{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/288 <br>KARAR NO:2026/506<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAH.<br>TARİHİ:25/11/2021<br>NUMARASI:2019/915 Esas - 2021/839 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:08/04/2026<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar  arasında 22.06.2015 tarihli Servis Noktası Sözleşmesi imzalandığı, şirket kayıtlarında mevcut bulunan cari hesap ekstreleri incelendiğinde Davacının verdiği hizmetler karşılığında davalının henüz halen ödemesini yapmamış olduğu 12.915,96-TL borç bakiyesi bulunduğunu, İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyası icra takibi başlatıldığı ancak süresi içerisinde yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğu belirterek, davalı  borçlu şirketin icra dosyasına vaki haksız kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli davalı/borçlunun % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçlu yana yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafından açılmış hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali davasını kabul etmediklerini, İstanbul Anadolu 14 İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının bulunduğunu, icra takibine yetki yönünden itiraz ettiklerini, haksız ve mesnetsiz dava nedeniyle uğranılacak her türlü maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini, esasa girilmesi halinde hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"...Davacı davaya konu fatura içeriğinde yer alan  hizmetleri davalıya teslim ettiğini ispat mecburiyeti altındadır. Tarafların ticari defterleri incelendiğinde, davacının davaya konu faturayı davalıya tebliğ ettiği ancak davalının faturaya itiraz ettiği, davacının faturayı defterlerine kayıt ettiği ve vergi dairesine bildirdiği , davalının  ise faturaya itiraz edip defter kayıtlarına almadığı , faturaya itiraz ederek içeriğini kabul etmediği, faturanın irsaliyeli fatura olması ancak teslim alan kısmında imza bulunmadığı  bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının üzerine düşen hizmetin teslimine ilişkin ispata yarar delil  sunmadığı gibi bilirkişi raporu sonrasında sunduğu beyan dilekçesi ile iddiasını genişletecek beyanlarda bulunduğu, aslında davalının makinası üzerinde değil davalının aralarında yer alan anlaşmaya göre bir başkasının makina onarım ve bakımını yapması gerekirken kendi müvekkilinin yaptığı borcun kaynağının bu durum olduğunu beyan ettiği, ayrıca teslim hususunun yerleşik içtihatlar gereği tanıkla ispat olunamayacağı  bu nedenle mahkememizce tanık dinlenmediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine\" dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili tarafından süresinde sunulan  istinaf dilekçesinde;Davacı  şirketin , davalı servis noktası olduğu için ... adasında makinesi arızalanan ... firmasının makinasını tamir etmesi için davalıyı yönlendirdiğini, davalının makina motor revizyonu tespitinde bulunduğunu fakat motoru hatalı topladığını sonrasında hatasını kabul etmediğini, ... hatalı olduğu halde hatasını kabul etmeyince müşterinin mağdur olmaması için motoru davacının alıp topladığını, davalı ...'ın yapması gereken onarımın davacı tarafından üstlenerek söz konusu maliyetin davalıya fatura edildiğini, dosya kapsamında belirtilen... nolu faturanın isim benzerliği nedeniyle sehven ... firmasına kesildiğini, sonrasında hata farkedilerek fatura üzerinde gerekli düzeltmenin yapıldığını, servis formlarından ve bu formlar içerisinde yapılan işlemlerden anlaşılacağı üzere gerekli servis hizmetinin sağlandığını, faturaya  ve dolayısıyla icra takibine ve akabinde itirazın iptali davasına konu tutarın  KDV dahil 12.915,96-TL olduğunu, verilen hizmetin servis formları ve diğer belgelerle sabit olduğunu, firmanın saygınlığının dava konusu tutardan daha önemli olduğunu, borcun zaten ortada olduğunu, davalının davacıya borçlu olup ödemekten imtina ettiğini belirterek  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, fatura alacağının ödenmesi amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.Davaya konu İstanbul 14. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, borçlunun ise davalı  olduğu, cari hesap alacağına dayalı olarak 12.915,96 TL  alacak yönünden 28/12/2017  tarihli takip başlatıldığı ve davanın yasal sürede açıldığı  tespit edilmiştir.Mahkeme tarafından ön inceleme duruşmasında, davalının yetki  itirazının davaya  konu  borcun niteliği  göz önününde  bulundurulduğunda TBK 89, HMK 10, İİK 50 maddeleri  uyarınca  reddine  karar verilmiştir. Bilirkişi raporları;23/03/2021 tarihli bilirkişi raporda, davalının iş yerine gidilerek yasal defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davalının 2017 ve 2018 yılları yasal defterlerinin açılış tasdikinin olduğu ancak kapanış tasdikinin olmadığı, yine davacının takibe konu etmiş olduğu yapılan 16/02/2017 tarih ve ...-...seri nolu 12.915,96-TL KDV dahil tutarlı faturaların davalının yasal defterinde kayıtlı olmadığı yönünde tespitte bulunulmuştur. Davacı şirketin defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda,  davacı şirket tarafından ibraz edilen 2017,2018,2019 yıllarına ilişin ticari defterlerin, açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı şirketin defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu,  tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 16/02/2017 tarihli ... nolu 12.915,96-TL tutarındaki irsaliye faturanın takipteki alacağı oluşturduğu, davacının davalıdan iş bu fatura alacağından başkaca cari hesap alacağının bulunmadığı, dava/cevap dilekçelerinden anlaşıldığı üzere iş bu faturayı davacının davalıya tebliğ ettiği ancak davalının iş bu faturayı kabul etmeyerek davacıya iade ettiği, iş bu faturanın irsaliye fatura olduğu ve teslim alan kısmında imzanın bulunmadığı, iş bu faturaya dayanak olan imzalı servis formlarında davalı firmanın unvanının bulunmadığı, iş bu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, iş bu faturayı davacı şirketin form BS ile Gelir İdaresi Başkanlığına bildirdiği ancak davalının Form BA beyanlarında olmadığı tespit edilmiş olup iş bu faturadaki ürün hizmetlerinin davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin ispata muhtaç olduğunu belirtmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine  dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 22/06/2015 tarihli Servis Noktası Sözleşmesi düzenlenmiştir. Anılan sözleşmede, davalı ''servis noktası''olarak  adlandırılmış olup, iş bu sözleşme konusunun servis noktasının 3. Şahıslar ve/veya davacı tarafından gelen talepler üzerine sadece ... iş makinalarına Ek -1  dosyada tanımlanan  satış sonrası hizmetlerin yerine getirilmesine ilişkin olduğu, servis noktası , davacı veya 3. Kişiler tarafından gelen her talebi servis programına alıp, davacının belirleyip ileteceği öncelikleri göz önüne alarak gerekli arıza, onarım ve bakımlarını  davacı ile yazılı olarak mutabık kalınarak atölyesinde veya 3. Kişilerin şantiyesinde yapacağı, 3. Şahısların satış sonrası hizmetin tam ve gereği gibi yapılmadığı yönündeki iddialarına karşı 3. Şahısları ( 3. Şahıs tarafından tam ve/veya gereği gibi yapılmadığı iddia edilen servis hizmetini yedek parça , servis ve işçilik ücreti de dahil olmak üzere ücretsiz olarak eksiksiz ve kusursuz şekilde düzeltmek, hizmetin tam ve gereği gibi yapılmaması nedeniyle oluşmuş/oluşabilecek doğrudan ve /veya dolaylaı zararları tamamını karşılamak) tazmin etme yoluna gidileceği, garanti kapsamında yapılacak işlerde servis noktasının, davacıdan yazılı onay alarak kendi stoğundan veya davacıdan yedek parça temin ederek işlemi yapıp davacıya faturalandıracağı belirtilmiştir. Yine sözleşmenin ''SÖZLEŞME BEDELİ'' başlıklı maddesinde , davalının , davacıya saat başına 50 TL (kırkbeş TL) saat işçilik ücreti, kilometre başına 0,5 TL /km yakıt ve amortisman bedeli, yolda geçen süre için 35 TL saat ücreti fatura edileceği belirtilmiştir. Somut davada, davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacı defterine gör takip tarihi itibariyle davacının 12.915,96 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Talimat ile alınan raporlarda davalı tarafın 2017 ve 2018 yılına ilşkin ticari defterini usulüne uygun tutmadığı belirtildiğinden davalı tarafın ticari defterinin lehine delil teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır.Dava dilekçesine ekli ve fotokopi olarak sunulan faturalar incelendiğinde, 16.02.2017 tarih ve ... numaralı 12.915,96 TL bedelli irsaliyeli  faturanın davacı tarafça dava dışı ...Şti adına düzenlendiği, fatura üzerinde düzeltme yapılmak suretiyle davalı şirketin adını yazıldığı, ''teslim eden'', '' teslim alan'' kısmında imzanın bulunmadığı  ve ''...'' başlıklı servis formunda... firmasının adının yazılı olduğu anlaşılmaktadır.Davalı şirketin yukarıda açıklanan faturayı form BA ile Gelir İdaresine Başkanlığına bildirmemiştir.Uyuşmazlığa konu icra takip dosyasına davalı vekili tarafından sunulan 10/01/2018 tarihli itiraz dilekçesinde, takibe konu edilen  16.02.2017 tarihli faturanın davalı şirket tarafından 24/02/2017 tarihinde iade edildiği ve 27/02/2017 tarihinde icraya konu edilen faturaların teslim edildiği belirtilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporlarında davalının faturayı kabul etmeyip, davacıya iade ettiği belirtilmiş ancak süresinde /süresinden sonra iade yapıldığı konusunda bir tespit yapılmamış ise de, davalının  faturayı 24/02/2017 tarihinde iade ettiğine yönelik beyanına bir itiraz ileri sürülmediğinden bu tarihte yani süresi içinde faturanın iade edildiğinin kabulü gerekmiştir.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı;\"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..\" şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.\"Somut uyuşmazlıkta yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca süresinde davalı tarafça iade olunan fatura nedeniyle  faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması gerekmektedir.Davacı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ... Adasında arıza yapan dava dışı ... firmasının makinasını tamir etmesi için davalıyı yönlendirdiğini, davalının motor revizyonu tespitinde bulunduğunu ancak motoru hatalı topladığını ve hatasını kabul etmediğini, davacının ise müşterinin mağdur edilmemesi adına makinasını monte ettiğini ve uyuşmazlığa konu faturanın düzenlendiğini belirtmiş ise de, davalının iddia olunan dava dışı şirkete ait motorun hatalı toplanıldığı iddiasına dayanak somut bir delil ( delil tespiti  gibi) sunulmadığı ve davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmaktadır.İş bu nedenle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a   bendi gereğince kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 08/04/2026 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32066372bdab799e","SID":"072a189aa3b50ce6"}}