; “Mahkemenin görevli olması” dava şartları arasında sayılmış, aynı Kanun’un “Dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115/1. maddesinde; “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” düzenlemelerine yer verilmiş ve devamında dava şartı noksanlığının tespiti halinde uygulanacak hükümler düzenlenmiştir.<br>\tDava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlar olup varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilebileceği gibi taraflarca da noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Dava şartları mahkemeye, taraflara ve dava konusuna ilişkin olmak üzere üç ayrı ana bölümde incelenmelidir. Dava şartlarının hangi sıraya göre incelenmesi gerektiği konusunda açıklık olmamakla birlikte 6100 sayılı HMK’nın 143/2. maddesi uyarınca öncelikli olarak mahkemeye ilişkin dava şartlarının incelenmesi gerekir.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 1. maddesinde; \"Mahkemelerin görevi, ancak Kanun'la düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.\" hükmüne yer verilmiş olup görev hususu mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.<br>\t4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinde Kanun'un kapsamı belirtilerek; “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” düzenlemesi yer almış, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde ise, 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin, iş mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.<br>\tBu durumda öncelikle yukarıda açıklanan Kanun hükümlerine ve ilkelere uygun olarak, davacı tarafından zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsili talebiyle açılan davada, olay tarihinde araç sürücüsü olan davacının davalı ...’nin çalışanı ve şoförü olduğu ileri sürüldüğünden, öncelikle davacı ile davalı ... arasında olay tarihi itibariyle işçi-işveren ilişkisi bulunup bulunmadığının saptanması, trafik iş kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi hükümleri uyarınca iş mahkemelerinin görevli olduğu nazara alınmak suretiyle görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak görev hususunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/12/2024 tarihli, 2022/882 Esas - 2024/743 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca  KESİN olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd688c7fd4e8c6b8","SID":"6020d1c507f239cb"}}