{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/12/2025<br>NUMARASI\t: ... D.İş Esas - ... D.İş Karar<br>TALEP EDEN: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>KARŞI TARAF: ........ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 06/04/2026<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 06/04/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik karşı taraf tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Talep eden vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle Müvekkili ........ ile ........ arasında 21.07.2014 tarihinde Konya İli Ilgın ilçesi Köklüce Mevkiinde uhdenizde bulunan 68937 ruhsat numaralı kömür sahasında “ 2 yıl süre ile yılda 300.000 ton (+,-%20) kömür istihracı yaptırılması işi” kapsamında sözleşme imzalandığını, bahse konu saha ........’ye ait olup müvekkilinin sadece sahada kömür çıkarma işi yapılması konusunda anlaştığını,  ancak ocakta bulunan kömür sözleşmede belirtilen şartları taşımadığı için kalori değerleri yönünden yeniden protokol düzenlendiğini, kömürün aylık termin programının ........ tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra müvekkilinin üzerine düşeni yaptığını ve üretime başlamış olmasına rağmen üretilen kömürlerin ........  tarafından sahadan alınmadığını, ........ tarafından sözleşme gereğince vermesi gereken termin programının bir türlü verilmediğini, tam aksine üretimin durdurulmasının istenildiğini, bu hususta defaatle ........ ’ye termin programının bildirilmesi, kömür alınıp alınmayacağı bildirilmiş olmasına rağmen herhangi bir dönüş alınamadığını, ancak bu süreçte müvekkilinin sahada eleman bulundurduğunu, nezaretçi görevlendirdiğini, iş makinesi bulundurduğunu, bunlara ilişkin müvekkilinin masraflara katlanmak zorunda kaldığını, ........ nin sözleşme gereğince termin programı vermesi yerinde müvekkiline 18.12.2025 tarihli yazısı ile; mezkur sözleşmenin ihtarname tarihi itibariyle haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin sözleşme imzalanması ile ........'ye Konya Ticari Şube tarafından müvekkili lehine düzenlenmiş 12/12/2018 tarihli ........ nolu ve 2.090.000,00TL bedelli teminat mektubunu teslim ettiğini, bu mektubun halen karşı tarafın elinde bulunduğunu ve teminat mektubunun nakde çevrileceği bildirildiğini, bahse konu sözleşmenin ........ tarafından haklı bir neden olmaksızın tek taraflı olarak fesih etdildiğini, sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirmeyen, sözleşmede belirtilen miktarda kömürü teslim almayan, üretilen kömürü bile sahadan çekmeyen, çalışmaları durduran, çalışmayı durdurması nedeniyle müvekkilinin oluşan zararların karşılamayan ve bu yöndeki talepleri karşısında sözleşmeyi haksız olarak tek taraflı olarak fesih eden ........ ’nin iyiniyetli olmadığını, teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi durumda müvekkilinin itibar kaybına uğrayacağını gibi ileride çok daha güç ve telafi edilmesi imkansız sonuçlar ortaya çıkaracağını ileri sürerek, teminat mektubunun nakde çevrilmemesi yönünden ihtiyati tebri kararı verilmesini istemiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince verilen 31/12/2025 tarihli D.İş kararı ile: \"...6100 s. HMK.nun 389/1. maddesine göre, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"<br>6100 s. HMK.nun 390. maddesine göre, \"(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" <br> 6100 s. HMK.nun 391. maddesine göre de, \"(1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.\" <br> 6100 s. HMK.nun 392. maddesine göre de, \"(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir.\"<br>T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 09/04/2012 Tarih ve 2012/1791 Esas-2012/2330 Karar sayılı ilamında;<br>\"Dosyada mevcut delillere göre tedbir talep edenin aldığı bilirkişi raporunda 744.168,98 TL alacağı olduğu, davalı tarafından yaptırılan delil tespiti sonunda verilen raporda da davacı alacağının 287.945,00 TL + KDV olduğu açıklanmıştır. Dava tarihine kadar davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı hususunda ihtilâf bulunmamaktadır. Bu durumda HMK’nın 390/3. maddesi uyarınca davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği kabul edilerek uygun bir teminat karşılığında dava dilekçesinde gösterilen meblağla sınırlı olarak davalının asıl iş sahibi olan ........ Üniversitesindeki hakediş alacakları üzerine ve davalıda   bulunan 150.000,00 TL teminat mektubunun nakde çevrilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek ihtiyati tedbir isteminin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.\" denilmiştir. <br>T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 04/12/2013 Tarih ve 2013/462 Esas-2013/708 Karar sayılı ilamında;<br>\"Uyuşmazlık konusu avans teminat mektubunun avas olarak verilen bedelin riskini koruma altına aldığı ve geçici kabulde tespit edilen noksanlıkların da geçici kabulden sonra 2 yıl geçerli olmak üzere verilecek kesin teminat mektubunun koruması altına girdiği, buna göre tedbir talebinde bulunan yüklenicinin yaklaşık olarak haklılığını kanıtladığı anlaşıldığından avans teminat mektubunun bankaca ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmiş olmasının doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.\" denilmiştir. <br>4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 34/son maddesinde \"Her ne suretle olursa olsun, idarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz.\" amir kanun hükmü yer almaktadır. <br>Yapılan açıklamalar ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasında akdedilen 18/07/2014 tarihli Sözleşme ile 13/03/2019 tarihli Ek Protokol, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine çekmiş oldukları noter ihtarnameleri, 18/07/2014 tarihli sözleşmenin 5. Maddesinde yer alan \"İşverenin yükleniciye vermiş olduğu aylık termine göre kömürü her ay almak zorunda olduğuna\" dair hüküm, talep eden yüklenicinin kömür üretimini gerçekleştirdiği lakin iş veren tarafından kömür alımının gerçekleşmediğine yönelik iddiaları, tarafların 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olması, bir başka ifade ile 4734 Sayılı Kanunun 34/son maddesinde yer alan amir kanun hükmünün somut olayda uygulanma koşullarının bulunmaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde emsal yüksek mahkeme ilamları gereğince talep edenin ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan \"yaklaşık ispat\" şartının gerçekleştiğine kanaat edilmekle talebinin kabulüne karar verilmiş, yaklaşık ispat kuralı gereğince iddianın doğruluğu ağırlıklı olarak kabul edilmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimali de göz önünde bulundurularak talep edilen alacak miktarının %20'si oranında teminat yatırmasına karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü açısından aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. \" gerekçesiyle; Talep eden vekilinin \"........ A.Ş. Konya Ticari Şube tarafından talep eden şirket lehine düzenlenmiş 13.12.2018 tarihli, ........ nolu ve 2.090.000,00 TL. bedelli teminat mektubunun muhatap banka nezdinde nakde çevrilmemesi yönündeki\" ihtiyati tedbir talebininin %20 teminat yatırılması şartıyla kabulüne karar verilmiştir.<br>Karşı taraf vekili  ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Türkiye’nin en köklü şirketlerinden biri olduğunu, mevcut durumunda bir değişikliğin ortaya çıkması ve bu değişiklik sebebiyle davacının muhtemel haklarını elde etmesinin zorlaşmasından söz etmek imkansız olduğunu, 31.12.2025 tarihli karar ile taraflarının yokluğunda hiç bir belgeye dayanmadan ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğuna dair ispat yükü de kendisinde olan yanın soyut ve herhangi bir delile dayanmayan salt beyanlarının esas alınarak ve davasını yaklaşık olarak dahi ispatlayamamış olan lehine  ihtiyati tedbir kararı verilmesinin tedbir kurumunun ruhuna aykırı olduğunu, müvekkili şirket açısından da kabul edilemez bir durum olduğunu, henüz davaya konu olayla ilgili hiçbir delil, hiçbir tanık beyanı vb. olmamasına rağmen ........ A.Ş. Konya Ticari Şube tarafından ihtiyati tedbir talep eden şirket lehine düzenlenmiş 13.12.2018 tarihli, ........ nolu ve 2.090.000,00 TL bedelli teminat mektubunun muhatap banka nezdinde nakde çevrilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinden belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>İlk derece mahkemesinin 20/01/2026 tarihli ek kararında; \"..T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 09/04/2012 Tarih ve 2012/1791 Esas-2012/2330 Karar sayılı ilamında;<br>\"Dosyada mevcut delillere göre tedbir talep edenin aldığı bilirkişi raporunda 744.168,98 TL alacağı olduğu, davalı tarafından yaptırılan delil tespiti sonunda verilen raporda da davacı alacağının 287.945,00 TL + KDV olduğu açıklanmıştır. Dava tarihine kadar davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı hususunda ihtilâf bulunmamaktadır. Bu durumda HMK’nın 390/3. maddesi uyarınca davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği kabul edilerek uygun bir teminat karşılığında dava dilekçesinde gösterilen meblağla sınırlı olarak davalının asıl iş sahibi olan ........ Üniversitesindeki hakediş alacakları üzerine ve davalıda bulunan 150.000,00 TL teminat mektubunun nakde çevrilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek ihtiyati tedbir isteminin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.\" denilmiştir. <br>T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 04/12/2013 Tarih ve 2013/462 Esas-2013/708 Karar sayılı ilamında;<br>\"Uyuşmazlık konusu avans teminat mektubunun avas olarak verilen bedelin riskini koruma altına aldığı ve geçici kabulde tespit edilen noksanlıkların da geçici kabulden sonra 2 yıl geçerli olmak üzere verilecek kesin teminat mektubunun koruması altına girdiği, buna göre tedbir talebinde bulunan yüklenicinin yaklaşık olarak haklılığını kanıtladığı anlaşıldığından avans teminat mektubunun bankaca ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmiş olmasının doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.\" denilmiştir. <br>4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 34/son maddesinde \"Her ne suretle olursa olsun, idarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz.\" amir kanun hükmü yer almaktadır. <br>Yapılan açıklamalar ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasında akdedilen 18/07/2014 tarihli Sözleşme ile 13/03/2019 tarihli Ek Protokol, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine çekmiş oldukları noter ihtarnameleri, 18/07/2014 tarihli sözleşmenin 5. Maddesinde yer alan \"İşverenin yükleniciye vermiş olduğu aylık termine göre kömürü her ay almak zorunda olduğuna\" dair hüküm, talep eden yüklenicinin kömür üretimini gerçekleştirdiği lakin iş veren tarafından kömür alımının gerçekleşmediğine yönelik iddiaları, tarafların 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olması, bir başka ifade ile 4734 Sayılı Kanunun 34/son maddesinde yer alan amir kanun hükmünün somut olayda uygulanma koşullarının bulunmaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde emsal yüksek mahkeme ilamları gereğince talep edenin ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan \"yaklaşık ispat\" şartının gerçekleştiğine kanaat edilmiş olup, karşı tarafça yapılan itirazların muhakemeyi gerektirdiği, davanın görüleceği esas mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla Mahkememizce verilen tedbir kararının yerinde olduğuna kanaat edilmekle yapılan itirazın reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.\" gerekçesiyle; 31/12/2025 Tarih ve ... D. İş Esas-... D. İş Karar sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine, karar verilmiştir. <br>Karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu,  hiç bir delil toplanmadan ihtiyati tedbir kararı verildiğini, yapılan yargılama, alınan bir bilirkişi raporunun bulunmadığını, dava konusu edilen hakkın, alacakların varlığı yada yokluğu veya miktarının belli olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, tedbir talep edenin alacaklarını ihtiyati tedbir sebeplerinin varlığını ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir biçimde delillendiremediğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için teminat mektubunun iade koşullarının oluştuğunun yaklaşık olarak ispat edilmesinin gerektiğini, talep dilekçesindeki anlatımların ve dilekçeye ekli belgelerin bu koşulları sağlamadığını, bu nedenle teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden banka teminat mektubuna ilişkin olarak öngörülen riskin gerçekleştiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin şartlarının oluştuğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin ve kesin ve geçici kabul tutanakları, kesin maliyet hesabına göre yaklaşık ispat koşununun gerçekleştiğine dair bir veri bulunmadığını, ihtiyati tedbir isteyenin işi tamamlamadığını, müvekkili şirketin 21.07.2014 tarihli  sözleşmenin 10.19 maddesinde dile getirildiği üzere işi başkasına yaptırma ve teminat mektubunu irat kaydetme hakkının bulunduğunu, ........ A.Ş. Konya Ticari Şube tarafından ihtiyati tedbir talep eden şirket lehine düzenlenmiş 13.12.2018 tarihli, ........ nolu ve 2.090.000,00 TL bedelli teminat mektubu içeriğinde de işin tamamlanmaması yani taahhüdün yerine getirilmemesi halinde teminat mektubunun paraya çevrileceğinin açıkça yazdığını, uyuşmazlık halleri dikkate alınmaksızın ödeneceğinin taahhüt edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektubunun paraya çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre; mevcut delillerin takdirinin ve kararın dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; ihtiyati tedbir kararının kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararına ve ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine dair  verilen ilk derece mahkemesi ek kararına karşı, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2025 Tarihli, ... D.İş Esas - ... D.İş Karar sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı ve ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine dair verilen 20/01/2026 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,   <br>1-Karşı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>2-Karşı taraf tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf kararının tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 06/04/2026<br>\t\t\t\t<br><br>.....<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br>.....<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br>.....<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br><br>.....<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br>  ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09e7a00656cc4f8d","SID":"de25b8d93b0aa74c"}}