{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2026/594 <br>KARAR NO: 2026/589<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 18/12/2025<br>DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/03/2026<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. nezdinde Genişletilmiş Kasko Poliçesi bulunan müvekkili ... adına tescilli... plakalı ...... makinesi olan araçta 01/08/2024 tarihinde Van ilinde ... mahallesinde biçerdöverin kendi olağan işleyişi sırasında yangın meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın fiziken bulunduğu ve onarım işlemlerini gerçekleştirecek servis tarafından biçerdöver makinesinde ortaya çıkan yangın kaynağına dair ayrıntılı bir inceleme ve tespit raporu hazırlandığını,  Diyarbakır 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2024/...... D.İŞ 2024/..... K. nolu dosyada aracın bulunduğu servise gidip yerinde keşif yapılmak suretiyle dosya bilirkişiye teslim edilerek delil tespiti yapıldığını, sigorta şirketinin yangının \"ek tesisattan\" kaynaklandığına ilişkin rapora göre hasar tazminatı ödemesinin reddedildiğini, HMK 107 maddesi gereği  şimdilik 10,00 TL alacağın  davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep  etmiştir.Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle; müvekkili  tarafından Özel Servis Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan... plakalı aracın Kasko ....... kapsamında 500,000.00 TL teminat limiti bulunduğunu, davacının hasar ihbarı sonrası hasar dosyası oluşturulduğunu, dosya içinde yapılan incelemede biçerdöver yanma hasarı için yangın uzmanı görevlendirildiğini ve dava konusu yangının biçerdövere fabrika çıkışında olmayan sonradan monte edilen ek tesisat kaynaklı olduğu tespit edildiğini, bu sebeplerle  hasar teminat dışı olduğundan müvekkili şirketçe herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile, 897.106,60 TL hasar bedelinin 15/01/2025 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı kendilerinin uzman mütalaası ibraz edilerek itiraz edilmişse de mahkemece itirazlarının gerekçeli karara dahi yazılmamış, neden bilirkişi raporuna itibar edildiği gerekçelendirilmediğini, uzman mütalaası ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi  giderici ek rapor alınmadığını, bu sebeple eksik ve hatalı mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, hükümleri uyarınca sigortalanan şeyi koruma ve rizikoyu engelleme yükümlülüğü olduğu, sigortalanan şeydeki önemli değişiklikleri bildirme yükümlüğü olduğunu, davaya konu yangın hadisesi  bakımından sigortalı tarafından hiçbir koruma ve önleme yükümlülüğüne riayet edilmediği, değişikliğinin bildirilmediği açık olup bu durum rizikoyu teminat dışı bıraktığını, mahkemece bu hususlarda hiçbir inceleme yapılmadığı gibi uzman mütalaası ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 1.maddesine göre  göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun  5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.  TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi \"tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre \"İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.\". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise  esnaf ve sanatkâr \" ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler\" olarak açıklanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevlidir.Somut uyuşmazlıkta; davacı, aracındaki hasar bedelinin ödenmesi için kendi kasko sigortacısına karşı eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamından, sigortalı aracın biçerdöver olup davacının gerçek kişi  olduğu  anlaşılmıştır. Bu halde; davacının tacir yada esnaf kaydı olup olmadığının araştırılması ve varsa kayıtların getirtilmesi ayrıca varsa davacının bağlı olduğu Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının işletmesi bakımından basit usulde vergilendirilenlerden veya işletme hesabı esasına göre deftere tabi tutanlardan veya ticari bilanço esasına defter tutanlardan veyahut vergiden muaf kişilerden olup olmadığı sorularak gelen yazı cevaplarına göre davacının tacir olup olmadığı tartışılarak, eğer davacı tacir ise davalının da tüzel kişi tacir olması nedeniyle davaya devam edilmesi, tüketici olması halinde Tüketici Mahkemesinin, tacir olmayıp esnaf kaydı bulunması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi  doğru olmamıştır.  Daire kararının kapsam ve şekline göre; davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,  dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,<br>4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69c87e4616091dd4","SID":"2dfa4adaa49c0a76"}}