{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1251 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/375<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/11/2022<br>NUMARASI\t: 2015/993 Esas, 2022/719 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ <br>KARAR TARİHİ: 12/03/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br> Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesi ile; tarafların 22.06.2015 tarihli sözleşme ile yemek ve tabildot hizmeti verilmesi hususunda anlaştığını, davalının yemek ücretine ilişkin faturaları düzenli ödememesi ve müvekkili çalışanlarına uygun çalışma ve barınma koşullarını sağlayamaması nedeniyle hizmeti sonlandırdıklarını, bunun üzerine davalının ihtarname ile zararının tazminini talep ettiğini, davalının zarara uğradığına dair beyanının gerçeği yansıtmadığını, işin 26.08.2015 tarihinde sona ereceğinden davalının bilgisi bulunduğunu, itirazın iptali davasında takas mahsup taleplerine rızaları olmadığını, ödenmeyen fatura bedellerinden doğan alacaklarının tahsili için İstanbul 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, takipte alacak miktarını 195.450,60 TL göstermişlerse de, davalının daha önce ödediği 20.000,00 TL'nin sehven alacaktan düşülmediğini, ödeme emrinin davalıya tebliğinden sonra davalının 46.636,00 TL ödeyerek takibe itiraz ettiğini, davalı takibe itirazında 128.824,00 TL zarara uğradığını  beyan etmişse de, müvekkilinin zarar verecek bir eylemi olmadığını, sehven alacaktan düşülmeyen ve takipten sonra ödenen miktarın düşülmesinden sonra alacak miktarının 128.824,00 TL olduğunu ileri sürerek bu asıl alacak miktarı yönünden davalının itirazının iptaline ve % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevabında; davacı ile ... isimli filmin 8-12 hafta sürmesi öngörülen cekim sürecinde yemek hizmetlerini karşılamak için sözleşme yapıldığını, çalışanları ile davacı arasındaki sorunlar nedeniyle davacı çalışanların bir kısmının işi bıraktığını, sonrasında diğer çalışanlarında eleman eksikliği ile işi bıraktığını ve davacının seti terk ettiğini, bu nedenle açık arazide çekim yapan set ekibinin zor durumda kaldığını, ihtarname ile, işin bırakılması nedeniyle oluşan zararın talep edileceğini beyan ettiklerini, davacının cevabi ihtarnamede, uydurma bir bahane ile işi bıraktığını beyan ederek o tarihe kadar gündeme gelmemiş faturaların ödenmesini talep ettiğini, davacının işi bırakarak sözleşmeyi ihlali nedeniyle bir günlük çalışamama ve fazladan ödenmek zorunda kalınan kiralar ile başka bir şirketten alınan yemek hizmeti ücreti farkı nedeniyle zarara uğradıklarını, zarar miktarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 128.824,00 TL olduğunu, davacının faturaları incelenerek uğradıkları zararı mahsup ettiklerini ve geriye kalan  46.636,00 TL'yi ödediklerini, bu nedenle borçları bulunmadığını savunarak davanın reddine ve davacının alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece;  davalının ödemediği iddia edilen ve dava konusu edilen faturaların 8. ve 9. haftalara ilişkin olduğu, davalı ticari defterlerinde 8. ve 9. hafta faturalarının kayıtlı olmadığı, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre ilk 7 haftalık döneme ilişkin davacıya 34.021,40 TL borçlu olduğu, davacının 6. ve 7. haftalarda sözleşmelerde kararlaştırılan menü fiyatlarında artışa gidip, faturaların artış yapılan miktarlar üzerinden davalıya keşide edildiği, bu haftalara ilişkin faturaların davalı ticari defterlerine itirazsız kaydedildiğinden 6. ve 7. haftalara ilişkin faturalar yönünden değerlendirme yapılmadığı, ancak davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 8. ve 9. haftalara ilişkin hesaplamaların sözleşme gereği, haftalık çizelge verilerine göre hesaplanması gereken miktar üzerinden yapıldığı, 02/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda 8. haftanın fatura bedeli sözleşme fiyat tarifesi ve haftalık çizelge verilerine göre 58.160,40 TL olarak, 9. haftanın 21.837,60 TL olarak hesaplandığı, bu hesaplamaların hükme esas alındığı, ayrıca davacının 8. hafta fatura bedeline 3.540,00 TL tutarlı araç kaza masrafı kalemi dahil ettiği, bu zararın davalının kusuru sebebiyle kaynaklandığına dair dosyada delil bulunmaması sebebiyle bu bedel dahil edilmeksizin hesaplama yapıldığı, sonuç olarak davacının 26.08.2015 tarihine kadar sunduğu yemek hizmeti için ilk 7 haftalık dönem için 34.021,40 TL, 8. hafta için 58.160,40 TL, 9. hafta için 21.837,60 TL olmak üzere toplam 114.019,4‬0 TL alacaklı olduğu;  davacının işi bırakması sonrasında davalının ikame hizmet sağladığı anlaşıldığından, davalının hizmetin verilmemesi nedeniyle zarara uğradıkları savunmasına itibar edilmediği, bu sebeple davalının mahsubunu talep ettiği gecikme sebebiyle oluştuğunu iddia ettiği zarar kalemlerinin kabul edilmediği, ayrıca davalı işin bırakılması sonrası dava dışı şirketten aldığı hizmetin ücreti farkı nedeniyle zarara uğradığı savunmuşsa da, üçüncü kişiden alınan hizmet bedelinin daha düşük olduğu ve davalının bu kapsamda da zararı bulunmadığı, bu nedenle davacının alacağından düşülmesi gereken bir alacak bulunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 114.019,40 TL asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının iptaline, fazlaya dair talebin reddine, hükmedilen alacağın % 20'si oranında 22.803,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsilinekarar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin yemek hizmetinin başka yerden sağlanması nedeniyle aksama yaşanmadığını kabul etmesinin hatalı olduğunu, davacının yemek hizmeti vermeyi bırakması üzerine açık arazide çekim yapan setin şehre taşınmak zorunda kaldığını ve ekibe yemek sağlandığını, ... Film çekiminin, 1915 yılında yaşandığı gibi tehcir kolunun geçtiği gerçek güzergah üzerinde yapıldığını, bu güzergahın tarihi olayın niteliği gereği yerleşim yerlerinden özellikle uzak yerlerden geçirildiğini, medeniyetten uzakta çalışırken her defasında yemek yiyip gelme ve tekrar çalışma diye birşeyin olamayacağını, sırf bu nedenle tüm set için doğan bazı cüzi ekstra ücret, taşıma, konaklama vs. masrafların gözardı edildiğini, karşık hesaplarla tespit edilen alacağın da likit olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, yemek hizmet bedellerinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamından; davacının üç adet faturaya dayanarak toplam 195.450,60 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının alacağın 46.536,00 TL'sini ödeyerek, kalan 19.990,60 TL alacağın mevcut olmadığı, 128.824,00 TL'nin ise takas edildiği gerekçesiyle bakiye miktar yönünden takibe yasal süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının 128.824,00 TL alacak yönünden davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamını talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece; davacının verdiği yemek hizmeti nedeniyle  114.019,4‬0 TL alacaklı olduğu, davacının yemek hizmetini vermeyi bırakmasından sonra davalının aksama yaşanmadan başka yerden daha düşük fiyatla yemek hizmeti aldığı ve zararının bulunmadığı, bu nedenle davalının alacaktan düşebileceği bir zararı bulunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.<br>1-Davalı vekili, davanın heyetle görülmesi gerektiğini ileri sürmüşse de, dava tarihi 2015 yılında yürürlükte olan 5235 Sayılı Yasa'nın 5. maddesi uyarınca, dava değeri 300.000,00 TL'nin üzerindeki uyuşmazlıklara heyet ile bakılması gerektiğinden ve eldeki dosyada dava değeri 128.824,00 TL olduğundan davanın tek hakimle yürütülmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır.<br>2- Davalı vekili, davacının yemek hizmetini bırakması nedeniyle işin aksadığını ve başka yerden yemek hizmeti almak zorunda kalarak zarara uğradıklarını, zarar miktarı davacı alacağından indirildiğinde, davacının alacağının kalmayacağını belirterek hükmü istinaf etmiştir.<br>Davacı, ödemelerin düzenli yapılmaması ve  çalışanlarına uygun çalışma ve barınma koşullarını sağlayamaması nedeniyle hizmeti sonlandırdıklarını ileri sürmüştür.<br>Taraflar arasında yemek hizmeti sözleşmesi imzalandığı hususunda ihtilaf yoktur. Sözleşmenin 1.6 maddesinde yapılacak iş, uzun metraj siname filmi için davalı bünyesinde çalışan kişilerin çalıştıkları sinema setinde davacı tarafından sözleşme hükümlerine uygun olarak davacı mobil mutfağında üretimi yapılan yemeklerin servise hazır halde getirilmesi, davalının belirteceği yerde yemek servisinin yapılması, tüm gün ekip personelinin çay, kahve, su, soda, limonata vb. içecek ihtiyaçlarının karşılanması, bulaşıkların ve yemeğe ait çöplerin toplanması olarak tanımlanmıştır. <br>Sözleşmenin konusu 2. maddede, 1.6 sayılı maddede tanımlanan işin 22.06.2015 tarihinden itibaren 8 ile 12 hafta arasında ifa ve ikmal edilmesi olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin süresi 10. maddede 22.06.2015 tarihinden 15.09.2015 tarihleri arası olarak kararlaştırılmıştır. <br>Sözleşmenin bedeli 4. maddede her öğün için ayrı ayrı hesaplanmış olup, 4.4. maddede sözleşmenin imzalanmasını takiben 20.000,00 TL iş avansı ödemesi yapılacağı, 4.5. Maddede hizmet verilen hafta içerisindeki işlerin faturalandırılıp repo sonrası oluşan alacak bakiyesinin tamamının takip eden 5 iş günü içerisinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde sözleşmenin sona erme halleri kararlaştırılmış olup, hizmet alan davalının hizmet bedellerini sözleşmenin 4.4. maddesinde belirtilen şekilde ödeyememesi halinde ve yine davalının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü davacı hizmet veren tarafından yapılan uyarıya ve verilen süreye rağmen yerine getirmemesi durumunda davacının herhangi bir ihtara gerek olmaksızın sözleşmeyi sona erdirebileceği belirtilmiştir.Sözleşmenin 7.2 fıkrasında, müşterinin mamul ve yemek bedellerini 4.4 maddede belirtilen şekilde ödeyememesi halinde davacıya derhal ve ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi sona erdirme hakkı tanınmıştır. Hernekadar madde de 4.4 maddesinden bahsedilmişse de, 4.4 maddesi sözleşmenin imzalanmasını müteakip yapılacak avans ödenmesine ilişkindir. Sözleşmenin 4.5 maddesinde ise hizmet verilen hafta içerisinde işlerin faturalandırılacağı ve alacak bakiyesinin tamamının takip eden 5 gün içerisinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Davacıya sözleşmeyi tek taraflı ve derhal feshetme yetkisi tanınan sözleşmenin 7.2 fıkrasında avans ödemesinden değil, mamul ve yemek bedellerinin ödenmemesinden bahsettiğine göre, anılan madde ile kastedilenin, müşterinin 4.5 maddesine göre fatura bedellerini ödememesi halinde davacıya sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkı tanınması şeklinde olduğu anlaşılmalıdır.<br>Somut uyuşmazlıkta 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; 20.07.2015 tarihli faturanın 1 gün gecikme ile, 27.07.2015 tarihli faturanın 7 gün gecikme ile, 31.07.2015 tarihli faturanın 1 ve 3 gün gecikme ile, 03.08.2015 tarihli faturanın 2 gün gecikme ile, 17.08.2015 tarihli faturanın 20 gün gecikme ile ödendiği; 18.07.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da; davalının 8 faturanın üçünü ödeme gününde öderken, diğer 5 faturayı toplam 23 gün gecikmeli ödediği tespit edilmiştir.<br> Bu durumda davalı, davacının yemek hizmeti için düzenlediği faturaları sözleşmenin 4.5 maddesinde kararlaştırılan sürede ödemediğinden, davacının 26.08.2015 tarihinde tek taraflı olarak yemek hizmetine vermeyi sonlandırması haklı nedene dayanmaktadır. Davacı sözleşmenin 7.2 maddesi gereği haklı nedenle işi ifa etmeyi bıraktığına göre, sözleşmeye aykırı davranışı ile sözleşmenin sona erdirilmesine neden olan davalının, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle uğradığı zararı talep etmesi mümkün değildir. Böyle olunca ilk derece mahkemesinin davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle davacının hizmeti sonlandırdığı, bu nedenle davalının uğradığı zarar talebinin alacaktan düşülemeyeceğine karar vermesi gerekirken, davalının alacaktan düşülecek bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davalının takas talebini reddetmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın gerekçesinde hata edildiğinden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması gerekir.<br> Sonuç olarak davacının yemek hizmeti verdiği ve davacının ödenmeyen hizmet bedelinin miktarı hususunda istinaf nedeni bulunmadığı, buna göre davacının 114.019,4‬0 TL alacaklı olduğu, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshine neden olan davalının sözleşmenin sona ermesinden doğan zarar talebinin reddi gerektiği gözetildiğinde yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulü ile 114.019,40 TL asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmesi gerekir.<br>3- İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2 maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir.<br>Somut olayda fatura ile belirlenen ve ticari defterlere kaydedilen alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekir.<br>Açıklanan nedenler ile kararın gerekçesinde hata edildiğinden HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 2. madde de belirtilen neden ile kabulü ile yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,  İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/993 Esas, 2022/719 Karar sayılı ve  16/11/2022<br> tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE,<br>Davalının İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen İPTALİ ile, takibin 114.019,40 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,<br>b)Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>c)114.019,40 TL asıl alacağın %20'si oranında 22.803,848 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 7.788,66 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.222,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.565,91 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>e)Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı ile 1.222,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>f)Davacı tarafından karşılanan toplam 2.875,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranı üzerinden hesaplanan 2.544,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>g)Davalı tarafından karşılanan toplam 2.145,00 TL  yargılama giderinden davanın kabul-ret oranı üzerinden hesaplanan 246,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>ğ)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>h)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 14.804,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,  <br>İstinaf Giderleri Yönünden<br>3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı tarafından yatırılan 1.677,32 TL harçtan mahsubu ile bakiye 945,32 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,<br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/03/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6005ddff84d295b1","SID":"3bbdd850cd14e69e"}}