{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/610 <br>KARAR NO: 2026/607<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 24/11/2022<br>NUMARASI: 2021/52 Esas - 2022/846 Karar<br>DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/06/2020<br>KARAR TARİHİ: 11/03/2026<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/12/2019 tarihinde Aksaray'da, .... A.Ş.'n e ait... sevk ve idaresinde bulunan davalı tarafından  trafik poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı aracın ....... bulvarı üzerinde seyir halinde iken....... Cadde dönel kavşağına geldiği sırada aracının ön kısımları ile ...... Cadde üzerinden gelip ...... dönel kavşak içerisinden geçiş yapmakta olan müvekkiline ait olup o esnada... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ yan kısımları ile çarpışması ve bu çarpışma sonucunda davacıya ait aracın sol kısımları ile de orta refüj kaldırım taşına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, . Aksaray 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/... Değişik iş   dosyasından alman bilirkişi raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu ve müvekkilinin bu kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza sonrası alınan uzman görüş raporuna göre de müvekkiline ait ... plakalı araçta 25.291,42 TL hasar bedeli,  %18 KDV 4.552,45 TL ve 442,50 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 30.286.37-TL hasar meydana geldiğini, davalı şirkete19.02.2020 tarihinde başvuru yapıldığını ve talebin reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde de bir netice alınamadığını belirterek bilirkişi raporundan sonra harcı yatırılarak ıslah edilmek ve fazlaya ilişkin hakları saklı katmak kaydıyla şimdilik 5.000.00 TL hasar bedeli ve 442.50 TL eksper ücreti olmak üzere toplam 5.442.50 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 30.286,37 TL'ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmasının gerektiğini, davacının talebi belirlenebilir olması sebebiyle belirsiz dava açılmasında hukuken menfaati bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olması nedeniyle haksız davanın reddinin gerektiğini, davacı vekili her ne kadar ilk başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş olsa da somut dava konusu uyuşmazlık bak ye iddiası ile açılmış yeni bir talebe ilişkin olduğundan bu durumun uygulanması hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile; 29.843,87 TL'nin 03/03/2020 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu dava belirsiz alacak davası olmadığını, davacının ıslahla talep etmiş olduğu miktarlar bakımından zamanaşımı mevcut olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber yargılama gideri olarak ekspertiz ücretine  hükmedilmesi nin de  hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 21/12/2019 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine ... sigortalı olan ... plakalı araç ile  sürücü...'ın sevk ve idaresindeki davacıya ait  ... plakalı aracın  çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının aracında maddi hasar oluştuğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK döneminde kısmi dava olarak açılan davada, davaya konu edilmeyen alacak bölümü için zamanaşımı işlemeye devam etmektedir.TBK'nın 154. maddesi zamanaşımını kesen haller sayılmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156. maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157/1. maddesine göre de dava ve def'i yolu ile kesilen zamanaşımının dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır. 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar\" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise  \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu trafik kazası 21/12/2019 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, davalı tarafça, ıslah talebine konu ettiği maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. 2480 Sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin  Uzatılması na Dair Karar, 30 Nisan 2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup; yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7226 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi 1. fıkrası a bendi kapsamında 13/03/2020 tarihinden itibaren duran sürelerin 15/06/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda dava dilekçesi ve içeriğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılamamaktadır. 21/12/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin  davacı tarafça, bilirkişi raporu ibrazından sonra 07/07/2022 tarihli dilekçesi ile dava ıslah edilerek, aynı tarihte ıslah harcını yatırılmıştır. Islah dilekçesinin tebliğine karşı, davalı  vekilince,  ıslah edilen kısım yönünden süresi içerisinde zamanaşımı def'in de bulunulmuştur. Bu durumda, zamanaşımına, pandemi için uygulanan 95 günlük süre ile 15 günlük arabuluculuk süresinin eklenmesi halinde dahi ıslah tarihi itibariyle KTK'nın 109/1. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği  anlaşıldığından ıslah yoluyla artırılan kısım bakımından, zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmesi gerektiği halde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. İstinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir.  Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince ekspertiz ücreti yargılama gideri kapsamında kaldığından İlk Derece Mahkemesince de yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasında da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından ekspertiz ücretine ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Kabule göre de belirlenen tazminata 03/03/2020 tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de bu konuda davacı tarafça istinaf talebi bulunmadığı gözetilerek mahkemenin hatalı kararı eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :<br>A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, <br>Buna göre:<br>1-Davanın kısmen  KABULÜ ile 5.000,00 TL'nin 03/03/2020 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline,<br>Fazlaya ilişkin 24.843,87 TL talebin zamanaşımı nedeniyle  reddine, <br>2-Ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine,<br>3-Alınması gereken 732 TL karar harcının  peşin alınan 580,64 TL peşin harç ile 1.025 TL ıslah harcı toplamı 1.605,64 TL'den  mahsubu ile fazla yatırılan  873,64 TL harcın davacıya iadesine,  <br>4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi  13/3.maddesine göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ve 732,00  TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 850,00 TL bilirkişi ücreti, 442,50 TL ekspertiz ücreti, 137 TL posta masrafı olmak üzere toplam: 1.429,50 TL  yargılama giderinin davanın kabul oranına göre  239,00 TL'sinin  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  Bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>7-Davalının yaptığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,<br>9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;<br>1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,<br>2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 111,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"809e958d6b081244","SID":"b94f0de61bcae7b0"}}