{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/205 <br>KARAR NO:2026/476<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU\t 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2020/77 <br>KARAR NO:2021/765<br>DAVA TARİHİ:17/02/2020<br>KARAR TARİHİ:13/10/2021<br>DAVA:Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ:08/04/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 3.İflas Müdürlüğünün ... sayılı iflas dosyası üzerinden tasfiye işlemleri yürütülen Tasfiye Halinde ....A.Ş.'nin ... A.Ş.'ye olan alacaklarından dolayı İstanbul 28. İcra müdürlüğünün ... sayılı ile takip başlatıldığını, firma hakkında Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2118 E. Sayılı dosyasından 26/12/2018 tarihinde iflasına karar verilmesi üzerine temlik alınan alacak nedeniyle iflas dosyasına başvuru yapıldığını, alacak talebinin tamamının reddedildiğini, İflas Müdürlüğü'nün verdiği red kararının hatalı ve eksik olduğunu beyan ederek müvekkili tarafından ... A.Ş.'den temlik alınan İstanbul 28.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu faiz ve masraflar hariç 863.456,34 TL'nin yıllık %66 temerrüt faizi ile iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmamış olması halinde usulden reddi gerektiğini, iflas idaresinin red kararının haklı ve yerinde olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte davacının davaya konu alacağının iflas masasına ibraz ettiği belgelerle kabulünün mümkün olmadığını, davacının alacağını ispatla yükümlü olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; ... tarafından İstanbul 28.İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki alacak kalemlerinin ... yevmiye sayılı devir sözleşmesi ile ... A.Ş.'ye temlik edildiği, ... A.Ş.nin ... A.Ş.'ye devredildiği, müflis şirketin tasfiyesinin İİK'nun 218.maddesi uyarınca basit tasfiye olarak yapılmasına karar verildiği, davacının müflis masasına 52 kayıt numarası ile 751.232,17 TL. Alacak kayıt talebinde bulunduğu, sıra cetvelinde talep edilen alacak bedelinin tamamının reddedildiği, davanın yasal 15 günlük sürede açıldığı, müflis hakkında İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2118 Esas, 2018/1300 Karar sayılı dosyasından verilen 26/12/2018 tarihli iflas kararının 15/04/2019 tarihinde kesinleştiği, dava dışı ... ile müflis firma arasında 25/11/2009 tarihinde 6.500.000,00 TL. bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi ... ve ... isimli kişilerin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, bu sözleşme kapsamında müflis şirkete ticari kredi ve kredili mevduat hesabı kredisi kullandırıldığı, müflisin borç ödeme sıkıntısına düşmesi nedeniyle 31/07/2012 tarihi itibariyle hesabın kat edildiği, Kadıköy ...Noterliğinin 01/08/2012 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesap kat ihtarının gönderildiği, kat tarihi itibariyle müflisin kredi borçları nedeniyle toplam 134.733,32 TL. Ana para, faiz ve BSMV borcunun olduğunun bildirildiği, 3 günlük süre verildiği, ihtarnamenin borçluya 03/08/2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 07/08/2012 tarihinde temerrüte düştüğü, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat sözleşmesinin gecikme ve temerrüt faizi başlığı altında; muacceliyet tarihinde banka tarafından TL kredilere uygulanan en yüksek faiz oranın %50 fazlası ile temerrüt faizi tatbik edileceği hükmüne yer verildiği, banka tarafından bu dönemde TL kredilerine uygulanan en yüksek akdi faizin %44 olduğu,  bu durumda bankanın uygulayabileceği azami temerrüt faiz oranının %66 olabileceği, icra takibinde bankanın % 40 temerrüt faizi talep ettiği ve bu talebi ile bağlı olduğu, hesap kat tarihi itibariyle davalının cari hesap kredisi için 4.167,98 TL. olarak hesaplandığı, davacı bankanın kat tarihinde 4.165,54 TL. talep ettiği ve bu talebi ile bağlı olduğu, davalı borçlu adına tahsis edilen kredili mevduat hesabının kat tarihi itibariyle toplam borç tutarının 130.568,18 TL. olduğu, bankanın da bu miktarı talep ettiği, müflisin iflas tarihi olan 26/12/2018 tarihi itibariyle kredili mevduat için 397.831,21 TL. ve cari hesap için 22.902,49 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle alacakların toplam tutarı olan 420.733,70 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar  verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda temlik eden bankanın kredili mevduat hesabına uyguladığı temerrüt faizi oranını hatalı bularak söz konusu faiz oranının %28,08 olduğu tespitini yapmış ise de banka ile davalı müflis şirket arasındaki işin ticari iş olduğunu, ticari işlerde faiz oranının serbestçe kararlaştırılabildiğini, temlik eden banka tarafından belirlenen faiz oranının uygulanmasında bir sakınca bulunmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.\tDava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafından tebliğ gideri depo edilmiş olup, sıra cetveli 03/02/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, dava 17/02/2020 tarihinde hak düşürücü sürede açılmıştır.İİK'nın 195/1. maddesinde \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında; \"...kayıt kabul davalarında, ispat yükü kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir...\" şekilde açıklandığı üzere kayıt kabul davalarında ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir.Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan raporda; dava dışı ... ile müflis arasında 25/11/2009 tarihinde 6.500.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında müflis şirkete ticari kredi ve kredili mevduat hesabı kredisi kullandırıldığı, müflisin borç ödeme sıkıntısına düşmesi nedeniyle 31/07/2012 tarihi itibariyle hesabın kat edildiği, Kadıköy ...Noterliği'nin 01/08/2012 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesap kat ihtarının gönderildiği, ihtarnamenin 03/08/2012 tarihinde tebliğ edildiği, 3 günlük süre verildiğinden 07/08/2012 tarihinde temerrüte düştüğü, <br>-Cari hesap yönünden; taraflar arasında imzalanan 25/11/2009 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin \"Gecikme ve Temerrüt Faizi\" başlıklı 3.7.Maddesinde \"muacceliyet tarihinde banka tarafından TL kredilere uygulanan en yüksek faiz oranın %50 fazlası ile temerrüt faizi tatbik edileceği\" hükmüne yer verildiği, Bankanın bu dönemde TL kredilere uyguladığı en yüksek akdi faizin %44 olduğu, Bankanın uygulayabileceği azami temerrüt faiz oranının % 66 olması gerektiği; hesap kat tarihi itibariyle alacağın 4.167,98 TL hesap edildiği ancak Bankanın talebinin 4.165,54 TL olduğu, bu tutar esas alınarak 31/07/2012 hesap kat tarihinden 07/08/2012 temerrüt tarihine kadar %44 oran, 07/08/2012 temerrüt tarihinden 26/12/2018 iflas tarihine kadar %66 oran üzerinden hesaplama yapıldığında, iflas tarihi itibariyle alacağın 22.902,49 TL hesap edildiği, <br>-Kredili mevduat hesabı yönünden; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144.maddesi gereğince Bakanlar Kurulu'nun bankaların kredi işlemlerinde uygulayacakları azami faiz oranlarını belirleme yetkisine sahip olup bu yetkisini Merkez Bankasına devretmesinin mümkün olduğu, Bakanlar Kurulunun bu yetkisini 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararıyla Merkez Bankasına devrettiği, Merkez Bankası almış olduğu bu yeikiye istinaden çıkardığı 2006/1 sayılı \"Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ\" ile Bankaları kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını belirleme bakımından serbest bıraktığı (Tebliğ m.4) \"Kredi kartlarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2/4/2006 tarih ve 26127 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)'in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz orarılarını geçemez\" denildiği, aynı zamanda 25 Mayıs 2013 tarihli 28657 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2013/8 Sayılı Tebliğ ile 2006/1 sayılı Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına \"Ancak, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2/4/2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)'in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemez.\" cümlesinin eklendiği, dava dışı Banka Kredili Mevduat için aylık % 2,34 (yıllık % 28,08) akdi faiz uygulamakla 5464 sayılı Yasa gereği T.C. Merkez Bankasınca 3'er aylık dönemler itibariyle yayınlamakta olduğu Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları ile uyumlu olduğu tespit edilmiş ise de yıllık % 66 temerrüt faizi uygulamakla 5464 sayılı Yasa gereği T.C. Merkez Bankasınca 3'er aylık dönemler itibariyle yayınlamakta olduğu Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranlarının üstünde faiz talep ettiğinden kredili mevduat hesabı yönünden Merkez Bankası'nın belirlediği azami faiz oranları nazara alınarak hesaplama yapıldığı, hesap kat tarihi itibariyle alacak tutarının talep gibi 130.568,18 TL hesaplandığı, 31/07/2012 hesap kat tarihinden 07/08/2012 temerrüt tarihine kadar %28,08 oran, 07/08/2012 temerrüt tarihinden 26/12/2018 iflas tarihine kadar ise yukarıda yer verilen Tebliğ gereğince TCMB faiz oranlarına göre hesaplama yapıldığında, iflas tarihi itibariyle alacağın 397.831,21 TL hesap edildiği belirtilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde banka tarafından belirlenen faiz oranının uygulanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiş ise de; 25 Mayıs 2013 tarihli 28657 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2013/8 Sayılı Tebliğ ile 2006/1 sayılı Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen \"Ancak, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2/4/2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)'in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemez.\" hükmü gereği ticari nitelikteki kredili mevduat hesabında 5464 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereği kredi kartları için 3 ayda bir belirlenen azami akdi ve gecikme faiz oranları üzerinde temerrüd faizi oranı uygulanamayacağından, bilirkişi tarafından TCMB tarafından dönemler itibariyle yayımlanmış faiz oranları dikkate alınarak yapılan hesaplamanın 5464 sayılı Kanuna ve TCMB tebliğ ve duyurularına uygun olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin sözleşme hükmünün uygulanması gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından  yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile arta kalan 672,70 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f5aeecdecc2275d","SID":"23b56a8f0972b95d"}}