{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2681 <br>KARAR NO\t: 2026/616<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/458 Esas ve 2022/754 Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVALI\t: ... - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkmaya İlişkin)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 24/03/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/03/2026<br>    <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2022 tarih, 2021/458 Esas ve 2022/754 Karar<br> sayılı  kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Gıda Maddeleri Giyim Temizlik Tarım Ürünleri İş Makinaları Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin, %10 oranında sermaye payına sahip kurucu ortağı olduğunu, müvekkilinin ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi kar dağıtımınının yapılmadığını, şirket bilançolarının gösterilmediğini, ayrıca şirketin TTK gereği her yıl yapması gereken yıllık genel kurul toplantılarını yapmadığını, mali tabloları görüşmekten imtina ettiğini, genel kurul toplantısını keyfi olarak yapmadığını, ortak olarak müvekkiline herhangi bir mazerette bildirilmediğini, mevcut şirket müdürü davalı ...’e Ekim/2020 ayından beri ulaşılamadığını, davalı şirketin 2015 yılına ait ticari kayıtlarının, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca incelendiğini, inceleme neticesinde 12.06.2020 tarih ve ... sayılı tanzim olunan Vergi İnceleme Raporunun sonuç bölümünde mükellef kurum adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 352/I-3 maddesi gereğince iki kat 1. derece usulsüzlük cezasının kesilmesi gerektiği ancak ceza uygulamasında aynı kanunun 336. madde hükmünün dikkate alınması gerektiğini, mükellef kurum adına 2015 hesap dönemine ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/6. maddesi uyarınca 4.800,00.TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiğini, mükellef kurum adına 2015 hesap dönemine ilişkin olara 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1’nci maddesi gereğince 106.000,00.TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiğini, mükellef kurum adına 2015 hesap dönemine ilişkin olarak, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355’inci maddesi hükmü gereğince 6.988,50.TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiğini, mükellef kurumun kayıt ve beyan dışı bıraktığı hasılatın kurumlar vergisi matrahına ilave edilmesi sonucunda mükellef kurum adına 379.128,34.TL kurumlar vergisinin Vergi Usul Kanunu’nun 30/4. ve 30/6. maddeleri uyarınca resen tarh edilmesi gerektiğini, mükellef kurum adına resen tarh edilecek 379.128,34.TL tutar üzerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341 ve 344. maddeleri uyarınca bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, şirketin usulüne uygun gerektiği gibi yönetilmediğini, sevk ve idare edilmediğini, ortaklar arasında güven ilişkisinin sona erdiğini, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana getirdiğini, davalı şirketin devamlı olarak zarar ettiğini ve kar sağlayamadığını, şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2022 tarih, 2021/458 Esas ve 2022/754 Karar<br> sayılı kararında, davalı şirketin %90 hissesinin dava dışı ..., %10 hissesinin ise davacı ...’ya ait olduğunu, 24/08/2017 tarihinden başlamak üzere davacı ... şirketi tek başına temsile yetkili Müdür, ...'in ise Müdürler Kurulu Başkanı olarak görev ve yetkili olduğunu, davacı tarafından şirket ortaklığından çıkma  için \"kar payı dağıtımı yapılmadığı, bilgi alma hakkı, şirketin  kayıtlarının usulüne uygun yapılmadığı, güven ilişkisinin sona erdiği, şirketin zarar ettiği\" nedenlerine dayanıldığını, mahkemece davalı şirket defter ve kayıtlarını incelemek suretiyle bilirkişiler Hukukçu Prof. Dr. ... ve Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 22/06/2022 tarihli raporun yeterli görülerek hükme esas alınması gerektiğini, alınan bu raporda \"Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde, davalı şirketin 11/09/2014, 26/03/2015, 06/09/2017 ve 15/01/2020 tarihlerinde genel kurul toplantısı yaptığı, davacı da şirket müdürü olduğundan ve genel kurul müdürler kurulu kararı ile toplantıya davet edildiğinden, davacının genel kurulu toplantıya davet etmek istediği halde diğer müdürün bu duruma engel olduğuna dair bir bilgi ve belgenin tespit edilemediğini, davalı şirketin taşıt, tesis makine ve demirbaşları 2018 yılında 2.789.121,56.TL, 2019 yılında 4.395.194,75.TL ve 2020 yılında ise 714.840,39.TL olduğunu, son yıllarda davalı şirketin mal varlığında azalma olduğu tespit edilmişse de bu azalmaya hangi müdürün sebep olduğunun tespit edilemediğini, davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, sermaye artışının da deftere gereği gibi işlenmediğini, davalı şirkete 379.128,34.TL vergi farkı 379.128,34.TL vergi ziyaı cezası ile 117.788,50.TL özel usulsüzlük cezasının tarh ettirildiğini, davacı da şirket müdürü olduğundan bu hususların onun da sorumluluğunda olduğunu, davalı şirketin merkez adresinde 03/03/2021 tarihinde ... Gıda Mad. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti ünvanlı şirketin dava dışı ... tarafından kurulduğunu, dava dışı ... ve ... şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiğini, tüzel kişilik perdesinin aralanması talebiyle dava açılmasına yol açan bu şirketin kuruluşunda davacının veya diğer ortağın etkisi olup olmadığının belirlenemediğini, davaya konu olayda 15/01/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında iki ortağın kararıyla sermaye arttırımına karar verilmiş olduğunu aralarındaki ihtilafın bu tarihten sonra başladığının anlaşıldığını, davalı şirketin durumu ve ortakların iddiaları incelendiğinde ortaklar arasında güvensizlik oluştuğunu, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini, dolayısıyla TTK madde 638/2 hükmünde öngörülen haklı sebebin mevcut olduğunun söylenebileceğini, ancak davacının da şirket müdürü olması sebebiyle haklı sebep olarak iddia ettiği hususlarda diğer müdürle birlikte sorumluluğunun olması ve hakkında iddia edilen hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacının haklı sebep olarak sayılan hususlarda kusuru olmayan ortak olduğu yönünde kesin bir kanaate varılamamış olduğunu, davacının şirketten çıkmasına karar verilmesi halinde defter kayıtları usulüne uygun tutulmadığı gibi 2021 yılı defterleri dosyaya sunulmadığından davacı ortağın çıkma payının belirlenemediği\" nin bildirildiği, davacının ortaklıktan çıkma talebine dayanak yaptığı sebepler açısından yapılan mahkememizce yapılan değerlendirmede ise davacının bilgi alma ve inceleme hakkı kullanamadığı iddiası yönünden; TTK 437/2 maddesi hükmü uyarınca pay sahibinin genel kurulda yönetim kurulunda şirketin işleri hakkında bilgi talep edebileceğini, bilgi alma ve inceleme talebinin cevapsız bırakılması veya haksız olarak reddedilmesi halinde pay sahibinin reddi izleyen 10 gün içerisinde şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak talepte bulunulması mümkün iken davacı tarafından bu yola başvurulduğu belirtilmediğinden bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiği kanıtlanamadığından bu sebebin haklı neden sayılamayacağını, davacının kar payı dağıtılmadığı iddiası yönünden; celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre 24/08/2017 tarihinden başlamak üzere davacı ... şirketi tek başına temsile yetkili Müdür, ...'in  ise Müdürler Kurulu Başkanı olarak görev ve yetkili olduğu, davalı şirketin 11/09/2014, 26/03/2015, 06/09/2017 ve 15/01/2020 tarihlerinde genel kurul toplantısının yapıldığını, bu kapsamda davacı da şirket müdürü olduğundan ve şirket genel kurulu müdürler kurulu kararı ile toplantıya davet edildiğinden davacının kar payı dağıtımı gündem maddesiyle genel kurulu toplantıya davet etmek istediği halde diğer müdürün bu duruma engel olduğuna ilişkin delil bulunmadığını, bu nedenle kar payı dağıtılmadığı iddiasının haklı neden sayılamayacağını, şirketin kayıtlarının usulüne uygun yapılmadığını, güven ilişkisinin sona erdiğini, şirketin zarar ettiği iddiası yönünden; \"kimse kendi kusurundan yararlanamaz,\" temel hukuk ilkesi gereği olarak kusurlu taraf olan ortak kendi kusurundan lehine sonuçlar çıkaramayacağını, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği üzere \"davalı şirketin taşıt, tesis makine ve demirbaşları 2018 yılında 2.789.121,56.TL, 2019 yılında 4.395.194,75.TL ve 2020 yılında ise 714.840,39.TL olduğu, son yıllarda davalı şirket mal varlığında azalma olduğu tespit edilmişse de bu azalmaya hangi müdürün sebep olduğunun tespit edilemediğini, davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sermaye artışının da deftere gereği gibi işlenmediğini, davalı şirkete 379.128,34.TL vergi farkı 379.128,34.TL vergi ziyaı cezası ile 117.788,50.TL özel usulsüzlük  cezasının tarh ettirildiği\" ve ortaklar arasında güvensizlik olduğu tespit edilmişse de, dava dışı şirket müdürü ile birlikte davacı da şirket müdürü olup kendisinin de müdür olması sebebiyle haklı sebep olarak iddia ettiği hususlarda diğer müdürle birlikte sorumluluğunun olduğunu, iddia edilen hususların sadece dava dışı şirket müdürünün kusurundan kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediğini, TTK'nun 636/3.maddesinde öngörülen haklı sebebin davacı açısından gerçekleşmesi gerektiğini,  davalının daha fazla kusurlu olmasına karşın davacının kusurlu olmadığı veya daha az kusurlu olduğu ve dolayısıyla şirket ortaklığından çıkma için haklı sebebin ispat edemediğinden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                  :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanun’unun, 409. Maddesinde şirket genel kurullarının olağan ve olağanüstü toplanacağını, olağan toplantının her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılacağını, bu toplantılarda organların seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılacağını ve karar alınması gerektiğini hükme bağlandığını, davalı şirketin tescil ve ilan edilen Türkiye Ticaret Sicili Gazetelerinin incelenmesinden de görüleceği üzere genel kurul toplantılarını keyfi olarak yapmadığını, davalı şirketin 2015 yılına ait ticari kayıtlarının, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca incelendiğini, inceleme neticesinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiğini, mükellef kurumun kayıt ve beyan dışı bıraktığı hasılatın kurumlar vergisi matrahına ilave edilmesi sonucunda mükellef kurum adına 379.128,34.TL kurumlar vergisinin Vergi Usul Kanunu’nun 30/4. ve 30/6. maddeleri uyarınca resen tarh edilmesi gerektiğini, mükellef kurum adına resen tarh edilecek 379.128,34.TL tutar üzerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341 ve 344. maddeleri uyarınca bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, ortaklar arasında güven ilişkisi sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortak kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana getirdiğini, bu nedenlerle; davalı taraf .... İcra Dairesi'nin 2022/12041 E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığından tehir-i icra talebinin kabulüne, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/458 E., 2022/754 K. Numaralı 07/10/2022 tarihli kararının ortadan kaldırılarak, istinaf talepleri doğrultusunda davacı müvekkilin şirket ortaklığından çıkma davasının kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2022 tarih, 2021/458 Esas ve 2022/754 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6102 Sayılı TTK'nin 638/2. maddesinde de; \"Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Öte yandan haklı nedenlerle çıkma davası açılabilmesi için, davacı ortağın haklı nedenlerin ortaya çıkmasında kendilerinin eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla çıkmaya dayanak gösterilen haklı nedenlerin kendisinden kaynaklanmayan nedenler olduğunun da kanıtlanması gerekir.<br>Limited şirket ortaklığından çıkmak için geçerli haklı sebep kavramının ne olduğu konusunda yasada açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin uygulamalarında, haklı sebep kavramı; ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortaklık ilişkisini sürdürmesinin ortaktan beklenemeyeceği haller olarak kabul edilmiştir. (Bkz. Çamoğlu, Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku 2017, s.428) Haklı sebep kavramının her somut olayda mahkeme tarafından takdir edilmesi gerekmekle birlikte, ortaya konulan haklı sebebin nesnel ve objektif ölçülere uygun olması gerekir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.11.2017  tarih 2016/4188 E., 2017/6392 K. sayılı kararı da aynı yöndedir)<br>Somut olayda; davalı şirketin kar dağıtmamış olması iddiasının ileri sürmesinin tek başına şirket ortaklığından çıkma için yeterli olmadığı, davacının azlık pay sahibi olarak TTK 511. maddesi uyarınca kar payı dağıtımı için şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması girişiminde bulunarak kar payı dağıtımı talep etmesi, genel kurulda talep reddedildiği taktirde kararın iptaline yönelik dava açması gerektiği; bilgi hakkının kısıtlanması iddiası açısından davacının TTK'nın 437 ve 438. maddeleri gereğince bilgi alma, inceleme ve özel denetim isteme haklarını kullanabileceği, davacının bu haklarını kullanmasına engel olunduğu hususunun ispat edilemediği; taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği yönünden ise iddialara göre davacı ile dava dışı diğer şirket ortakları arasında  anlaşmazlık, uyuşmazlık ve irtibatsızlık olduğu anlaşılmakla birlikte dava dışı şirket ortaklarından kaynaklanan bir anlaşmazlık olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, somut delil sunulmadığından  şirket ortaklığından çıkma talebi açısından haklı neden olarak kabul edilemeyeceği; davacının şirketin kötü yönetildiği iddiası yönünden ise davalı şirket hakkında usulsüzlük cezaları kesildiği ancak davacı tarafça yönetici değişikliği için yasal yollara başvurması mümkün iken, ortaklıktan çıkmaya başvurduğu bu kapsamda davacının diğer yasal haklarını kullanmadan bu hususun TTK 531 maddesi uyarınca haklı bir neden olarak kabul edilemeyeceği, şirketin zarar etmesinin ortaklıktan çıkma için haklı bir neden olmadığı, şirketin kötü yönetimine ilişkin iddialar yönünden davacının da davalı şirkette şirket müdürü olduğu ve şirketin işleyişi ilgili olumsuzluklarda dava dışı şirket müdürü yahut ortakların tamamen ya da daha ağır kusurlu olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, bu kapsamda tüm bu hususların ortaklıktan çıkma için haklı neden oluşturmayacağı, mahkemece, ispatlanamayan davanın  reddine karar verilmiş olmasının  usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2022 tarih, 2021/458 Esas ve 2022/754 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde  İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin dairemizce YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 24/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5df2406e326174b","SID":"212f8012cc70c048"}}