{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/329 <br>KARAR NO:2026/461<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/959 Esas sayılı derdest dosya,  08/12/2025<br>DAVA KONUSU:Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>KARAR TARİHİ:09/04/2026<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH  :09/04/2026<br>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi: <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA VE İDDİA:<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin arsa sahibi olup davacı şirketin hak edişlerini zamanında ödemediğini, ancak buna rağmen davacı şirketin, Kayseri 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin batıl olduğunun tespitine karar verilene kadar dava konusu ... ada ... parsel üzerindeki tüm inşaatları ve KKİS'de yer almayan fazla imalatları eksiksiz olarak tamamladığını, dava dilekçesinin ekinde sunduğu Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/98 Değişik İş sayılı delil tespiti dosyasında alınan 02.12.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda \"inşaatların %100 oranında tamamlandığının, oturulduğunun tespit edildiğinin\" sabit olduğunu, yine dava dilekçelerinin ekinde sunmuş oldukları konut teslim tutanakları incelendiğinde dava konusu ... ada ... parsel üzerindeki imalatın davacı şirket tarafından tamamlandığını beyanla, davacı şirketin davalı arsa sahibinden alacağının tespiti ve tahsili ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP VE SAVUNMA:<br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme konusu binaları tamamen inşa etmediğini, sözleşmenin konusunun davalı müvekkilce belirli seviyeye kadar imalatı tamamlanmış binaların oturmaya elverişli hale gelebilmesi için yapılması gerekli imalat ve düzenlemeler olup yapılacak işlerin Kayseri 13.Noterliği'nin ... tarih ve ... numaralı sözleşmesi ile açık ve net olarak belirlendiğini, davacı tarafın bu iş listesinde yer alan işlerin önemli bir bölümünü tamamlayamadığını, buna rağmen yaptığı imalatlar karşılığında İzmir ... ... ada ... parseldeki taşınmazın ... hissesinin davacı tarafa devredildiğini, tapuda tescil işleminin yapıldığını, sözleşmede bağımsız tapuların alınmasına engel kalmaması halinde anılan tapu devirlerinin yapılacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafın taahhüt ettiği halde taşınmazın imar ve tapu durumunu bağımsız tapu alınmasına elverişli hale getirecek değişiklik ve düzenlemelerin yapılmasını sağlayamadığını, davalı müvekkilin tapu kuruluşlarının yerel, bölge ve genel müdürlük birimleri nezdinde her türlü girişimde bulunduğunu ve bunlar sonucunda davacıya toplam ... hisse devri yapıldığını, burada davalı müvekkile atfedilebilecek bir gecikme ya da hata söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde yer alan konut teslim tutanaklarının Kooperatif tarafından ortaklarına yapılan teslimlerle ilgili olup hiçbir şekilde eksiksiz olarak imalat yapılmış olduğunu göstermediğini,<br>Davacı tarafın müvekkil kooperatiften alacağı olmadığını, alacağın varlığını tespit eden belge ve delil bulunmadığını, karşı taraf alacağının varlığını gösteren belge olarak görevsiz ve yetkisiz Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi'nce müvekkilinin yokluğunda yapılan delil tespiti ve bilirkişi raporuna dayandığını, yapılan delil tespitine taraflarınca itiraz edilmiş olup, ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan tespit bilirkişi raporu  alacağın varlığını tespit eden bir delil niteliği kazanmadığını, yetkisiz ve görevsiz Mahkemece yapılan delil tespitinin yok hükmünde olduğunu, <br>Davacı tarafın sözleşme konusu binalardaki eksikliklerin tamamlanması işlerini yapmış olup, yapacağı işlerin sözleşmede liste halinde belirli olduğunu, davacı tarafın bu işleri eksik yaptığı gibi yine sözleşmede yer alan ve kendisi tarafından yapılması gereken vergi ödemelerini yapmadığını, bu hususta dava dilekçesinde gerçek dışı beyanda bulunduğunu, davacı taraftan işin gecikmesinden kaynaklanan cezai şart alacakları da bulunduğunu, davacı tarafa hak edişlerinin karşılığının taşınmaz pay devri yapılmak sureti ile fazlasıyla ödendiğini, davacının iş teslim yapmadığını, davacı tarafın bıraktığı eksikliklerin davalı müvekkilce tamamlanıp bu yerde yaşamın başladığını, halen de eksik yapılmış işler bulunduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ 31/10/2025 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ: <br>Mahkemece önceki tarihli karar ile, \"davacının mahkememiz dava dosyasına sunmuş olduğu Kayseri 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, konut teslim tutanakları, Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/98 Değişik İş sayılı delil tespiti dosyası, Kayseri 8. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Kayseri 17. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi dikkate alınarak yaklaşık ölçüde ispat etmeye yetecek düzeyde delil mevcut olduğu,<br>Dava dosyası kapsamındaki belgelerin incelenmesinden, borcun süresinde ödenmediği, İİK'nun 257. maddesindeki şartların var olduğu ve ihtiyati haciz talebi yerinde görüldüğü gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, davalı ...'in dava konusu edilen (2.500.000,00)-TL alacağa yetecek miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi kabil olanlarının, İİK'nun 257. maddeleri uyarınca %15 nakdi teminat veya banka teminat mektubu karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmiştir.<br>Ara karara karşı davalı vekili, itiraz dilekçesi sunmuştur.<br>Davalı vekili, itiraz dilekçesinde, özetle; mahkemenin yetkili mahkeme olmadığı halde ihtiyati haciz kararı verdiğini, davacı tarafın ihtiyati haciz kararına dayanak olabilecek alacağı bulunmadığını, miktarı davacı tarafça dahi beyan edilemeyen alacağın varlığı ve miktarı kuşkulu iken alacağın varlığını kabul ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, <br>Davalı müvekkilin herhangi bir hileli işlemi, mal devri, mal kaçırmasının söz konusu olmadığını, bu hususta en ufak bir emare mevcut olmadığını,<br>Davalı müvekkilin yaklaşık elli yıldır faaliyette olup merkezi ve ikametgahının belli olduğunu, İcra İflas Kanunu'nda düzenlenen ve gerçekleşmiş olması gereken sebeplerden hiçbiri mevcut olmadığı halde ihtiyati haciz kararı verilip adli hataya düşüldüğünü beyanla, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN İNCELEMELYE KONU 08/12/2025 TARİHLİ KARAR ÖZETİ:     <br>Mahkemece incelemeye konu ara karar ile; \"..TBK m.89 ve 6100 sayılı HMK’nın 10. maddesi uyarınca bir para borcunun alacaklısının, kendi yerleşim adresinde dava açmasında (veya İİK’nun 50.maddesi belirlemesiyle icra takibi başlatmasında) bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak somut olayda, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin butlanına karar verildiğinden bahisle vekaletsiz iş görme hükümlere göre dava dava açtığını beyan ettiğinden ve HMK'nun 10. maddesi uyarınca bir sözleşme bulunmadığından, davacı kendi ikametgahında takip yapamayacağından 31/10/2025 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasına\" karar verilmiştir.  <br>Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ara kararın 16/05/2025 tarihli içtihadı birleştirme kararı ve güncel Yargıtay içtihatlarıyla açıkça çeliştiğini, Mahkeme'nin, 30/10/2025 tarihinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği kanaatiyle tesis ettiği ihtiyati haciz kararını, davalının itirazı üzerine \"yetki\" gerekçesiyle kaldırdığını, karar gerekçesinde mahkemenin, uyuşmazlığın halen geçerli bir Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden kaynaklandığını varsaydığını ve mülga Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin eski içtihatlarını somut olaya hatalı şekilde kıyasladığını, oysa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.02.2021 T. 2017/13-589 E. 2021/95 K. sayılı ilamının, “kesin hükümsüz, yani batıl bir sözleşme, başlangıçtan itibaren geçersiz bir hukuki işlem olup hiçbir zaman geçerlilik kazanamayacağı gibi, hiçbir hukuki sonuç da doğuramaz. Bu nedenle butlan, zamanla ortadan kalkmaz, sözleşme taraflarca onansa veya teyit ya da edimler ifa edilse bile, sağlık kazanmaz.” şeklinde olduğunu, bu emredici tespit karşısında Karşıyaka ATM'nin kararıyla butlanı tescil edilen ve hukuk aleminde \"sağlık kazanamayacağı\" kesin olan bir sözleşmeye dayanarak, \"ifa yeri\" (...) üzerinden bir yetki tayini yapılmasının hukuken imkansız olduğunu, sözleşmenin başlangıçtan itibaren ölü doğduğuna göre artık uyuşmazlığın çözümünün sözleşmesel hükümlere göre değil, tasfiye sürecini yöneten genel kanun hükümlerine göre yapılması gerektiğini,<br>Geçersiz sözleşme sonrası tasfiye sürecinin para borcu mahiyetinde olduğunu ve Kayseri Mahkemeleri'nin kesin yetkili olduğunu, <br>Yetkisizlik nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılmasının telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağını, <br>İlk Derece Mahkemesi'nce yetki nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesinin çelişkili olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nce yetkisiz olduğu yönünde kanaat var ise bu halde mahkemece dosya üzerinden ivedilikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ancak hem yetkisiz olduğu kanaatiyle ihtiyati haczin kaldırılması hem de davanın görülmeye devam edilmesinin hukuken çelişkili olduğunu, usul ekonomisi ve alacaklının korunması ilkesi uyarınca, yetkisizlik iddiası olsa dahi dosya yetkili mahkemeye gidinceye kadar mevcut tedbirlerin devamına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu beyanla, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, İİK m.257 gereğince davalı kooperatifin ticaret odasındaki hissesine, menkullerine, gayrimenkullerine, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, kurumlar ile şahıslar nezdinde bulunan teminat mektuplarına, gayrimenkullerine, araçlarına ve tüm bankalardaki hesaplarına dava konusu değer ve yapılan iş de gözetilerek orantılı olarak  haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak talebine ilişkindir. <br>Davacı Şirket yüklenici davalı Kooperatif olup, sözleşme tarihi 16/01/2020'dir.<br>Dava dosyasına dava ve cevap dilekçeleri sunulmuş olup, henüz ön inceleme yapılmamış, tarafların delil listeleri alınmamış, delilleri toplanmamıştır.<br>Ancak davacı talebiyle açılan Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/98 değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu dosyaya sunulmuş, raporda dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan işler tespit edilmiştir.<br>Tarafların karşılıklı ihtarları, davalı Kooperatif tarafından düzenlenen konut teslim tutanakları da dava dilekçesi ekinde sunulmuştur. <br>Bu aşamada Mahkemece her ne kadar yetki nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş ise de, esasen henüz yargılamaya başlanılmadığı, taraf delillerinin toplanmadığı ve cevap ve savunmalarının değerlendirilmediği, dolayısıyla yetki konusunda henüz verilmiş bir karar da bulunmadığı, bu haliyle gerek uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesinin ve buna bağlı olarak Mahkeme yetkisinin, gerekse ihtiyati haciz için yaklaşık ispat koşulu oluşturacak delillerin incelemeye matuf olduğu, henüz toplanan ve incelenen bir delil bulunmadığı, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesinin yapılmadığı, bu nedenle Mahkeme'nin ihtiyati haczin kaldırılması yönündeki kararının, mevcut delil durumu ve yaklaşık ispat koşulunun henüz oluşmammış olması nedeniyle  dosya kapsamına ve yasal koşullarına uygun olduğu görülmekle, ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararın bu nedenlere göre yasaya uygun olduğu ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen incelemeye konu, ihtiyati haczin kaldırılmasına dair ara kararın usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 359/4 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvurana iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/04/2026\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"239aa9418bb370ba","SID":"e394ec391897eb4f"}}